6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabet tespiti | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9982 E. 2010/1110 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif iyiniyet iyiniyet kuralı teamül tanıma ticari işletme iyiniyet marka hakkına tecavüz uyuşmazlık konusu kâr dağıtımı maddi ve manevi tazminat taşıyan tacir haksız rekabet iltibas teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde davacıya ait markaları içeren 22 adet boş tüpün bulunduğu, ülkemizde doğal gaz kullanımına kadar her evde LPG tüplerin yaygın kullanıldığı, tayin, memnuniyetsizlik veya yer değiştirme gibi nedenlerle başka LPG tüplerinin bayileriyle değiştirmelerin yapıldığı, bayilerin de kendi aralarında değişimi sağladıkları, böyle bir teamülün olduğu, 5307 sayılı Yasa’da bu durumu engelleyen hüküm bulunmadığı, somut olayda uygulanma yerinin olmadığı, boş tüplerin bulundurulması nedeniyle marka hakkına tecavüzün gerçekleşmediği, 556 sayılı KHK.nin 13 ncü maddesi uyarınca bir hakkın ihlalinin bulunmadığı, haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalının, bayisi olmadığı halde LPG alanında faaliyet gösteren davacının adına tescilli markayı taşıyan boş tüpleri iş yerinde ve aracında bulundurduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TTK.nun 56 ncı maddesinde haksız rekabet, ekonomik rekabetin objektif iyiniyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 57 nci maddesinde de haksız rekabet halleri örnek olarak sayılmış, bir sınırlama getirilmemiştir. TTK.nun 56 ncı maddesindeki tanım, geniş bir alanı kapsamaktadır.Yasa koyucu, anılan düzenlemelerle bir yandan rakiplerin ekonomik çıkarlarını korumak amacı taşırken, diğer yandan da sağlıklı ve kurallara dayalı ekonomik yapının ortaya çıkması ve korunmasını hedeflemiştir. Haksız rekabetin tanımı ve yasal düzenlemenin aynı zamanda ekonomik düzenin korunması amacını da taşıdığı dikkate alındığında haksız rekabetin oluşması için tarafların tacir olması şart olmadığı gibi, rakip bulunmaları da zorunlu değildir. Bu nedenle yasa koyucu yargıç için çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas belirlemiştir.

TTK.nun 57 nci maddesinin 5 nci bendinde başkasının emtiası, iş mahsulleri faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydana verebilecek şekilde, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurma eylemlerinin haksız rekabet teşkil edeceği hükme bağlanmıştır. 10 ncu bentte de rakipler hakkında cari olan kanun, nizamname, mukavele veyahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına riayet edilmemesi hali haksız rekabet olarak sayılmıştır.

Ayrıca, 556 sayılı KHK.nin 61/a bendinde de, 9 ncu maddenin ihlali de marka hakkına tecavüz kapsamında sayılmıştır. 9 ncu maddenin 2/b bendinde işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmet sunulması veya sağlanması yasaklanmıştır.

Öte yandan, sıvılaştırılmış petrol gazlarının yurt içi ve yurt dışından temini, dağıtımı, taşınması, depolanması ve ticareti ile bu faaliyetlere ilişkin gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüğünü düzenleyen 5307 sayılı Yasa’nın 8 nci maddesinde de LPG bayilerinin depoları, iş yerleri ve nakil araçlarında bayii oldukları dağıtıcının tescilli markası amblemini taşıyan LPG tüplerini bulundurmak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.

LPG gazının satışı, dağıtıcı firmalar tarafından markalarını taşıyan tüp kapları ile bayileri aracılığı ile depozito karşılığı alıcılarına ulaştırılmaktadır. Tüp kaplarının klasik anlamda mülkiyeti alıcılara geçmediğinden, bu anlamda 556 sayılı KHK.nin 13 ncü maddesi anlamında marka hakkının tüketildiğinin kabulü de mümkün değildir.

O halde, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14060 E. 2012/20246 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız rekabetin men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12161 E. 2018/603 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/9982 E.  ,  2010/1110 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.04.2008 tarih ve 2008/8-2008/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin LPG alanında faaliyet gösterdiğini, ‘AYGAZ’ markalı tüplerini bayileri vasıtasıyla piyasaya sunduğunu, davalının bayi olmadığı halde müvekkili markalarını içeren tüpleri iş yerinde bulundurduğunu, takas ettiğini veya imha ederek hurdacılara sattığını, 5307 sayılı Yasa ile TTK.nun 56 ve devamı maddelerine aykırı davrandığını ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 5.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müşteri memnuniyetsizliği nedeniyle davacı markasını taşıyan boş tüplerin alındığını, bayileriyle takas edildiğini, başka bir amacın olmadığını, tazminat isteminin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde davacıya ait markaları içeren 22 adet boş tüpün bulunduğu, ülkemizde doğal gaz kullanımına kadar her evde LPG tüplerin yaygın kullanıldığı, tayin, memnuniyetsizlik veya yer değiştirme gibi nedenlerle başka LPG tüplerinin bayileriyle değiştirmelerin yapıldığı, bayilerin de kendi aralarında değişimi sağladıkları, böyle bir teamülün olduğu, 5307 sayılı Yasa’da bu durumu engelleyen hüküm bulunmadığı, somut olayda uygulanma yerinin olmadığı, boş tüplerin bulundurulması nedeniyle marka hakkına tecavüzün gerçekleşmediği, 556 sayılı KHK.nin 13 ncü maddesi uyarınca bir hakkın ihlalinin bulunmadığı, haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalının, bayisi olmadığı halde LPG alanında faaliyet gösteren davacının adına tescilli markayı taşıyan boş tüpleri iş yerinde ve aracında bulundurduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TTK.nun 56 ncı maddesinde haksız rekabet, ekonomik rekabetin objektif iyiniyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 57 nci maddesinde de haksız rekabet halleri örnek olarak sayılmış, bir sınırlama getirilmemiştir. TTK.nun 56 ncı maddesindeki tanım, geniş bir alanı kapsamaktadır.Yasa koyucu, anılan düzenlemelerle bir yandan rakiplerin ekonomik çıkarlarını korumak amacı taşırken, diğer yandan da sağlıklı ve kurallara dayalı ekonomik yapının ortaya çıkması ve korunmasını hedeflemiştir. Haksız rekabetin tanımı ve yasal düzenlemenin aynı zamanda ekonomik düzenin korunması amacını da taşıdığı dikkate alındığında haksız rekabetin oluşması için tarafların tacir olması şart olmadığı gibi, rakip bulunmaları da zorunlu değildir.

Bu nedenle yasa koyucu yargıç için çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas belirlemiştir.

TTK.nun 57 nci maddesinin 5 nci bendinde başkasının emtiası, iş mahsulleri faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydana verebilecek şekilde, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurma eylemlerinin haksız rekabet teşkil edeceği hükme bağlanmıştır. 10 ncu bentte de rakipler hakkında cari olan kanun, nizamname, mukavele veyahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına riayet edilmemesi hali haksız rekabet olarak sayılmıştır.

Ayrıca, 556 sayılı KHK.nin 61/a bendinde de, 9 ncu maddenin ihlali de marka hakkına tecavüz kapsamında sayılmıştır. 9 ncu maddenin 2/b bendinde işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmet sunulması veya sağlanması yasaklanmıştır.

Öte yandan, sıvılaştırılmış petrol gazlarının yurt içi ve yurt dışından temini, dağıtımı, taşınması, depolanması ve ticareti ile bu faaliyetlere ilişkin gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüğünü düzenleyen 5307 sayılı Yasa’nın 8 nci maddesinde de LPG bayilerinin depoları, iş yerleri ve nakil araçlarında bayii oldukları dağıtıcının tescilli markası amblemini taşıyan LPG tüplerini bulundurmak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.

LPG gazının satışı, dağıtıcı firmalar tarafından markalarını taşıyan tüp kapları ile bayileri aracılığı ile depozito karşılığı alıcılarına ulaştırılmaktadır. Tüp kaplarının klasik anlamda mülkiyeti alıcılara geçmediğinden, bu anlamda 556 sayılı KHK.nin 13 ncü maddesi anlamında marka hakkının tüketildiğinin kabulü de mümkün değildir.

O halde, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008573900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.