Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3740 E. 2024/6172 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru ataması↗ münfesihlik↗ re'sen terkin↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ anonim şirket↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2017/17 E., 2017/402 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... annesi ...'den dolayı ölüm aylığı almak üzere yaptığı başvurularda, ilgili kurumlar tarafından müteveffanın hizmet süresinin eksik olduğunun bildirilmesi üzerine açtığı hizmet tespiti davalarında Ceyhan Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevaplarından Kanaş Kandıra Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin sermayesini kanunda öngörülen miktara çıkartmadığı için münfesih duruma düştüğü ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği 27.06.2014 tarihinde kaydının re'sen silindiği, yine Akcan Yiyecekleri Maddeleri Ticaret Ltd. Şti.'nin de aynı gerekçe ile 04.11.2013 tarihinde kaydının ticaret sicilinden re'sen silindiğinin bildirildiği belirtildiğinden, ...'nün 3823 sicilinde kayıtlı Kanaş Kandıra Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile 2732 siciline kayıtlı Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen şirketlerin, sermayelerini ilgili mevzuaata öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden münfesih durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan ihtar ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketlerden Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin ticaret sicil kaydının 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sicil kaydının ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.06.1995 tarihli ve 22326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesinin Geçici 2 nci maddesinde, esas sermayeleri 5 milyar TL'den (yeni TL 5 bin) az olan anonim şirketler ile 500 Milyon (yeni TL 5 yüz) TL'den az olan limited şirketlerin sermayelerini bu miktarlara çıkarmaları için iki yılık süre tanındığı, bu sürenin 07.06.1998 tarihli 23365 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4366 sayılı Kanunla 31.12.1998 tarihine kadar uzatıldığı, Ticaret Sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı KHK'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereği sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden münfesih durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan ihtar ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin ticaret sicil kaydının 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini ve kayıtları re'sen silinen şirketlere tasfiye memuru atanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğunun 2732 sicil numarasında kayıtlı Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketi ile Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğunun 3823 sicil numarasında kayıtlı Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin Adana 2. İş Mahkemesi'nin 2016/319 E. sayılı dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması açısından ihyası ile ticaret siciline yeniden kayıt ve tesciline, şirketlerin Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğu'na re'sen terkin işlemleri yapıldığından tasfiye memuru tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
01.11.2023 tarihli Ek Karar ile; Mahkemece yukarıda yazılı kararın kesinleştiği ancak kararda herhangi bir tasfiye memuru ataması yapılmadığı, halen tasfiye memurunun bulunmadığı, davacının, talebe konu ettiği iş mahkemesindeki davanın terkin tarihinden sonra açıldığı, tasfiye memuru talep etmesinde hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle Ceyhan Ticaret Sicilinin 3823 sicil numarasında kayıtlı iken, ticaret sicilinden silinen Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki ihya kararının infazı ile Adana 2.İş Mahkemesinin 2023/176 Esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemlerine tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere anılan şirkete; ... ..., ... ve ...'nun tasfiye memuru olarak atanmalarına, Ceyhan Ticaret Sicilinin 2732 sicil numarasında kayıtlı iken, ticaret sicilinden silinen Akyan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketi hakkındaki ihya kararının infazı ile Adana 2.İş Mahkemesinin 2023/176 E. sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemlerine tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere anılan şirkete; ...'ın atanmasına, işbu ek kararın asıl kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun 75 yaşında olduğunu, Kocaeli ilinde ikamet ettiğini, yaşı ve ikameti dikkate alındığında tasfiye edilen şirketin tasfiye sürecinde etkin bir rol oynayarak hukuki süreçleri tamamlama, şirketin haklarını ve alacaklarını hesaplama, borçlarına ilişkin hesaplama yapma noktasında elverişli bir konuma ve duruma sahip olmadığının mahkemece de bilindiğini, hiçbir araştırma yapılmaksızın salt müvekkilinin bahse konu şirketin son yetkililerinden biri olması hasebiyle tasfiye memuru olarak atanmasının doğru olmadığını, müvekkilinin yaşına bağlı olarak bir çok kronik rahatsızlık ile mücadele ettiğini, müvekkilinin sağlığı açısından tasfiye sürecinin sıhhatli bir şekilde yürütülebilmesi teminen başka bir tasfiye memuru görevlendirilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf eden tasfiye memurunun ilk defa istinaf dilekçesinde ileri sürülen sağlık durumu hakkında somut bir delil sunulmadığı, tasfiye memurunun görevinin niteliği itibariyle ikametgahı, yaşı ve sağlık durumunun anılan görevini yerine getirmesine engel oluşturması durumunda bu hususun talep üzerine ilk derece mahkemesince her aşamada değerlendirilmesinin mümkün olduğu, İlk Derece Mahkemesinin istinaf eden ... 'nun tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin ek kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, temyize konu uyuşmazlık tasfiye memuru atanılmsına dair kararın bozulması talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memuru ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9608 E. 2015/9685 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ihtar · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… e 22326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesinin Geçici 2 nci maddesinde, esas sermayeleri 5 milyar TL'den (yeni TL 5 bin) az olan «anonim şirketler» ile 500 Milyon (yeni TL 5 yüz) TL'den az olan «limited şirketlerin» sermayelerini bu miktarlara çıkarmaları için iki yılık süre tanındığı, bu sürenin 07.06.1998 tarihli 23365 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4366 sayılı Kanunla 31.12.1998 tarihine kadar uzatıldığı, Ticaret Sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı KHK'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereği sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden «münfesih» durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan «ihtar» ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin «ticaret sicil» «kaydının» 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini ve kayıtları re'sen silinen şirketlere «tasfiye memuru atanmadığının» anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğunun 2732 sicil numarasında kayıtlı Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketi ile Cey …
İş Mahkemesi'nin 2016/319 E. sayılı dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması açısından «ihyası» ile «ticaret siciline» yeniden kayıt ve tesciline, şirketlerin Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğu'na re'«sen terkin» işlemleri yapıldığından «tasfiye memuru» tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» talep edilen şirketlerin, sermayelerini ilgili mevzuaata öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden «münfesih» durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan «ihtar» ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketlerden Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin «ticaret sicil» «kaydının» 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sicil kaydının ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini …
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
Maddesine dayalı «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Yasa'nın 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · sicilden terkin · husumet
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin-«tasfiye» memurunun da ihya davasında hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle eksik «husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3122 E. 2016/3558 K.
Ortak:münfesihlik · ihya · tasfiye memuru · anonim şirket · ihtar · limited şirket · ticaret sicili · ek tasfiye · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… e 22326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesinin Geçici 2 nci maddesinde, esas sermayeleri 5 milyar TL'den (yeni TL 5 bin) az olan «anonim şirketler» ile 500 Milyon (yeni TL 5 yüz) TL'den az olan «limited şirketlerin» sermayelerini bu miktarlara çıkarmaları için iki yılık süre tanındığı, bu sürenin 07.06.1998 tarihli 23365 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4366 sayılı Kanunla 31.12.1998 tarihine kadar uzatıldığı, Ticaret Sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı KHK'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereği sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden «münfesih» durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan «ihtar» ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin «ticaret sicil» «kaydının» 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini ve kayıtları re'sen silinen şirketlere «tasfiye memuru atanmadığının» anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğunun 2732 sicil numarasında kayıtlı Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketi ile Cey …
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» talep edilen şirketlerin, sermayelerini ilgili mevzuaata öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden «münfesih» durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan «ihtar» ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketlerden Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin «ticaret sicil» «kaydının» 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sicil kaydının ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini …
İş Mahkemesi'nin 2016/319 E. sayılı dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması açısından «ihyası» ile «ticaret siciline» yeniden kayıt ve tesciline, şirketlerin Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğu'na re'«sen terkin» işlemleri yapıldığından «tasfiye memuru» tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, «ihtara» rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · ticaret sicili tescili · olağanüstü genel kurul · ara karar · sicilden terkin · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
Şti'nin «kaydının» silinmesi işleminin iptali ile şirketin yeniden «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, 6012 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10307 E. 2012/16439 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · ticaret sicili · ek tasfiye · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… e 22326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesinin Geçici 2 nci maddesinde, esas sermayeleri 5 milyar TL'den (yeni TL 5 bin) az olan «anonim şirketler» ile 500 Milyon (yeni TL 5 yüz) TL'den az olan «limited şirketlerin» sermayelerini bu miktarlara çıkarmaları için iki yılık süre tanındığı, bu sürenin 07.06.1998 tarihli 23365 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4366 sayılı Kanunla 31.12.1998 tarihine kadar uzatıldığı, Ticaret Sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı KHK'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereği sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden «münfesih» durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan «ihtar» ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin «ticaret sicil» «kaydının» 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini ve kayıtları re'sen silinen şirketlere «tasfiye memuru atanmadığının» anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğunun 2732 sicil numarasında kayıtlı Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketi ile Cey …
İş Mahkemesi'nin 2016/319 E. sayılı dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması açısından «ihyası» ile «ticaret siciline» yeniden kayıt ve tesciline, şirketlerin Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğu'na re'«sen terkin» işlemleri yapıldığından «tasfiye memuru» tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, temyize konu uyuşmazlık «tasfiye memuru» atanılmsına dair kararın bozulması talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… 08.1993 tarihinde kurulduğu, yasal sermaye asgari sınırına yükseltilmediği için 24.06.1995/559 sayılı KHK ve 03.06.1998/4366 sayılı Yasa gereği 01.01.1999 tarihinde «münfesih» olduğuna dair sicile «şerh» düşüldüğü, ancak «tasfiye memuru atanmadığı» ve tasfiye işlemlerinin yapılmadığı, sicilden terkinden sonra şirketin aktif ya da pasifinin ortaya çıkması halinde «şirketin ihya» edilmesi gerektiği, davacı kuruma Kadıköy 2.İş Mahkemesinde açtığı davada davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere «yetki» verildiği gerekçesiyle, ...'nin Kadıköy 2.
Somut olayda dosya içinde bulunan «ticaret sicil» memurluğunun cevabi yazısı ve şirketin ticaret sicili kayıtlarına göre, 559 sayılı KHK ve 4366 sayılı Yasa gereğince şirketin «münfesih» olduğuna dair sicile «şerh» düşüldüyse de şirkete «tasfiye memuru atanmamış» ve ticaret sicilindeki «kaydı» da silinmemiştir.
Sayılı dava dosyası ile ilgili olarak davalı şirketin yeniden ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin istemin, «ihya» davasının mahiyeti gözönüne alındığında yerinde bulunmadığı belirlendiğinden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiliğin ihyası · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · cy/cy şerhi · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · yetki
Benzer bu karardaAyrıca, şirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması yeterli ve gerekli olup şirket ortaklarına bu davada husumet düşmemektedir.
Şirket «tüzel kişiliği», «ticaret sicilinden terkin» edilmedikçe devam ettiğinden taraf «ehliyeti» de devam etmektedir.
… 08.1993 tarihinde kurulduğu, yasal sermaye asgari sınırına yükseltilmediği için 24.06.1995/559 sayılı KHK ve 03.06.1998/4366 sayılı Yasa gereği 01.01.1999 tarihinde «münfesih» olduğuna dair sicile «şerh» düşüldüğü, ancak «tasfiye memuru atanmadığı» ve tasfiye işlemlerinin yapılmadığı, sicilden terkinden sonra şirketin aktif ya da pasifinin ortaya çıkması halinde «şirketin ihya» edilmesi gerektiği, davacı kuruma Kadıköy 2.İş Mahkemesinde açtığı davada davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere «yetki» verildiği gerekçesiyle, ...'nin Kadıköy 2.
Şirketin «tüzel kişiliği» ticaret sicilinden «kaydının» silinmesi ile sona erer.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3536 E. 2022/2248 K.
Ortak:münfesihlik · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · hukuki yarar · ek tasfiye · cy/cy kaydı · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… e 22326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesinin Geçici 2 nci maddesinde, esas sermayeleri 5 milyar TL'den (yeni TL 5 bin) az olan «anonim şirketler» ile 500 Milyon (yeni TL 5 yüz) TL'den az olan «limited şirketlerin» sermayelerini bu miktarlara çıkarmaları için iki yılık süre tanındığı, bu sürenin 07.06.1998 tarihli 23365 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4366 sayılı Kanunla 31.12.1998 tarihine kadar uzatıldığı, Ticaret Sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı KHK'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereği sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden «münfesih» durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan «ihtar» ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin «ticaret sicil» «kaydının» 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini ve kayıtları re'sen silinen şirketlere «tasfiye memuru atanmadığının» anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğunun 2732 sicil numarasında kayıtlı Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketi ile Cey …
01.11.2023 tarihli Ek Karar ile; Mahkemece yukarıda yazılı kararın kesinleştiği ancak kararda herhangi bir «tasfiye memuru ataması» yapılmadığı, halen tasfiye memurunun bulunmadığı, davacının, talebe konu ettiği iş mahkemesindeki davanın «terkin» tarihinden sonra açıldığı, tasfiye memuru talep etmesinde «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle Ceyhan Ticaret Sicilinin 3823 sicil numarasında kayıtlı iken, ticaret sicilinden silinen Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki «ihya» kararının «infazı» ile Adana 2.İş Mahkemesinin 2023/176 Esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemlerine tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere anılan şirket …
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» talep edilen şirketlerin, sermayelerini ilgili mevzuaata öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden «münfesih» durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan «ihtar» ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketlerden Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin «ticaret sicil» «kaydının» 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sicil kaydının ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · ihya davası · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · usulden reddi · dava sebebi
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3536 E. 2022/2248 K.
Ortak:münfesihlik · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · hukuki yarar · ek tasfiye · cy/cy kaydı · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… e 22326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesinin Geçici 2 nci maddesinde, esas sermayeleri 5 milyar TL'den (yeni TL 5 bin) az olan «anonim şirketler» ile 500 Milyon (yeni TL 5 yüz) TL'den az olan «limited şirketlerin» sermayelerini bu miktarlara çıkarmaları için iki yılık süre tanındığı, bu sürenin 07.06.1998 tarihli 23365 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4366 sayılı Kanunla 31.12.1998 tarihine kadar uzatıldığı, Ticaret Sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı KHK'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereği sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden «münfesih» durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan «ihtar» ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin «ticaret sicil» «kaydının» 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini ve kayıtları re'sen silinen şirketlere «tasfiye memuru atanmadığının» anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğunun 2732 sicil numarasında kayıtlı Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketi ile Cey …
01.11.2023 tarihli Ek Karar ile; Mahkemece yukarıda yazılı kararın kesinleştiği ancak kararda herhangi bir «tasfiye memuru ataması» yapılmadığı, halen tasfiye memurunun bulunmadığı, davacının, talebe konu ettiği iş mahkemesindeki davanın «terkin» tarihinden sonra açıldığı, tasfiye memuru talep etmesinde «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle Ceyhan Ticaret Sicilinin 3823 sicil numarasında kayıtlı iken, ticaret sicilinden silinen Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki «ihya» kararının «infazı» ile Adana 2.İş Mahkemesinin 2023/176 Esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemlerine tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere anılan şirket …
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» talep edilen şirketlerin, sermayelerini ilgili mevzuaata öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden «münfesih» durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan «ihtar» ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketlerden Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin «ticaret sicil» «kaydının» 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sicil kaydının ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · ihya davası · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · usulden reddi · dava sebebi
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4239 E. 2024/557 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · ifa yeri · ilk itiraz · yerleşim yeri · itirazın iptali davası · yetki itirazı · müteselsil kefil · muacceliyet
Benzer bu kararda… lirtilen kararı ile davalı tarafından Adana İcra Dairesi'nde başlatılan icra takibine süresinde itiraz edilip, Ceyhan İcra Daireleri'nin yetkili olduğu belirtilerek «yetki itirazında» bulunulduğu, «itirazın iptali davası» takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, yetkili icra dairesinde takip yapılmış olmasının dava şartı olduğu, takibin yapıldığı Adana davalının «yerleşim yeri» olmadığı gibi, «sözleşmenin ifa yeri» de olmadığı, yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince davanın «usulden reddine» karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «yerleşim yerinin» Ceyhan ilçesi olduğu, dava konusu banka kredisinin Ceyhan Şubesinden çekildiği, kredi «ifa yerinin» Ceyhan ilçesi olduğu, taraflar arasındaKİ «kredi sözleşmenin» içeriğinde «yetki» ibaresinin bulunmadığı, bu nedenle yetkili icra dairesinin Ceyhan olduğu, davalının icra dosyasındaki «yetki itirazında» haklı olduğu, «yetkisiz» icra dairesinde takip yapıldığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin süresinde olmadığını, bu durumun incelenmediğini, «yetki itirazının» «ilk itirazlardan» olduğunu, cevap dilekçesi ile verilmesi gerektiğini, davalının «muaccel» olan borcunu ödemediği, «kefaletinin» geçerli olduğunu, kredi türüne göre eş rızasının aranmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı Nuriye İpek arasında imzalanan «kredi sözleşmesini» davalının «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, dava dışı Nuriye İpek'e kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine Adana 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3740 E. , 2024/6172 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/7 Esas, 2024/382 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2017/17 E., 2017/402 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... annesi ...'den dolayı ölüm aylığı almak üzere yaptığı başvurularda, ilgili kurumlar tarafından müteveffanın hizmet süresinin eksik olduğunun bildirilmesi üzerine açtığı hizmet tespiti davalarında Ceyhan Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevaplarından Kanaş Kandıra Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin sermayesini kanunda öngörülen miktara çıkartmadığı için münfesih duruma düştüğü ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği 27.06.2014 tarihinde kaydının re'sen silindiği, yine Akcan Yiyecekleri Maddeleri Ticaret Ltd. Şti.'nin de aynı gerekçe ile 04.11.2013 tarihinde kaydının ticaret sicilinden re'sen silindiğinin bildirildiği belirtildiğinden, ...'nün 3823 sicilinde kayıtlı Kanaş Kandıra Gıda San.
ve Tic. A.Ş. ile 2732 siciline kayıtlı Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen şirketlerin, sermayelerini ilgili mevzuaata öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden münfesih durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan ihtar ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketlerden Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin ticaret sicil kaydının 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sicil kaydının ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.06.1995 tarihli ve 22326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesinin Geçici 2 nci maddesinde, esas sermayeleri 5 milyar TL'den (yeni TL 5 bin) az olan anonim şirketler ile 500 Milyon (yeni TL 5 yüz) TL'den az olan limited şirketlerin sermayelerini bu miktarlara çıkarmaları için iki yılık süre tanındığı, bu sürenin 07.06.1998 tarihli 23365 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4366 sayılı Kanunla 31.12.1998 tarihine kadar uzatıldığı, Ticaret Sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı KHK'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereği sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış oldukları tespit edildiğinden münfesih durumda olduğunun anlaşıldığı, münfesih olmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendilerine yapılan ihtar ve 25.07.2013 tarihli ve 8371 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketinin ticaret sicil kaydının 04.11.2013 tarihinde, Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ise 27.06.2014 tarihinde ticaret sicil kayıtlarının re'sen silindiğini ve kayıtları re'sen silinen şirketlere tasfiye memuru atanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğunun 2732 sicil numarasında kayıtlı Akcan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketi ile Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğunun 3823 sicil numarasında kayıtlı Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin Adana 2.
İş Mahkemesi'nin 2016/319 E. sayılı dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması açısından ihyası ile ticaret siciline yeniden kayıt ve tesciline, şirketlerin Ceyhan Ticaret Sicil Memurluğu'na re'sen terkin işlemleri yapıldığından tasfiye memuru tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
01.11.2023 tarihli Ek Karar ile; Mahkemece yukarıda yazılı kararın kesinleştiği ancak kararda herhangi bir tasfiye memuru ataması yapılmadığı, halen tasfiye memurunun bulunmadığı, davacının, talebe konu ettiği iş mahkemesindeki davanın terkin tarihinden sonra açıldığı, tasfiye memuru talep etmesinde hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle Ceyhan Ticaret Sicilinin 3823 sicil numarasında kayıtlı iken, ticaret sicilinden silinen Kanaş-Kandıra Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki ihya kararının infazı ile Adana 2.İş Mahkemesinin 2023/176 Esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemlerine tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere anılan şirkete; ... ..., ... ve ...'nun tasfiye memuru olarak atanmalarına, Ceyhan Ticaret Sicilinin 2732 sicil numarasında kayıtlı iken, ticaret sicilinden silinen Akyan Yiyecek Maddeleri Ticaret Limited Şirketi hakkındaki ihya kararının infazı ile Adana 2.İş Mahkemesinin 2023/176 E.
sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemlerine tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere anılan şirkete; ...'ın atanmasına, işbu ek kararın asıl kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun 75 yaşında olduğunu, Kocaeli ilinde ikamet ettiğini, yaşı ve ikameti dikkate alındığında tasfiye edilen şirketin tasfiye sürecinde etkin bir rol oynayarak hukuki süreçleri tamamlama, şirketin haklarını ve alacaklarını hesaplama, borçlarına ilişkin hesaplama yapma noktasında elverişli bir konuma ve duruma sahip olmadığının mahkemece de bilindiğini, hiçbir araştırma yapılmaksızın salt müvekkilinin bahse konu şirketin son yetkililerinden biri olması hasebiyle tasfiye memuru olarak atanmasının doğru olmadığını, müvekkilinin yaşına bağlı olarak bir çok kronik rahatsızlık ile mücadele ettiğini, müvekkilinin sağlığı açısından tasfiye sürecinin sıhhatli bir şekilde yürütülebilmesi teminen başka bir tasfiye memuru görevlendirilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf eden tasfiye memurunun ilk defa istinaf dilekçesinde ileri sürülen sağlık durumu hakkında somut bir delil sunulmadığı, tasfiye memurunun görevinin niteliği itibariyle ikametgahı, yaşı ve sağlık durumunun anılan görevini yerine getirmesine engel oluşturması durumunda bu hususun talep üzerine ilk derece mahkemesince her aşamada değerlendirilmesinin mümkün olduğu, İlk Derece Mahkemesinin istinaf eden ... 'nun tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin ek kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, temyize konu uyuşmazlık tasfiye memuru atanılmsına dair kararın bozulması talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memuru ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1083747500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz