Azınlık pay sahipliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8576 E. 2014/953 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azınlık pay sahipliği↗ özel denetçi tayini↗ özel denetçi↗ tahkikat↗ pay sahipliği↗ anonim şirket↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait bilançoların gerçekliliğinin tahkiki için 18/08/2008 tarihli genel kurul kararından alınan hükümlerin araştırılması için denetçi tayini istediği, davanın 28/10/2008 tarihinde açıldığına göre tahkiki istenen genel kurul kararlarındaki hususların tahkikinin ancak 2 yıl evveline dayanan olaylar için söz konusu olacağı, TTK. 348/2 maddesi gereği incelenmesi istenen olayların yasada belirtilen 2 yıl içerisindeki olaylarla ilgili olmayıp, 2 yıldan öncesine dayandığı, TTK’nın 348/2. maddesindeki koşullar oluşmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı anonim şirkete özel denetçi tayinine ilişkindir. Mülga 6762 sayılı TTK.'nın 348. maddesi hükmüne göre, genel kurulun toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden beri pay sahibi olan kişiler, son iki yıl içinde ortaklığın kuruluşuna veya idare muamelelerine ilişkin bir suistimalin olduğunu veya yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini tahkik için özel denetçi veya denetçiler tayinini, gerekli giderleri ödemek, dava sonucuna kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini herhangi bir bankaya tevdi etmek koşuluyla mahkemeden talep edebilirler.
Buna göre, TTK. 348/2.madde hükümleri uyarınca azınlık pay sahipleri tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının, kesin biçimde kanıtlanması da şart değildir. Kanun koyucu özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır. Söz konusu madde metninde yer alan hususların olayda var olup olmadığı yönü, özel denetçilerin yapacağı inceleme ve araştırma sonucu ortaya çıkacaktır. Yine TTK.'nın 348/2. maddesi uyarınca genel kurul tarihinden geriye doğru 2 yıllık hesapların incelenmesi için özel denetçi tayini talep edilebilir. Her ne kadar dava dilekçesinde bir kısım iddialar gerçekleştikleri tarihleri itibariyle özel denetçi tayini kapsamında değerlendirilemez ise de, dava dilekçesinde yer alan davalı şirkete ait Kocaeli ili Şekerpınar mevki taşıt araçları yan sanayi derneği (T.) bünyesinde bulunan 33.651.05 metrekare taşınmaza ilişkin tahsis hakkını 17.08.2006 H. Ç. A.Ş.'ne düşük bedelle devredildiği ve alınan bedelin şirket kayıtlarına yansıtılıp yansıtılmadığı ile davalı şirketin %67 oranında hissedarı olduğu T. K. A.Ş.den 2007 senesinde elde ettiği kira gelirlerinin rayiç kira geliri olup olmadığı, gelirlerin akıbetinin ne olduğunun tesbiti için de özel denetçi tayini talep edilmiş olup, 30.07.2008 tarihli genel kuruldan iki yıl öncesine ait bu olayların incelenmesi için özel denetçi tayini gerekip gerekmediğinin mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14315 E. 2012/20584 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi · tahkikat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMülga 6762 sayılı TTK.'nın 348. maddesi hükmüne göre, genel kurulun toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden beri pay sahibi olan kişiler, «son» iki yıl içinde ortaklığın kuruluşuna veya idare muamelelerine ilişkin bir suistimalin olduğunu veya yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini «tahkik» için «özel denetçi» veya denetçiler tayinini, gerekli giderleri ödemek, dava sonucuna kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini herhangi bir bankaya tevdi etmek koşulu …
348/2.madde hükümleri uyarınca «azınlık pay sahipleri» tarafından «özel denetçi tayinine» ilişkin nedenlerin varlığının, «kesin» biçimde kanıtlanması da şart değildir.
Dava, davalı «anonim şirkete» «özel denetçi tayinine» ilişkindir.
Benzer bu karardaMülga TTK'nunun 348'nci maddesi hükmüne göre, genel kurulun toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden beri pay sahibi olan kişiler, «son» iki yıl içinde ortaklığın kuruluşuna veya idare muamelelerine ilişkin bir suistimalin olduğunu veya yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini «tahkik» için «özel denetçi» veya denetçiler tayinini, gerekli giderleri ödemek, dava sonucuna kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini herhangi bir bankaya tevdi etmek koşulu …
Dava, «özel denetçi tayini» istemine ilşkindir.
Kaldı ki, davacılar vekili dava dilekçesinde açıkça TTK'nun 348. madde hükmüne dayalı olarak «özel denetçi tayini» isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · olağanüstü genel kurul · hukuki yarar
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2007/139 esas sayılı dosyasında 27.01.2007 tarihinde yapılan şirket 2005 yılı «olağan genel kurul» kararlarının «hükümsüzlüğünün tespiti» davasında da inceleme yapılıp karar verileceğinden ayrıca dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemenin dava konusu edilen hususlar hakkında davalı şirketin 27/01/2007 tarihinde yapılan 2005 yılı «olağan genel kurul» kararlarının «hükümsüzlüğünün tespiti» davasında inceleme yapılıp karar verileceği, davacıların dava açmakta «hukuki yararlarının» bulunmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13150 E. 2012/3814 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi
İncelediğiniz karardaDava, davalı «anonim şirkete» «özel denetçi tayinine» ilişkindir.
