6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hırsızlık rizikosu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13429 E. 2012/20481 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Zamanaşımı
2 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hırsızlık rizikosu zamanaşımının kesilmesi sigorta tazminatı ibraname hırsızlık gerçek zarar teminat kapsamı sigorta sözleşmesi riziko ikrar zamanaşımı def'i def'i ıslah zamanaşımı teminat

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 133 · TTK — TTK 1299

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, gerçek zararın 132.898.24 TL olduğu, davacının ıslah istemine karşı davalının süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, sigorta tazminat alacağının TTK’nun 1299,1292 ve 1268. maddeleri uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ıslah edilen kısım itibariyle bu sürenin dolduğu, davalının, zarar miktarını 28.150.54 TL olarak ikrar edip ödeme isteminde bulunduğu, kabul edilen miktar ile dava edilen miktar arasındaki kısım için BK’nun 133 ve 135. maddeli uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.150.54 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, iş yeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Davacıya ait iş yerinin hırsızlık rizikosunu da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, teminat kapsamında 30.01.2008 tarihinde anılan iş yerinde hırsızlık meydana geldiği hususları çekişmesiz olup, esasen bu yönler tarafların da kabulündedir. Uyuşmazlık, davacıya ödenecek tazminat miktarının tutarında toplanmaktadır.

Davacı ıslah dilekçesiyle birlikte zararının 136.481.14 TL olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf hırsızlık sonrası bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme sonucu gerçek zararın 28.150.00 TL olarak belirlendiğini, davacıya durumun bildirildiğini, zararın daha fazla olduğu gerekçesiyle bu ödemenin kabul edilmediğini, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalının ekspertiz incelemesi sonrasında 28.150.00 TL’lik ibraname düzenleyerek davacıya gönderdiği, davacının zararının daha fazla olduğundan bahisle bu belgeyi imzalamadığı anlaşılmaktadır.

Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 1299, 1292 ve 1268 inci maddeleri uyarınca sigorta alacakları 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yine dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulama yeri bulan mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi hükmünde borçlunun borcunu ikrar etmesi, zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 135 nci maddesinde de zamanaşımının kesilmesi halinde, kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlayacağı ve bir borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir hükümle sabit olmuş ise yeni sürenin daima 10 yıl olacağı belirtilmiştir. Dava konusu olayda 28.150.00 TL ödeneceğine dair davalıyı bağlayıcı bir senet veya senet niteliği izafe edilecek bir belge bulunmamaktadır. İbraname de davalı tarafından imzalanmamıştır. Davalının gerçek zararın 28.150.00 TL olduğunu açıklayarak ödemeyi teklif etmesi ve imzasız ibraname göndermesi hali, anılan miktar itibariyle mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında zamanaşımını kesen geniş anlamda ikrar olarak kabul edilmelidir. Ancak, bu ikrar, senette yapılan ikrar mahiyetinde değildir.

Bu durum karşısında, davalının beyan ve davranışlarının 28.150.00 TL’lik sigorta alacağı bakımından mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında zamanaşımını kesen ikrar olarak kabul edilmesi ve ikrardan itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hırsızlık rizikosu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11167 E. 2010/13032 K.

    Ortak: · zamanaşımı 2 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12722 E. 2012/16710 K.

    Ortak: · zamanaşımı 2 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Muacceliyet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1050 E. 2013/1418 K.

    Ortak: · zamanaşımı 2 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/13429 E.  ,  2012/20481 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2011 tarih ve 2008/423-2011/446 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı müvekkili işyerinin teminat kapsamında 30.01.2008 tarihinde hırsızlığa maruz kaldığını, yüksek tutarlı zararın doğduğunu, davalının salt 28.150.00 TL tutarında ödeme yapacağını açıkladığını, gerçek zararın bunun çok üzerinde olduğunu ileri sürerek, şimdilik 7.000.00 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemiş, 25.05.2001 tarihli ıslah dilekçesiyle 136.481.14 TL’nın hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ekspertizce gerçek zararın 28.150.54 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin bu miktarı ödemek istemesine rağmen mutabakat sağlanamaması nedeniyle ödeme yapılmadığını, kayıtların gerçeği yansıtmadığını, LPG kitlerinin iddia edilen miktarda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, gerçek zararın 132.898.24 TL olduğu, davacının ıslah istemine karşı davalının süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, sigorta tazminat alacağının TTK’nun 1299,1292 ve 1268. maddeleri uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ıslah edilen kısım itibariyle bu sürenin dolduğu, davalının, zarar miktarını 28.150.54 TL olarak ikrar edip ödeme isteminde bulunduğu, kabul edilen miktar ile dava edilen miktar arasındaki kısım için BK’nun 133 ve 135. maddeli uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.150.54 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, iş yeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Davacıya ait iş yerinin hırsızlık rizikosunu da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, teminat kapsamında 30.01.2008 tarihinde anılan iş yerinde hırsızlık meydana geldiği hususları çekişmesiz olup, esasen bu yönler tarafların da kabulündedir. Uyuşmazlık, davacıya ödenecek tazminat miktarının tutarında toplanmaktadır.

Davacı ıslah dilekçesiyle birlikte zararının 136.481.14 TL olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf hırsızlık sonrası bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme sonucu gerçek zararın 28.150.00 TL olarak belirlendiğini, davacıya durumun bildirildiğini, zararın daha fazla olduğu gerekçesiyle bu ödemenin kabul edilmediğini, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalının ekspertiz incelemesi sonrasında 28.150.00 TL’lik ibraname düzenleyerek davacıya gönderdiği, davacının zararının daha fazla olduğundan bahisle bu belgeyi imzalamadığı anlaşılmaktadır.

Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 1299, 1292 ve 1268 inci maddeleri uyarınca sigorta alacakları 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yine dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulama yeri bulan mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi hükmünde borçlunun borcunu ikrar etmesi, zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 135 nci maddesinde de zamanaşımının kesilmesi halinde, kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlayacağı ve bir borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir hükümle sabit olmuş ise yeni sürenin daima 10 yıl olacağı belirtilmiştir. Dava konusu olayda 28.150.00 TL ödeneceğine dair davalıyı bağlayıcı bir senet veya senet niteliği izafe edilecek bir belge bulunmamaktadır.

İbraname de davalı tarafından imzalanmamıştır. Davalının gerçek zararın 28.150.00 TL olduğunu açıklayarak ödemeyi teklif etmesi ve imzasız ibraname göndermesi hali, anılan miktar itibariyle mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında zamanaşımını kesen geniş anlamda ikrar olarak kabul edilmelidir. Ancak, bu ikrar, senette yapılan ikrar mahiyetinde değildir.

Bu durum karşısında, davalının beyan ve davranışlarının 28.150.00 TL’lik sigorta alacağı bakımından mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında zamanaşımını kesen ikrar olarak kabul edilmesi ve ikrardan itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066640500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.