Ttk 792
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10034 E. 2012/21752 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 792↗ hapis hakkı↗ delillerin toplanmaması↗ keşif↗ taşıma sözleşmesi↗ dürüstlük kuralı↗ ifa↗ taşıyıcı↗ feragat↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının davalılardan ... ile İzmir'de bulunan ev eşyalarının Bursa iline getirilmesi konusunda anlaştığı, bilahare davalılardan Bülent'in de diğer davalı ... ile dava konusu eşyaların Bursa iline getirilmesi konusunda anlaştıkları, davacı ile davalı ... arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığı, davalı ...'in eşyaları Bursa iline getirdiği, davalı ...'in taşıma bedeli olarak araç temin fişinde belirtilen 300,00 TL yi davacıdan istediği, davacının da anlaşmaya göre taşıma ücretinin 200,00 TL olduğunu belirterek davalı ...'e ödemede bulunmadığı, davacının taşıma ücretinin 200,00 TL olduğuna dair iddiasının hiç bir delille desteklenmemesi,davalı ... ile anlaşma yapmadıklarını belirtmesi ve dosyaya ibraz edilen araç temin fişi karşısında taşıma ücretinin 300,00 TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, eşyayı Bursa iline getiren davalı ...'in eşya üzerinde BK'nun 476. ve TTK'nun 792. ve 794. maddeleri gereğince hapis hakkının bulunduğu, gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın ise vaki feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Mülga TTK'nun m. 794'de taşıyıcıya, üstlendiği eşya taşıma işinden doğan alacağı nedeniyle taşıdığı eşya üzerinde bir özel hapis hakkı tanımıştır. Hapis hakkı kural olarak alacaklıyı koruyucu bir hukuki güvencedir. Ancak alacaklıya bu konuda belirli bir takdir yetkisi tanımak gerekir ise de, alacak karşılığı hapsolan eşyanın değeri ile borç arasında belirgin bir farklılık olduğu durumlarda hapis hakkının kullanılmasının MK'nun m. 2/f. 2'ye aykırı olacağı kabul edilmelidir. Hapsolunan eşyanın değerinin, alacak miktarının çok üzerinde olması, alacağı aşan tutarın, teminat göstermeye gerek olmaksızın borçluya iade edilmemesi sonucunu doğurur. Bunun yanında, Mülga TTK'nun m. 793/c.2'ye göre taşıma ücretine ilişkin, gönderilen ile taşıyıcı arasında ihtilaf çıkması halinde, gönderilen borçlu olduğunu kabul ettiği miktarı bir bankaya, notere yahut emin bir yere tevdi ederek eşyaya kavuşması mümkündür.
Ayrıca borca aykırılık halinde genel kural, edimin aynen ifasına ilişkindir. İfanın imkansız, ifanın talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, sözleşme veya kanun ile tanınmış başka bir hakkın kullanıldığı durumunda ise aynen ifa talep edilemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya geldiğimizde, taraflar arasında taşıma akdinin varlığı, akdin ifa edilmesi ve taşıma ücretinin ödenmediği hususları tartışmasızdır. Uyuşmazlık esas itibariyle taşıma ücretinin miktarı ve buna göre hapis hakkının kullanılmasında MK'nun m. 2/f.2'ye aykırılık olup olmadığı noktasındadır. Taşıma ücretinin ihtilaflı olması nedeniyle mahkemece öncelikle uzman bilirkişi aracılığı ile taşıma ücretinin belirlenmesi, daha sonra üzerinde hapis hakkı kullanılan eşyaların bulunduğu yerde keşif yapılarak, eşyaların bulunmaması halinde taraflardan eşyaların özellikleri konusunda delilleri toplanarak dosya üzerinde uzman bilirkişiden alınacak rapor ile eşyaların hapis hakkının kullanıldığı tarihteki bedeli belirlenerek, taşıma ücreti ile hapis hakkının kullanıldığı eşyanın bedeli arasında eşya aleyhine belirgin bir farkın varlığı halinde, aynen ifanın istenmesi koşulları değerlendirilerek eşyanın bölünebilir olmasıda göz önüne alınarak sonuca göre, taşıma ücreti üzerindeki eşyanın aynen iadesine veya bedelinin tahsiline, eşya bedeli ile taşıma ücretinin bir birine çok yakın veya eşit olması durumunda ise davanın reddine karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7641 E. 2012/19226 K.
Ortak:hapis hakkı · taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının davalılardan ... ile İzmir'de bulunan ev eşyalarının Bursa iline getirilmesi konusunda anlaştığı, bilahare davalılardan Bülent'in de diğer davalı ... ile dava konusu eşyaların Bursa iline getirilmesi konusunda anlaştıkları, davacı ile davalı ... arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığı, davalı ...'in eşyaları Bursa iline getirdiği, davalı ...'in taşıma bedeli olarak araç temin fişinde belirtilen 300,00 TL yi davacıdan istediği, davacının da anlaşmaya göre taşıma ücretinin 200,00 TL olduğunu belirterek davalı ...'e ödemede bulunmadığı, davacının taşıma ücretinin 200,00 TL olduğuna dair iddiasının hiç bir delille desteklenmemesi,davalı ... ile anlaşma yapmadıklarını belirtmesi ve dosyaya «ibraz» edilen araç temin fişi karşısında taşıma ücretinin 300,00 TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, eşyayı Bursa iline getiren davalı ...'in eşya üzerinde BK'nun 476. ve TTK'nun 792. ve 794. maddeleri gereğince «hapis hakkının» bulunduğu, gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın ise vaki «feragat» nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
794'de «taşıyıcıya», üstlendiği eşya taşıma işinden doğan alacağı nedeniyle taşıdığı eşya üzerinde bir özel «hapis hakkı» tanımıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalının davacıdan alacağının bulunmadığı, devam eden ticari ilişki sırasında birden fazla «taşıma sözleşmesinin» yapıldığı, bakiye borcun bu taşımalardan kaynaklandığı, «son» taşıma sırasında davacının taşıdığı malların davalı tarafından «teslim» alınmadığı ve davacıya ait «depoda» muhafaza edildiği, bu durumun BK'nun 793 ve 794. maddelerinde düzenlenmiş bulunan «taşıyana» ait «hapis hakkı» kabul edileceği, hapis hakkını kullanmak suretiyle taşıdığı malları uhdesinde muhafaza eden davacının malları malın sahibi olan davalıya teslim yükümlülüğünün alacağını tahsil etmekle son bulacağı, malların değerinin 1.879 TL olduğu gerekçesiyle, davacıda bulunan 1.879 TL olarak tespit edilen davalıya ait malların iadesi koşuluyla davalının itirazının iptaline, 9.178.91 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibarin «yasal faiz» yürütülmesine, %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, davalının karşı davasının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borca itiraz · depo kararı · taşıyan · inkar tazminatı · yasal faiz · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalının davacıdan alacağının bulunmadığı, devam eden ticari ilişki sırasında birden fazla «taşıma sözleşmesinin» yapıldığı, bakiye borcun bu taşımalardan kaynaklandığı, «son» taşıma sırasında davacının taşıdığı malların davalı tarafından «teslim» alınmadığı ve davacıya ait «depoda» muhafaza edildiği, bu durumun BK'nun 793 ve 794. maddelerinde düzenlenmiş bulunan «taşıyana» ait «hapis hakkı» kabul edileceği, hapis hakkını kullanmak suretiyle taşıdığı malları uhdesinde muhafaza eden davacının malları malın sahibi olan davalıya teslim yükümlülüğünün alacağını tahsil etmekle son bulacağı, malların değerinin 1.879 TL olduğu gerekçesiyle, davacıda bulunan 1.879 TL olarak tespit edilen davalıya ait malların iadesi koşuluyla davalının itirazının iptaline, 9.178.91 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibarin «yasal faiz» yürütülmesine, %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, davalının karşı davasının reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, asıl davada davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacı hakkında yapılan icra takibinde «borca itirazın» iptalini talep ve dava etmiş olmasına rağmen mahkemece davalı-karşı davacı vekilinin bu yolda talebi olmamasına karşın malların iadesi koşuluyla davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18743 E. 2013/1907 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi
Benzer bu kararda… lı tarafça ödenmesinin kararlaştırıldığı, inşaatların tamamlanma oranının %95 olduğu, davacının yapmış olduğu ifanın karşılığı olan bedeli talep hakkının bulunduğu, «sözleşmenin feshinin» davacının kendi serbest iradesi ile olmayıp yasal zorunluluktan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üze …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10034 E. , 2012/21752 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kestel Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2010 tarih ve 2009/85-2010/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 30/09/2007 tarihinde dava dilekçesine ekli dökümü yazılı ev eşyalarını İzmir'den Bursa'ya nakil için davalılardan ... ile 200 TL bedeli mukabilinde nakliyat