6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rekabet ve bağlılık yükümlülüğü ihlali yetki kaldırmada haklı sebeptir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6817 E. 2024/8216 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Şirket müdürünün/ortağının, şirketle aynı faaliyet alanında ve aynı adreste rakip bir şirket kurup şirket müşterilerini ve işlerini bu şirkete yönlendirmesi, şirkete karşı kamu ihalesine girmesi ve şirketin faaliyetinin sona erdiği izlenimi doğuran bildirimlerde bulunması, TTK'nın 614 ve 626 ncı maddelerindeki rekabet etmeme ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık oluşturur; bu aykırılık TTK 630/2 uyarınca yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması için 630/3 anlamında haklı sebeptir. Buna karşılık ispat edilemeyen azil sebeplerine dayanan istem reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Asıl davada azil sebeplerinin ispatı → ret

İddia: Davacı, davalının şirkete ait ürünleri dava dışı bir şirket adına satarak müdürlük yetkilerini kötüye kullandığını ve elde ettiği kazancı kendi uhdesine geçirdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı, davalı-karşı davacının dava dışı şirketle bağı bulunduğu ve tarafların ortak olduğu şirketin ürünleriyle ilgili olarak dava dışı alıcıya satış yaptıkları yönündeki iddiasını ispat eder delil sunamamıştır; bu nedenle asıl davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Karşı davada rekabet etmeme ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılığın haklı sebep oluşturması → kabul

İddia: Karşı davacı, karşı davalının aynı faaliyet alanında rakip şirket kurduğunu, şirket müşterilerini bu şirkete yönlendirdiğini ve şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek temsil ve imza yetkisinin kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Karşı davalı, tarafların ortak olduğu şirketle aynı faaliyet alanında bulunan dava dışı şirketi münferiden yetkili yönetim kurulu başkanı olarak ve ortak şirketin faaliyet adresinde kurmuş, bu şirketin faaliyetleri kapsamında ortak şirketin kârdan mahrum kalmasına yol açmış, kurduğu şirkete ortak şirketten ürün satışı yapmış, ortak şirkete karşı kamu ihalesine girmek suretiyle rekabette bulunmama yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş, ayrıca yeni kurduğu şirketin e-posta adresinden başka firmalara gönderdiği e-postalarda ortak şirketin faaliyetinin sonlandırıldığı anlamına gelebilecek ifadeler kullanarak şirketi zarara uğratmıştır. Bu eylemlerle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 614 ve 626 ncı maddelerinde yazılı rekabet etmeme ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranılmış olup, bu eylemler aynı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması ve sınırlandırılması için 630 uncu maddenin üçüncü fıkrası gereği haklı neden oluşturur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Rekabet etmeme ve bağlılık yükümlülüğü ihlalinin TTK 630/2-3 kapsamında yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması için haklı sebep oluşturduğu yönündeki çözüm Yargıtay'ca onanmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet etmeme yükümlülüğü bağlılık yükümlülüğü haklı sebep temsil ve imza yetkisinin kaldırılması müdürün azli ispat yükü

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6817 E.  ,  2024/8216 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/174 Esas, 2023/1526 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/888 E., 2020/433 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin ve davalının ... Elektronik Malzeme Analiz ve Kalite Kontrol Cihazları Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin %50'şer hisse ile ortağı ve şirketi münferiden temsile ve imzaya yetkili müdürleri olduğunu, davalının tarafların ortak olduğu şirkete ait olan bir takım ürünleri MTM Marmara Metal Test Merkezi San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Havelsan A.Ş.'ye sattığını, bu satışın teklif mektubunun söz konusu şirket üzerinden kendi imzasıyla ... ... Ltd. Şti. uzantılı e-posta adresinden gönderdiğini, davalının bu şekilde müdürlük yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle söz konusu işten elde ettiği kazancı kendi uhdesine geçirerek hem müvekkilini hem de dava dışı şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin bu işten haberi olmadığı gibi onayının da alınmadığını ve davalının bu eyleminin güven ilişkisini zedelediğini ileri sürerek, davalının ...

... Ltd. Şti. müdürlüğünden azledilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde karşı davadaki iddiaların asılsız olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, bilakis davacının iş ve işlemleri ile kendisi ve şirketi zarara uğrattığını savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde ; ... Ltd. Şti. aleyhine işlem yapan ve şirketi zarara sokan kişinin karşı davalı olduğunu, şirkette müvekkilinin sorumluluğundaki tahribatlı muayene ürün grubu için müşteriye sunulan teklif istek bilgisini karşı davalının müvekkilinden sakladığını ve fiyatları kendi belirlediğini, karşı davalının kendisine ve birlikte çalıştığı kişilerin hesaplarına, şirket hesaplarından normal maaşlar haricinde 799.348,58 TL ekstra maaş çıkışları yaptığını, bu işlemler için müvekkilinin onayının alınmadığını, karşı davalının 10.05.2016'da kendi adına ... ... Elektronik Endüstriyel Muayene Sistemleri ve Hizmetleri A.Ş. isimli yeni bir şirket kurduğunu, kendi müşterilerine ...

Ltd. Şti.'ye verilen siparişlerin bu firma üzerinden satışını yaptığını, müvekkilinin bundan haberdar edilmediğini, şirketin ... ... Ld. Şti.'ye karşı rakip olarak kurulduğunu, unvan ve logosunun iltibas oluşturacak şekilde seçildiğini, logoların neredeyse bire bir aynı olduğunu, böylece şirket müşterilerinin oraya aktarıldığını, internet adresinin "www.makelektronik -....com" olup "www.makelektronik.com.tr" olan ... ... Ltd. Şti.'nin adresiyle aynı olduğunu, karşı davalının hem kendisinin hem de şirketin onun sorumluluğu altındaki tahribatsız muayene grubundaki çalışanlarının maaş ve sosyal haklarını ... Ltd. Şti.'den almalarına rağmen müşterilerin ... ... A.Ş.'ye yönlendirildiğini ve satışların o şirket adına yapıldığını, bu şekilde ...

Ltd. Şti.'nin zarara uğratıldığını, bazı müşterilerin ... Ltd. Şti. adına sipariş açıp faturanın ... ... tarafından kesildiğini, müvekkilinin bilgisi dışında şirketin ithalatını yaptığı ürünlerin maliyetine ... ...'ye satıldığını, karşı davalının bu eylemleriyle şirketin müşteri kaybetmesine ve zarar etmesine sebep olduğunu ileri sürerek, karşı davalı ...'ın ... Elektronik Malzeme Analiz ve Kalite Kontrol Cihazları Dış Tic. Ltd. Şti.'deki şirketi münferit temsil ve imza yetkisinden azledilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, asıl dava yönünden davacının iddia ettiği hususların ispatına yönelik olarak delil sunulmadığı, davalı-karşı davacının dava dışı MTM ... Ltd. Şti. ile bir bağı olduğu ve yine tarafların ortak olduğu şirketin ürünleri ile ilgili Havelsan'a satış yaptıkları yönündeki iddiasını ispat eder bir delil sunamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davada davalının tarafların ortak olduğu şirket ile aynı faaliyet alanında olan dava dışı ... ... firmasını münferiden yetkili yönetim kurulu başkanı olarak ve tarafların ortak olduğu şirketin faaliyet adresinde şirket kurduğu, bu şirketin faaliyetleri kapsamında tarafların ortak olduğu ... ... Ltd. Şti.'nin 383.779,28 TL kârdan mahrum kaldığı, asıl dava davacısının kurduğu ...

... firmasına tarafların ortak olduğu şirketten ürün satışı yaptığı, tarafların ortak olduğu şirkete karşı kamu ihalesine girmek suretiyle rekabette bulunmama yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, bununla birlikte asıl dava davacısının yeni kurduğu şirket e-posta adresinden başka firmalara gönderilen e-postalar ile tarafların ortak olduğu şirketin faaliyetin sonlandırıldığı anlamına gelebilecek ifadeleri kullandığı, asıl dava davacısının bu eylemleri ile tarafların ortak olduğu şirketi zarara uğrattığı, bu itibarla davacı-karşı davalının TTK'nın 614. ve 626. maddelerinde yazılı rekabet etmeme ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, bu eylemlerin TTK m.630/2 uyarınca davacı karşı davalının ortak olduğu şirketteki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması ve sınırlandırılması için TTK m.630/3 gereği haklı neden oluşturduğu gerekçesiyle karşı davanın kabulüne, karşı dava davalısı ...'ın (593173) sicil numarasında kayıtlı ...

... Ltd. Şti.'yi münferit temsil ve imza yetkisinin TTK m.630/2 uyarınca haklı sebeple kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu kararı davacı-karşı davalı vekili istinaf etmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve karşı dava, şirket yetkilisinin temsil ve imza yetkisinin kaldırılması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630 uncu ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1096511200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/174 E. 2023/1526 K.

Ortak-müdürün rekabet yasağına aykırılığı nedeniyle temsil yetkisinin kaldırılması

Gerekçe özeti

Limited şirket müdürünün, münferit temsil yetkisine dayanarak şirketin yapabileceği ticari işlemleri kendi kurduğu başka bir şirket üzerinden gerçekleştirmesi; müşterek şirketten düşük (stok maliyet) fiyatla ürün alıp bu ürünleri kendi şirketi aracılığıyla önemli ölçüde yüksek fiyatla satması ve bu suretle şirketi zarara uğratması, TTK m.626'da düzenlenen özen ve bağlılık yükümü ile rekabet yasağının ağır şekilde ihlali niteliğindedir; bu durum TTK m.630/2-3 uyarınca müdürün yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması için haklı sebep oluşturur. Buna karşılık, iddia edilen bir ihaleye teklif verilmesi veya belirli bir işlemden kazanç sağlanması gibi hususlar delille kanıtlanamamışsa, bu iddialar üzerine yönetim yetkisinin kaldırılması talebi kabul edilmez.

Emsal değeri

Limited şirket ortak-müdürünün, münferit temsil yetkisine dayanarak müşterek şirketten düşük fiyatla aldığı ürünleri kendi kurduğu ayrı bir şirket üzerinden yüksek fiyatla satması yoluyla şirketi zarara uğratmasının, TTK 626'daki özen/bağlılık yükümü ve rekabet yasağının ağır ihlali sayılarak TTK 630 kapsamında yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması için haklı sebep oluşturduğu yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: TTK 630 - yöneticinin yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması TTK 626 - özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı haklı sebep münferit temsil yetkisi bekletici mesele

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/174

KARAR NO 2023/1526

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/09/2020

NUMARASI 2016/888 Esas - 2020/433 Karar

ASIL VE KARŞI DAVA Limited Şirket Müdürlüğünden Azil

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/10/2023

Asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne ilişkin kararın, asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin ve davalının ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin %50'şer hisse ile ortak ve şirketi münferiden temsile ve imzaya yetkili müdürleri olduğunu; davalının dava dışı şirkete ait olan bir takım ürünleri ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına ... A.Ş.'ye sattığını, bu satışın teklif mektubunun söz konusu şirket üzerinden kendi imzasıyla ... Ltd. Şti. uzantılı e-posta adresinden gönderdiğini, böylece davalının dava dışı şirketin itibarını ve tanınmışlığını kullandığını, müdürlük yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle söz konusu işten elde ettiği kazancı kendi uhdesine geçirerek hem müvekkilini hem de dava dışı şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin bu işten haberi olmadığı gibi onayının da alınmadığını ve davalının bu eyleminin güven ilişkisini zedelediğini ileri sürerek, davalının ...

Ltd. Şti. müdürlüğünden azledilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ASIL DAVAYA CEVAP

Davalı vekili, ... Ltd. Şti.'nin davacı ve müvekkilinin kız kardeşi tarafından 2006'da kurulduğunu, müvekkilinin kuruluştan beri şirkette çalıştığını, 2010'da müvekkilinin kız kardeşinden hisselerini devraldığını, tarafların %50'şer hisse ile ortak olduklarını; şirkette 2014'te yapılan iş bölümüne göre müvekkilinin tahribatlı muayene ürün grubunu, davacının da tahribatsız ürün grubunu yönettiğini ancak davacının bu görüşten saparak şirket içinde ikili bir yapının oluşmasına sebep olduğunu, 15-16 aydır tarafların arasındaki ilişkinin sona erdiğini; ... A.Ş.'ye 2014 yılında satış yapıldığını, 2012'den beri de ... A.Ş.'ye tekliflerin sürekli olarak şirketin proje bazlı bayi olarak çalıştığı ...

Ltd. Şti. üzerinden de verildiğini, hatta davacının da aynı yöntemle teklifler verip satışlar yaptığını, Nisan 2016'da ... Ltd. Şti. üzerinden teklifte bulunulduğunu, bunun sebebinin ihale ve teslim prosedürlerini bayi gibi bir aracıyla yapmak, rakip firmalarda ihaleye girilmediği yönünde izlenim yaratarak bilmediği bir şirket karşısında dip fiyattan teklif vermesini önlemek ve kendilerinin vereceği fiyatı tespit edebilmesinin önlenmesi olduğunu, o dönemde müvekkili ile davacı arasında karşılıklı olarak iletişim bulunmadığından bu hususta davacıya bilgi verilemedeğini ancak aynı şekilde davacının da müvekkiline bilgi vermeden ihaleye girdiğini; şirket e-posta adresinden teklif gönderilmesi nedeninin cihazların ...

Ltd. Şti. bayiliği ile ilişkilendirmek olduğunu, zaten ihalenin başka bir şirket tarafından alındığını; davacının şirkette ilgilendiği tahribatsız muayene ürünleri ile bunlara ait sarf malzemelerinin ...'ye satışının davacı tarafından gerçekleştirildiğini, ...'nin ... Ltd. Şti. ile rekabet içinde olan bir firma olmadığını ve müvekkilinin ... Ltd. Şti. haricinde başka firmalarla fuarlara katılmadığını belirterek, asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

KARŞI DAVA

Davalı karşı davacı vekili; 2015 yılı mart-nisan döneminden sonra karşı davalının müvekkiline selam vermemeye başladığını, amacının şirketteki ahengi bozmak olduğunu; ... Ltd. Şti. aleyhine işlem yapan ve şirketi zarara sokan kişinin asıl karşı davalı olduğunu, şirkette müvekkilinin sorumluluğundaki tahribatlı muayene ürün grubu için müşteriye sunulan teklif istek bilgisini karşı davalının müvekkilinden sakladığını ve fiyatları kendi belirleyeceğini, bunların karşı davalının tahribatsız muayene ürün grubu müdürü ...'yla yaptıkları sunulan iç yazışmalardan ve şirketin hedef müşterisi olan ... firmasından yine şirket çalışanı ...'a gelen e-postalardan görüleceğini; karşı davalının kendisine ve birlikte çalıştığı kişilerin hesaplarına, şirket hesaplarından normal maaşlar haricinde 799.348,58-TL ekstra maaş çıkışları yaptığını, bu işlemler için müvekkilinin onayının alınmadığını;

karşı davalının 10/05/2016'da kendi adına ... Hizmetleri A.Ş. isimli yeni bir şirket kurduğunu, kendi müşterilerine ... Ltd. Şti.'ye verilen siparişlerin bu firma üzerinden satışını yaptığını, müvekkilinin bundan haberdar edilmediğini, şirketin ... Ld. Şti.'ye karşı rakip olarak kurulduğunu, unvan ve logosunun iltibas oluşturacak şekilde seçildiğini, logoların neredeyse bire bir aynı olduğunu, böylece şirket müşterilerinin oraya aktarıldığını, internet adresinin "www...com" olup "www...com.tr" olan ... Ltd. Şti.'nin adresiyle aynı olduğunu; karşı davalının hem kendisinin hem de şirketin onun sorumluluğu altındaki tahribatsız muayene grubundaki çalışanlarının maaş ve sosyal haklarını ... Ltd.

Şti.'den almalarına rağmen müşterilerin ...'ye yönlendirildiğini ve satışların o şirket adına yapıldığını, ... Ltd. Şti.'nin zarara uğratıldığını, buna ilişkin teklif örneklerinin sunulduğunu; bazı müşterilerin ... Ltd. Şti. adına sipariş açıp faturanın ... tarafından kesildiğini; müvekkilinin bilgisi dışında şirketin ithalatını yaptığı ürünlerin maliyetine ...'ye satıldığını, bu konuda karşı davalının şirket mali müşaviri ... ile işbirliği yaptığını, çalışanların bu şekilde şirkete ihanet ettiğini, karşı davalının bu eylemleriyle şirketin müşteri kaybetmesine ve zarar etmesine sebep olduğunu ileri sürerek, karşı davalı ...'ın ... Dış Tic. Ltd. Şti.'deki şirketi münferit temsil ve imza yetkisinden azledilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

KARŞI DAVAYA CEVAP

Dava dışı şirketin eşit hisseli 2 ortağı olan tarafların süreç içinde aralarında şahsi ve idari konularda problemler oluştuğunu, bunun üzerine müvekkilinin işbu davayı ve İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2016/899 E. Dosyasında da ortaklıktan çıkarma davası açtığını; ... ile ... unvanları arasında iltibasa yol açacak şekilde benzerlik olmadığını; ... merkezinden şirketin demirbaş ve stoklarının götürülme iddiasının doğru olmadığını; sahte olarak düzenlendiği iddia edilen sözleşme aslının karşı dava davacısı tarafından savcılığa sunulduğunu bunun da o sözleşmenin sonradan düzenlendiğini gösterdiğini; karşı dava dilekçesinde belirtilen ..., ... ve ...'ın şirketin emektar çalışanları olduklarını, karşı davacının şirkette kendi grubunu kurduğunu ve adı geçenlere tarafsız tutum sergiledikleri için mobbing uyguladığını;

... ve ... adlı çalışanların müvekkilinin talimatına rağmen şirketin stok bilgilerini vermediklerinden iş akitlerinin feshedildiğini, adı geçenler hakkında için savcılığa şikayette bulunulduğunu ve maddi-manevi tazminat davası açıldığını; ...'e ait araçların müvekkilin yedinde bulunduğunu, şirketin ortağı ve müdürü olması sebebiyle araçlar üzerinde kullanım hakkına sahip olduğunu; müvekkilinin ... Elektroniğin müşterilerini kazanmaya çalıştığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve çalışan ...'ın müvekkilinden habersiz yaptığı bu tür telefonla aramaları öğrendiğinde iş akdini sonlandırdığını; karşı dava davacısının, müvekkilinin ... Bankasındaki şirket hesaplarına erişimini engellediğini; şirketin kiracı olarak bulunduğu taşınmaz kira bedelinin olması gerekenden daha fazla olduğu kanaatine varan müvekkilinin kira sözleşmesini feshettiğini;

... firmasından alınmış çeklerin davalı-karşı dava davacısına teslim edilmediğinin doğru olduğunu ancak protokol kapsamında ...'nin ... Bankası hesabına yaptığı ödemelerinin karşı davacı tarafından ... Bankası hesabına aktarıldığını, müvekkilinin de o hesaba erişimi engellendiğinden müvekkilinin çekleri karşı davacıya vermediğini, ciro ederek şirketin vekili olarak kendisine verildiğini ve tarafınca tahsil edileceğini; karşı davacının müvekkilinin harcamalarından bahsettiğini fakat müvekkilinin ... Bankası hesaplarına erişiminin engellenmesiyle yönetimdeki yapılan şaibeli işlerin de müvekkilden gizlendiğini, karşı davacının stoktaki malları faturasız bir şekilde satıp haksız gelir elde ettiğini, asıl karşı davacının kendi kurduğu kadrosuna huzur hakkı ve ikramiye adı altında gereksiz fahiş ücretler ödemekte olduğunu, karşı davacının şirketin içini boşalttığını, müvekkilinin yaptığı harcamaların bunların yanında çok düşük kaldığını;

şirketin mali müşaviri olan ...'ın iş akdinin haksız bir şekilde karşı davacı tarafından feshedildiğini, kendi menfaatlerini koruyan bir mali müşavirin istihdam edildiğini, ...'ye yapılan 24.000-TL ödemenin onun işçi hakediş-tazminat ödemesi olduğunu; yukarıda belirtildiği şekilde karşı davacının iddialarının asılsız olduğunu, şirketi zarar eder ve işleri de içinden çıkılamaz hale getirdiğini ve şirketin bu şekilde yönetilmeye devam etmesi halinde iflasının kaçınılmaz hale geleceğini ve şirket ortakları arasındaki hukuki ihtilaflar çözülünceye kadar şirkete kayyum atanmasını talep ettiklerini belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, asıl dava yönünden davacının iddia ettiği hususlarn ispatına yönelik olarak delil sunulmadığı, davalı-karşı davacının dava dışı ... Ltd. Şti. ile bir bağı olduğu ve yine tarafların ortak olduğu şirketin ürünleri ile ilgili ...'a satış yaptıkları yönündeki iddiasını ispat eder bir delil sunamadığı, oysa asıl dava davacısının tarafların ortak olduğu şirketi ile aynı faaliyet alanında olan dava dışı ... firmasını münferiden yetkili yönetim kurulu başkanı olarak ve tarafların ortak olduğu şirketin faaliyet adresinde kurduğu, bu şirketin faaliyetleri kapsamında tarafların ortak olduğu ... Ltd. Şti.'nin 383.779,28-TL kârdan mahrum kaldığı, asıl dava davacısının kurduğu ... firmasına tarafların ortak olduğu şirketten ürün satışı yaptığı, tarafların ortak olduğu şirkete karşı kamu ihalesine girmek suretiyle rekabette bulunmama yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, bununla birlikte asıl dava davacısının yeni kurduğu şirket e-posta adresinden başka firmalara gönderilen e-postalar ile tarafların ortak olduğu şirketin faaliyetin sonlandırıldığı anlamına gelebilecek ifadeleri kullandığı, asıl dava davacısının bu eylemleri ile tarafların ortak olduğu şirketi zarara uğrattığı, bu itibarla davacı-karşı davalının TTK'nın 614.

ve 626. maddelerinde yazılı rekabet etmeme ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, bu eylemlerin TTK m.630/2 uyarınca davacı karşı davalının ortak olduğu şirketteki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması ve sınırlandırılması için TTK m.630/3 gereği haklı neden oluşturduğu ve asıl davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, karşı dava davalısı ...'ın (...) sicil numarasında kayıtlı ... Ltd. Şti.'yi münferit temsil ve imza yetkisinin TTK m.630/2 uyarınca haklı sebeple kaldırılmasına, tarafların ortak oldukları dava konusu şirkete denetim kayyımı atanması da gözetilerek kayyımın görev ve yetkilerinin hüküm kesinleşinceye kadar devamına, davacının tedbir talebinin kabulüne, karar kesinleşinceye kadar karşı dava davalısı ...’ın söz konusu şirketteki müdürlük ve temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı-karşı davalı vekili; bilirkişiler tarafından yerinde yapılan inceleme zamanı bildirilmediğinden incelemenin sadece davalının katılımıyla yapıldığını, bilirkişilerin davalının geriye yönelik sahte fatura düzenlemesi hususunda yeterli inceleme yapmadıklarını ve davalının iddiaları üzerinden rapor oluşturduklarını; bilirkişi raporunda, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı olacak şekilde ihaleye girdiğinden bahsedilmişse de, ihale kararına bakıldığında ...'nin ve ... Ltd. Şti.'nin geçersiz teklif verdiğinin görüleceğini; geçersiz tekliflerin verilme amacının diğer isteklilerin teklifini görmek olduğunu, ihale bedelinin ... Ltd. Şti.'nin karşılayamayacağı boyutta olduğunu,davalının sırf bu durumu mahkemede ileri sürmek için teklif verdiğini, müvekkilinin ihale tarihinde ...'nin ortağı olmadığını, bilirkişinin bu hususa hiç değinmediğini;

davalının, müvekkiline geçmişe dönük kesilerek borçlandırıldığı sahte faturaların 2016 yılına ait olduğunu,faturaların matbaadan davalıya 21/01/2017'de teslim edildiğini, İst.Anadolu 7. ATM'nin 2018/1016 E. sayılı menfi tespit davasında alınan bilirkişi raporunda müvekkiline kesilen faturalardaki ürünlerin aslında şirket stoklarına dahi girmediğinin belirlendiğini, davalının bu eyleminin suç teşkil ettiğini, söz konusu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini; müvekkilini işçisi ...'nin bir takım beyanları bilirkişi raporunda dayanak gösterilmişse de müvekkilinin adı geçenin eylemlerini öğrendiğinde iş ilişkisini feshettiğini, davalının çalışanlar ... ve ...'a mobing uygulandığını; ...

Ltd. Şti. ile ... arasındaki faturalardan ... Ltd. Şti.'nin zarar etmediğini tam tersine piyasa üzerinde kâr ettiğini, bütün fiyatları bilmesine rağmen davalının işbu davaya kadar hiç bir itiraz sunmadığını, davalının her işlemde onayının bulunduğunu, zira ortaklar kurulu kararını onun da imzaladığını; bilirkişi raporunda, kayyum raporlarında görülen davalının yüklü miktarda çektiği paradan bahsedilmediğini, bu hususta bir ortaklar kurulu kararı olmadığını; tanık ...'un ifadesinde de belirttiği gibi davalının ... Ltd. Şti.'ye rekabet ederek tanığın firması üzerinden ihaleye girdiğinin sabit olduğunu ve kayyum raporlarında net olarak görülen müvekkilinin onayı olmayan davalı tarafından başka faturaların da kesilmiş olmasına rağmen bilirkişinin bu konulara hiç değinmediğini belirterek,kararın kaldırılarak müvekkili hakkındaki karşı davanın reddine ,asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve karşı dava, TTK'nın 630. Maddesine dayalı açılan münferit yetkili şirket müdürlerinin yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkindir. Davacı ve karşı davacı ... Ltd. Şti.'nin %50 hissesine sahip ortakları ve münferit yetkili şirket müdürleridir. TTK'nın 630. maddesi uyarınca her bir ortağın, haklı sebeplerin varlığı hainde yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülükleri ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için bulunması gereken yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olacağı düzenlenmiştir.

Asıl davada davacı taraf, davalının ... Ltd. Şti.'ye ait olan bir takım ürünlerin dava dışı ... Ltd. Şti. adına ... A.Ş.'ye sattığını, bu şatışa ilişkin teklif mektubunun adı geçen şirket üzerinden ... Ltd. Şti. uzantılı e-posta adresinden gönderildiğini, davalının müdürlük yetkilerini kötüye kullanarak belirtilen işten elde ettiği kazancı uhdesine geçirerek hem müvekkilini hem de müşterek şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin bu işten haberi olmadığını ve güven ilişkisini zedelediğini ileri sürmüştür.İhale makamı ...A.Ş.'den gelen cevabi yazıda iddiaya konu ihalenin başka şirket tarafından alındığının belirtilmesi karşısında ... Ltd. Şti. üzerinden ... A.Ş.'ye satış yapıldığı ve satıştan edinilen kazanımın da asıl davada davalının uhdesinde kaldığı hususu kanıtlanamamıştır.Asıl davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Asıl dava 03/08/2016,karşı dava 18/08/2016 tarihinde açılmıştır. Tarafların eşit payla ortak oldukları ... Ltd. Şti.'nin ana sözleşmesi 23/06/2006'da tescil edilmiş, davalı-karşı davacı 03/04/2010 tarihi itibariyle hisse devri ile ortak olmuştur. Davacı-karşı davalı ... ana sözleşmenin 9. maddesinde ilk 10 yıl için şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmış,20/06/2016 tarihli kararla, 10 yıl daha yeniden münferit imzaya yetkili müdür seçilmiştir.Davalı-karşı davacı ... de 03/03/2014 tarihli kararla şirket müdürü ve münferit imzayla şirketi temsil ve ilzama yetkili seçilmiştir.Şirketin faaliyet kolunu gösteren Nace kodu ise "46.52.02 (Rev.2) - Elektronik cihaz ve parçalarının toptan ticaretidir.

Ana sözleşmenin 3. Maddesinde şirketin amacı ve konusu düzenlenmiş, 18 bent halinde de bulunabileceği faaliyetler yazılmıştır. Ticaret sicil kaydına göre şirketin adresi, "... Mah. ... Sok. No: ... Kadıköy/ İstanbul"dur. Davacı-karşı dava davalısı, asıl ve karşı dava tarihinden önce 10/05/2016'da tek ortağı ve münferit yetkili olduğu ... A.Ş.'yi kurmuştur. Şirketin Nace kodu ise "46.52.02 (Rev.2) - Elektronik cihaz ve parçalarının toptan ticaretidir.Ana sözleşmenin 3. maddesinde amacı ve konusu 18 bent halinde düzenlenmiş, 10 bent halinde de bulunabileceği faaliyetler yazılmıştır.Şirketin faaliyetlere bakıldığında, ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş.'nin çok benzer olduğu, hatta bazı kısımlarının aynı olduğu anlaşılmıştır.

Şirket adresi, ... Ltd. Şti.'nin adresi olan "... Mah. ... Sok. No:... Kadıköy/ İst" adresidir. Adres 19/10/2016 tarihinde Ataşehir/İstanbul olarak değiştirilmiştir. Yani ... A.Ş. Kuruluş tarihi olan 10/05/2016-19/10/2016 tarihleri arasında, tarafların müştereken ortak olduğu şirketin adresinde faaliyet göstermiştir. Bilirkişi raporunda; tarafların münferit yetkilisi oldukları şirketten aylık 10.000-TL ücret aldıkları,ancak davacı-karşı dava davalısına söz konusu ücret dışında Mayıs 2015-Şubat 2016 tarihleri arasında maaş ödemesi dekont açıklaması ile 5 kalem halinde toplam 528.000-TL ödeme yapıldığı; ancak davalı-karşı davacıya bu şekilde bir ödemenin yapılmadığı belirlenmiştir.Ayrıca davaya konu ...

Ltd. Şti.'nin müşterisi olan ... firmasına 15/04/2016'da kesilen 337.107,18-TL'lik faturanın, 09/06/2016'da şirkete iade edildiği, faturadaki ürünlerin 10/06/0216'da ... Ltd. Şti. faturasıyla ... A.Ş.'ye 149.326,05-TL olarak stok maliyet fiyatları ile fatura edildiği ve yine aynı tarihte ... A.Ş. tarafından ...'a 337.107,18-TL bedelle yeniden fatura edildiği,farkın 187.780,93-TL olduğu; 10/06/2016'da ... Ltd. Şti.'den ... A.Ş.'ye bir kısım ürünler için 121.061,19-TL'lik fatura kesildiği, söz konusu ürünlerin bir kısmının 12/08/2016'da anılan şirket tarafından ... firmasına 225.856,43-TL; diğer kısmının da 05/08/2016'da 52.184,70-TL olarak fatura edildiği, farkın 156.979,94-TL olduğu; 23/06/2016'da ...

Ltd. Şti.'den ...A.Ş.'ye 22.205,71-TL'lik fatura kesildiği,ürünlerin 01/07/2016'da anılan şirket tarafından ... firmasına 38.524,73-TL olarak fatura edildiği,farkın 16.319,02-TL olduğu; 23/06/2016'da ... Ltd. Şti.'den ... A.Ş.'ye 25.297,11-TL'lik fatura kesildiği,ürünlerin 24/06/2016'da ... firmasına 47.996,50-TL olarak fatura edildiği, farkın 22.699,39-TL olduğu ve 2016 yılında ... Ltd. Şti.'nin 383.591,99-TL zarar ettiği, buna karşın ... A.Ş.'nin 795.215,49-TL kâr ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca davacı-karşı davalı ...'ın, İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/549 E. ve 2019/836 K. sayılı dosyasında ... A.Ş. için ... Ltd. Şti.'nin de kiracı olarak bulunduğu dava dışı mal sahibinin imzasını taklit ederek sahte kira sözleşmesi düzenlediği gerekçesiyle yargılandığı ve ve 26/12/2019'da özel evrakta sahtecilik suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği;

bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul BAM 18. CD'nin 2020/3285 E. ve 2020/3128 K. sayılı ve 23/06/2020 tarihli ilamıyla başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Yapılan bu tespitler karşısında, davacı-karşı dava davalısının %50 hisseyle ortağı ve münferiden şirketi temsile yetkilisi olduğu şirketin aynı amaç ve konusuyla aynı amaç ve konusu olan başka bir şirketi kurup, şirket çalışanlarıyla birlikte tarafların ortak olduğu şirketle aynı adreste faaliyet gösterdiği; şirket adresinin mal sahibi ile ... adına sahte kira sözleşmesi düzenlemek suçundan mahkum olduğu; davaya konu şirketten stok maliyetine satın aldığı ürünleri dava dışı şirketlere sattığı yani davaya konu şirketin yapabileceği satış işlemlerini kendisinin kurduğu ...

aracığıyla yaparak ,bir başka deyişle müşterek şirketten münferit temsil yetkisine dayanarak düşük fiyatla kendisine ait şirkete satış yapıp yüksek miktarlarda fiyatla piyasaya arz ettiği belirlenmiştir. Anılan tesbitler davacı- karşı davalının ;Müdürler hakkındaki "Özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı" başlıklı TTK'da 626'da ifadesini bulan müdürlerin ve yönetimle görevli kişilerin, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlü olduğu; şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağı"na ilişkin hükümleri ihlal edilmiştir.Davacı-karşı davalının bağlılık yükümü ile kanunlardan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerin, ağır şekilde ihlal ettiği dikkate alındığında, mahkemece karşı davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacı-karşı davalı vekili , ... Ltd. Şti.'nin ... A.Ş.'ye yaptığı satışlardan şirketin zarar etmediği ileri sürülmüş ise de, şirketin davalının şirketi yerine satabileceği ürünlerin düşük fiyatla alınıp yüksek fiyatla satılması eyleminin tarafların ortağı olduğu şirketi zarara uğrattığı sabittir.Davalı-karşı davacının ... Ltd. Şti.'yle ihaleye teklif verdiği sabit olmadığı gibi, ihalenin ... üzerinde kalmadığı gözetildiğinde müşterek şirketin zarara uğradığı kabul edilemeyeceğinden davacı -karşı davalı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davacı-karşı davalı vekili inceleme zamanının taraflarına bildirilmediği ileri sürülmüş ise de ; bilirkişi incelemesi yapılacak tarih, yer ve zamanın her iki taraf vekilinin de hazır bulunduğu 07/11/2018 tarihli duruşmada taraf vekillerine bildirilmiştir.Bekletici mesele yapılması istenilen İstanbul Anadolu 7.

ATM'nin 2018/1016 E. ve 2021/894 Karar sayılı dosyasında, davacının ..., davalının ... Ltd. Şti. olduğu, davanın 04/09/2018'de açıldığı ve 02/12/2021'de karar verildiği, talebin işbu istinaf incelemesine konu bilirkişi raporunda davacının davalıya 361.275,07-TL borçlu olduğu tespit edildiğinden, davacının bu şekilde bir borcunun olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 93.879,97-TL borçlu olmadığının ve 267.395,60-TL borçlu olduğunun tespitine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu ve halen istinaf incelemesi yapılmadığı görülmüş olup,eldeki asıl ve karşı davadan sonra açılan menfi tesbit davasının sonucunun işbu davanın sonucuna etkili olmadığı anlaşıldığından, bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, asıl davada toplanan tüm delillere göre davalı -karşı davacının yönetim yetkisinin kaldırılması isteği bakımından delil bulunmadığı,karşı davada ise karşı davalının özen yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiği sabit olduğundan karşı davalının temsil ve yönetim yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı-karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı - karşı davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 108,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 161,05-TL harcın asıl davada davacı-karşı davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı - karşı davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.12/10/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.