Hırsızlık rizikosu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13429 E. 2012/20481 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 2 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hırsızlık rizikosu↗ zamanaşımının kesilmesi↗ sigorta tazminatı↗ ibraname↗ hırsızlık↗ gerçek zarar↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ikrar↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ ıslah↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, gerçek zararın 132.898.24 TL olduğu, davacının ıslah istemine karşı davalının süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, sigorta tazminat alacağının TTK’nun 1299,1292 ve 1268. maddeleri uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ıslah edilen kısım itibariyle bu sürenin dolduğu, davalının, zarar miktarını 28.150.54 TL olarak ikrar edip ödeme isteminde bulunduğu, kabul edilen miktar ile dava edilen miktar arasındaki kısım için BK’nun 133 ve 135. maddeli uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.150.54 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, iş yeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait iş yerinin hırsızlık rizikosunu da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, teminat kapsamında 30.01.2008 tarihinde anılan iş yerinde hırsızlık meydana geldiği hususları çekişmesiz olup, esasen bu yönler tarafların da kabulündedir. Uyuşmazlık, davacıya ödenecek tazminat miktarının tutarında toplanmaktadır.
Davacı ıslah dilekçesiyle birlikte zararının 136.481.14 TL olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf hırsızlık sonrası bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme sonucu gerçek zararın 28.150.00 TL olarak belirlendiğini, davacıya durumun bildirildiğini, zararın daha fazla olduğu gerekçesiyle bu ödemenin kabul edilmediğini, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalının ekspertiz incelemesi sonrasında 28.150.00 TL’lik ibraname düzenleyerek davacıya gönderdiği, davacının zararının daha fazla olduğundan bahisle bu belgeyi imzalamadığı anlaşılmaktadır.
Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 1299, 1292 ve 1268 inci maddeleri uyarınca sigorta alacakları 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yine dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulama yeri bulan mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi hükmünde borçlunun borcunu ikrar etmesi, zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 135 nci maddesinde de zamanaşımının kesilmesi halinde, kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlayacağı ve bir borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir hükümle sabit olmuş ise yeni sürenin daima 10 yıl olacağı belirtilmiştir. Dava konusu olayda 28.150.00 TL ödeneceğine dair davalıyı bağlayıcı bir senet veya senet niteliği izafe edilecek bir belge bulunmamaktadır. İbraname de davalı tarafından imzalanmamıştır. Davalının gerçek zararın 28.150.00 TL olduğunu açıklayarak ödemeyi teklif etmesi ve imzasız ibraname göndermesi hali, anılan miktar itibariyle mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında zamanaşımını kesen geniş anlamda ikrar olarak kabul edilmelidir. Ancak, bu ikrar, senette yapılan ikrar mahiyetinde değildir.
Bu durum karşısında, davalının beyan ve davranışlarının 28.150.00 TL’lik sigorta alacağı bakımından mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında zamanaşımını kesen ikrar olarak kabul edilmesi ve ikrardan itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11167 E. 2010/13032 K.
Ortak:hırsızlık rizikosu · sigorta tazminatı · ibraname · hırsızlık · sigorta sözleşmesi · riziko · ikrar · zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «gerçek zararın» 132.898.24 TL olduğu, davacının «ıslah» istemine karşı davalının süresinde «zamanaşımı def»’inde bulunduğu, «sigorta tazminat» alacağının TTK’nun 1299,1292 ve 1268. maddeleri uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ıslah edilen kısım itibariyle bu sürenin dolduğu, davalının, zarar miktarını 28.150.54 TL olarak «ikrar» edip ödeme isteminde bulunduğu, kabul edilen miktar ile dava edilen miktar arasındaki kısım için BK’nun 133 ve 135. maddeli uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin …
Davacıya ait iş yerinin «hırsızlık rizikosunu» da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, «teminat kapsamında» 30.01.2008 tarihinde anılan iş yerinde hırsızlık meydana geldiği hususları çekişmesiz olup, esasen bu yönler tarafların da kabulündedir.
Davalının «gerçek zararın» 28.150.00 TL olduğunu açıklayarak ödemeyi teklif etmesi ve imzasız «ibraname» göndermesi hali, anılan miktar itibariyle mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında «zamanaşımını» kesen geniş anlamda «ikrar» olarak kabul edilmelidir.
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nun 1268 ve YSGŞ’nın C.10. maddeleri uyarınca «sigorta tazminat» alacağının 2 yılda «zamanaşımına» uğrayacağı, terör klozu nedeniyle ek «teminat» verildiği, bu nedenle «ibra» sonucu doğurmayacak «kısmi ödeme» yapıldığı, davalı bakımından kesilen zamanaşımının davacı açısından da kesildiği, davalının zamanaşımı iddiasını öne sürmesi ve zamanaşımını kesme sonucunu doğuran davacı «ihtarına» cevap vermemesinin «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacı talepli davalı «hasar» «mutabakat» belgesinin varlığı, kısmi ödeme karşılığında verilen «ibranamenin» makbuz hükmünde kabul edileceği, davalı ... şirketinin terör kötü niyetle hareketler ile ceza davası yargılama süreç ve sonuçları ve «ekspertiz raporu» kapsamına dayanarak uyuşmazlığa konu bedeli ödemediği, asıl hasarın %64’ne mutabık kalan davacının bu bedelin de altında kalan miktara razı olacağının beklenen dav …
Dava,davalı ... nezdinde sigortalı işyerinde meydana gelen «hırsızlık rizikosu» sonucunda davalı sigortaca terör klozu uyarınca % 20 müşterek sigorta ve %2 «tenzili muafiyet» uygulanmak suretiyle yapılan «hasar» ödemesinden bakiye kalan kısmın tazmini istemine ilişkindir.
Gerek TTK’nun 1268.maddesi ve gerekse Yangın Sigortası Genel Şartları'nın C.10. maddesi gereğince «sigorta sözleşmesinden doğan» bütün talepler iki yılda «zamanaşımına» uğrar.Sigorta tazminatının tabi olduğu zamanaşımı süresi de bu alacağın «muacceliyet» tarihine göre belirlenir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar süresi · tenzili muafiyet · iyiniyet kuralları · kısmi ödeme · eksper raporu · zamanaşımı başlangıcı · mutabakat · muafiyet
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nun 1268 ve YSGŞ’nın C.10. maddeleri uyarınca «sigorta tazminat» alacağının 2 yılda «zamanaşımına» uğrayacağı, terör klozu nedeniyle ek «teminat» verildiği, bu nedenle «ibra» sonucu doğurmayacak «kısmi ödeme» yapıldığı, davalı bakımından kesilen zamanaşımının davacı açısından da kesildiği, davalının zamanaşımı iddiasını öne sürmesi ve zamanaşımını kesme sonucunu doğuran davacı «ihtarına» cevap vermemesinin «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacı talepli davalı «hasar» «mutabakat» belgesinin varlığı, kısmi ödeme karşılığında verilen «ibranamenin» makbuz hükmünde kabul edileceği, davalı ... şirketinin terör kötü niyetle hareketler ile ceza davası yargılama süreç ve sonuçları ve «ekspertiz raporu» kapsamına dayanarak uyuşmazlığa konu bedeli ödemediği, asıl hasarın %64’ne mutabık kalan davacının bu bedelin de altında kalan miktara razı olacağının beklenen dav …
Dava,davalı ... nezdinde sigortalı işyerinde meydana gelen «hırsızlık rizikosu» sonucunda davalı sigortaca terör klozu uyarınca % 20 müşterek sigorta ve %2 «tenzili muafiyet» uygulanmak suretiyle yapılan «hasar» ödemesinden bakiye kalan kısmın tazmini istemine ilişkindir.
Daha açık bir anlatımla BK’nun 128/1, TTK’nun 1299 ve 1292.maddeleri göz önünde tutulduğunda «zamanaşımının başlangıç» tarihi «rizikonun» gerçekleştiğinin sigortalı tarafından haber alınmasından itibaren «ihbar» yapılması gereken beşinci günün sonudur ve TTK’nun 1268. maddesi uyarınca bu tarihten iki yıl sonra sona erer.
Somut olaya gelince yangın olayının 17.01.2004 tarihinde meydana geldiği ve buna göre 5 günlük «ihbar süresi» de eklendiğinde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu tarih 23.01.2006’dır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12722 E. 2012/16710 K.
Ortak:zamanaşımının kesilmesi · ibraname · riziko · ikrar · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «gerçek zararın» 132.898.24 TL olduğu, davacının «ıslah» istemine karşı davalının süresinde «zamanaşımı def»’inde bulunduğu, «sigorta tazminat» alacağının TTK’nun 1299,1292 ve 1268. maddeleri uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ıslah edilen kısım itibariyle bu sürenin dolduğu, davalının, zarar miktarını 28.150.54 TL olarak «ikrar» edip ödeme isteminde bulunduğu, kabul edilen miktar ile dava edilen miktar arasındaki kısım için BK’nun 133 ve 135. maddeli uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin …
Aynı Kanunun 135 nci maddesinde de «zamanaşımının kesilmesi» halinde, kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlayacağı ve bir borç bir senetle «ikrar» edilmiş veya bir hükümle sabit olmuş ise yeni sürenin daima 10 yıl olacağı belirtilmiştir.
Davalının «gerçek zararın» 28.150.00 TL olduğunu açıklayarak ödemeyi teklif etmesi ve imzasız «ibraname» göndermesi hali, anılan miktar itibariyle mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında «zamanaşımını» kesen geniş anlamda «ikrar» olarak kabul edilmelidir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, itirazın iptali davasının, «itirazın tebliğinden» itibaren bir yıl içinde açılabileceği, davacının itirazı 26.06.2009 tarihinde öğrendiği ve bir yıllık süre geçmeden 08.06.2010 tarihinde dava açıldığına göre, davalının davanın süresinde açılmadığı itirazının yerinde olmadığı, davalı 14.02.2011 tarihli dilekçesi ile «zamanaşımı def»'inde bulunmuş ise de, süresinden sonra yapıldığı ve davacı vekili tarafından da bu şekilde itiraz edildiğinden bu def'inin değerlendirilmediği, davalının ilk dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu ancak, davalının 28.02.2008 tarihinde borçlu olduğunu kabul ederek davacıya ödeme teklifinde bulunduğuna göre artık iki yıllık değil, 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerektiği ve bu tarihten takip tarihine kadar iki yıllık sürenin dolmadığı, ekpertiz raporuna göre davalının davacıya bildirimde bulunduğu ve o tarihten itibaren süresinde takip yapıldığı, tespit edilen alacağın, talep edilenden daha fazla olduğu ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sigortacı, gerçekleşen «rizikoya» ait zararı ödemeyi kabul veya «ikrar» ederse, o zaman TTK'nın 1264/1. maddesi hükmünün yollamasıyla, BK'nın «zamanaşımını» kesen 133/1 ve 135. maddeleri hükmü gereğince zamanaşımı süresinin hesaplanması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davaya ve «sigorta poliçesine» konu «riziko» 11.05.2006 tarihinde gerçekleşmiş ve aynı tarihte «hasar» davalı ... şirketine «ihbar» edilmiş, yapılan ekspertiz incelemesi ile davaya konu hasarın toplam 5.869.10 TL değerinde olduğu rapor edilmiş, davalı ... şirketince «zamanaşımı» süresi içerisinde davacıya gönderilen 21.02.2008 tarihli «ibraname» ile davacıya belirlenen bu miktarın ödenmesi teklif edilmiş, davacı idarece davaya konu cer motorlarındaki hasarın giderilmesi için gerekli olan maliyetin KDV hariç toplam 13.858.72 TL olduğu gerekçesiyle davalı şirketin ödeme teklifi kabul edilmemiş, tüm bu aşamalardan sonra, davacı vekilince 20.02.2009 tarihinde, davalı ... aleyhine davaya konu alacak nedeniyle «ilamsız icra takibi» başlatılmış, davalının takibe itirazı nedeniyle icra takibi durmuş ve 08.06.2010 tarihinde de eldeki dava açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazın tebliği · ilamsız icra takibi · ek prim · muacceliyet · ihbar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, itirazın iptali davasının, «itirazın tebliğinden» itibaren bir yıl içinde açılabileceği, davacının itirazı 26.06.2009 tarihinde öğrendiği ve bir yıllık süre geçmeden 08.06.2010 tarihinde dava açıldığına göre, davalının davanın süresinde açılmadığı itirazının yerinde olmadığı, davalı 14.02.2011 tarihli dilekçesi ile «zamanaşımı def»'inde bulunmuş ise de, süresinden sonra yapıldığı ve davacı vekili tarafından da bu şekilde itiraz edildiğinden bu def'inin değerlendirilmediği, davalının ilk dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu ancak, davalının 28.02.2008 tarihinde borçlu olduğunu kabul ederek davacıya ödeme teklifinde bulunduğuna göre artık iki yıllık değil, 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerektiği ve bu tarihten takip tarihine kadar iki yıllık sürenin dolmadığı, ekpertiz raporuna göre davalının davacıya bildirimde bulunduğu ve o tarihten itibaren süresinde takip yapıldığı, tespit edilen alacağın, talep edilenden daha fazla olduğu ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davaya ve «sigorta poliçesine» konu «riziko» 11.05.2006 tarihinde gerçekleşmiş ve aynı tarihte «hasar» davalı ... şirketine «ihbar» edilmiş, yapılan ekspertiz incelemesi ile davaya konu hasarın toplam 5.869.10 TL değerinde olduğu rapor edilmiş, davalı ... şirketince «zamanaşımı» süresi içerisinde davacıya gönderilen 21.02.2008 tarihli «ibraname» ile davacıya belirlenen bu miktarın ödenmesi teklif edilmiş, davacı idarece davaya konu cer motorlarındaki hasarın giderilmesi için gerekli olan maliyetin KDV hariç toplam 13.858.72 TL olduğu gerekçesiyle davalı şirketin ödeme teklifi kabul edilmemiş, tüm bu aşamalardan sonra, davacı vekilince 20.02.2009 tarihinde, davalı ... aleyhine davaya konu alacak nedeniyle «ilamsız icra takibi» başlatılmış, davalının takibe itirazı nedeniyle icra takibi durmuş ve 08.06.2010 tarihinde de eldeki dava açılmıştır.
TTK'nın 1264/1. maddesi hükmünün atfıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 128. maddesi hükmüne göre «zamanaşımı» süresi, sigorta alacağının «muaccel» olduğu tarihte, eğer alacağın muacceliyeti bir «ihbar» vukuuna bağlı ise ihbarın yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar.
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 1268. maddesi hükmüne göre, sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mütalebeler, iki yılda «zamanaşımına» uğrar.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1050 E. 2013/1418 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «gerçek zararın» 132.898.24 TL olduğu, davacının «ıslah» istemine karşı davalının süresinde «zamanaşımı def»’inde bulunduğu, «sigorta tazminat» alacağının TTK’nun 1299,1292 ve 1268. maddeleri uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ıslah edilen kısım itibariyle bu sürenin dolduğu, davalının, zarar miktarını 28.150.54 TL olarak «ikrar» edip ödeme isteminde bulunduğu, kabul edilen miktar ile dava edilen miktar arasındaki kısım için BK’nun 133 ve 135. maddeli uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin …
Davacı «ıslah» dilekçesiyle birlikte zararının 136.481.14 TL olduğunu ileri sürmüştür.
Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 1299, 1292 ve 1268 inci maddeleri uyarınca sigorta alacakları 2 yıllık «zamanaşımı» süresine tabidir.
Benzer bu karardaDavalı ise ıslahla artırılan tutar yönünden süresinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, alacağın «muaccel» olduğu tarih ile «ıslahın» yapıldığı tarih arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmuş olduğu gözetilerek, ıslahla artırılan tutar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın tümden kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, 17.07.2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, davacının işyerinde çıkan yangın sonucu işyerindeki emtiaların bir kısmının kısmen, bir kısmının ise tamamen hasarlandığı, yangın nedeniyle davacının zararının 84.931,94 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 84.931,94 TL toplam alacaktan 7.500,00 TL'nın 03/03/2009 tarihinden, 77.431,94 TL'nın 10/10/2011 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · hasar · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, 17.07.2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, davacının işyerinde çıkan yangın sonucu işyerindeki emtiaların bir kısmının kısmen, bir kısmının ise tamamen hasarlandığı, yangın nedeniyle davacının zararının 84.931,94 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 84.931,94 TL toplam alacaktan 7.500,00 TL'nın 03/03/2009 tarihinden, 77.431,94 TL'nın 10/10/2011 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yargılama konusu uyuşmazlıkta «hasar» 08.12.2008 tarihinde meydana gelmiş, davacı 02.04.2009 tarihinde ikame ettiği davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500 TL'nın tahsilini talep etmiş,10.10.2011 tarihinde istemini 84.931,94 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, alacağın «muaccel» olduğu tarih ile «ıslahın» yapıldığı tarih arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmuş olduğu gözetilerek, ıslahla artırılan tutar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın tümden kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13429 E. , 2012/20481 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2011 tarih ve 2008/423-2011/446 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı müvekkili işyerinin teminat kapsamında 30.01.2008 tarihinde hırsızlığa maruz kaldığını, yüksek tutarlı zararın doğduğunu, davalının salt 28.150.00 TL tutarında ödeme yapacağını açıkladığını, gerçek zararın bunun çok üzerinde olduğunu ileri sürerek, şimdilik 7.000.00 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemiş, 25.05.2001 tarihli ıslah dilekçesiyle 136.481.14 TL’nın hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ekspertizce gerçek zararın 28.150.54 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin bu miktarı ödemek istemesine rağmen mutabakat sağlanamaması nedeniyle ödeme yapılmadığını, kayıtların gerçeği yansıtmadığını, LPG kitlerinin iddia edilen miktarda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, gerçek zararın 132.898.24 TL olduğu, davacının ıslah istemine karşı davalının süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, sigorta tazminat alacağının TTK’nun 1299,1292 ve 1268. maddeleri uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ıslah edilen kısım itibariyle bu sürenin dolduğu, davalının, zarar miktarını 28.150.54 TL olarak ikrar edip ödeme isteminde bulunduğu, kabul edilen miktar ile dava edilen miktar arasındaki kısım için BK’nun 133 ve 135. maddeli uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.150.54 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, iş yeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait iş yerinin hırsızlık rizikosunu da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, teminat kapsamında 30.01.2008 tarihinde anılan iş yerinde hırsızlık meydana geldiği hususları çekişmesiz olup, esasen bu yönler tarafların da kabulündedir. Uyuşmazlık, davacıya ödenecek tazminat miktarının tutarında toplanmaktadır.
Davacı ıslah dilekçesiyle birlikte zararının 136.481.14 TL olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf hırsızlık sonrası bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme sonucu gerçek zararın 28.150.00 TL olarak belirlendiğini, davacıya durumun bildirildiğini, zararın daha fazla olduğu gerekçesiyle bu ödemenin kabul edilmediğini, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalının ekspertiz incelemesi sonrasında 28.150.00 TL’lik ibraname düzenleyerek davacıya gönderdiği, davacının zararının daha fazla olduğundan bahisle bu belgeyi imzalamadığı anlaşılmaktadır.
Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 1299, 1292 ve 1268 inci maddeleri uyarınca sigorta alacakları 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yine dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulama yeri bulan mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi hükmünde borçlunun borcunu ikrar etmesi, zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 135 nci maddesinde de zamanaşımının kesilmesi halinde, kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlayacağı ve bir borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir hükümle sabit olmuş ise yeni sürenin daima 10 yıl olacağı belirtilmiştir. Dava konusu olayda 28.150.00 TL ödeneceğine dair davalıyı bağlayıcı bir senet veya senet niteliği izafe edilecek bir belge bulunmamaktadır.
İbraname de davalı tarafından imzalanmamıştır. Davalının gerçek zararın 28.150.00 TL olduğunu açıklayarak ödemeyi teklif etmesi ve imzasız ibraname göndermesi hali, anılan miktar itibariyle mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında zamanaşımını kesen geniş anlamda ikrar olarak kabul edilmelidir. Ancak, bu ikrar, senette yapılan ikrar mahiyetinde değildir.
Bu durum karşısında, davalının beyan ve davranışlarının 28.150.00 TL’lik sigorta alacağı bakımından mülga 818 sayılı BK’nun 133 ncü maddesi kapsamında zamanaşımını kesen ikrar olarak kabul edilmesi ve ikrardan itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066640500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz