Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7981 E. 2014/14779 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat külfeti↗ mevduat hesabı↗ ikrar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı adına Alman Emeklilik Sigorta Kurumu tarafından gönderilen 35.488,79 DM'nin 28/03/1994 tarihinde davacı hesabına geçtiği, davalı banka tarafından 05/04/1994 tarihinde 1.100,00 DM, 02/05/1994 tarihinde 34.470,00 DM ödeme yapıldığı, davacı hesabından yapılan ödemelere ilişkin imzasını havi ödeme fişlerinin 10 yıllık zaman aşımına uğraması nedeniyle imha edilmesi nedeni ile ödeme işlemleri ile ilgili evrak üzerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın bilgisayar kayıtlarında ödemenin davacıya yapıldığının belirtildiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışından gönderilen ve mevduat hesabına geçen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece ispat külfeti davacıya yüklenmiş ise de, davalının ikrarına ve kayıtlarına göre dava konusu para davacının hesabına Alman makamları tarafından gönderilmiştir. Mahkemece tercümesi yaptırılan belgede paranın dava dışı M.T. hesabına gönderildiği yazılı ise de, dava konusu paranın M. T.'ın hesabına değil davacının hesabına geçtiğini davalı kabul etmiştir. Bu durumda, bu paranın davacıya ödendiğinin ispat külfeti davalıda olup, mahkemece ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2092 E. 2023/1900 K.
Ortak:ispat külfeti · ikrar · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, mahkemece «ispat külfeti» davacıya yüklenmiş ise de, davalının «ikrarına» ve kayıtlarına göre dava konusu para davacının hesabına Alman makamları tarafından gönderilmiştir.
Bu durumda, bu paranın davacıya ödendiğinin «ispat külfeti» davalıda olup, mahkemece ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaİkinci Bozma Kararı Dairemizin 29.09.2014 tarih, 2014/7981 E. ve 2014/14779 K. sayılı kararıyla mahkemece «ispat külfeti» davacıya yüklenmiş ise de, davalının «ikrarına» ve kayıtlarına göre dava konusu paranın davacının hesabına Alman makamları tarafından gönderildiği, Mahkemece tercümesi yaptırılan belgede paranın dava dışı... hes …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı arasındaki «mevduat sözleşmesi» sona ermediğinden, hesap hareketlerine ilişkin belgelerin saklanma yükümlülüğünün devam ettiği, davalı bankanın hesapta bulunan paranın davacı tarafından çekildiğini «ispat külfeti» altında bulunduğu, her ne kadar davalı banka tarafından bilgisayar kayıtları delil olarak gösterilmiş ise de davacı elinden çıkmamış bir delilin davacı aleyhinde kullanılmasının mümkün olmadığı, davalının hesap hareketlerine dair yazılı belgeleri «saklama yükümlülüğünün» devam ettiği süreçte bilgisayar kayıtlarının davacıya para ödendiğini ispata elverişli olmadığı, davalı bankanın dava konusu «para alacağını» davacıya ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.488,79 DM para alacağının davalının «temerrüte» düştüğünün kabul edildiği 10.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · saklama yükümlülüğü · para alacağı · direnme kararı · üçüncü kişi · ispat yükü · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı arasındaki «mevduat sözleşmesi» sona ermediğinden, hesap hareketlerine ilişkin belgelerin saklanma yükümlülüğünün devam ettiği, davalı bankanın hesapta bulunan paranın davacı tarafından çekildiğini «ispat külfeti» altında bulunduğu, her ne kadar davalı banka tarafından bilgisayar kayıtları delil olarak gösterilmiş ise de davacı elinden çıkmamış bir delilin davacı aleyhinde kullanılmasının mümkün olmadığı, davalının hesap hareketlerine dair yazılı belgeleri «saklama yükümlülüğünün» devam ettiği süreçte bilgisayar kayıtlarının davacıya para ödendiğini ispata elverişli olmadığı, davalı bankanın dava konusu «para alacağını» davacıya ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.488,79 DM para alacağının davalının «temerrüte» düştüğünün kabul edildiği 10.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili …
Mahkemece 12.05.2011 tarih, 2010/432 E. ve 2011/213 K. sayılı karar ile davacının «üçüncü kişiye» ait hesapla ilgili dava açma hakkının bulunmadığı, kendi hesabında bulunan paranın da çekildiği ve on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… 100 sayılı Kanun) 199 uncu maddesi gereğince belge niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı bankanın davacıya ödeme yaptığını yazılı belgeyle ispat ettiği gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… daki paranın davacı tarafından çekildiği yönündeki savunmasını ispatlayamadığı hususu gözetilerek mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile «direnme» kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.
Ortak:ispat külfeti
İncelediğiniz karardaAncak, mahkemece «ispat külfeti» davacıya yüklenmiş ise de, davalının «ikrarına» ve kayıtlarına göre dava konusu para davacının hesabına Alman makamları tarafından gönderilmiştir.
Bu durumda, bu paranın davacıya ödendiğinin «ispat külfeti» davalıda olup, mahkemece ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Bu nedenle, «ispat külfeti» ters çevrilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · istirdat davası · ticari satım · kambiyo senedi · reeskont faizi · hamil · keşideci · istirdat
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Kural olarak, «kambiyo senedine» dayalı olarak hak iddia eden kişinin ayrıca, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlaması gerekmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7981 E. , 2014/14779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR (KAPATILAN) 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/02/2014
NUMARASI 2013/211-2014/51
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 10. Asliye Ticare Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2013/211-2014/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabına 01/01/1993 tarihinde Alman Emeklilik Sigorta Kurumu tarafından toplam 35.488,79 Alman Markı emeklilik parası yatırıldığını, müvekkilinin bilgisi olmadığı için bugüne kadar bu paranın çekilmediğini, daha sonra Alman Emeklilik Sigorta Kurumu tarafından resmi yazı ile paranın bankadan çekilmediği ve sigorta paralarının kuruma iade edilmediği bilgisinin müvekkiline iletildiği, bunun üzerine davalı banka şubesine başvurulduğunda anılan paranın çekildiğinin beyan edildiğini, ancak bu paranın müvekkili tarafından çekilmediğini ileri sürerek, toplam 35.488,79 Alman Markı'nın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği hesap numarasının M. T.'a ait olduğunu, davacının 30100-3136-9 numaralı hesabına 28/03/1994 tarihinde 34.488,00 DM para yatırıldığını, bu tutarın 05/04/1994 tarihinde 1.100,00 DM, 02/05/1994 tarihinde 34.470,00 DM olarak çekildiğini, para çekilme işlemine ait evrakların 10 yıllık zaman aşımını doldurduğundan bankaca imha edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı adına Alman Emeklilik Sigorta Kurumu tarafından gönderilen 35.488,79 DM'nin 28/03/1994 tarihinde davacı hesabına geçtiği, davalı banka tarafından 05/04/1994 tarihinde 1.100,00 DM, 02/05/1994 tarihinde 34.470,00 DM ödeme yapıldığı, davacı hesabından yapılan ödemelere ilişkin imzasını havi ödeme fişlerinin 10 yıllık zaman aşımına uğraması nedeniyle imha edilmesi nedeni ile ödeme işlemleri ile ilgili evrak üzerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın bilgisayar kayıtlarında ödemenin davacıya yapıldığının belirtildiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışından gönderilen ve mevduat hesabına geçen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece ispat külfeti davacıya yüklenmiş ise de, davalının ikrarına ve kayıtlarına göre dava konusu para davacının hesabına Alman makamları tarafından gönderilmiştir. Mahkemece tercümesi yaptırılan belgede paranın dava dışı M.T. hesabına gönderildiği yazılı ise de, dava konusu paranın M. T.'ın hesabına değil davacının hesabına geçtiğini davalı kabul etmiştir. Bu durumda, bu paranın davacıya ödendiğinin ispat külfeti davalıda olup, mahkemece ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102192400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz