Telafisi imkansız zarar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3627 E. 2024/5997 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
telafisi imkansız zarar↗ sadakat yükümlülüğü↗ iade davası↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ haklı sebep↗ rekabet yasağı↗ kar payı↗ ticari işletme↗ kâr mahrumiyeti↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ temerrüt faizi↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/73 E., 2019/1063 K.
Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin iş makineleri sektöründe faaliyet gösterdiğini ve dünyaca ünlü markaların distribütörlüğünü yaptığını, davalının müvekkili şirket bünyesinde 01.09.2014-04.05.2016 tarihleri arasında satış danışmanı olarak çalıştığını, taraflar arasında düzenlenen 16.10.204 tarihli taahhütname ve şirket gizlilik sözleşmesinde, davalının satış danışmanı olarak çalıştığı sürece kendi adına veya başkaları adına müvekkilinin yazılı onayı olmaksızın çalışamayacağının belirlendiğini, davalının müvekkili şirkette çalışması sırasında kendi nam ve hesabına çalışması nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davalının is akdinin feshinden sonra, sözleşmeye aykırı şekilde müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyette bulunan başka bir şirkette çalışmaya başlayarak haksız rekabette bulunduğunu, sözleşme uyarınca iş akdinin sona ermesinden itibaren 18 ay süresince davacının müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunan bir yerde çalışmaması, aksi halde son alınan ücretin altı katı cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını ileri sürerek 48.573,60 TL cezai şartın davalıdan tahsiline, davalının sözleşmeye aykırı davranışı ve haksız rekabeti nedeniyle müvekkilinin mahrum kaldığı kar payının şimdilik 1.000,00 TL'sinin tahsiline, alacak kalemlerinin tamamına sözleşme gereği %12 temerrüt faizi yürütülmesine, yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin yansı sıra sözleşme gereği %15 vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2014-04.05.2016 tarihleri arasında yaklaşık 20 ay boyunca davacı şirkette satış danışmanı olarak çalıştığını, iş akdinin davacı tarafından gerekçesiz ve haksız şekilde feshedildiğini, rekabet yasağına ilişkin sözleşmesinin yasal sınırlar gözetilmeden ve işçi açısından telafisi imkansız zararlar oluşturacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 444'üncü ve devamı maddeleri gereğince rekabet yasağı kapsamında sözleşmede belirtilen cezai şart miktarının tahsili yönünde dava açılmışsada, her iki tarafın da kesinleştiğini beyan ettiği İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesinin 2016/322 E., 2017/230 K. sayılı ilamında taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedene dayanmaksızın feshedildiği, bu nedenle feshin geçersizliğine ve davalının işe iadesine karar verildiği görülmekle, 6098 sayılı Kanun'un 447/son maddesinde sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erer hükmü uyarınca davacının talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 01.09.2014 ile 04.05.2016 tarihleri arasında müvekkili şirkette satış danışmanı olarak çalıştığını, 16.10.2016 tarihli taahhütname ve gizlilik anlaşması uyarınca iş akdinin sona ermesinden sonra davalının rakip şirkette çalışmasının yasaklanmasına rağmen, davalının aynı alanda faaliyette bulunan rakip şirkette çalışmaya başladığını, işe iade davasının işçi lehine sonuçlanması gerekçe gösterilerek, işçinin haksız rekabette bulunmasının haklı görülemeyeceğini, iş akdinin feshinden sonra da sözleşmeye göre sadakat yükümlüğünün devam ettiğini, işe iade davası açan davalının neden rakip şirkette çalışmaya başladığının mahkemece değerlendirilmediğini, davalının iş akdinin öncesi ve sonrası eylemleri ile haksız rekabet yaptığını, rapora yönelik itirazların dikkate alınmadan hatalı raporla karar verildiğini, mahkemenin bilirkişi görevlendirme usulünün hatalı olduğunu, daha önce atanan bilirkişilerin değiştirilmesinin usulsüz olduğunu, bilirkişilerin faal olan davalının ticari işletmesinin kayıtlarını incelemediklerini, müvekkilinin sırlarının davalının kendi işletmesinde kullanıp kullanmadığının bilirkişilerce değerlendirilmediğini, müvekkilinin kayıtlarının incelenmesine rağmen dava dışı şirketin kayıtlarının incelenmediğini, davalının rakip şirkette çalıştığı dönemler ile şahıs şirketinin faaliyette bulunduğu dönemlerin raporda değerlendirilmediğini, davalının aynı alanda faaliyet gösteren bir işletmesinin bulunması ve rakip şirkette çalışması nedeniyle haksız rekabet koşullarının oluştuğunu, davalının bu eylemleri ile her şekilde rekabet ortamını bozarak bundan haksız kazanç elde ettiğinin bilirkişi ve mahkemece göz ardı edildiğini, bunun belirlenmesi için davalının şirketi ile dava dışı rakip şirketin kayıtlarında inceleme yapılması gerektiğini, davalı işçinin müvekkili şirketin ticari çevresini ve ticari sırlarını elde etme ve kullanma imkanına sahip olduğunu, işverenin bu durumdan önemli bir zarara uğrama ihtimali bulunduğunun göz ardı edildiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde rekabet yasağının sona ereceğinin açık olduğu, iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş akdinin işverence haklı ve geçerli nedenle feshedilmemesi nedeniyle davalı işçinin işe iadesine karar verildiğinden, rekabet yasağının sona erdiği kabul edilerek talebin bu nedenle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu kabule göre mahkemece cezai şart alacağı yönünden tarafların veya üçüncü kişilerin defterleri üzerinde bir inceleme yapılmasına bir gerek bulunmadığı gibi hukuki konuda bilirkişi raporu alınmasına dahi gerek bulunmadığı, diğer yandan davacının cezai şart talebinin yanı sıra davalı işçinin, davacının müşterilerine yapmış olduğu satışlar nedeniyle tazminat talebi de bulunduğu, ancak bu talebini somutlaştırmadığı, davacı tarafından iddianın ileri sürülüş şekline göre, tazminat talebi yönünden ilk derece mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında rekabet yasağının uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2.Dava, şirketin eski çalışanına karşı açılan rekabet yasağının ihlali iddiasından kaynaklanan cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 447 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11383 E. 2016/6482 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 444'üncü ve devamı maddeleri gereğince «rekabet yasağı» kapsamında sözleşmede belirtilen «cezai şart» miktarının tahsili yönünde dava açılmışsada, her iki tarafın da kesinleştiğini beyan ettiği İstanbul Anadolu 11.
… un'un 447 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde «rekabet yasağının» sona ereceğinin açık olduğu, iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş akdinin işverence haklı ve geçerli nedenle feshedilmemesi nedeniyle davalı işçinin işe iadesine karar verildiğinden, rekabet yasağının sona erdiği kabul edilerek talebin bu nedenle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu kabule göre mahkemece «cezai şart» alacağı yönünden tarafların veya üçüncü kişilerin «defterleri» üzerinde bir inceleme yapılmasına bir gerek bulunmadığı gibi hukuki konuda bilirkişi raporu alınmasına dahi gerek bulunmadığı, diğer yandan davacının cezai şart ta …
2.Dava, şirketin eski çalışanına karşı açılan «rekabet yasağının» ihlali iddiasından kaynaklanan «cezai şart» ve tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının çalıştığı dava dış şirket ile davacı şirketin faaliyet konuları itibariyle rakip firma olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacının bu çalışma nedeniyle zararının tespit edilemediği, davalının «rekabet yasağı» hükmüne aykırı hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Dava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:danışmanlık sözleşmesi · üretim sırları · müşteri çevresi · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Dava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
A.Ş. ile aralarında «danışmanlık sözleşmesi» olduğunu ve bu sözleşme gereğince danışmanlık hizmetinin davalı işçi tarafından verildiğini, dava dışı ...
A.Ş'nin «danışmanlık sözleşmesini» feshetmesinden sonra davalı işçinin ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · geçersizlik
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… ihleri arasında yaklaşık 20 ay boyunca davacı şirkette satış danışmanı olarak çalıştığını, iş akdinin davacı tarafından gerekçesiz ve haksız şekilde feshedildiğini, «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmesinin yasal sınırlar gözetilmeden ve işçi açısından «telafisi imkansız zararlar» oluşturacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle «geçersiz» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 444'üncü ve devamı maddeleri gereğince «rekabet yasağı» kapsamında sözleşmede belirtilen «cezai şart» miktarının tahsili yönünde dava açılmışsada, her iki tarafın da kesinleştiğini beyan ettiği İstanbul Anadolu 11.
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre, sözleşmedeki «rekabet yasağı» koşulunun gerçekleşmesi için, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmez, böyle bir tehlikenin varlığı yeterlidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · çalışma özgürlüğü · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · kısıtlılık · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12344 E. 2016/8982 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı · haksız rekabet · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… ihleri arasında yaklaşık 20 ay boyunca davacı şirkette satış danışmanı olarak çalıştığını, iş akdinin davacı tarafından gerekçesiz ve haksız şekilde feshedildiğini, «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmesinin yasal sınırlar gözetilmeden ve işçi açısından «telafisi imkansız zararlar» oluşturacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle «geçersiz» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 444'üncü ve devamı maddeleri gereğince «rekabet yasağı» kapsamında sözleşmede belirtilen «cezai şart» miktarının tahsili yönünde dava açılmışsada, her iki tarafın da kesinleştiğini beyan ettiği İstanbul Anadolu 11.
Benzer bu kararda… karşı açtığı davanın hukuki nitelik olarak şirketin yöneticisine açtığı dava kapsamında değerlendirilmesi, davalı şirkete karşı açtığı davanın genel hükümlere göre «haksız rekabet» davası kapsamında değerlendirilmesi ve diğer davalıların «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddia edilen davranışlarının açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın 6098 sayılı TBK'nın 444 …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalıların «haksız eylemlerinin» davacı şirkette çalışırken başladığı ve davalı şirkette işe başladıktan sonra da devam ettiğinin ileri sürüldüğü, buna göre davaya bakmaya «görevli» mahkemenin iş mahkemeleri olduğu, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan «yargılamanın birliği» ve «usul ekonomisi» de nazara alındığında davalı şirket «dahil» olmak üzere tüm davalılar yönünden mahkemenin «görevsiz» olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Dava; «haksız rekabetin» tespiti ve men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama birliği · usul ekonomisi · mutlak ticari dava · haksız eylem · şirket müdürü · uyuşmazlık konusu · görevsizlik kararı · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalıların «haksız eylemlerinin» davacı şirkette çalışırken başladığı ve davalı şirkette işe başladıktan sonra da devam ettiğinin ileri sürüldüğü, buna göre davaya bakmaya «görevli» mahkemenin iş mahkemeleri olduğu, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan «yargılamanın birliği» ve «usul ekonomisi» de nazara alındığında davalı şirket «dahil» olmak üzere tüm davalılar yönünden mahkemenin «görevsiz» olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Ancak, davalılardan ...’in davacı şirketin %... ortağı ve «şirketin müdürü» olduğu, diğer davalı gerçek kişilerin ise davacı şirketten ayrıldıktan sonra rakip olan davalı ...’in ortağı olduğu davalı şirkette işe başladıkları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı TTK’nın .../...-a ve .../...-c maddeleri gereğince «mutlak ticari» dava niteliği taşımasına ve açık biçimde asliye ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunmasına rağmen, mahkemece, iş mahkemesinin davaya bakmakla «görevli» olduğundan bahisle verilen «görevsizlik» kararı doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm davalılar yönünden iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 444'üncü ve devamı maddeleri gereğince «rekabet yasağı» kapsamında sözleşmede belirtilen «cezai şart» miktarının tahsili yönünde dava açılmışsada, her iki tarafın da kesinleştiğini beyan ettiği İstanbul Anadolu 11.
… un'un 447 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde «rekabet yasağının» sona ereceğinin açık olduğu, iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş akdinin işverence haklı ve geçerli nedenle feshedilmemesi nedeniyle davalı işçinin işe iadesine karar verildiğinden, rekabet yasağının sona erdiği kabul edilerek talebin bu nedenle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu kabule göre mahkemece «cezai şart» alacağı yönünden tarafların veya üçüncü kişilerin «defterleri» üzerinde bir inceleme yapılmasına bir gerek bulunmadığı gibi hukuki konuda bilirkişi raporu alınmasına dahi gerek bulunmadığı, diğer yandan davacının cezai şart ta …
2.Dava, şirketin eski çalışanına karşı açılan «rekabet yasağının» ihlali iddiasından kaynaklanan «cezai şart» ve tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · müşteri çevresi · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, “Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4347 E. 2017/6591 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 444'üncü ve devamı maddeleri gereğince «rekabet yasağı» kapsamında sözleşmede belirtilen «cezai şart» miktarının tahsili yönünde dava açılmışsada, her iki tarafın da kesinleştiğini beyan ettiği İstanbul Anadolu 11.
… un'un 447 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde «rekabet yasağının» sona ereceğinin açık olduğu, iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş akdinin işverence haklı ve geçerli nedenle feshedilmemesi nedeniyle davalı işçinin işe iadesine karar verildiğinden, rekabet yasağının sona erdiği kabul edilerek talebin bu nedenle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu kabule göre mahkemece «cezai şart» alacağı yönünden tarafların veya üçüncü kişilerin «defterleri» üzerinde bir inceleme yapılmasına bir gerek bulunmadığı gibi hukuki konuda bilirkişi raporu alınmasına dahi gerek bulunmadığı, diğer yandan davacının cezai şart ta …
2.Dava, şirketin eski çalışanına karşı açılan «rekabet yasağının» ihlali iddiasından kaynaklanan «cezai şart» ve tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «haksız rekabetin» oluştuğunu gösteren delilleri sunmak ve işçinin hangi ticari sırlara vakıf olmak sureti ile rakip firmanın menfaatine yarar sağladığını açıklaması gerektiği, haksız rekabete ilişkin «cezai şartın» "... ..." varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk etmeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağladığının açıkça belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, soyut olarak her çalışanın işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde başka bir firmada işe girmesinin haksız rekabet tehlikesi doğurmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile de söz konusu sözleşme hükmünün Anayasanın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemenin, «haksız rekabete» ilişkin «cezai şartın» "muhtemel tehlike" varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk etmeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve raki …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · kısıtlılık · hizmet sözleşmesi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece taraflar arasındaki «hizmet sözleşmenin» TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, «rekabet yasağının» yer konusunda sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «haksız rekabetin» oluştuğunu gösteren delilleri sunmak ve işçinin hangi ticari sırlara vakıf olmak sureti ile rakip firmanın menfaatine yarar sağladığını açıklaması gerektiği, haksız rekabete ilişkin «cezai şartın» "... ..." varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk etmeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağladığının açıkça belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, soyut olarak her çalışanın işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde başka bir firmada işe girmesinin haksız rekabet tehlikesi doğurmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile de söz konusu sözleşme hükmünün Anayasanın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Rekabet «yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir.
2-) Ayrıca, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 13.01.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10194 E. 2016/7663 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taahhütname · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 444'üncü ve devamı maddeleri gereğince «rekabet yasağı» kapsamında sözleşmede belirtilen «cezai şart» miktarının tahsili yönünde dava açılmışsada, her iki tarafın da kesinleştiğini beyan ettiği İstanbul Anadolu 11.
… un'un 447 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde «rekabet yasağının» sona ereceğinin açık olduğu, iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş akdinin işverence haklı ve geçerli nedenle feshedilmemesi nedeniyle davalı işçinin işe iadesine karar verildiğinden, rekabet yasağının sona erdiği kabul edilerek talebin bu nedenle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu kabule göre mahkemece «cezai şart» alacağı yönünden tarafların veya üçüncü kişilerin «defterleri» üzerinde bir inceleme yapılmasına bir gerek bulunmadığı gibi hukuki konuda bilirkişi raporu alınmasına dahi gerek bulunmadığı, diğer yandan davacının cezai şart ta …
2.Dava, şirketin eski çalışanına karşı açılan «rekabet yasağının» ihlali iddiasından kaynaklanan «cezai şart» ve tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı, davalının davacı şirketteki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra rakip firmada çalışmaya başladığını ve «rekabet yasağını» ihlal ettiğini ileri sürerek «cezai şart» isteminde bulunmuş, mahkemece, iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davaya dayanak alınan «taahhüdün» işçi ile işveren arasında düzenlenmiş olması, bu taahhüt nedeniyle çıkan uyuşmazlığın iş hukuku kapsamında kaldığını kabule yeterli değildir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «rekabet yasağının» dayanağı işçinin hizmet akdinden kaynaklanan «sadakat borcu», hizmet akdinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «görevli» mahkemenin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın talep halinde görevli ...
Dava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sadakat borcu · mutlak ticari dava · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «rekabet yasağının» dayanağı işçinin hizmet akdinden kaynaklanan «sadakat borcu», hizmet akdinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «görevli» mahkemenin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın talep halinde görevli ...
Bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1-c maddesi gereğince «mutlak ticari» dava niteliği taşıdığı ve açık biçimde asliye ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunmasına rağmen, mahkemece, iş mahkemesinin davaya bakmakla «görevli» olduğundan bahisle verilen «görevsizlik» kararı doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3627 E. , 2024/5997 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/979 Esas, 2023/595 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/73 E., 2019/1063 K.
Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin iş makineleri sektöründe faaliyet gösterdiğini ve dünyaca ünlü markaların distribütörlüğünü yaptığını, davalının müvekkili şirket bünyesinde 01.09.2014-04.05.2016 tarihleri arasında satış danışmanı olarak çalıştığını, taraflar arasında düzenlenen 16.10.204 tarihli taahhütname ve şirket gizlilik sözleşmesinde, davalının satış danışmanı olarak çalıştığı sürece kendi adına veya başkaları adına müvekkilinin yazılı onayı olmaksızın çalışamayacağının belirlendiğini, davalının müvekkili şirkette çalışması sırasında kendi nam ve hesabına çalışması nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davalının is akdinin feshinden sonra, sözleşmeye aykırı şekilde müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyette bulunan başka bir şirkette çalışmaya başlayarak haksız rekabette bulunduğunu, sözleşme uyarınca iş akdinin sona ermesinden itibaren 18 ay süresince davacının müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunan bir yerde çalışmaması, aksi halde son alınan ücretin altı katı cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını ileri sürerek 48.573,60 TL cezai şartın davalıdan tahsiline, davalının sözleşmeye aykırı davranışı ve haksız rekabeti nedeniyle müvekkilinin mahrum kaldığı kar payının şimdilik 1.000,00 TL'sinin tahsiline, alacak kalemlerinin tamamına sözleşme gereği %12 temerrüt faizi yürütülmesine, yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin yansı sıra sözleşme gereği %15 vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2014-04.05.2016 tarihleri arasında yaklaşık 20 ay boyunca davacı şirkette satış danışmanı olarak çalıştığını, iş akdinin davacı tarafından gerekçesiz ve haksız şekilde feshedildiğini, rekabet yasağına ilişkin sözleşmesinin yasal sınırlar gözetilmeden ve işçi açısından telafisi imkansız zararlar oluşturacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 444'üncü ve devamı maddeleri gereğince rekabet yasağı kapsamında sözleşmede belirtilen cezai şart miktarının tahsili yönünde dava açılmışsada, her iki tarafın da kesinleştiğini beyan ettiği İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesinin 2016/322 E., 2017/230 K. sayılı ilamında taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedene dayanmaksızın feshedildiği, bu nedenle feshin geçersizliğine ve davalının işe iadesine karar verildiği görülmekle, 6098 sayılı Kanun'un 447/son maddesinde sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erer hükmü uyarınca davacının talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 01.09.2014 ile 04.05.2016 tarihleri arasında müvekkili şirkette satış danışmanı olarak çalıştığını, 16.10.2016 tarihli taahhütname ve gizlilik anlaşması uyarınca iş akdinin sona ermesinden sonra davalının rakip şirkette çalışmasının yasaklanmasına rağmen, davalının aynı alanda faaliyette bulunan rakip şirkette çalışmaya başladığını, işe iade davasının işçi lehine sonuçlanması gerekçe gösterilerek, işçinin haksız rekabette bulunmasının haklı görülemeyeceğini, iş akdinin feshinden sonra da sözleşmeye göre sadakat yükümlüğünün devam ettiğini, işe iade davası açan davalının neden rakip şirkette çalışmaya başladığının mahkemece değerlendirilmediğini, davalının iş akdinin öncesi ve sonrası eylemleri ile haksız rekabet yaptığını, rapora yönelik itirazların dikkate alınmadan hatalı raporla karar verildiğini, mahkemenin bilirkişi görevlendirme usulünün hatalı olduğunu, daha önce atanan bilirkişilerin değiştirilmesinin usulsüz olduğunu, bilirkişilerin faal olan davalının ticari işletmesinin kayıtlarını incelemediklerini, müvekkilinin sırlarının davalının kendi işletmesinde kullanıp kullanmadığının bilirkişilerce değerlendirilmediğini, müvekkilinin kayıtlarının incelenmesine rağmen dava dışı şirketin kayıtlarının incelenmediğini, davalının rakip şirkette çalıştığı dönemler ile şahıs şirketinin faaliyette bulunduğu dönemlerin raporda değerlendirilmediğini, davalının aynı alanda faaliyet gösteren bir işletmesinin bulunması ve rakip şirkette çalışması nedeniyle haksız rekabet koşullarının oluştuğunu, davalının bu eylemleri ile her şekilde rekabet ortamını bozarak bundan haksız kazanç elde ettiğinin bilirkişi ve mahkemece göz ardı edildiğini, bunun belirlenmesi için davalının şirketi ile dava dışı rakip şirketin kayıtlarında inceleme yapılması gerektiğini, davalı işçinin müvekkili şirketin ticari çevresini ve ticari sırlarını elde etme ve kullanma imkanına sahip olduğunu, işverenin bu durumdan önemli bir zarara uğrama ihtimali bulunduğunun göz ardı edildiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde rekabet yasağının sona ereceğinin açık olduğu, iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş akdinin işverence haklı ve geçerli nedenle feshedilmemesi nedeniyle davalı işçinin işe iadesine karar verildiğinden, rekabet yasağının sona erdiği kabul edilerek talebin bu nedenle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu kabule göre mahkemece cezai şart alacağı yönünden tarafların veya üçüncü kişilerin defterleri üzerinde bir inceleme yapılmasına bir gerek bulunmadığı gibi hukuki konuda bilirkişi raporu alınmasına dahi gerek bulunmadığı, diğer yandan davacının cezai şart talebinin yanı sıra davalı işçinin, davacının müşterilerine yapmış olduğu satışlar nedeniyle tazminat talebi de bulunduğu, ancak bu talebini somutlaştırmadığı, davacı tarafından iddianın ileri sürülüş şekline göre, tazminat talebi yönünden ilk derece mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında rekabet yasağının uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2.Dava, şirketin eski çalışanına karşı açılan rekabet yasağının ihlali iddiasından kaynaklanan cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 447 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1070742900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz