6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Özel denetçi tayini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14315 E. 2012/20584 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel denetçi tayini özel denetçi hükümsüzlüğün tespiti tahkikat olağanüstü genel kurul hukuki yarar kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 348TTK 381

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların kanıtlanması için delil sunulmadığı, davaya konu edilen hususlar hakkında, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/139 esas sayılı dosyasında 27.01.2007 tarihinde yapılan şirket 2005 yılı olağan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti davasında da inceleme yapılıp karar verileceğinden ayrıca dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, özel denetçi tayini istemine ilşkindir. Mülga TTK'nunun 348'nci maddesi hükmüne göre, genel kurulun toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden beri pay sahibi

olan kişiler, son iki yıl içinde ortaklığın kuruluşuna veya idare muamelelerine ilişkin bir suistimalin olduğunu veya yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini tahkik için özel denetçi veya denetçiler tayinini, gerekli giderleri ödemek, dava sonucuna kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini herhangi bir bankaya tevdi etmek koşuluyla mahkemeden talep edebilirler.

Somut olayda, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin kabulünün aksine 1/10 azınlığın özel denetçi atanması isteminin genel kurulda reddedilmesine dair kararın TTK'nun 381 vd. maddelerine göre iptali istense dahi dava edilemez. Zira, TTK'nun 348. maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde yapılacak işlem konusunda özel bir düzenleme getirilmiş ve özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması öngörülmüştür. Kaldı ki, davacılar vekili dava dilekçesinde açıkça TTK'nun 348. madde hükmüne dayalı olarak özel denetçi tayini isteminde bulunmuştur. Bu itibarla, mahkemenin dava konusu edilen hususlar hakkında davalı şirketin 27/01/2007 tarihinde yapılan 2005 yılı olağan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti davasında inceleme yapılıp karar verileceği, davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Ayrıca; TTK'nun 348. maddesi uyarınca, kafi delil ve emarelerin bulunması halinde şirket ortaklarının müracaatı ile mahkeme tarafından özel murakıp tayin edilmesi mümkün olup, TTK'nun 348'nci maddesi uyarınca denetçi atanması için iddiaların kesin bir şekilde kanıtlanmasının gerekmeyip, bu yönde emarenin bulunmasının yeterli olduğu, davacıların iddialarının ancak özel denetçi incelemesi sonucu ortaya çıkacağı nazara alınmaksızın ileri sürülen iddiaların kanıtlanması için delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Azınlık pay sahipliği

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8576 E. 2014/953 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Özel denetçi tayini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13150 E. 2012/3814 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Denetçi atanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13681 E. 2012/5027 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14315 E.  ,  2012/20584 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2011 tarih ve 2007/115-2011/370 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, 27.01.2007 tarihinde yapılan davalı şirketin 2005 yılı olağan genel kurul toplantısında, gündemin 3. sırasında, 2005 yılı bilançosu gelir gider tablosunun okunması, tasdiki ve ibrasının görüşüldüğü sırada, %10'dan ziyade azınlık payını temsil eden müvekkillerince, TTK'nun 377. maddesi uyarınca bilançonun tasdikinin ertelenmesinin ve şirket hesaplarında usulsüzlük ve yasaya aykırı işlemler yapıldığı için TTK'nun 348. maddesi uyarınca hesapları incelemek üzere özel denetçi tayin edilmesinin talep edildiğini, talebin reddedildiğini ileri sürerek; TTK'nun 348. maddesi gereğince davalı şirketin 31.12.2005 tarihinden geriye doğru 2 yıllık hesaplarının incelenmesi için özel denetçi tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin kayıt ve defterlerin usul ve yasaya uygun tutulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların kanıtlanması için delil sunulmadığı, davaya konu edilen hususlar hakkında, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/139 esas sayılı dosyasında 27.01.2007 tarihinde yapılan şirket 2005 yılı olağan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti davasında da inceleme yapılıp karar verileceğinden ayrıca dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, özel denetçi tayini istemine ilşkindir. Mülga TTK'nunun 348'nci maddesi hükmüne göre, genel kurulun toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden beri pay sahibi

olan kişiler, son iki yıl içinde ortaklığın kuruluşuna veya idare muamelelerine ilişkin bir suistimalin olduğunu veya yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini tahkik için özel denetçi veya denetçiler tayinini, gerekli giderleri ödemek, dava sonucuna kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini herhangi bir bankaya tevdi etmek koşuluyla mahkemeden talep edebilirler.

Somut olayda, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin kabulünün aksine 1/10 azınlığın özel denetçi atanması isteminin genel kurulda reddedilmesine dair kararın TTK'nun 381 vd. maddelerine göre iptali istense dahi dava edilemez. Zira, TTK'nun 348. maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde yapılacak işlem konusunda özel bir düzenleme getirilmiş ve özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması öngörülmüştür. Kaldı ki, davacılar vekili dava dilekçesinde açıkça TTK'nun 348. madde hükmüne dayalı olarak özel denetçi tayini isteminde bulunmuştur. Bu itibarla, mahkemenin dava konusu edilen hususlar hakkında davalı şirketin 27/01/2007 tarihinde yapılan 2005 yılı olağan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti davasında inceleme yapılıp karar verileceği, davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Ayrıca; TTK'nun 348. maddesi uyarınca, kafi delil ve emarelerin bulunması halinde şirket ortaklarının müracaatı ile mahkeme tarafından özel murakıp tayin edilmesi mümkün olup, TTK'nun 348'nci maddesi uyarınca denetçi atanması için iddiaların kesin bir şekilde kanıtlanmasının gerekmeyip, bu yönde emarenin bulunmasının yeterli olduğu, davacıların iddialarının ancak özel denetçi incelemesi sonucu ortaya çıkacağı nazara alınmaksızın ileri sürülen iddiaların kanıtlanması için delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066672200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.