348/2.madde hükümleri uyarınca «azınlık pay sahipleri» tarafından «özel denetçi tayinine» ilişkin nedenlerin varlığının, «kesin» biçimde kanıtlanması da şart değildir.
Kanun koyucu «özel denetçi tayinine» ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır.
Benzer bu kararda1-Dava, TTK'nun 348/1 maddesi uyarınca açılmış bulunan «özel denetçi tayinine» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, talebin «eda davası» niteliğinde olmadığı, «özel denetçi» isteminin genel kurulda tartışılıp karara bağlanmadığı, TTK'nun 348. maddesindeki özel koşulların bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, talebin «eda davası» niteliğinde olmadığı, «özel denetçi» isteminin genel kurulda tartışılıp karara bağlanmadığı, TTK'nun 348. maddesindeki özel koşulların bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6684 E. 2014/6017 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda348/2.madde hükümleri uyarınca «azınlık pay sahipleri» tarafından «özel denetçi tayinine» ilişkin nedenlerin varlığının, «kesin» biçimde kanıtlanması da şart değildir.
Dava, davalı «anonim şirkete» «özel denetçi tayinine» ilişkindir.
Kanun koyucu «özel denetçi tayinine» ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket muhasebe kayıtlarının incelenmesi yönündeki talebinin «yönetim kurulu» tarafından reddedildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede uyuşmazlık tarihi itibari ile uygulanması gereken TTK 363/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin «bilgi alma hakkının» yönetim kurulu ve genel kurulun açık izni ile sağlanabileceği, yönetim kurulunun pay sahibine izin vermemesi halinde genel kurula itiraz edilebileceği ve genel kurulun da talebi reddetmesi durumunda «genel kurul kararının iptali» için dava açma olanağı bulunduğu, şirket «defterlerinin» incelenmesinin engellendiği iddiası ile «özel denetçi tayini» talep edilemeyeceği, her ne kadar TTK 348/2 maddesinde özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının «kesin» biçimde kanıtlanması şart kılınmamış ise de öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan yeterli delil ve emare bulunması gerektiği, somut olayda dava dışı «kollektif şirket» ile düşük fiyattan alım satım akdi kurulduğu ve «şirketin zarara» uğratıldığı iddiası kapsamında somut bir belge ve delil sunulmadığı, özel denetçi tayinini gerekli kılan koşullar oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar ve …
Dava, (mülga) TTK 348/2 maddesine dayalı «özel denetçi tayini» istemine ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; TTK 348. maddesinde Genel Kurul’un özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde yapılacak işlem konusunda özel düzenleme getirilmiş ve özel denetçi atanabilmesi için mahkemeye başvurulması öngörülmüştür.
Mahkemenin kararı ile «özel denetçi» seçimi isteminin reddine ilişkin Genel Kurul Kararı’nın iptali yoluna gidilmemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · kollektif şirket · kesin delil · genel kurul kararının iptali · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · haksız rekabet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket muhasebe kayıtlarının incelenmesi yönündeki talebinin «yönetim kurulu» tarafından reddedildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede uyuşmazlık tarihi itibari ile uygulanması gereken TTK 363/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin «bilgi alma hakkının» yönetim kurulu ve genel kurulun açık izni ile sağlanabileceği, yönetim kurulunun pay sahibine izin vermemesi halinde genel kurula itiraz edilebileceği ve genel kurulun da talebi reddetmesi durumunda «genel kurul kararının iptali» için dava açma olanağı bulunduğu, şirket «defterlerinin» incelenmesinin engellendiği iddiası ile «özel denetçi tayini» talep edilemeyeceği, her ne kadar TTK 348/2 maddesinde özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının «kesin» biçimde kanıtlanması şart kılınmamış ise de öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan yeterli delil ve emare bulunması gerektiği, somut olayda dava dışı «kollektif şirket» ile düşük fiyattan alım satım akdi kurulduğu ve «şirketin zarara» uğratıldığı iddiası kapsamında somut bir belge ve delil sunulmadığı, özel denetçi tayinini gerekli kılan koşullar oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar ve …
Özel denetçi tayinine dayanak yapılacak olan vakıalar yönünden «kesin» hüküm sözkonusu edilemeyeceğinden «kesin delil» aranmasının dayanağını bulmak güçtür.
