Tazminat | Yönetici sorumluluğu tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/192 E. 2024/8128 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat şartı↗ müşteri portföyü↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ zararın ispatı↗ yönetici sorumluluğu↗ rekabet yasağı↗ keşif↗ ibra↗ pasif husumet yokluğu↗ şirket zararı↗ oy yasağı↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ kâr kaybı↗ yönetim kurulu kararı↗ zamanaşımı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/317 E., 2019/1342 K.
Taraflar arasındaki yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların, dava dışı diğer iki ortakla birlikte ... Makine Kalıp İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.’nin (...) ortakları olduklarını, 30.07.2009 ve 11.07.2012 tarihlerinde yapılan genel kurullarda davalıların yönetim kurulu üyeleri seçildiklerini, davalı ... ve Gonca’nın müvekkilinin duyduğu güveni suistimal ederek ... ile aynı konuda faaliyet göstermek üzere ... Makine Kalıp Elektrikli Ev Aletleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ni (...) kurduklarının ortaya çıktığını, ...’ın makine ve diğer imalat aletlerini ...’a taşıdıklarını, ...’ın faaliyet binasını da kiralayarak şirketi fiilen işlemez hale getirdiklerini, eylemlerine halen devam ettiklerini, bu şekilde ...’ı, dolayısıyla müvekkilini zarara uğrattıklarını, davalı ...’nin de diğer iki davalı yönetim kurulu üyesinin faaliyetlerini önlemeyerek yönetim kurulu başkanı sıfatı ile gerekli özen ve sorumluluğu göstermediğini, şirketin zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek şimdilik 30.000,00 TL tazminatın davalıların müştereken ve müteselsilen tazmini ile şirkete ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sorumsuz hareketleri ile şirkete çeşitle zararlar veren davacının başından beri ...’ın kurulduğunu bildiğini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ...’dan ...’a makine satışı yapılmadığını, davacının katıldığı bütün genel kurullarda yönetimi ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, ...’ın 2007 ve 2010 yılları arasında ...’ın hiç çalışmadığı firmalar ile, 2011 ve 2012 yılları arasında en son 2006 yılında çalıştığı sonrasında hiç çalışmadığı firmalar ile, 2013 yılında hiç çalışmadığı firmalar ile çalıştığı, dava dışı ...’a ait makine ve ekipmanın dava dışı ...’a sırasıyla 13.500,00 TL, 18.500,00 TL, 20.350,00 TL bedelle kiralandığı, ...’a ait fırın iç kaset bükme makinasının ...’a 67.550,00 TL bedelle satıldığı, yapılan kiralama ve satış bedellerin keşif ve teknik incelemeler sonucunda rayiçlere uygunluğunun anlaşıldığı, şirketin veya şirket ortağının şirket adına rekabet yasağına aykırı hareket eden ortağından tazminat talep edebileceği, bu hakkın kullanabilmesinin zararın varlığına ve bunun ispatına bağlı olduğu, tazmini talep edilen zararın daha çok, bu işlemin şirketin ad ve hesabına yapılmamış olmasından doğan kâr kaybından kaynaklandığı, tazminatın uğranılan zarardan fazla olamayacağı, aksi takdirde zarar görenin haksız bir kazanım elde edeceği, şirketin veya şirket ortağının şirket adına tazminat talep edebilmesi için zararın ispatı şart kabul edildiğine göre, öngörülecek tazminatın da bu zararla sınırlı tutulacağı, her ne kadar dava dışı ...’ın kurulmasında, kurucu davalılar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 396 ncı maddesi hükmüne göre ibra edilmemiş iseler de yapılan inceleme sonunda ...’ın dava tarihi ve öncesinde, gerek kiralanan ve satılan makineler, gerekse çalışılan firmaların aynı olmaması bakımından, başka bir deyişle, dava tarihi itibari ile dava dışı şirketlerin müşteri portföylerinin farklı olduğu, ...’ın bir kazanç, kâr/ zarar kaybının doğmadığı, davalılardan ...'ın ise dava dışı ...’ın kuruluşundan bu yana ortak ya da yönetici sıfatı taşımadığı, ...’ın var ise zararından dolayı tazminat taleplerinin bu davalıya yöneltilemeyeceği, dolayısıyla davalı ...'a husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davalılardan ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalılardan ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine yönelik verilen kararda herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun’un 396, 553, 555 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacının, dava dışı ...'ın dava tarihi itibariyle bir zarar gördüğünü ispatlayamamasına, dava tarihinden sonraki zararların eldeki davada değerlendirilemeyecek olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5528 E. 2019/6887 K.
Ortak:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · şirket zararı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «yöneticinin sorumluluğuna» dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
… şlemez hale getirdiklerini, eylemlerine halen devam ettiklerini, bu şekilde ...’ı, dolayısıyla müvekkilini zarara uğrattıklarını, davalı ...’nin de diğer iki davalı «yönetim kurulu» üyesinin faaliyetlerini önlemeyerek yönetim kurulu başkanı sıfatı ile gerekli özen ve sorumluluğu göstermediğini, «şirketin zararına» sebebiyet verdiğini ileri sürerek şimdilik 30.000,00 TL tazminatın davalıların müştereken ve müteselsilen tazmini ile şirkete ödenmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalılardan ...'nın şirket yöneticisi olması nedeniyle TTK 553 ve 555 maddesi gereğince «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı tazminat talebinin şirkete verilmesi «kaydı» ile dava açılması gerektiği, diğer davalılar hakkında şirket yöneticisi ile birlikte hareket ettiklerinden bahisle dava açılmış olması nedeniyle aynı şekilde tazmi …
… abilmesi için genel kurulun bu yönde bir karar alması gerektiği ancak ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunduğu, ortak tarafından açılacak davada «dolaylı zarar» söz konusu ise tazminatın ortaklığa ödenmesini talep etmek gerektiği, «uyuşmazlık konusu» olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen dava dışı «anonim şirketin zararına» ilişkin olduğu, açıklanan zararların dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortakların ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında davacı ortakla …
Farklı:dolaylı zarar · uyuşmazlık konusu · anonim şirket · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… abilmesi için genel kurulun bu yönde bir karar alması gerektiği ancak ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunduğu, ortak tarafından açılacak davada «dolaylı zarar» söz konusu ise tazminatın ortaklığa ödenmesini talep etmek gerektiği, «uyuşmazlık konusu» olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen dava dışı «anonim şirketin zararına» ilişkin olduğu, açıklanan zararların dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortakların ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında davacı ortakla …
Bölge Adliye Mahkemesince, davalılardan ...'nın şirket yöneticisi olması nedeniyle TTK 553 ve 555 maddesi gereğince «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı tazminat talebinin şirkete verilmesi «kaydı» ile dava açılması gerektiği, diğer davalılar hakkında şirket yöneticisi ile birlikte hareket ettiklerinden bahisle dava açılmış olması nedeniyle aynı şekilde tazmi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13775 E. 2017/1646 K.
Ortak:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «yöneticinin sorumluluğuna» dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın «limited şirket» ve şirket ortağından «kar payı» ve «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, davacının davalı şirket ortağıyken 285 payını 10/02/2015 tarihli «pay devri» sözleşmesiyle davalı ...'ye devrettiği, davalı şirketin yöneticilerinin davalılar ... ve ...'den oluştuğu, davalı şirketteki payını tüm hak ve borçlarıyla birlikte devredip ortaklığını sona erdiren davacının davalı şirket ile ... ve ...'den «kar payı alacağı» talep edemeyeceği, TTK m.
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · pay devri · sorumluluk davası · pay sahipliği · kar payı · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın «limited şirket» ve şirket ortağından «kar payı» ve «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, davacının davalı şirket ortağıyken 285 payını 10/02/2015 tarihli «pay devri» sözleşmesiyle davalı ...'ye devrettiği, davalı şirketin yöneticilerinin davalılar ... ve ...'den oluştuğu, davalı şirketteki payını tüm hak ve borçlarıyla birlikte devredip ortaklığını sona erdiren davacının davalı şirket ile ... ve ...'den «kar payı alacağı» talep edemeyeceği, TTK m.
553 gereği «limited şirket» yöneticisi aleyhine «sorumluluk davası» açabilecek kişilerin şirket, «pay sahipleri» ve şirket alacaklıları olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/192 E. , 2024/8128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/323 Esas, 2023/1600 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/317 E., 2019/1342 K.
Taraflar arasındaki yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların, dava dışı diğer iki ortakla birlikte ... Makine Kalıp İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.’nin (...) ortakları olduklarını, 30.07.2009 ve 11.07.2012 tarihlerinde yapılan genel kurullarda davalıların yönetim kurulu üyeleri seçildiklerini, davalı ... ve Gonca’nın müvekkilinin duyduğu güveni suistimal ederek ... ile aynı konuda faaliyet göstermek üzere ... Makine Kalıp Elektrikli Ev Aletleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ni (...) kurduklarının ortaya çıktığını, ...’ın makine ve diğer imalat aletlerini ...’a taşıdıklarını, ...’ın faaliyet binasını da kiralayarak şirketi fiilen işlemez hale getirdiklerini, eylemlerine halen devam ettiklerini, bu şekilde ...’ı, dolayısıyla müvekkilini zarara uğrattıklarını, davalı ...’nin de diğer iki davalı yönetim kurulu üyesinin faaliyetlerini önlemeyerek yönetim kurulu başkanı sıfatı ile gerekli özen ve sorumluluğu göstermediğini, şirketin zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek şimdilik 30.000,00 TL tazminatın davalıların müştereken ve müteselsilen tazmini ile şirkete ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sorumsuz hareketleri ile şirkete çeşitle zararlar veren davacının başından beri ...’ın kurulduğunu bildiğini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ...’dan ...’a makine satışı yapılmadığını, davacının katıldığı bütün genel kurullarda yönetimi ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, ...’ın 2007 ve 2010 yılları arasında ...’ın hiç çalışmadığı firmalar ile, 2011 ve 2012 yılları arasında en son 2006 yılında çalıştığı sonrasında hiç çalışmadığı firmalar ile, 2013 yılında hiç çalışmadığı firmalar ile çalıştığı, dava dışı ...’a ait makine ve ekipmanın dava dışı ...’a sırasıyla 13.500,00 TL, 18.500,00 TL, 20.350,00 TL bedelle kiralandığı, ...’a ait fırın iç kaset bükme makinasının ...’a 67.550,00 TL bedelle satıldığı, yapılan kiralama ve satış bedellerin keşif ve teknik incelemeler sonucunda rayiçlere uygunluğunun anlaşıldığı, şirketin veya şirket ortağının şirket adına rekabet yasağına aykırı hareket eden ortağından tazminat talep edebileceği, bu hakkın kullanabilmesinin zararın varlığına ve bunun ispatına bağlı olduğu, tazmini talep edilen zararın daha çok, bu işlemin şirketin ad ve hesabına yapılmamış olmasından doğan kâr kaybından kaynaklandığı, tazminatın uğranılan zarardan fazla olamayacağı, aksi takdirde zarar görenin haksız bir kazanım elde edeceği, şirketin veya şirket ortağının şirket adına tazminat talep edebilmesi için zararın ispatı şart kabul edildiğine göre, öngörülecek tazminatın da bu zararla sınırlı tutulacağı, her ne kadar dava dışı ...’ın kurulmasında, kurucu davalılar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 396 ncı maddesi hükmüne göre ibra edilmemiş iseler de yapılan inceleme sonunda ...’ın dava tarihi ve öncesinde, gerek kiralanan ve satılan makineler, gerekse çalışılan firmaların aynı olmaması bakımından, başka bir deyişle, dava tarihi itibari ile dava dışı şirketlerin müşteri portföylerinin farklı olduğu, ...’ın bir kazanç, kâr/ zarar kaybının doğmadığı, davalılardan ...'ın ise dava dışı ...’ın kuruluşundan bu yana ortak ya da yönetici sıfatı taşımadığı, ...’ın var ise zararından dolayı tazminat taleplerinin bu davalıya yöneltilemeyeceği, dolayısıyla davalı ...'a husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davalılardan ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalılardan ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine yönelik verilen kararda herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun’un 396, 553, 555 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacının, dava dışı ...'ın dava tarihi itibariyle bir zarar gördüğünü ispatlayamamasına, dava tarihinden sonraki zararların eldeki davada değerlendirilemeyecek olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1100707700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz