6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat | Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13939 E. 2012/20943 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya taşıma sözleşmesi taşıyıcı ihtarname maddi tazminat hasar temerrüt teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 788

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kpsamın göre, davacıya ait ev eşyalarının 25-26.11.2005 ve 09.12.2005 tarihlerinde iki parti halinde taşındığı, taşımaya ilişkin hasarın davalı şirkete 28.11.2005 tarihli faks mesajı ve 09.12.2005 tarihli ihtarname ile bildirildiği, hasarın eksper marifetiyle belirlenen bedelinin 5.542 TL olduğu, kayıp olduğu iddia edilen eşyaların davalıya teslim edildiğinin ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.542 TL'nın 17.01.2006 tarihli ihtarnamenni tebliğine göre hesaplanan 08.07.2006 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, emtianın hasarlı ve eksik teslim edildiği iddiasına dayalı, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nun 788. maddesine göre, eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürür. Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce hasar veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olur veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının ziyaını ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş olur ise taşıyıcı aleyhine dava açılabilir.

Somut olayda 25-26.11.2005 tarihlerinde yapılan ilk parti taşımadan sonra davacı tarafından 28.11.2005 tarihinde çekilen faks mesajı ile bulaşık makinesi ve fırının çizilerek hasarlandığı belirtilmiş, 09.12.2005 tarihli ihtarname ile de hasar bedeli olarak 450 TL talep edilmiş ise de, TTK'nun 788. maddesinde belirtilen işlemler yapılmadığı gibi, davalının sorumluluğunu belirleyen hukuken geçerli bir belge de dosyaya sunulmamıştır. Ayrıca ziya ve hasarın taşıyıcının kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğduğu da iddia ve ispat edilmediğinden dava hakkının düşmüş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Zıya

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14165 E. 2014/4216 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Irsaliyeli fatura

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16538 E. 2013/13658 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ziya

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13860 E. 2014/3957 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Maddi-Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3258 E. 2017/2310 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/13939 E.  ,  2012/20943 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2011 tarih ve 2008/286-2011/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekilinin, ev eşyalarının taşınması konusunda davalı şirketle anlaşma yaptığını, eşyaların bir kısmının zarar gördüğünü bir kısmının da kaybolduğunu ileri sürerek, bilirkişi tarafından tespit edilecek zararın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 04.02.2011 tarihinde 5.987 TL üzerinden harç ikmal etmiştir.

Davalı vekili, zarar iddiasının gerçek dışı olduğunu, hasarlandığı iddia edilen eşyanın büyük bölümünün müvekkiline teslim edilmediğini, TTK'nun 788. maddesi uyarınca dava hakkını düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kpsamın göre, davacıya ait ev eşyalarının 25-26.11.2005 ve 09.12.2005 tarihlerinde iki parti halinde taşındığı, taşımaya ilişkin hasarın davalı şirkete 28.11.2005 tarihli faks mesajı ve 09.12.2005 tarihli ihtarname ile bildirildiği, hasarın eksper marifetiyle belirlenen bedelinin 5.542 TL olduğu, kayıp olduğu iddia edilen eşyaların davalıya teslim edildiğinin ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.542 TL'nın 17.01.2006 tarihli ihtarnamenni tebliğine göre hesaplanan 08.07.2006 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, emtianın hasarlı ve eksik teslim edildiği iddiasına dayalı, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nun 788. maddesine göre, eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürür. Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce hasar veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olur veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının ziyaını ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş olur ise taşıyıcı aleyhine dava açılabilir.

Somut olayda 25-26.11.2005 tarihlerinde yapılan ilk parti taşımadan sonra davacı tarafından 28.11.2005 tarihinde çekilen faks mesajı ile bulaşık makinesi ve fırının çizilerek hasarlandığı belirtilmiş, 09.12.2005 tarihli ihtarname ile de hasar bedeli olarak 450 TL talep edilmiş ise de, TTK'nun 788. maddesinde belirtilen işlemler yapılmadığı gibi, davalının sorumluluğunu belirleyen hukuken geçerli bir belge de dosyaya sunulmamıştır. Ayrıca ziya ve hasarın taşıyıcının kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğduğu da iddia ve ispat edilmediğinden dava hakkının düşmüş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066831800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.