6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4772 E. 2024/6130 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tıbbi kötü uygulama kusur tespiti zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limiti mali sorumluluk sigortası sorumluluk sigortası maddi ve manevi tazminat harç maddi tazminat yasal faiz kusur dava sebebi hasar vekalet ücreti istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ :Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI :2018/234 E., 2018/364 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın 05.09.2013 tarihinde davalılardan Orta Anadolu Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait Özel Kapadokya Hastanesinde doğum yaparak diğer müvekkili ... ...'yi dünyaya getirdiğini, doğumunun bu hastanede çalışan davalı doktor ... tarafından yaptırıldığını, diğer davalı ... şirketinin ise davalı doktor için Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketi olduğunu, bebeğin, çıkışının zorluğu sebebi ile doğumun vakumla gerçekleştirildiğini, doğum sırasında bebeğin kalbinin ve solunumunun durduğunu, doğum sonrasında da spontan solunumunun olmadığının ve bradikardik olduğunun tespit edildiğini, yapılan tedavilere ve ameliyata rağmen müvekkili ... ...'nin henüz sağlığına kavuşamadığını, hala sağ koltuk altındaki ve sağ göz kapağındaki rahatsızlığın devam ettiğini, sağ kolunun kalkmadığını ve bu kolunu kullanamadığını, Nevşehir Devlet Hastanesinin 12.08.2014 tarihli raporuna göre müvekkili çocuğun %60 oranında engelli olduğunun tespit edildiğini ve fizik tedavinin uygun görüldüğünü, müvekkili çocuğun rahatsızlığına ve engelli kalmasına davalı doktor ...'un bebeğin iri ve kilolu olmasına rağmen normal doğumu tercih etmesi ve doğum sırasındaki kusurlu davranışlarının neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkillerinden ... için 1.000,00 TL, ... bakımından 1.500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinin sorumluluğu sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00'er TL'den olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar ... ve Orta Anadolu Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. San. ve Tic. A.Ş. yasal süresinde davaya cevap vermemiş olup, davalılar vekili yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi kurulu ile adli tıp raporlarında da belirtildiği üzere, doğum öncesinde doğumun normal koşullar dışında gerçekleşebileceğine dair herhangi bir tıbbi bulguya rastlanılmadığı, sezaryen endikasyonunun bulunmadığı, doğum eyleminde uzama ya da aksaklık bildirilmediği, söz konusu bulgularla kişiye normal doğum yaptırılmasının doğru bir yaklaşım olduğu, küçükte saptanan brakial pleksus lezyonunun normal doğum eylemi sırasında tüm özenin gösterildiği durumlarda dahi bebeğin vaginal yoldan çıkartılması sırasındaki manevralara bağlı olarak görülebildiği, öngörülemeyen ve önlenemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirildiği, bebeğin fiziksel gelişimi, doğum öncesi tetkik sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; doğum eylemi sırasında bebekte plektus brakialis lezyonu oluşması yönünden Doktor ..., ilgili diğer hekimler ve hastaneye atfı kabil bir kusur tespit edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu raporunun davalı hastane tarafından düzenlenen belgelerden yola çıkılarak hazırlandığını, adı geçenin kendi kusurunu tedavi evraklarına yansıtmayacağının açık olduğunu, ayrıca karara esas alınan bu raporun içerisinde yeni doğan çocuk uzman doktorunun bulunmadığını, müvekkilindeki durumun, öngörülemeyen ve önlemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirilmesi sureti ile doğumu yaptıran doktora ve ilgililere bir kusur yüklenmediğini, raporun soyut ve yetersiz olduğunu, bu durumda davalı doktorun en hafif kusurundan dahi sorumlu olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta önemli olanın doğum öncesi bulgular olduğunu, bu bulguların gerçeğe uygun yansıtılmayacağı düşünüldüğünde bunlara şüpheyle yaklaşılması ve olayın o şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemece Adli Tıp Kurumundan "Doğumun sezaryenle yapılması durumunda yine aynı hasarın meydana gelip gelmeyeceği konusunda" rapor düzenlenmesinin istenilmesine rağmen raporda bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını, ek rapor taleplerinin de mahkemece kabul edilmediğini, sonuç itibariyle müvekkili ...'ın normal doğum yoluyla dünyaya getirilmesi sırasında doktor tarafından yapılan hata nedeniyle müvekkilinin engelli kaldığını, bu şekilde bir yaralanmanın gerçekleşmesinin normal olmadığını, davaya tüketici mahkemesi olarak bakıldığı için davalılar lehine reddedilen maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı değil, tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, müvekkilleri lehine kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8277 E. 2012/14063 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7325 E. 2022/377 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Kararına İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7550 E. 2022/609 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4772 E.  ,  2024/6130 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1003 Esas, 2023/1236 Karar

HÜKÜM

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2018/234 E., 2018/364 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın 05.09.2013 tarihinde davalılardan Orta Anadolu Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait Özel Kapadokya Hastanesinde doğum yaparak diğer müvekkili ... ...'yi dünyaya getirdiğini, doğumunun bu hastanede çalışan davalı doktor ... tarafından yaptırıldığını, diğer davalı ... şirketinin ise davalı doktor için Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketi olduğunu, bebeğin, çıkışının zorluğu sebebi ile doğumun vakumla gerçekleştirildiğini, doğum sırasında bebeğin kalbinin ve solunumunun durduğunu, doğum sonrasında da spontan solunumunun olmadığının ve bradikardik olduğunun tespit edildiğini, yapılan tedavilere ve ameliyata rağmen müvekkili ...

...'nin henüz sağlığına kavuşamadığını, hala sağ koltuk altındaki ve sağ göz kapağındaki rahatsızlığın devam ettiğini, sağ kolunun kalkmadığını ve bu kolunu kullanamadığını, Nevşehir Devlet Hastanesinin 12.08.2014 tarihli raporuna göre müvekkili çocuğun %60 oranında engelli olduğunun tespit edildiğini ve fizik tedavinin uygun görüldüğünü, müvekkili çocuğun rahatsızlığına ve engelli kalmasına davalı doktor ...'un bebeğin iri ve kilolu olmasına rağmen normal doğumu tercih etmesi ve doğum sırasındaki kusurlu davranışlarının neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkillerinden ... için 1.000,00 TL, ... bakımından 1.500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...

şirketinin sorumluluğu sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00'er TL'den olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar ... ve Orta Anadolu Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. San. ve Tic. A.Ş. yasal süresinde davaya cevap vermemiş olup, davalılar vekili yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi kurulu ile adli tıp raporlarında da belirtildiği üzere, doğum öncesinde doğumun normal koşullar dışında gerçekleşebileceğine dair herhangi bir tıbbi bulguya rastlanılmadığı, sezaryen endikasyonunun bulunmadığı, doğum eyleminde uzama ya da aksaklık bildirilmediği, söz konusu bulgularla kişiye normal doğum yaptırılmasının doğru bir yaklaşım olduğu, küçükte saptanan brakial pleksus lezyonunun normal doğum eylemi sırasında tüm özenin gösterildiği durumlarda dahi bebeğin vaginal yoldan çıkartılması sırasındaki manevralara bağlı olarak görülebildiği, öngörülemeyen ve önlenemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirildiği, bebeğin fiziksel gelişimi, doğum öncesi tetkik sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

doğum eylemi sırasında bebekte plektus brakialis lezyonu oluşması yönünden Doktor ..., ilgili diğer hekimler ve hastaneye atfı kabil bir kusur tespit edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu raporunun davalı hastane tarafından düzenlenen belgelerden yola çıkılarak hazırlandığını, adı geçenin kendi kusurunu tedavi evraklarına yansıtmayacağının açık olduğunu, ayrıca karara esas alınan bu raporun içerisinde yeni doğan çocuk uzman doktorunun bulunmadığını, müvekkilindeki durumun, öngörülemeyen ve önlemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirilmesi sureti ile doğumu yaptıran doktora ve ilgililere bir kusur yüklenmediğini, raporun soyut ve yetersiz olduğunu, bu durumda davalı doktorun en hafif kusurundan dahi sorumlu olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta önemli olanın doğum öncesi bulgular olduğunu, bu bulguların gerçeğe uygun yansıtılmayacağı düşünüldüğünde bunlara şüpheyle yaklaşılması ve olayın o şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemece Adli Tıp Kurumundan "Doğumun sezaryenle yapılması durumunda yine aynı hasarın meydana gelip gelmeyeceği konusunda" rapor düzenlenmesinin istenilmesine rağmen raporda bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını, ek rapor taleplerinin de mahkemece kabul edilmediğini, sonuç itibariyle müvekkili ...'ın normal doğum yoluyla dünyaya getirilmesi sırasında doktor tarafından yapılan hata nedeniyle müvekkilinin engelli kaldığını, bu şekilde bir yaralanmanın gerçekleşmesinin normal olmadığını, davaya tüketici mahkemesi olarak bakıldığı için davalılar lehine reddedilen maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı değil, tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, müvekkilleri lehine kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1077990600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.