Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14377 E. 2012/20373 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- on yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üçüncü kişi↗ havale↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının davalı Banka nezdinde bulunan 30115-2795-2 numaralı hesabının kendisine ait olmadığı, ...'a ait olduğu, davacıya ait hesap numarasının 301100-3136-9 numaralı hesap olduğu, bu hesaba 28/03/1994 tarihinde 35.488,00 DM para yatırıldığı ancak bu tutarın 05/04/1994 tarihinde 1100 DM, 02/05/1994 tarihinde ise 34470 DM olmak üzere davacı tarafça çekildiği, bakiyenin sıfırlandığı, davacının üçüncü kişiye ait hesapla ilgili dava açma hakkı bulunmadığı, kendi hesabında bulunan paranın da çekildiği ve on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, Alman Emeklilik Sigorta Kurumu tarafından toplam 35.488,79 DM'nın hakettiği emeklilik parası olarak, 01.01.1993 tarihinde davalı Banka'ya havale yoluyla gönderildiğini ileri sürmüştür.
Davacı tarafın iddiasına dayanak olarak Alman Emeklilik Sigorta Kurumu'nun davacı adına düzenlemiş olduğu, 03.02.1994 tarihli ödeme belgesi dökümlerinin bir örneği dosyaya sunulmuştur. Bu durumda, gerektiğinde davacı tarafça sunulan belgelerin Türkçe'ye çevirisi de yaptırıldıktan sonra, bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla davalı Banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davaya konu emeklilik parasının, davacı adına gönderilip gönderilmediği ve akıbeti hakkında görüş alınarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6129 E. 2013/9487 K.
Ortak:üçüncü kişi · zamanaşımı · zamanaşımı on yıllık
İncelediğiniz kararda… yatırıldığı ancak bu tutarın 05/04/1994 tarihinde 1100 DM, 02/05/1994 tarihinde ise 34470 DM olmak üzere davacı tarafça çekildiği, bakiyenin sıfırlandığı, davacının «üçüncü kişiye» ait hesapla ilgili dava açma hakkı bulunmadığı, kendi hesabında bulunan paranın da çekildiği ve on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yatırıldığı ancak bu tutarın 05/04/1994 tarihinde 1100 DM, 02/05/1994 tarihinde ise 34470 DM olmak üzere davacı tarafça çekildiği, bakiyenin sıfırlandığı, davacının «üçüncü kişiye» ait hesapla ilgili dava açma hakkı bulunmadığı, kendi hesabında bulunan paranın da çekildiği ve on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 10.12.2013 günlü ilamında açı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1378 E. 2019/6412 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı T.İş Bankası A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş yönünden «maddi tazminat» ve manevi tazminat davasının kabulüne dair verilen kararın davalı Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce manevi tazminat yönünden bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7981 E. 2014/14779 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · mevduat hesabı · ikrar
Benzer bu karardaAncak, mahkemece «ispat külfeti» davacıya yüklenmiş ise de, davalının «ikrarına» ve kayıtlarına göre dava konusu para davacının hesabına Alman makamları tarafından gönderilmiştir.
Dava, yurt dışından gönderilen ve «mevduat hesabına» geçen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, bu paranın davacıya ödendiğinin «ispat külfeti» davalıda olup, mahkemece ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2092 E. 2023/1900 K.