… kişi raporunda da belirtildiği üzere davacının bilançonun gerçekliği ve diğer hususlarda yeterli kanaat sağlayan delil göstermesinin imkansızlığı, davacı hakkındaki «haksız rekabetin» men’i davasının kesinleştiği ve ceza davasında da beraat kararı verildiği nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8576 E. , 2014/953 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/01/2012
NUMARASI 2011/426-2012/22
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/01/2012 tarih ve 2011/426-2012/22 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.01.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. O. S. V. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp,
Davacı vekili, müvekkilleri G.. K.. %8, N.. K.. %4 ve A.. K..'ın %12 olarak toplam %24 payı ile azınlık grubu pay sahipleri olduğunu, D. Lastikçilik A.Ş.'nin 2005 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 07/06/2006 tarihinde yapıldığını, 2006 ve 2007 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısının ise 30/07/2008 tarihinde yapılmış olduğunu, davalı şirkete ait İstanbul […] Mah. B. Caddesinde 1947 Ada 75,76,77 parselde kayıtlı gayrimenkullerinin satış bilançosunda değerinin çok altında satılmış gibi gösterildiğini, taşınmazların değerinin bilançoda gösterilen 7.400.000 TL'nın çok üzerinde bulunduğundan 2005 bilançosunun gerçeği yansıtmadığını, bu noktada tazminat davası açıldığını, davalı şirkete ait […] bünyesinde bulunan gayrimenkullerinin satışı ve bu satıştan elde edilen gelirlerin akıbetinin araştırılması için özel denetçi tayini gerektiğini, bu hususların davalı şirketin olağan genel kurul toplantısında gündeme alınması öncelikle davalı şirketin yönetim kuruluna gönderilen ihtarname ile talep edildiğini, bu gündem maddesinin reddedildiğini ileri sürerek TTK.
348. maddesi uyarınca azınlık pay sahipliği sıfatıyla D. Lastikçilik Tic. A.Ş.'nin 2005-2006-2007 yıllarına bilançosunun gerçekliğinin tahkiki için özel denetçi tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, öncelikle TTK 348. maddesi uyarınca son 2 yıl içinde şirketin kuruluşuna veya idari muamelelerine müteallik veya kanun yahut esas mukavele hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiği iddiası halinde özel denetçinin tayin edilebileceğinin düzenlendiğini, davacı iddialarının gerek kanunun aradığı ön koşul gerekse kanunda açıkça gösterilen 2 yıllık süre bakımından kanuna aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait bilançoların gerçekliliğinin tahkiki için 18/08/2008 tarihli genel kurul kararından alınan hükümlerin araştırılması için denetçi tayini istediği, davanın 28/10/2008 tarihinde açıldığına göre tahkiki istenen genel kurul kararlarındaki hususların tahkikinin ancak 2 yıl evveline dayanan olaylar için söz konusu olacağı, TTK. 348/2 maddesi gereği incelenmesi istenen olayların yasada belirtilen 2 yıl içerisindeki olaylarla ilgili olmayıp, 2 yıldan öncesine dayandığı, TTK’nın 348/2. maddesindeki koşullar oluşmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı anonim şirkete özel denetçi tayinine ilişkindir. Mülga 6762 sayılı TTK.'nın 348. maddesi hükmüne göre, genel kurulun toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden beri pay sahibi olan kişiler, son iki yıl içinde ortaklığın kuruluşuna veya idare muamelelerine ilişkin bir suistimalin olduğunu veya yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini tahkik için özel denetçi veya denetçiler tayinini, gerekli giderleri ödemek, dava sonucuna kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini herhangi bir bankaya tevdi etmek koşuluyla mahkemeden talep edebilirler.
Buna göre, TTK. 348/2.madde hükümleri uyarınca azınlık pay sahipleri tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının, kesin biçimde kanıtlanması da şart değildir. Kanun koyucu özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır. Söz konusu madde metninde yer alan hususların olayda var olup olmadığı yönü, özel denetçilerin yapacağı inceleme ve araştırma sonucu ortaya çıkacaktır. Yine TTK.'nın 348/2. maddesi uyarınca genel kurul tarihinden geriye doğru 2 yıllık hesapların incelenmesi için özel denetçi tayini talep edilebilir. Her ne kadar dava dilekçesinde bir kısım iddialar gerçekleştikleri tarihleri itibariyle özel denetçi tayini kapsamında değerlendirilemez ise de, dava dilekçesinde yer alan davalı şirkete ait Kocaeli ili Şekerpınar mevki taşıt araçları yan sanayi derneği (T.) bünyesinde bulunan 33.651.05 metrekare taşınmaza ilişkin tahsis hakkını 17.08.2006 H.
Ç. A.Ş.'ne düşük bedelle devredildiği ve alınan bedelin şirket kayıtlarına yansıtılıp yansıtılmadığı ile davalı şirketin %67 oranında hissedarı olduğu T. K. A.Ş.den 2007 senesinde elde ettiği kira gelirlerinin rayiç kira geliri olup olmadığı, gelirlerin akıbetinin ne olduğunun tesbiti için de özel denetçi tayini talep edilmiş olup, 30.07.2008 tarihli genel kuruldan iki yıl öncesine ait bu olayların incelenmesi için özel denetçi tayini gerekip gerekmediğinin mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101966500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz