Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15213 E. 2015/633 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçersizlik↗ ıslah↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davada davacı ile davalılardan .... arasında tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla ....'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği, bu anlamda yapılan sözleşme ve içeriği gözetildiğinde, davacının üretilen tohumlar yönünden ıslahçı hakkına sahip olduğu, tohumların değerinin 1.941.860 TL olduğu, davacının ıslahçı hakkı kapsamında %15 olan 291.279 TL'lik talep hakkının mevcut olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 90.000 TL'nin davalılardan tahsiline, sair taleplerin reddine; karşı davada ise sözleşmenin geçersizliğini doğuracak herhangi bir delil ve belge bulunmadığı, davacının ıslahçı hakkına sahip olduğu ve yapılan ödemelerin de sözleşme kapsamında yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-5042 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre yeni, farklı, yeknesak ve durulmuş olduğu tespit edilen bitki çeşitleri, bu Kanun'da belirtilen diğer şartların yerine getirilmesi kaydıyla, ıslahçı hakkı verilerek korunur. Anılan Kanun'da başvuru ve tescil usulleri ayrıca ıslahçı hakkına yönelik tecavüz halinde görevli mahkeme usulleri ayrı ayrı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı-karşı davalı tarafından bu Kanun hükümlerine dayalı olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığına göre davada 5042 sayılı Kanun'un 15. maddesine ve bu maddenin atıf yaptığı 14. maddesine dayanılması mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde değerlendirilerek çözümü gerekirken, 5042 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi görülmemiş, asıl davada verilen hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar-karşı davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4465 E. 2019/5051 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl davada davacı ile davalılardan .... arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla ....'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği, bu anlamda yapılan sözleşme ve içeriği gözetildiğinde, davacının üretilen tohumlar yönünden ıslahçı hakkına sahip olduğu, tohumların değerinin 1.941.860 TL olduğu, davacının ıslahçı hakkı kapsamında %15 olan 291.279 TL'lik talep hakkının mevcut olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 90.000 TL'nin davalılardan tahsiline, sair taleplerin reddine; karşı davada ise sözleşmenin «geçersizliğini» doğuracak herhangi bir delil ve belge bulunmadığı, davacının ıslahçı hakkına sahip olduğu ve yapılan ödemelerin de sözleşme kapsamında yapıldığı gerekçesi ile dava …
Benzer bu karardaŞti. arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL. nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının «sözleşmenin feshi» sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · mahsup · kâr payı
Benzer bu karardaŞti. arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL. nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının «sözleşmenin feshi» sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
… ek miktarın saptanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik söz konusu değilse de, sözleşmede davacıya aylık olarak yapılan ödemelerin toplam ödenmesi gereken tutardan «mahsup» edileceği açıkça belirtilmiş olmasına ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda da bu yönde hesaplama yapılmasına karşın, gerekçesi de belirtilmeksizin, bu ö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6548 E. 2023/5899 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl davada davacı ile davalılardan .... arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla ....'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği, bu anlamda yapılan sözleşme ve içeriği gözetildiğinde, davacının üretilen tohumlar yönünden ıslahçı hakkına sahip olduğu, tohumların değerinin 1.941.860 TL olduğu, davacının ıslahçı hakkı kapsamında %15 olan 291.279 TL'lik talep hakkının mevcut olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 90.000 TL'nin davalılardan tahsiline, sair taleplerin reddine; karşı davada ise sözleşmenin «geçersizliğini» doğuracak herhangi bir delil ve belge bulunmadığı, davacının ıslahçı hakkına sahip olduğu ve yapılan ödemelerin de sözleşme kapsamında yapıldığı gerekçesi ile dava …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi
Benzer bu karardadava bakımından ise «sözleşmenin feshi» ve sözleşme gereğince yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4156 E. 2021/3400 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900.-TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davanın reddine dair verilen kararın davalılar- karşı davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12325 E. 2018/3785 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · kâr mahrumiyeti · maddi hata · üçüncü kişi · maddi tazminat · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu kararda… oratuvar Müdürlüğü 20/03/2012 tarihli yazısı ile davalının satış yaptığının öğrenildiği, davalı tarafın ürünü piyasaya sürerek davacı idarenin elde edeceği gelirden «mahrum» kalmasına yol açtığı, davacının lisans sahibi olarak üçüncü kişilere vereceği izin bedelinin 106.348,70 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 106.348,70 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, tohum üretimine ilişkin ıslahçı hakkına dayalı lisans «sözleşmesinin ihlali» nedeniyle «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Davacı vekili, dava dilekçesinde «avans faizi» talep etmiş olmasına rağmen mahkemece «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle davacı yararına bozulmasını gerekmiştir.
… nde beş yıllık sözleşme süresinin 2 yıl daha uzatıldığı, sözleşmenin 5.1/c.ı hükmü gereğince Enstitünün sözleşme döneminde bir başkasına lisans vermeyi yasakladığı, «üçüncü kişiler» yönünden sözleşmenin 6/r hükmü gereğince inhisarı lisans hakkının içeriğine uygun olarak davacı idarenin yetkilendirildiği, üretim hakkı lisans bedeli olarak davac …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15213 E. , 2015/633 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2010/511-2014/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin ...........'nde öğretim üyesi olup, tohumculuk üzerine araştırmalar yaparken davalılar ile tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yaptıklarını, sıfatının ıslahçı olduğunu, davalılar sözleşmeye aykırı hareketlerde bulunduklarını ileri sürerek, yapılan sözleşme gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL birikmiş ıslahçı payı alacağı ile bütün hatların ortak kullanıma açılması ve ayrıca ıslahçıya program dahilinde geliştirilmiş çeşitlerin satışından 5 yıl boyunca ıslahçı müvekkiline pay ödenmesini, ayrıca tohumlar üzerinde alacağı oranında mülkiyet hakkı tanınmasını talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile birikmiş ıslahçı payı alacağını 90.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili, asıl davada davalının sözleşmeye sadık kalmadığını savunarak davanın reddini, karşı davada ise davalının haksız rekabet yasağına aykırı olarak dava dışı başka bir şirketle çalışmaya başladığını ileri sürerek, sözleşmenin 6.4 maddesi gereğince yapılan ödemelerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davada davacı ile davalılardan .... arasında tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla ....'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği, bu anlamda yapılan sözleşme ve içeriği gözetildiğinde, davacının üretilen tohumlar yönünden ıslahçı hakkına sahip olduğu, tohumların değerinin 1.941.860 TL olduğu, davacının ıslahçı hakkı kapsamında %15 olan 291.279 TL'lik talep hakkının mevcut olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 90.000 TL'nin davalılardan tahsiline, sair taleplerin reddine; karşı davada ise sözleşmenin geçersizliğini doğuracak herhangi bir delil ve belge bulunmadığı, davacının ıslahçı hakkına sahip olduğu ve yapılan ödemelerin de sözleşme kapsamında yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-5042 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre yeni, farklı, yeknesak ve durulmuş olduğu tespit edilen bitki çeşitleri, bu Kanun'da belirtilen diğer şartların yerine getirilmesi kaydıyla, ıslahçı hakkı verilerek korunur. Anılan Kanun'da başvuru ve tescil usulleri ayrıca ıslahçı hakkına yönelik tecavüz halinde görevli mahkeme usulleri ayrı ayrı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı-karşı davalı tarafından bu Kanun hükümlerine dayalı olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığına göre davada 5042 sayılı Kanun'un 15. maddesine ve bu maddenin atıf yaptığı 14. maddesine dayanılması mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde değerlendirilerek çözümü gerekirken, 5042 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi görülmemiş, asıl davada verilen hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar-karşı davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle asıl davada davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar-karşı davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166302900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz