Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8277 E. 2012/14063 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bildirim yükümlülüğü↗ özel dava şartı↗ ba formu↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ feragat↗ geçersizlik↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında ilk olarak düzenlenen 27.12.2002 başlangıç tarihli poliçeden bu yana davalıdan doğum teminatı için prim alındığı, doğumun gerçekleştiği 27.12.2008-27.12.2009 tarihlerini kapsayan poliçede anlaşmalı olmayan kurumlar ile ilgili olarak ''geçersiz'' ibaresi yazılıp, teminat dışı kaldığından bahsedilmediğinden doğum masraflarının istenebileceği, davalı taraf 27.12.2007 başlangıç ve 27.12.2008 bitiş tarihli poliçede Amerikan Hastanesinin anlaşmalı kurum statüsünden çıkartıldığı hususunun yer aldığını belirtse de, taraflar arasındaki ilk ve son poliçede bu hususun yazılı olmadığı, öte yandan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğe göre belirlenen forma dayalı olarak sigortalıya bildirim yükümlüğünün de usulünce yerine getirilmediği, kaldı ki davacının acil durum gereği ilgili hastaneye müracaat etmesi nedeniyle poliçedeki acil duruma ilişkin hükümlerin işletilerek faturalandırılmış hastane masrafları ile doktor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı ... şirketi yönünden davanın kabulüne, diğer davalı bakımından ise feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigortalının riskin gerçekleşmesi üzerine ödeme yapmayan sigorta şirketine açtığı alacak davasıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı mümeyyiz davalı vekili tarafından, 27.12.2007- 27.12.2008 tarihli poliçede Amerikan Hastanesi'nin anlaşmalı kurum statüsünden çıkarıldığına dair bilgilendirme yapıldığı, 27.12.2008-27.12.2009 tarihli poliçenin özel şartlar kısmının Hamilelik ve Doğum Teminatı başlıklı 2.3. maddesinde “Normal doğum,…tüm doğum masrafları sadece poliçe ekinde listesi verilen ve poliçe için geçerli olduğu belirtilen anlaşmalı sağlık kurumlarında gerçekleştirilmesi koşulu ile…teminat kapsamında karşılanır”, Sağlık Giderlerinin Tazmini başlıklı 11. maddede ise “…teminatlar için anlaşma harici sağlık kurumu olarak tanımlanmış kişi ve kurumlarca gerçekleştirilen sağlık gideri (sigortalının kendi isteği ve acil durum nedeni ile de olsa) bu poliçe kapsamında karşılanmaz” hükümleri ve diğer poliçe hükümlerine göre, poliçe ekindeki çizelgede iki yıldızlı sağlık kurumlarında hamilelik ve doğum yatışının geçersiz olduğunun bildirildiği, özel doktor ücretinin teminat kapsamında olmasının şartlarının gerçekleşmediği, acil durumda dahi anlaşma dışı kurumların teminat dahilinde olmadığı gibi ciddi itirazlar ileri sürmüştür.
Bu durumda, mahkemece davalının bilirkişi raporuna karşı verdiği itiraz dilekçesindeki tüm itirazların ayrı ayrı karşılanması için ek rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, karar yerinde de bu hususlarda tartışma ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18228 E. 2013/22772 K.
Ortak:özel dava şartı · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · dosya masrafı · teminat
İncelediğiniz kararda… - 27.12.2008 tarihli poliçede Amerikan Hastanesi'nin anlaşmalı kurum statüsünden çıkarıldığına dair bilgilendirme yapıldığı, 27.12.2008-27.12.2009 tarihli poliçenin «özel şartlar» kısmının Hamilelik ve Doğum Teminatı başlıklı 2.3. maddesinde “Normal doğum,…tüm doğum «masrafları» sadece poliçe ekinde listesi verilen ve poliçe için geçerli olduğu belirtilen anlaşmalı sağlık kurumlarında gerçekleştirilmesi koşulu ile…«teminat kapsamında» karşılanır”, Sağlık Giderlerinin Tazmini başlıklı 11. maddede ise “…teminatlar için anlaşma harici sağlık kurumu olarak tanımlanmış kişi ve kurumlarca gerçekleştirilen sağlık gideri (sigortalının kendi isteği ve acil durum nedeni ile de olsa) bu poliçe kapsamında karşılanmaz” hükümleri ve diğer poliçe hükümlerine göre, poliçe ekindeki çizelgede iki yıldızlı sağlık kurumlarında hamilelik ve doğum yatışının «geçersiz» olduğunun bildirildiği, özel doktor ücretinin teminat kapsamında olmasının şartlarının gerçekleşmediği, acil durumda dahi anlaşma dışı kurumların teminat dahilinde …
… lanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında ilk olarak düzenlenen 27.12.2002 başlangıç tarihli poliçeden bu yana davalıdan doğum «teminatı» için «prim» alındığı, doğumun gerçekleştiği 27.12.2008-27.12.2009 tarihlerini kapsayan poliçede anlaşmalı olmayan kurumlar ile ilgili olarak ''«geçersiz»'' ibaresi yazılıp, teminat dışı kaldığından bahsedilmediğinden doğum «masraflarının» istenebileceği, davalı taraf 27.12.2007 başlangıç ve 27.12.2008 bitiş tarihli poliçede Amerikan Hastanesinin anlaşmalı kurum statüsünden çıkartıldığı hususunun yer aldığını belirtse de, taraflar arasındaki ilk ve «son» poliçede bu hususun yazılı olmadığı, öte yandan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğe göre belirlenen «forma» dayalı olarak sigortalıya «bildirim yükümlüğünün» de usulünce yerine getirilmediği, kaldı ki davacının acil durum gereği ilgili hastaneye müracaat etmesi nedeniyle poliçedeki acil duruma ilişkin hükümlerin işletilerek faturalandırılmış hastane masrafları ile doktor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı ... şirketi yönünden davanın kabulüne, diğer davalı bakımından ise «feragat» nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ilk olarak 20/06/2010 tarihinde «sigorta teminatları kapsamına» alındığını, Grup Özel Sağlık Sigortası özel şartları ve «protokolü» gereği hamileliliğin başlangıcının da 21/06/2011 tarihi ve sonrası olmasının gerektiğini, davacı yanın hamileliğinin başlangıç tarihinin 21/06/2011'den önce olduğunu, davacı yanın yaptırmış olduğu 2 adet tahlilin bedelinin de 21/06/2011 tarihinden önce olması nedeniyle teminat dışında kalmakla birlikte bu bedellerin davalı ... şirketi tarafından ödenmesinin sigorta hukukunda "lütuf ödemesi" olarak kabul edileceğini, akdedilmiş «sigorta sözleşmesi» ve ayrılmaz eki olan «özel şartlar» ile protokol gereği gebelik teminatının sigortalandıktan 12 ay sonra başlamasının kararlaştırılmış olması nedeni ile davacı yanın hamilelik ve doğumuna dair «masrafların» ilk yıl için teminat dışında kaldığını, teminat dışında olan hamilelik ve doğum masraflarının, bu teminat dışı hale dair daha önce ödenen tahlil bedellerini yada tek başına «müşteri temsilcisinin» hatalı bilgi vermesi nedeni ile teminat içine alınmasının kabul edilemeyeceği, bununla beraber davalı şirket personelinin yanlış yönlendirmesi sonucu davacının edi …
… a Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca anılan yönetmeliğin 1 ve 7. maddelerinde düzenlenen «bilgilendirme yükümlülüğünün» somut uyuşmazlık bakımından mahkemece tartışılmaksızın davacının hamileliğinin «sigorta sözleşmesinde» yazılı «teminat muafiyeti» döneminde meydana gelmesi nedeniyle hamilelik ve doğum «masraflarının» poliçe «teminatı kapsamı» dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… rtası kapsamına alındığını, tarafına 7350643 sayılı sağlık kartı gönderildiğini, başkaca herhangi bir evrak gönderilmediğini, kartın gönderilmesinden bir süre sonra «hamile» kaldığını, bu dönemde davalı ... şirketini aradığını ve doğum «teminatlı» olarak girilmiş olan bir poliçenin mevcut olduğunu,herhangi bir doktora muayene olabileceğini, faturaların gönderilmesi halinde «fatura» tutarının %70'nin tarafına ödeneceğinin söylendiğini, doğumunun yaklaştığında davalı şirkete anlaşmalı hastanelerin sorulduğunu, kendisine Ege Sağlık Hastanesi ve Egepol hastaneleri ile anlaşmalı olduğunun söylendiğini, doğumdan sonra 23/07/2011 tarihinde hastaneden çıkarken eşi tarafından hastanenin muhasebe servisine gidildiğinde sigortasının doğum «teminatını kapsamadığı» dolayısıyla tüm ücreti peşin almak istediklerini söyleyen yetkililer karşısında şok olduğunu, bunun üzerine defalarca davalı şirketi aradıklarını kendilerine «olumsuz» cevap verdiklerini ileri sürerek tüm bu nedenlerle davalı şirket işlemleri ile beyanlarına itibar edilerek ödemek zorunda kaldığı 3.895,00 TL'nin tarafına beyan ed …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminattan muafiyet · bilgilendirme yükümlülüğü · müşterek temsilci · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · muafiyet · olumsuz oy · hamil
Benzer bu karardaMahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ilk olarak 20/06/2010 tarihinde «sigorta teminatları kapsamına» alındığını, Grup Özel Sağlık Sigortası özel şartları ve «protokolü» gereği hamileliliğin başlangıcının da 21/06/2011 tarihi ve sonrası olmasının gerektiğini, davacı yanın hamileliğinin başlangıç tarihinin 21/06/2011'den önce olduğunu, davacı yanın yaptırmış olduğu 2 adet tahlilin bedelinin de 21/06/2011 tarihinden önce olması nedeniyle teminat dışında kalmakla birlikte bu bedellerin davalı ... şirketi tarafından ödenmesinin sigorta hukukunda "lütuf ödemesi" olarak kabul edileceğini, akdedilmiş «sigorta sözleşmesi» ve ayrılmaz eki olan «özel şartlar» ile protokol gereği gebelik teminatının sigortalandıktan 12 ay sonra başlamasının kararlaştırılmış olması nedeni ile davacı yanın hamilelik ve doğumuna dair «masrafların» ilk yıl için teminat dışında kaldığını, teminat dışında olan hamilelik ve doğum masraflarının, bu teminat dışı hale dair daha önce ödenen tahlil bedellerini yada tek başına «müşteri temsilcisinin» hatalı bilgi vermesi nedeni ile teminat içine alınmasının kabul edilemeyeceği, bununla beraber davalı şirket personelinin yanlış yönlendirmesi sonucu davacının edi …
… a Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca anılan yönetmeliğin 1 ve 7. maddelerinde düzenlenen «bilgilendirme yükümlülüğünün» somut uyuşmazlık bakımından mahkemece tartışılmaksızın davacının hamileliğinin «sigorta sözleşmesinde» yazılı «teminat muafiyeti» döneminde meydana gelmesi nedeniyle hamilelik ve doğum «masraflarının» poliçe «teminatı kapsamı» dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… rtası kapsamına alındığını, tarafına 7350643 sayılı sağlık kartı gönderildiğini, başkaca herhangi bir evrak gönderilmediğini, kartın gönderilmesinden bir süre sonra «hamile» kaldığını, bu dönemde davalı ... şirketini aradığını ve doğum «teminatlı» olarak girilmiş olan bir poliçenin mevcut olduğunu,herhangi bir doktora muayene olabileceğini, faturaların gönderilmesi halinde «fatura» tutarının %70'nin tarafına ödeneceğinin söylendiğini, doğumunun yaklaştığında davalı şirkete anlaşmalı hastanelerin sorulduğunu, kendisine Ege Sağlık Hastanesi ve Egepol hastaneleri ile anlaşmalı olduğunun söylendiğini, doğumdan sonra 23/07/2011 tarihinde hastaneden çıkarken eşi tarafından hastanenin muhasebe servisine gidildiğinde sigortasının doğum «teminatını kapsamadığı» dolayısıyla tüm ücreti peşin almak istediklerini söyleyen yetkililer karşısında şok olduğunu, bunun üzerine defalarca davalı şirketi aradıklarını kendilerine «olumsuz» cevap verdiklerini ileri sürerek tüm bu nedenlerle davalı şirket işlemleri ile beyanlarına itibar edilerek ödemek zorunda kaldığı 3.895,00 TL'nin tarafına beyan ed …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6868 E. 2016/7680 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat şartı · adi yazılı sözleşme · yaklaşık ispat · şirket müdürü · muacceliyet · ifa · ihtiyati haciz · vade
Benzer bu karardaBu durumda anılan yasa hükmü ve «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için gerekli olan «vadesi» gelmiş bir alacağın varlığı konusunda «yaklaşık ispat şartının» gerçekleşmiş olması karşısında istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) yararına bozulması gerekmiştir.
Dosyada mevcut olan ve «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) «şirket müdürü» ile karşı taraf (borçlu) arasında imzalanan 02.05.13 tarihli «adi yazılı sözleşmede», karşı taraf (borçlu) ...’nin 981.000,00 TL borcunu ödediğinde aleyhindeki icra takibinden vazgeçileceği öngörülmüştür.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, dosyaya delil olarak sunulan banka kayıtları ve davalının imzasını taşıdığı iddia edilen 02/05/2013 tarihli belgenin tek başına «vadesi» gelmiş bir borcun bulunduğunun ispatına yeterli olmadığı, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 90. maddesinde, «ifa» zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borcun, doğumu anında «muaccel» olacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4772 E. 2024/6130 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tıbbi kötü uygulama · kusur tespiti · poliçe limiti · sorumluluk sigortası · maddi tazminat · yasal faiz · kusur · dava sebebi
Benzer bu kararda… ı ... şirketinin ise davalı doktor için Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketi olduğunu, bebeğin, çıkışının zorluğu «sebebi» ile doğumun vakumla gerçekleştirildiğini, doğum sırasında bebeğin kalbinin ve solunumunun durduğunu, doğum sonrasında da spontan solunumunun olmadığının ve bradikardik olduğunun tespit edildiğini, yapılan tedavilere ve ameliyata rağmen müvekkili ... ...'nin henüz sağlığına kavuşamadığını, hala sağ koltuk altındaki ve sağ göz kapağındaki rahatsızlığın devam ettiğini, sağ kolunun kalkmadığını ve bu kolunu kullanamadığını, Nevşehir Devlet Hastanesinin 12.08.2014 tarihli raporuna göre müvekkili çocuğun %60 oranında engelli olduğunun tespit edildiğini ve fizik tedavinin uygun görüldüğünü, müvekkili çocuğun rahatsızlığına ve engelli kalmasına davalı doktor ...'un bebeğin iri ve kilolu olmasına rağmen normal doğumu tercih etmesi ve doğum sırasındaki kusurlu davranışlarının neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkillerinden ... için 1.000,00 TL, ... bakımından 1.500,00 TL «maddi tazminatın» olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalı ... şirketinin «sorumluluğu sigorta» «poliçe limiti» ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00'er TL'den olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden it …
… larak değerlendirildiğinde; doğum eylemi sırasında bebekte plektus brakialis lezyonu oluşması yönünden Doktor ..., ilgili diğer hekimler ve hastaneye atfı kabil bir «kusur tespit» edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… unun bulunmadığını, müvekkilindeki durumun, öngörülemeyen ve önlemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirilmesi sureti ile doğumu yaptıran doktora ve ilgililere bir «kusur» yüklenmediğini, raporun soyut ve yetersiz olduğunu, bu durumda davalı doktorun en hafif kusurundan dahi sorumlu olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta önemli olanın doğum öncesi bulgular olduğunu, bu bulguların gerçeğe uygun yansıtılmayacağı düşünüldüğünde bunlara şüpheyle yaklaşılması ve olayın o şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemece Adli Tıp Kurumundan "Doğumun sezaryenle yapılması durumunda yine aynı «hasarın» meydana gelip gelmeyeceği konusunda" rapor düzenlenmesinin istenilmesine rağmen raporda bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını, ek rapor taleplerinin de mahkemece kabul edilmediğini, sonuç itibariyle müvekkili ...'ın normal doğum yoluyla dünyaya getirilmesi sırasında doktor tarafından yapılan hata nedeniyle müvekkilinin engelli kaldığını, bu şekilde bir yaralanmanın gerçekleşmesinin normal olmadığını, davaya tüketici mahkemesi olarak bakıldığı için davalılar lehine reddedilen maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı değil, tek «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini belirterek, müvekkilleri lehine kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «tıbbi kötü uygulamaya» ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8277 E. , 2012/14063 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/02/2011 tarih ve 2009/1001-2011/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Allianz Sig. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002 tarihinden itibaren davalı şirketin Optimum Sigorta Poliçesi ile sigortalısı olduğunu, 10.08.2009 tarihinde erken doğum ve acil durum nedeniyle götürüldüğü hastaneden daha teşekküllü bir hastaneye sevki uygun görülerek teminat kapsamında olan Amerikan Hastanesi'nde doğum yaptığını, sigorta şirketine yapılan başvuruda hastanenin 01.10.2007 tarihinden itibaren teminat dışında kaldığı bildirilerek ödeme yapılmadığını, ancak bu hususun müvekkiline usulünce bildirilmediğini ve davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu, diğer davalı ... acentesinin de mesleki ihmal ve hatasından dolayı sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik doğum masrafı ve uzman doktor ücreti (2.500 TL) toplam 8.648,47 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili, 27.12.2007 - 27.12.2008 tarihli poliçede Amerikan Hastanesi'nin iki yıldızlı kurum kategorisine geçtiğinden 01.10.2007 tarihinden itibaren anlaşma harici sağlık kurumu statüsünde olduğunun davacıya bildirildiğini, teminatın anlaşmalı sağlık kurumlarında geçerli bulunduğunu, acil durum iddiasının da yersiz olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir
Davalı ... Brokerlik Hiz. A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında ilk olarak düzenlenen 27.12.2002 başlangıç tarihli poliçeden bu yana davalıdan doğum teminatı için prim alındığı, doğumun gerçekleştiği 27.12.2008-27.12.2009 tarihlerini kapsayan poliçede anlaşmalı olmayan kurumlar ile ilgili olarak ''geçersiz'' ibaresi yazılıp, teminat dışı kaldığından bahsedilmediğinden doğum masraflarının istenebileceği, davalı taraf 27.12.2007 başlangıç ve 27.12.2008 bitiş tarihli poliçede Amerikan Hastanesinin anlaşmalı kurum statüsünden çıkartıldığı hususunun yer aldığını belirtse de, taraflar arasındaki ilk ve son poliçede bu hususun yazılı olmadığı, öte yandan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğe göre belirlenen forma dayalı olarak sigortalıya bildirim yükümlüğünün de usulünce yerine getirilmediği, kaldı ki davacının acil durum gereği ilgili hastaneye müracaat etmesi nedeniyle poliçedeki acil duruma ilişkin hükümlerin işletilerek faturalandırılmış hastane masrafları ile doktor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı ...
şirketi yönünden davanın kabulüne, diğer davalı bakımından ise feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigortalının riskin gerçekleşmesi üzerine ödeme yapmayan sigorta şirketine açtığı alacak davasıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı mümeyyiz davalı vekili tarafından, 27.12.2007- 27.12.2008 tarihli poliçede Amerikan Hastanesi'nin anlaşmalı kurum statüsünden çıkarıldığına dair bilgilendirme yapıldığı, 27.12.2008-27.12.2009 tarihli poliçenin özel şartlar kısmının Hamilelik ve Doğum Teminatı başlıklı 2.3. maddesinde “Normal doğum,…tüm doğum masrafları sadece poliçe ekinde listesi verilen ve poliçe için geçerli olduğu belirtilen anlaşmalı sağlık kurumlarında gerçekleştirilmesi koşulu ile…teminat kapsamında karşılanır”, Sağlık Giderlerinin Tazmini başlıklı 11. maddede ise “…teminatlar için anlaşma harici sağlık kurumu olarak tanımlanmış kişi ve kurumlarca gerçekleştirilen sağlık gideri (sigortalının kendi isteği ve acil durum nedeni ile de olsa) bu poliçe kapsamında karşılanmaz” hükümleri ve diğer poliçe hükümlerine göre, poliçe ekindeki çizelgede iki yıldızlı sağlık kurumlarında hamilelik ve doğum yatışının geçersiz olduğunun bildirildiği, özel doktor ücretinin teminat kapsamında olmasının şartlarının gerçekleşmediği, acil durumda dahi anlaşma dışı kurumların teminat dahilinde olmadığı gibi ciddi itirazlar ileri sürmüştür.
Bu durumda, mahkemece davalının bilirkişi raporuna karşı verdiği itiraz dilekçesindeki tüm itirazların ayrı ayrı karşılanması için ek rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, karar yerinde de bu hususlarda tartışma ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Allianz Sig. A.Ş.'ye iadesine, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062549700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz