Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14060 E. 2012/20246 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ kâr dağıtımı↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava yönünden, davalılar Şe-Teks Ltd. Şti. ile Koç Allianz A.Ş. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...Ş'nin bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı açısından davanın reddine, birleşen dosya bakımından, davalının zarara kusuru ile sebebiyet verdiği ve bu nedenle zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle 30.348,82 TL'nın ödeme tarihi olan 26/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tüp patlaması sonucu oluşan hasarın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı, sigortalısının iş yerinin yanındaki davalı Şeteks Ltd. Şti.'nin bulunduğu işyerinde meydana gelen yangın sonucunda sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın müvekkili tarafından karşılandığını, hasarın davalı Şeteks Firmasında bulunan tüplerin patlaması sonucu oluştuğunu ve davalıların hasardan sorumlu bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece de davalı Şeteks Ltd. Şti'nin davaya konu hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesi ile davanın bu davalı açısından kabulüne karar verilmiş, ancak davalı ...Ş'nin olayda sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı hakkında açılan davanın da reddine karar verilmiştir.
Ancak, 23.12.2000 tarihli, 24269 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Dağıtım Şirketleri ile Yetkili Bayiler ve Tüketicilerin Uymaları Gereken Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ”in 14. maddesinde bayilerin satış yaptıkları LPG tüplerini müşterinin bildirdiği ev ve iş yerine taşımak, yetkili personeli vasıtasıyla cihazlara bağlamak, sızdırmazlık kontrolünü yapmak, tüplerin kullanılması konusunda tüketicilere gerekli bilgi ile tanıtma ve kullanma kılavuzunu vermek zorunda oldukları belirtilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda tebliğin bu hükmü uyarınca bir irdeleme yapılmadığı gibi mahkemece de tebliğ hükümleri gözönünde bulundurulmamıştır. O halde mahkemece söz konusu tebliğ hükmünde belirlenen yükümlülüklerin davalı ...Ş. tarafından yerine getirilip getirilmediği hususunda araştırma yapılıp, uzman bilirkişilerden rapor alınarak davalının bir kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ...Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7903 E. 2012/14068 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · husumet
Benzer bu karardaOyak Sigorta’nın davalı sıfatının olmadığından bu davalı yönünden davanın «sıfat yokluğu» nedeni ile «husumetten» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8583 E. 2014/16086 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği ancak, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesine aykırılık oluşturduğu ve TTK'nın 57/10 maddesi kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş A. markalı tüplerin toplatılmasına, hükmün «ilanına», 10.000,00 TL manevi tazminatın 15.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, somut uyuşmazlıktaki dava konusu talepler yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup, mahkemece, davacının «marka hakkına tecavüz» bulunmadığı kabul edilerek bu konudaki talebin reddine karar verildiğine göre, reddedilen talep yönünden davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız rekabet tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9982 E. 2010/1110 K.
Ortak:kâr dağıtımı
Benzer bu karardaÖte yandan, sıvılaştırılmış petrol gazlarının yurt içi ve yurt dışından temini, «dağıtımı», taşınması, depolanması ve ticareti ile bu faaliyetlere ilişkin gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüğünü düzenleyen 5307 sayılı Yasa’nın 8 nci maddesinde de LPG bayilerinin depoları, iş yerleri ve nakil araçlarında bayii oldukları dağıtıcının tescilli markası amblemini «taşıyan» LPG tüplerini bulundurmak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
LPG gazının satışı, «dağıtıcı» firmalar tarafından markalarını «taşıyan» tüp kapları ile bayileri aracılığı ile depozito karşılığı alıcılarına ulaştırılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet · iyiniyet kuralı · teamül · tanıma · ticari işletme · iyiniyet · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaTTK.nun 56 ncı maddesinde «haksız rekabet», ekonomik rekabetin «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı her türlü suiistimali olarak tanımlanmıştır.