yazıhanesine giderek konuşup anlaştıklarını, davalının eşyaları verdiği İzmir Bornova adresinden diğer davalı kamyon sahibi ve şöförü ...'ya aldırdığını, ...'nın İzmir Bornova'dan almış olduğu eşyaları Bursa'ya getirince 200 TL'ye ... ile anlaştığı halde 300 TL talep ettiğini, kendisinin de 200 TL'ye anlaştıklarını ve 300 TL'yi vermeyeceğini söylemesi üzerine davalı ...'nın eşyaları vermediğini ileri sürerek eşyaların tahmini bedeli olan 5.500 TL'nın yasal fazi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., 03/10/2007 tarihinde İzmir Erciyes Nakliyat'tan aldığı bir parça ev eşyasını yolda kalmış arızalı araçtan aktardığını, eşya sahibi ... adına yüklediğini, 04/10/2007 tarihinde Bursa'ya geldiğini, ...'ı bulduğunu, eşya sahibi ile ... arasında tartışma geçtiğini, ...'ın "eşya sabihinden parayı alamıyorum, seninde paranı veremiyorum al eşyaları götür senin olsun" dediğini, eşya sahibi ile kendisinin de telefonda konuştuğunu, 300 TL nakliye ücretini istediğini, ancak eşya sahibinin reddettiğini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının davalılardan ... ile İzmir'de bulunan ev eşyalarının Bursa iline getirilmesi konusunda anlaştığı, bilahare davalılardan Bülent'in de diğer davalı ... ile dava konusu eşyaların Bursa iline getirilmesi konusunda anlaştıkları, davacı ile davalı ... arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığı, davalı ...'in eşyaları Bursa iline getirdiği, davalı ...'in taşıma bedeli olarak araç temin fişinde belirtilen 300,00 TL yi davacıdan istediği, davacının da anlaşmaya göre taşıma ücretinin 200,00 TL olduğunu belirterek davalı ...'e ödemede bulunmadığı, davacının taşıma ücretinin 200,00 TL olduğuna dair iddiasının hiç bir delille desteklenmemesi,davalı ...
ile anlaşma yapmadıklarını belirtmesi ve dosyaya ibraz edilen araç temin fişi karşısında taşıma ücretinin 300,00 TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, eşyayı Bursa iline getiren davalı ...'in eşya üzerinde BK'nun 476. ve TTK'nun 792. ve 794. maddeleri gereğince hapis hakkının bulunduğu, gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın ise vaki feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Mülga TTK'nun m. 794'de taşıyıcıya, üstlendiği eşya taşıma işinden doğan alacağı nedeniyle taşıdığı eşya üzerinde bir özel hapis hakkı tanımıştır. Hapis hakkı kural olarak alacaklıyı koruyucu bir hukuki güvencedir. Ancak alacaklıya bu konuda belirli bir takdir yetkisi tanımak gerekir ise de, alacak karşılığı hapsolan eşyanın değeri ile borç arasında belirgin bir farklılık olduğu durumlarda hapis hakkının kullanılmasının MK'nun m. 2/f. 2'ye aykırı olacağı kabul edilmelidir. Hapsolunan eşyanın değerinin, alacak miktarının çok üzerinde olması, alacağı aşan tutarın, teminat göstermeye gerek olmaksızın borçluya iade edilmemesi sonucunu doğurur. Bunun yanında, Mülga TTK'nun m. 793/c.2'ye göre taşıma ücretine ilişkin, gönderilen ile taşıyıcı arasında ihtilaf çıkması halinde, gönderilen borçlu olduğunu kabul ettiği miktarı bir bankaya, notere yahut emin bir yere tevdi ederek eşyaya kavuşması mümkündür.
Ayrıca borca aykırılık halinde genel kural, edimin aynen ifasına ilişkindir. İfanın imkansız, ifanın talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, sözleşme veya kanun ile tanınmış başka bir hakkın kullanıldığı durumunda ise aynen ifa talep edilemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya geldiğimizde, taraflar arasında taşıma akdinin varlığı, akdin ifa edilmesi ve taşıma ücretinin ödenmediği hususları tartışmasızdır. Uyuşmazlık esas itibariyle taşıma ücretinin miktarı ve buna göre hapis hakkının kullanılmasında MK'nun m. 2/f.2'ye aykırılık olup olmadığı noktasındadır. Taşıma ücretinin ihtilaflı olması nedeniyle mahkemece öncelikle uzman bilirkişi aracılığı ile taşıma ücretinin belirlenmesi, daha sonra üzerinde hapis hakkı kullanılan eşyaların bulunduğu yerde keşif yapılarak, eşyaların bulunmaması halinde taraflardan eşyaların özellikleri konusunda delilleri toplanarak dosya üzerinde uzman bilirkişiden alınacak rapor ile eşyaların hapis hakkının kullanıldığı tarihteki bedeli belirlenerek, taşıma ücreti ile hapis hakkının kullanıldığı eşyanın bedeli arasında eşya aleyhine belirgin bir farkın varlığı halinde, aynen ifanın istenmesi koşulları değerlendirilerek eşyanın bölünebilir olmasıda göz önüne alınarak sonuca göre, taşıma ücreti üzerindeki eşyanın aynen iadesine veya bedelinin tahsiline, eşya bedeli ile taşıma ücretinin bir birine çok yakın veya eşit olması durumunda ise davanın reddine karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067253100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz