6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpoteğin fekki

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3834 E. 2024/5880 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayni teminat aile konutu ipotek akit tablosu ipoteğin fekki i̇i̇k 258 i̇i̇k 194 başvurma harcı ipotek kefalet genel kredi sözleşmesi kefil kredi sözleşmesi ilk derece kararının kaldırılması teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TMK · TBK — TBK 603 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Harran Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2019/297 E., 2021/372 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ...'ın ... ...'ın, müvekkili ...'ın ise ... ... ...'ın eşi olduğunu, müvekkillerinin eşlerinin dava dışı bir şirketin davalı bankadan kullandığı krediye kefil olduklarını ve bu aşamada adı geçenlerin eşit oranda hissedar oldukları taşınmaza davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkillerinin bu durumu çok sonradan 26.08.2019 tarihinde öğrendiklerini, davalı bankanın kefalet alırken kefalet verenlerin eşleri olan müvekkillerinin rızasını almadığını, bu nedenle kefaletin ve kefalete dayalı olarak tesis edilen ipoteğin usulsüz olduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine tesis edilmiş olan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipotek konusu taşınmazın tarla vasfında olması nedeniyle aile konutu olması mümkün olmadığından eş rızasına lüzum olmadığını, kaldı ki davacıların eşlerinin genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imzalarının da olmadığını, açılan davanın kötü niteli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların eşlerinin ayrıca borca kefil olduğuna dair ipotek akit tablosunda bir hüküm bulunmadığı gibi anılan taşınmaz tarla vasfında olup, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacı güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir aynî hak olan ipoteğin, kişisel bir teminat olmayıp ayni bir teminat olduğundan eş rızasına gerek olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 603 üncü maddesinin mevcut uyuşmazlıkta uygulanma imkânı olmadığı gibi bu maddenin aile konutunun korunmasına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesini aile konutu olmayan taşınmazlara yönelik genişletmesine de imkân vermediği, bu haliyle tesis edilen ipoteğin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek akit tablosundaki hükümler incelendiğinde müvekkillerinin eşlerinin ipotek borçlusu olmalarının yanı sıra aynı zamanda sözleşmeye kefil de olmalarının sağlandığını, böylelikle kanun hükümlerinin de dolanıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 584 ve 603 üncü maddeleri.

3. 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İpoteğin fekki

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5603 E. 2023/350 K.

    Ortak: · İpoteğin fekki

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ayni teminat olan ipotekte eş rızasının aranmaması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3762 E. 2023/7723 K.

    Ortak: · İpoteğin fekki

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2625 E. 2020/4782 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • İpoteğin fekki

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4262 E. 2022/1455 K.

    Ortak: · İpoteğin fekki

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İpoteğin kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5182 E. 2020/3368 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3834 E.  ,  2024/5880 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1672 Esas, 2023/258 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Harran Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2019/297 E., 2021/372 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ...'ın ... ...'ın, müvekkili ...'ın ise ... ... ...'ın eşi olduğunu, müvekkillerinin eşlerinin dava dışı bir şirketin davalı bankadan kullandığı krediye kefil olduklarını ve bu aşamada adı geçenlerin eşit oranda hissedar oldukları taşınmaza davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkillerinin bu durumu çok sonradan 26.08.2019 tarihinde öğrendiklerini, davalı bankanın kefalet alırken kefalet verenlerin eşleri olan müvekkillerinin rızasını almadığını, bu nedenle kefaletin ve kefalete dayalı olarak tesis edilen ipoteğin usulsüz olduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine tesis edilmiş olan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipotek konusu taşınmazın tarla vasfında olması nedeniyle aile konutu olması mümkün olmadığından eş rızasına lüzum olmadığını, kaldı ki davacıların eşlerinin genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imzalarının da olmadığını, açılan davanın kötü niteli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların eşlerinin ayrıca borca kefil olduğuna dair ipotek akit tablosunda bir hüküm bulunmadığı gibi anılan taşınmaz tarla vasfında olup, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacı güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir aynî hak olan ipoteğin, kişisel bir teminat olmayıp ayni bir teminat olduğundan eş rızasına gerek olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 603 üncü maddesinin mevcut uyuşmazlıkta uygulanma imkânı olmadığı gibi bu maddenin aile konutunun korunmasına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesini aile konutu olmayan taşınmazlara yönelik genişletmesine de imkân vermediği, bu haliyle tesis edilen ipoteğin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek akit tablosundaki hükümler incelendiğinde müvekkillerinin eşlerinin ipotek borçlusu olmalarının yanı sıra aynı zamanda sözleşmeye kefil de olmalarının sağlandığını, böylelikle kanun hükümlerinin de dolanıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 584 ve 603 üncü maddeleri.

3. 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınmadığı anlaşılan 427,60 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075466200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.