Ortak:üçüncü kişi · zamanaşımı · zamanaşımı on yıllık
İncelediğiniz kararda… yatırıldığı ancak bu tutarın 05/04/1994 tarihinde 1100 DM, 02/05/1994 tarihinde ise 34470 DM olmak üzere davacı tarafça çekildiği, bakiyenin sıfırlandığı, davacının «üçüncü kişiye» ait hesapla ilgili dava açma hakkı bulunmadığı, kendi hesabında bulunan paranın da çekildiği ve on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 12.05.2011 tarih, 2010/432 E. ve 2011/213 K. sayılı karar ile davacının «üçüncü kişiye» ait hesapla ilgili dava açma hakkının bulunmadığı, kendi hesabında bulunan paranın da çekildiği ve on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · saklama yükümlülüğü · para alacağı · ispat külfeti · direnme kararı · ikrar · ispat yükü · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı arasındaki «mevduat sözleşmesi» sona ermediğinden, hesap hareketlerine ilişkin belgelerin saklanma yükümlülüğünün devam ettiği, davalı bankanın hesapta bulunan paranın davacı tarafından çekildiğini «ispat külfeti» altında bulunduğu, her ne kadar davalı banka tarafından bilgisayar kayıtları delil olarak gösterilmiş ise de davacı elinden çıkmamış bir delilin davacı aleyhinde kullanılmasının mümkün olmadığı, davalının hesap hareketlerine dair yazılı belgeleri «saklama yükümlülüğünün» devam ettiği süreçte bilgisayar kayıtlarının davacıya para ödendiğini ispata elverişli olmadığı, davalı bankanın dava konusu «para alacağını» davacıya ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.488,79 DM para alacağının davalının «temerrüte» düştüğünün kabul edildiği 10.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili …
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 29.09.2014 tarih, 2014/7981 E. ve 2014/14779 K. sayılı kararıyla mahkemece «ispat külfeti» davacıya yüklenmiş ise de, davalının «ikrarına» ve kayıtlarına göre dava konusu paranın davacının hesabına Alman makamları tarafından gönderildiği, Mahkemece tercümesi yaptırılan belgede paranın dava dışı... hes …
… 100 sayılı Kanun) 199 uncu maddesi gereğince belge niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı bankanın davacıya ödeme yaptığını yazılı belgeyle ispat ettiği gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… daki paranın davacı tarafından çekildiği yönündeki savunmasını ispatlayamadığı hususu gözetilerek mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile «direnme» kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14377 E. , 2012/20373 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2011 tarih ve 2010/432-2011/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın nezdinde 30115-2795-2 numaralı hesabının bulunduğunu, anılan bu hesaba 01/01/1993 tarihinde müvekkilinin hak ettiği emeklilik parasının Alman Emeklilik Sigorta Kurumu tarafından toplam 35.488,79 Alman Markı yatırıldığını, bu paradan müvekkilinin bilgisi olmadığı için bugüne kadar davalı Banka'dan bu paranın çekilmediğini, daha sonra Alman Emeklilik Sigorta Kurumu tarafından resmi yazı ile paranın Banka'dan çekilmediği ve sigorta paralarının kuruma iade edilmediği bilgisinin müvekkiline iletildiği, bunun üzerine davalı Banka şubesine başvurulduğunda anılan paranın çekildiğinin beyan edildiği ancak bu paranın müvekkili tarafından çekilmediğini ileri sürerek, toplam 35.488,79 Alman Markı'nın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının banka nezdinde 30115-2795-2 numaralı hesabının mevcut olmadığını, davacının kendisine ait olmayan bir hesaptan hak ve alacak iddiasında bulunamayacağını, davacının iddia ettiği hesap numarasının ...'a ait olduğunu, banka kayıtlarının incelemesi sonucunda davacının hesap numarasının 30100-3136-9 olduğunu ve işbu hesabın bakiyesinin de 0 (sıfır) olarak göründüğünü, yasal mevzuat gereği on yıl süreyle hareketsiz kalması nedeniyle bu hesabın sistem tarafından otomatik olarak kapandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı Banka nezdinde bulunan 30115-2795-2 numaralı hesabının kendisine ait olmadığı, ...'a ait olduğu, davacıya ait hesap numarasının 301100-3136-9 numaralı hesap olduğu, bu hesaba 28/03/1994 tarihinde 35.488,00 DM para yatırıldığı ancak bu tutarın 05/04/1994 tarihinde 1100 DM, 02/05/1994 tarihinde ise 34470 DM olmak üzere davacı tarafça çekildiği, bakiyenin sıfırlandığı, davacının üçüncü kişiye ait hesapla ilgili dava açma hakkı bulunmadığı, kendi hesabında bulunan paranın da çekildiği ve on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, Alman Emeklilik Sigorta Kurumu tarafından toplam 35.488,79 DM'nın hakettiği emeklilik parası olarak, 01.01.1993 tarihinde davalı Banka'ya havale yoluyla gönderildiğini ileri sürmüştür.
Davacı tarafın iddiasına dayanak olarak Alman Emeklilik Sigorta Kurumu'nun davacı adına düzenlemiş olduğu, 03.02.1994 tarihli ödeme belgesi dökümlerinin bir örneği dosyaya sunulmuştur. Bu durumda, gerektiğinde davacı tarafça sunulan belgelerin Türkçe'ye çevirisi de yaptırıldıktan sonra, bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla davalı Banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davaya konu emeklilik parasının, davacı adına gönderilip gönderilmediği ve akıbeti hakkında görüş alınarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066557200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz