6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5582 E. 2024/6418 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hazirun cetveli ortaklık sözleşmesi bedel iadesi pay sahipliği müteselsil sorumluluk hisse senedi cezai şart reeskont faizi dolandırıcılık muvafakat tüzel kişilik anonim şirket kâr payı ticaret sicili ek tasfiye yönetim kurulu kararı zamanaşımı temsil e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı firmanın yurt dışında şirket adına tahsilat yapan çalışanları ve temsilcileri aracılığı ile şirkete ortak olmak için para yatırdıklarını, davalıların bu parayı toplarken Ortaklık Sözleşmesi adı altında bir belge ile davalıların anlaştıkları bir matbaa tarafından basılmış olan hisse senedi olarak beyan ettikleri belgeyi müvekkillerine verdiklerini, davalıların kâr payları ile birlikte paralarını her zaman çekebileceklerini, tek farkının faiz verilmemesi olduğunu belirterek müvekkillerinin dini duygularını istismar ederek mevduat topladıklarını, şirketler yönetim kurulu başkanı ... tarafından müvekkillerine ve diğer ortaklara hitaben ve altında imza bulunan mektuplar ile yine şirketler yönetim kurulu başkan ve üyeleri tarafından müvekkillerine ve diğer ortaklara gönderilen mektuplarda şirketin yapısı ve nasıl mevduat topladığını açıkça gösterdiğini ileri sürerek, ... ... bakımından 54.276,18 TL, ... bakımından 4.360,59 TL olmak üzere, toplam 58.636,77 TL asıl alacağın dava tarihi itibariyle işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 405 inci maddesi " Pay sahibi, hisse senetlerinin çıkarılması sırasında tayin olunan ve hisse senetlerinin itibari kıymetine müsavi veya ondan yüksek olan pay bedelinden fazla bir şey ödemeye esas mukavele ile dahi mecbur tutulamaz. Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istiyemezler; tasfiye payına mütaallik hakları mahfuzdur. Hisse senetlerinin devri şirketin muvafakatine bağlı olan hallerde esas mukavele hissedarlara esas sermayeye iştirak borcundan başka muayyen zamanlarda tekerrür eden mevzuu para olmıyan edalarda bulunmak mükellefiyetini de yükleyebilir. Bu mükellefiyetlerin mahiyet ve şumulü hisse senetlerine ve ilmuhaberlere yazılır. Bu gibi tali mükellefiyetler hakkında esas mukavele ile cezai şart kabul edilebilir." hükmü ile, pay sahiplerinin hisse senetlerinin itibari değerinden fazla bir bedeli ödemeye zorlanamayacağı ve şirket sermayesi olarak pay sahiplerinin verdiği değerlerin geri verilemeyeceğinin düzenlendiği, bozma ilamında da pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemecekleri hususu düzenlenmiş olup, kişilerin anonim şirket paydaşı olduğunun kabulü halinde, paydaş olma amacıyla ödenen sermaye bedelinin iadesi mümkün olmadığının belirtildiği, araştırılması gereken hususun hisse senedinin itibari değerinin ne kadar olduğu ve davacıların bunun ne kadar fazlasını ödediği olduğu, Mahkemelerince alınan bilirkişi raporunda; davacılardan ...'ün hisse değerleri genel kurul hazirun cetvellerinde görüldüğü üzere, 3.300 adet ve hisse değerleri TL cinsinden 330 TL ye tekabül ettiği, davacılardan ... ...'ın hisse değerleri genel kurul hazirun cetvellerinde görüldüğü üzere, 39.000 adet ve hisse değerleri TL cinsinden 3.900 TL'ye tekabül ettiği, ... ...'ın 2003 yılında yapılan genel kurul hazirun cetvelinde hisse değeri 26.000 adet gösterildiği, ancak genel kurul hazirun cetvellerindeki ortakların isimleri, hisse adetleri ve tutarları ile şirket defterlerine yansıyan ortak isimleri, hisse adetleri ve tutarları konusunda farklılıklar mevcut olup, şirket defterlerinde ne ..., ne de ... ... ortak olarak göründüğü, Ticaret Sicil Gazetesi'ne yansıyan bilgilere göre ise ...'ün 3.300 adet ve 330TL değerinde hissesi olduğu, ... ...'ın ise 39.000 adet ve 3.900 TL hisseye sahip olduğu tespit edildiği, davacı ... ... tarafından dava tarihi itibarı ile davalılara 54.276,18 TL ödenmiş olup, bunun 3.900 TL'si ticaret sicil kayıtlarına da yansıdığı üzere şirkete ortaklık karşılığı sayıldığı, bu sebeple, geri kalan (54.276,18-3.900)50.376,18 TL davalılara ödenmiş bir para olup, davalılardan alacak olarak istenebileceği, davacı ... tarafından dava tarihi itibarı ile davalılara 4.360,59 TL ödenmiş olup, bunun 330 TL'si ticaret sicil kayıtlarına da yansıdığı üzere şirkete ortaklık karşılığı sayılmış olup, geri kalan (4.360,59-330)4.030,59 TL davalılara ödenmiş bir para olup, davalılardan alacak olarak istenebileceğinin mütalaa edildiği, bu itibarla şirket payının itibari değerini aşan kısım yönünden davacıların alacak taleplerinin kabulüne karar vermek gerektiği, itibari değeri aşan miktardan sorumluluk ise şirket tüzel kişiliğine ait olup, şirket tüzel kişiliğinde yönetici olan gerçek kişilerin şahsen sorumluluğu bulunmadığı, bu hususta 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda şahsen sorumluluk hali öngörülmemiş olmasına göre davalı gerçek kişiler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacıların davalı ... Plastik A.Ş. şirkete ortak olmak amacıyla verdiği paranın hisse değerinden fazla olan kısmının iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6762 sayılı Kanun'un 405 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, davacıların davalı Has-El Plastik A.Ş. şirkete ortak olmak amacıyla verdiği paranın hisse değerinden fazla olan kısmının iadesi istemine ilişkindir. Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.05.2009 tarih, 2008/104 E. ve 2009/157 K. sayılı kararıyla işbu davanın davalıları gerçek kişiler hakkında dolandırıcılık eylemenin gerçekleştirilmesi nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 26.04.2012 tarih, 2012/4307 E. ve 2012/35779 K. sayılı kararıyla dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmiş ise de ceza davasındaki statüleri ve şirket yöneticileri olduğu konusunda ihtilaf bulunmaması karşısında nihayetinde haksız ... niteliğinde olan davalı gerçek kişilerin eylemlerinin müteselsil sorumluluklarını gerektireceği düşünülmeksizin Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Hazirun cetveli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12100 E. 2015/8332 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirket Ortaklığından Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10501 E. 2015/10577 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3507 E. 2010/3961 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3306 E. 2015/12608 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5582 E.  ,  2024/6418 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

SAYISI 2020/138 Esas, 2023/154 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı firmanın yurt dışında şirket adına tahsilat yapan çalışanları ve temsilcileri aracılığı ile şirkete ortak olmak için para yatırdıklarını, davalıların bu parayı toplarken Ortaklık Sözleşmesi adı altında bir belge ile davalıların anlaştıkları bir matbaa tarafından basılmış olan hisse senedi olarak beyan ettikleri belgeyi müvekkillerine verdiklerini, davalıların kâr payları ile birlikte paralarını her zaman çekebileceklerini, tek farkının faiz verilmemesi olduğunu belirterek müvekkillerinin dini duygularını istismar ederek mevduat topladıklarını, şirketler yönetim kurulu başkanı ... tarafından müvekkillerine ve diğer ortaklara hitaben ve altında imza bulunan mektuplar ile yine şirketler yönetim kurulu başkan ve üyeleri tarafından müvekkillerine ve diğer ortaklara gönderilen mektuplarda şirketin yapısı ve nasıl mevduat topladığını açıkça gösterdiğini ileri sürerek, ...

... bakımından 54.276,18 TL, ... bakımından 4.360,59 TL olmak üzere, toplam 58.636,77 TL asıl alacağın dava tarihi itibariyle işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 405 inci maddesi " Pay sahibi, hisse senetlerinin çıkarılması sırasında tayin olunan ve hisse senetlerinin itibari kıymetine müsavi veya ondan yüksek olan pay bedelinden fazla bir şey ödemeye esas mukavele ile dahi mecbur tutulamaz. Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istiyemezler; tasfiye payına mütaallik hakları mahfuzdur. Hisse senetlerinin devri şirketin muvafakatine bağlı olan hallerde esas mukavele hissedarlara esas sermayeye iştirak borcundan başka muayyen zamanlarda tekerrür eden mevzuu para olmıyan edalarda bulunmak mükellefiyetini de yükleyebilir. Bu mükellefiyetlerin mahiyet ve şumulü hisse senetlerine ve ilmuhaberlere yazılır.

Bu gibi tali mükellefiyetler hakkında esas mukavele ile cezai şart kabul edilebilir." hükmü ile, pay sahiplerinin hisse senetlerinin itibari değerinden fazla bir bedeli ödemeye zorlanamayacağı ve şirket sermayesi olarak pay sahiplerinin verdiği değerlerin geri verilemeyeceğinin düzenlendiği, bozma ilamında da pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemecekleri hususu düzenlenmiş olup, kişilerin anonim şirket paydaşı olduğunun kabulü halinde, paydaş olma amacıyla ödenen sermaye bedelinin iadesi mümkün olmadığının belirtildiği, araştırılması gereken hususun hisse senedinin itibari değerinin ne kadar olduğu ve davacıların bunun ne kadar fazlasını ödediği olduğu, Mahkemelerince alınan bilirkişi raporunda;

davacılardan ...'ün hisse değerleri genel kurul hazirun cetvellerinde görüldüğü üzere, 3.300 adet ve hisse değerleri TL cinsinden 330 TL ye tekabül ettiği, davacılardan ... ...'ın hisse değerleri genel kurul hazirun cetvellerinde görüldüğü üzere, 39.000 adet ve hisse değerleri TL cinsinden 3.900 TL'ye tekabül ettiği, ... ...'ın 2003 yılında yapılan genel kurul hazirun cetvelinde hisse değeri 26.000 adet gösterildiği, ancak genel kurul hazirun cetvellerindeki ortakların isimleri, hisse adetleri ve tutarları ile şirket defterlerine yansıyan ortak isimleri, hisse adetleri ve tutarları konusunda farklılıklar mevcut olup, şirket defterlerinde ne ..., ne de ... ... ortak olarak göründüğü, Ticaret Sicil Gazetesi'ne yansıyan bilgilere göre ise ...'ün 3.300 adet ve 330TL değerinde hissesi olduğu, ...

...'ın ise 39.000 adet ve 3.900 TL hisseye sahip olduğu tespit edildiği, davacı ... ... tarafından dava tarihi itibarı ile davalılara 54.276,18 TL ödenmiş olup, bunun 3.900 TL'si ticaret sicil kayıtlarına da yansıdığı üzere şirkete ortaklık karşılığı sayıldığı, bu sebeple, geri kalan (54.276,18-3.900)50.376,18 TL davalılara ödenmiş bir para olup, davalılardan alacak olarak istenebileceği, davacı ... tarafından dava tarihi itibarı ile davalılara 4.360,59 TL ödenmiş olup, bunun 330 TL'si ticaret sicil kayıtlarına da yansıdığı üzere şirkete ortaklık karşılığı sayılmış olup, geri kalan (4.360,59-330)4.030,59 TL davalılara ödenmiş bir para olup, davalılardan alacak olarak istenebileceğinin mütalaa edildiği, bu itibarla şirket payının itibari değerini aşan kısım yönünden davacıların alacak taleplerinin kabulüne karar vermek gerektiği, itibari değeri aşan miktardan sorumluluk ise şirket tüzel kişiliğine ait olup, şirket tüzel kişiliğinde yönetici olan gerçek kişilerin şahsen sorumluluğu bulunmadığı, bu hususta 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda şahsen sorumluluk hali öngörülmemiş olmasına göre davalı gerçek kişiler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacıların davalı ... Plastik A.Ş. şirkete ortak olmak amacıyla verdiği paranın hisse değerinden fazla olan kısmının iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6762 sayılı Kanun'un 405 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, davacıların davalı Has-El Plastik A.Ş. şirkete ortak olmak amacıyla verdiği paranın hisse değerinden fazla olan kısmının iadesi istemine ilişkindir. Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.05.2009 tarih, 2008/104 E. ve 2009/157 K. sayılı kararıyla işbu davanın davalıları gerçek kişiler hakkında dolandırıcılık eylemenin gerçekleştirilmesi nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 26.04.2012 tarih, 2012/4307 E. ve 2012/35779 K. sayılı kararıyla dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmiş ise de ceza davasındaki statüleri ve şirket yöneticileri olduğu konusunda ihtilaf bulunmaması karşısında nihayetinde haksız ... niteliğinde olan davalı gerçek kişilerin eylemlerinin müteselsil sorumluluklarını gerektireceği düşünülmeksizin Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

V.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1083991400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.