Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4099 E. 2024/7911 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vesayet↗ bildirim yükümlülüğü↗ mevduat hesabı↗ sebepsiz zenginleşme↗ temerrüt faizi↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacılar ile davalı banka arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, yaşları küçük olan ve vesayet altına alınan davacılar adına babaanne tarafından davalının Çarşamba Şubesi'nde 17.02.1978 tarihinde 64.000,00 TL yatırılmak suretiyle açtırılan vadesiz çocuk hesabının vadesiz tasarruf mevduatı niteliğini taşıdığı, söz konusu hesaba vadesiz mevduat faiz oranların uygulanması gerektiği, davalının 01.01.1996- 19.12.2003 vadesiz mevduat faizleri ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) 1978- 2012 yılları arası faiz oranları listesinin dosya arasında alındığı, vesayet hesabına yatırlan paranın davalı Bankaca kullanıldığı sürenin 2 (iki) ayrı dönem olduğu, birinci dönemin paranın yattığı 17.02.1978 tarihi ile davalı Banka'nın bildirim yükümlülüğünün doğduğu 12.02.1997 tarihleri arası dönem, ikinci dönemin paranın davalının kullanmaya devam ettiği, bildirim yükümlülüğünün doğduğu ve kötü niyetli sebepsiz zenginleşen olarak parayı elinde tutan olarak kabul edildiği 13.02.1997 tarihi ile başlayan ve dava tarihine kadar olan dönem olduğu, birinci dönem için hesaplama yapılırken vadesiz mevduat faiz oranının, ikinci dönem için hesaplama yapılırken temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiği, 06.03.2023 tarihli ek rapor ile de belirtilen şekilde hesaplama yapılarak davacının alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 724.145,35 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 14.03.2024 tarihli, 2023/4649 E. ve 2024/2125 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı taraf vekillerince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların murisi İbrahim Köse'nin vefatı üzerine kendilerine vasi olarak atanan babaanneleri ... tarafından vesayet dosyası üzerinden davalı banka nezdinde açılan mevduat hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda bozmuş olduğu bir hükmü, karar düzeltme talebi üzerine onayabilir.
2.Mahkemece verilen karar, Dairemizce yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükmün onanması gerektiğinden davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen bozma ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın onanması gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4649 E. 2024/2125 K.
Ortak:vesayet · bildirim yükümlülüğü · mevduat hesabı · sebepsiz zenginleşme · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak davacılar ile davalı banka arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, yaşları küçük olan ve «vesayet» altına alınan davacılar adına babaanne tarafından davalının Çarşamba Şubesi'nde 17.02.1978 tarihinde 64.000,00 TL yatırılmak suretiyle açtırılan vadesiz çocuk hesabının vadesiz tasarruf mevduatı niteliğini taşıdığı, söz konusu hesaba vadesiz mevduat faiz oranların uygulanması gerektiği, davalının 01.01.1996- 19.12.2003 vadesiz mevduat faizleri ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) 1978- 2012 yılları arası faiz oranları listesinin dosya arasında alındığı, vesayet hesabına yatırlan paranın davalı Bankaca kullanıldığı sürenin 2 (iki) ayrı dönem olduğu, birinci dönemin paranın yattığı 17.02.1978 tarihi ile davalı Banka'nın «bildirim yükümlülüğünün» doğduğu 12.02.1997 tarihleri arası dönem, ikinci dönemin paranın davalının kullanmaya devam ettiği, bildirim yükümlülüğünün doğduğu ve kötü niyetli «sebepsiz zenginleşen» olarak parayı elinde tutan olarak kabul edildiği 13.02.1997 tarihi ile başlayan ve dava tarihine kadar olan dönem olduğu, birinci dönem için hesaplama yapılırken vadesiz mevduat faiz oranının, ikinci dönem için hesaplama yapılırken «temerrüt faiz» oranının uygulanması gerektiği, 06.03.2023 tarihli ek rapor ile de belirtilen şekilde hesaplama yapılarak davacının alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 724.145,35 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 14.03.2024 tarihli, 2023/4649 E. ve 202 …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıların murisi İbrahim Köse'nin vefatı üzerine kendilerine vasi olarak atanan babaanneleri ... tarafından «vesayet» dosyası üzerinden davalı banka nezdinde açılan «mevduat hesabına» yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… k Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ile davalı banka arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, yaşları küçük olan ve «vesayet» altına alınan davacılar adına babaanne tarafından davalının Çarşamba Şubesi'nde 17.02.1978 tarihinde 64.000,00 TL yatırılmak suretiyle açtırılan vadesiz çocuk hesabının vadesiz tasarruf mevduatı niteliğini taşıdığı, söz konusu hesaba vadesiz mevduat faiz oranların uygulanması gerektiği, davalının 01.01.1996- 19.12.2003 vadesiz mevduat faizleri ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) 1978- 2012 yılları arası faiz oranları listesinin dosya arasında alındığı, vesayet hesabına yatırlan paranın davalı Bankaca kullanıldığı sürenin 2 (iki) ayrı dönem olduğu, birinci dönemin paranın yattığı 17.02.1978 tarihi ile davalı Banka'nın «bildirim yükümlülüğünün» doğduğu 12.02.1997 tarihleri arası dönem, ikinci dönemin paranın davalının kullanmaya devam ettiği, bildirim yükümlülüğünün doğduğu ve kötü niyetli «sebepsiz zenginleşen» olarak parayı elinde tutan olarak kabul edildiği 13.02.1997 tarihi ile başlayan ve dava tarihine kadar olan dönem olduğu, birinci dönem için hesaplama yapılırken vadesiz mevduat faiz oranının, ikinci dönem için hesaplama yapılırken «temerrüt faiz» oranının uygulanması gerektiği, 06.03.2023 tarihli ek rapor ile de belirtilen şekilde hesaplama yapılarak davacının alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 724.145,35 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
… temyiz dilekçesinde özetle; bozmaya uyulduğundan bozma ilamı gereği inceleme yapılması gerektiğini, usuli kazanılmış hakka aykırı karar verilemeyeceğini, davacının «sebepsiz zenginleşme» itirazları kapsamında rapor düzenlettirildiğini, davacının bozma ilamına aykırı itirazlarının dikkate alınarak bilirkişi raporu düzenlendiğini, dava konusu hesabın vadesiz «mevduat hesabı» olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte 08.09.2022 tarihli kök raporda müvekkilinin bildirdiği faiz oranlarının esas alındığını, iş bu rapor dikkate alınmadan verilen kararın bozma, ilamına, kanun ve içtihatlara, «hakkaniyete» aykırılık teşkil ettiğini, sıhhati, kökeni, içeriği şaibeli hesap cüzdanının incelemeye tabi tutulmadığını, sıhhatinin araştırılmadığını, davacıların iddia ettiği dava dosyasına Mahkeme arşivinden rastlanmadığını, «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, «yasal faiz» talep edildiği halde «avans faizi» verildiğini, «taleple bağlılık» ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… 8/2704 E. ve 2019/8345 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, Mahkemece taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, hesabın «vesayet» hesabı olduğu nazara alınarak, hesap cinsinin belirlenmesi, bu hesap cinsi için bankaca bildirilen faiz oranı uygulanmak sureti ile davacıların alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerekirken, somut olaya uygulanma imkânı bulunmayan «denkleştirici adalet ilkesi» ve «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre hesaplama yapılmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek karar bozulmuş, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin faize, vekâlet ücretine ve «yargılama giderlerine» ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denkleştirici adalet ilkesi · nemalandırma · taleple bağlılık · emredici hüküm · hakkaniyet · vade · yargılama gideri · sulh
Benzer bu kararda… 8/2704 E. ve 2019/8345 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, Mahkemece taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, hesabın «vesayet» hesabı olduğu nazara alınarak, hesap cinsinin belirlenmesi, bu hesap cinsi için bankaca bildirilen faiz oranı uygulanmak sureti ile davacıların alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerekirken, somut olaya uygulanma imkânı bulunmayan «denkleştirici adalet ilkesi» ve «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre hesaplama yapılmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek karar bozulmuş, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin faize, vekâlet ücretine ve «yargılama giderlerine» ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
… temyiz dilekçesinde özetle; bozmaya uyulduğundan bozma ilamı gereği inceleme yapılması gerektiğini, usuli kazanılmış hakka aykırı karar verilemeyeceğini, davacının «sebepsiz zenginleşme» itirazları kapsamında rapor düzenlettirildiğini, davacının bozma ilamına aykırı itirazlarının dikkate alınarak bilirkişi raporu düzenlendiğini, dava konusu hesabın vadesiz «mevduat hesabı» olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte 08.09.2022 tarihli kök raporda müvekkilinin bildirdiği faiz oranlarının esas alındığını, iş bu rapor dikkate alınmadan verilen kararın bozma, ilamına, kanun ve içtihatlara, «hakkaniyete» aykırılık teşkil ettiğini, sıhhati, kökeni, içeriği şaibeli hesap cüzdanının incelemeye tabi tutulmadığını, sıhhatinin araştırılmadığını, davacıların iddia ettiği dava dosyasına Mahkeme arşivinden rastlanmadığını, «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, «yasal faiz» talep edildiği halde «avans faizi» verildiğini, «taleple bağlılık» ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Hesaptaki paranın «nemalandırılacağına» dair anılan hüküm «emredici» nitelik taşımakta olup davalı Bankayı da bağlar.
Bozma ilamında hesabın «vesayet» hesabı olduğunun dikkate alınması gerektiği belirtildiği halde, Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmamış, «denkleştirici adalet ilkesi» ve «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin somut olaya uygulama imkânı bulunmadığı da ifade edildiği halde davalı Banka 13.02.1997 tarihinden itibaren kötü niyetli sebepsiz zenginleşen kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2704 E. 2019/8345 K.
Ortak:vesayet · mevduat hesabı · sebepsiz zenginleşme · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak davacılar ile davalı banka arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, yaşları küçük olan ve «vesayet» altına alınan davacılar adına babaanne tarafından davalının Çarşamba Şubesi'nde 17.02.1978 tarihinde 64.000,00 TL yatırılmak suretiyle açtırılan vadesiz çocuk hesabının vadesiz tasarruf mevduatı niteliğini taşıdığı, söz konusu hesaba vadesiz mevduat faiz oranların uygulanması gerektiği, davalının 01.01.1996- 19.12.2003 vadesiz mevduat faizleri ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) 1978- 2012 yılları arası faiz oranları listesinin dosya arasında alındığı, vesayet hesabına yatırlan paranın davalı Bankaca kullanıldığı sürenin 2 (iki) ayrı dönem olduğu, birinci dönemin paranın yattığı 17.02.1978 tarihi ile davalı Banka'nın «bildirim yükümlülüğünün» doğduğu 12.02.1997 tarihleri arası dönem, ikinci dönemin paranın davalının kullanmaya devam ettiği, bildirim yükümlülüğünün doğduğu ve kötü niyetli «sebepsiz zenginleşen» olarak parayı elinde tutan olarak kabul edildiği 13.02.1997 tarihi ile başlayan ve dava tarihine kadar olan dönem olduğu, birinci dönem için hesaplama yapılırken vadesiz mevduat faiz oranının, ikinci dönem için hesaplama yapılırken «temerrüt faiz» oranının uygulanması gerektiği, 06.03.2023 tarihli ek rapor ile de belirtilen şekilde hesaplama yapılarak davacının alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 724.145,35 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 14.03.2024 tarihli, 2023/4649 E. ve 202 …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıların murisi İbrahim Köse'nin vefatı üzerine kendilerine vasi olarak atanan babaanneleri ... tarafından «vesayet» dosyası üzerinden davalı banka nezdinde açılan «mevduat hesabına» yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… açıldığı, hesaba ilişkin bulunan hesap cüzdanına da “vasi bu parayı çocuklar adına bir gayrimenkul almak için ve bu konuda hakimin izni ile çekebilecektir” şeklinde «şerh» düşüldüğü, hesap cüzdanının bankanın iki yetkilisi tarafından imzalandığı, hesap cüzdanında silinti kazıntı ya da herhangi bir «tahrifatın» söz konusu olmadığı, hesabın açıldığı 17/02/1978 tarihinden sonra hareket görmediği, hesabın «vesayet» makamının izni ile ve onun denetim ve gözetimine tabi olmak «kaydı» ile ayrıca hesaba yatırılan paranın yine vesayet makamının denetim ve izni doğrultusunda ve vesayet makamınca konulan amaç için kullanılmak üzere açıldığı, davalı tarafın «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, hesabın niteliği ve açılmasında vesayet makamı tarafından konulan şerhle belirtilen amaç da dikkate alınarak hesabın vadesiz hesap olduğunun kabulü halinde dahi, geçen uzun süre de dikkate alınarak «denkleştirici adalet ilkesi» gereğince bankaya yatırılan paranın günümüze uyarlanması gerektiği, davalının dava konusu bedeli «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre ve denkleştirici adalet ilkesi de gözetilerek geri ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 724.145,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, davacıların murisi İbrahim Köse'nin vefatı üzerine kendilerine vasi olarak atanan babaanneleri Hayriye Köse tarafından «vesayet» dosyası üzerinden davalı banka nezdinde açılan «mevduat hesabına» yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu ve hesabın «vesayet» hesabı olduğu nazara alınarak, hesap cinsinin belirlenmesi, bu hesap cinsi için bankaca bildirilen faiz oranı uygulanmak sureti ile davacıların alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerekirken, somut olaya uygulanma imkanı bulunmayan «denkleştirici adalet ilkesi» ve «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre hesaplama yapılmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denkleştirici adalet ilkesi · tahrifat · cy/cy şerhi · yargılama gideri · cy/cy kaydı · vekalet ücreti · zamanaşımı
Benzer bu kararda… açıldığı, hesaba ilişkin bulunan hesap cüzdanına da “vasi bu parayı çocuklar adına bir gayrimenkul almak için ve bu konuda hakimin izni ile çekebilecektir” şeklinde «şerh» düşüldüğü, hesap cüzdanının bankanın iki yetkilisi tarafından imzalandığı, hesap cüzdanında silinti kazıntı ya da herhangi bir «tahrifatın» söz konusu olmadığı, hesabın açıldığı 17/02/1978 tarihinden sonra hareket görmediği, hesabın «vesayet» makamının izni ile ve onun denetim ve gözetimine tabi olmak «kaydı» ile ayrıca hesaba yatırılan paranın yine vesayet makamının denetim ve izni doğrultusunda ve vesayet makamınca konulan amaç için kullanılmak üzere açıldığı, davalı tarafın «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, hesabın niteliği ve açılmasında vesayet makamı tarafından konulan şerhle belirtilen amaç da dikkate alınarak hesabın vadesiz hesap olduğunun kabulü halinde dahi, geçen uzun süre de dikkate alınarak «denkleştirici adalet ilkesi» gereğince bankaya yatırılan paranın günümüze uyarlanması gerektiği, davalının dava konusu bedeli «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre ve denkleştirici adalet ilkesi de gözetilerek geri ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 724.145,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin faize, «vekalet ücretine» ve «yargılama giderlerine» ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu ve hesabın «vesayet» hesabı olduğu nazara alınarak, hesap cinsinin belirlenmesi, bu hesap cinsi için bankaca bildirilen faiz oranı uygulanmak sureti ile davacıların alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerekirken, somut olaya uygulanma imkanı bulunmayan «denkleştirici adalet ilkesi» ve «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre hesaplama yapılmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12811 E. 2018/461 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin «rehin» verilen paranın şirketin vadesiz hesabında tutulduğunu bildiği ve vadesiz hesap için faiz geliri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4099 E. , 2024/7911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/200 Esas, 2023/474 Karar
HÜKÜM
Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Taraf vekilleri
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı bozan Dairenin kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi İbrahim Köse'nin vefatı üzerine kendilerine vasi olarak atanan babaanneleri ... tarafından vesayet dosyası üzerinden davalı banka nezdinde mevduat hesabı açıldığını, 17.02.1978 tarihi itibariyle hesaba 64.000,00 TL yatırıldığını, hesaptaki paranın gayrimenkul alımı için ve hakim iznine bağlı olarak kullanılabileceği yönünde vesayet makamınca şerh verildiğini, davacıların söz konusu hesaptan yıllar sonra haberinin olduğunu, hesap hakkında bankanın Çarşamba Şubesi'nden bilgi istendiğini, bir cevap verilmemesi üzerine hesapta bulunan paranın bugüne kadar işlemiş mevduat ve yasal faiziyle birlikte ödenmesinin ihtaren istendiğini, bankanın ihtarnameye sözü edilen mevduat hesabıyla ilgili herhangi bir alacak kaydına rastanılmadığı şeklinde cevap verdiğini ileri sürerek;
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile, hesaba yatırılan 64.000,00 TL'ye karşılık şimdilik 500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 724.145,35 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap ve ıslah dilekçesinde; dava konusu edilen mevduat hesabı ile ilgili banka kayıtlarında herhangi bir hak ve alacak kaydı bulunmadığını, davacıların iddia ettikleri gibi bir mevduatın olduğu varsayımında dahi, mevduatın zamanaşımına uğradığını, dava dayanağı hesap cüzdanı davalı bankaca düzenlenmediğinden ve hesap cüzdanında yer alan imzalar davalı banka yetkililerine ait olmadığından hesap cüzdanı üzerinde sahtelik ve imza incelemesi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacılar ile davalı banka arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, yaşları küçük olan ve vesayet altına alınan davacılar adına babaanne tarafından davalının Çarşamba Şubesi'nde 17.02.1978 tarihinde 64.000,00 TL yatırılmak suretiyle açtırılan vadesiz çocuk hesabının vadesiz tasarruf mevduatı niteliğini taşıdığı, söz konusu hesaba vadesiz mevduat faiz oranların uygulanması gerektiği, davalının 01.01.1996- 19.12.2003 vadesiz mevduat faizleri ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) 1978- 2012 yılları arası faiz oranları listesinin dosya arasında alındığı, vesayet hesabına yatırlan paranın davalı Bankaca kullanıldığı sürenin 2 (iki) ayrı dönem olduğu, birinci dönemin paranın yattığı 17.02.1978 tarihi ile davalı Banka'nın bildirim yükümlülüğünün doğduğu 12.02.1997 tarihleri arası dönem, ikinci dönemin paranın davalının kullanmaya devam ettiği, bildirim yükümlülüğünün doğduğu ve kötü niyetli sebepsiz zenginleşen olarak parayı elinde tutan olarak kabul edildiği 13.02.1997 tarihi ile başlayan ve dava tarihine kadar olan dönem olduğu, birinci dönem için hesaplama yapılırken vadesiz mevduat faiz oranının, ikinci dönem için hesaplama yapılırken temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiği, 06.03.2023 tarihli ek rapor ile de belirtilen şekilde hesaplama yapılarak davacının alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 724.145,35 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 14.03.2024 tarihli, 2023/4649 E.
ve 2024/2125 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı taraf vekillerince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların murisi İbrahim Köse'nin vefatı üzerine kendilerine vasi olarak atanan babaanneleri ... tarafından vesayet dosyası üzerinden davalı banka nezdinde açılan mevduat hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda bozmuş olduğu bir hükmü, karar düzeltme talebi üzerine onayabilir.
2.Mahkemece verilen karar, Dairemizce yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükmün onanması gerektiğinden davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen bozma ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın onanması gerekir.
V. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile karar düzeltme istenilen Dairemiz bozma ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, Mahkeme kararının ONANMASINA, karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan davalıdan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
peşin harcın onama harcından mahsubuyla 37.083,48 TL'nin davalıdan alınmasına,
peşin alınan karar düzeltme harcının istekleri halinde davacılara iadesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1103068500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz