6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetici sorumluluğu davası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6085 E. 2024/7472 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu davası eksik harcın tamamlattırılması yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu dolaylı zarar harcın tamamlanması anonim şirket yönetim kurulu yönetici sorumluluğu sınırlı sorumluluk sorumluluk davası pasif husumet ehliyeti aktif dava ehliyeti husumet ehliyeti şirket zararı pasif husumet anonim şirket taraf ehliyeti hukuki yarar iflas ıslah yönetim kurulu kararı çek kusur husumet

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 555TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/629 E., 2021/1217 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şahısların davalı Şirketin yöneticileri olduklarını, davalı Şirket tarafından müvekkiline keşide edilen çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin gerekli yasal yollara başvurmasına rağmen çek bedellerini tahsil edemediğini, müvekkilinin açtığı dava sonucunda davalı Şirket'in iflasına karar verildiğini, davalı Şirketin yöneticileri olan diğer davalıların kusuru sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek müvekkili şirketin uğradığı zararlarının tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.07.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava dilekçesinde sehven tazmin talebinde bulunduklarını iş bu davadaki taleplerinin davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun tespiti istemine ilişkin olduğunu belirtmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada harca esa değer gösterilmediğini, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, dava dilekçesinin konusu ve talep sonucunun belirsiz olduğunu, davacı tarafa açıklatılması gerektiğini, anonim şirketlerin borçlarından kendi sermayeleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu çeklerin düzenlendiği tarihte davalı Şirket'in yönetim kurulu üyesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, huzurdaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü ve 555 inci maddelerine dayalı olarak açılmış yöneticilerin sorumluluğu davası olduğu, bu dava ancak şirket yöneticilerine karşı açılabileceğinden davalı Şirket'in pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, diğer davalı yöneticiler yönünden yapılan değerlendirmede; davacı taraf istinaf sürecinde 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesi uyarınca iflas idaresine başvuru koşulunu yerine getirdiği için aktif dava ehliyetinin bulunduğu ancak somut olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen yönetici konumunda olan davalıların dava dışı anonim şirketinin zararına neden olan eylemleri olduğu, başka bir anlatımla, açıklanan zararların, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacının ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında, davacının açtığı davanın 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü ve 555 inci maddeleri kapsamında açılan bir dava olduğu, böyle bir davada hükmedilecek tazminatın ancak davalı şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak açabileceği, ancak davacı tarafın ıslah dilekçesiyle talebini tespit olarak değiştirildiği, bu şekilde tespit talebi açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davalı Şirket hakkındaki davanın pasif husumet, davalı şahıslar hakkındaki davanın ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 106 ıncı ve 114 üncü maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü, 555 inci ve 556 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 553

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5528 E. 2019/6887 K.

    Ortak:

    Farklı:

  • Ttk 553

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1398 E. 2019/3160 K.

    Ortak:

    Farklı:

  • Ttk 555

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5965 E. 2021/3572 K.

    Ortak:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6085 E.  ,  2024/7472 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/2018 Esas, 2023/732 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/629 E., 2021/1217 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şahısların davalı Şirketin yöneticileri olduklarını, davalı Şirket tarafından müvekkiline keşide edilen çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin gerekli yasal yollara başvurmasına rağmen çek bedellerini tahsil edemediğini, müvekkilinin açtığı dava sonucunda davalı Şirket'in iflasına karar verildiğini, davalı Şirketin yöneticileri olan diğer davalıların kusuru sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek müvekkili şirketin uğradığı zararlarının tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.07.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava dilekçesinde sehven tazmin talebinde bulunduklarını iş bu davadaki taleplerinin davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun tespiti istemine ilişkin olduğunu belirtmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada harca esa değer gösterilmediğini, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, dava dilekçesinin konusu ve talep sonucunun belirsiz olduğunu, davacı tarafa açıklatılması gerektiğini, anonim şirketlerin borçlarından kendi sermayeleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu çeklerin düzenlendiği tarihte davalı Şirket'in yönetim kurulu üyesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, huzurdaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü ve 555 inci maddelerine dayalı olarak açılmış yöneticilerin sorumluluğu davası olduğu, bu dava ancak şirket yöneticilerine karşı açılabileceğinden davalı Şirket'in pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, diğer davalı yöneticiler yönünden yapılan değerlendirmede; davacı taraf istinaf sürecinde 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesi uyarınca iflas idaresine başvuru koşulunu yerine getirdiği için aktif dava ehliyetinin bulunduğu ancak somut olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen yönetici konumunda olan davalıların dava dışı anonim şirketinin zararına neden olan eylemleri olduğu, başka bir anlatımla, açıklanan zararların, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacının ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında, davacının açtığı davanın 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü ve 555 inci maddeleri kapsamında açılan bir dava olduğu, böyle bir davada hükmedilecek tazminatın ancak davalı şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak açabileceği, ancak davacı tarafın ıslah dilekçesiyle talebini tespit olarak değiştirildiği, bu şekilde tespit talebi açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davalı Şirket hakkındaki davanın pasif husumet, davalı şahıslar hakkındaki davanın ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 106 ıncı ve 114 üncü maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü, 555 inci ve 556 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1086160200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.