… izlik veya yer değiştirme gibi nedenlerle başka LPG tüplerinin bayileriyle değiştirmelerin yapıldığı, bayilerin de kendi aralarında değişimi sağladıkları, böyle bir «teamülün» olduğu, 5307 sayılı Yasa’da bu durumu engelleyen hüküm bulunmadığı, somut olayda uygulanma yerinin olmadığı, boş tüplerin bulundurulması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» gerçekleşmediği, 556 sayılı KHK.nin 13 ncü maddesi uyarınca bir hakkın ihlalinin bulunmadığı, «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının, bayisi olmadığı halde LPG alanında faaliyet gösteren davacının adına tescilli markayı «taşıyan» boş tüpleri iş yerinde ve aracında bulundurduğu hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
TTK.nun 56 ncı maddesindeki «tanım», geniş bir alanı kapsamaktadır.Yasa koyucu, anılan düzenlemelerle bir yandan rakiplerin ekonomik çıkarlarını korumak amacı taşırken, diğer yandan da sağlıklı ve kurallara dayalı ekonomik yapının ortaya çıkması ve korunmasını hedeflemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14060 E. , 2012/20246 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/472 ESAS
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.03.2011 tarih ve 2007/266-2011/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalısı...'a ait işyerinde bulunan emtia ve demirbaşların, sigortalının yan tarafında faaliyet gösteren Şe-Teks Tekstil Ltd. Şti'nin kiracı olarak bulunduğu yerde meydana gelen yangın sonucunda hasar gördüğünü, davalı ...Ş'nin de davalı Şe-Teks firmasının sigortacısı olduğunu, yangının çıkış sebebinin lpg tüpündeki gaz sıkışması olduğunu, bağımsız eksper tarafından belirlenen 33.000 TL tutarındaki hasarın müvekkili tarafından 26/05/2006 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini, hasara davalıların neden olduğunu ileri sürerek ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacının ödediği tazminatın müvekkilinden talep edebilmesi için lpg tüpünün imalatında ayıp olduğunun ispatının gerekli bulunduğunu, böyle bir durumun da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı ...Ş'nin zorunlu mesuliyet sigortacısı olduğunu, sigortalısının bir kusurunun bulunmaması nedeniyle açılan davanın yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava yönünden, davalılar Şe-Teks Ltd. Şti. ile Koç Allianz A.Ş. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...Ş'nin bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı açısından davanın reddine, birleşen dosya bakımından, davalının zarara kusuru ile sebebiyet verdiği ve bu nedenle zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle 30.348,82 TL'nın ödeme tarihi olan 26/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tüp patlaması sonucu oluşan hasarın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı, sigortalısının iş yerinin yanındaki davalı Şeteks Ltd. Şti.'nin bulunduğu işyerinde meydana gelen yangın sonucunda sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın müvekkili tarafından karşılandığını, hasarın davalı Şeteks Firmasında bulunan tüplerin patlaması sonucu oluştuğunu ve davalıların hasardan sorumlu bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece de davalı Şeteks Ltd. Şti'nin davaya konu hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesi ile davanın bu davalı açısından kabulüne karar verilmiş, ancak davalı ...Ş'nin olayda sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı hakkında açılan davanın da reddine karar verilmiştir.
Ancak, 23.12.2000 tarihli, 24269 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Dağıtım Şirketleri ile Yetkili Bayiler ve Tüketicilerin Uymaları Gereken Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ”in 14. maddesinde bayilerin satış yaptıkları LPG tüplerini müşterinin bildirdiği ev ve iş yerine taşımak, yetkili personeli vasıtasıyla cihazlara bağlamak, sızdırmazlık kontrolünü yapmak, tüplerin kullanılması konusunda tüketicilere gerekli bilgi ile tanıtma ve kullanma kılavuzunu vermek zorunda oldukları belirtilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda tebliğin bu hükmü uyarınca bir irdeleme yapılmadığı gibi mahkemece de tebliğ hükümleri gözönünde bulundurulmamıştır. O halde mahkemece söz konusu tebliğ hükmünde belirlenen yükümlülüklerin davalı ...Ş.
tarafından yerine getirilip getirilmediği hususunda araştırma yapılıp, uzman bilirkişilerden rapor alınarak davalının bir kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ...Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066561000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz