Ihbar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11203 E. 2012/18149 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın, davalıya ait ana şebeke kesitinin yeterli olmaması sebebiyle yağmur sularının geri tepmesi ve bu suların sigortalının bodrum katta bulunan işyerinin tavanında bulunan borulardan akması sonucu meydana gelmesi sebebiyle davalının kusurlu olduğu, sigortalının kusura etki edecek herhangi bir hareketinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.590,88 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı olup uyuşmazlık esas itibariyle hasarın meydana geldiği kesittedir. Atık Su Deşarj Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık suları cazibe ile akıtılabilse dahi mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisinin parsel çıkış bacasında, atık suyun geri gelmesini engelleyecek tedbirleri almak mecburiyetinde olduğu, aksi takdirde binanın uğrayacağı zarardan davalı idarenin sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu hasarın, aşırı yağış nedeniyle davalı kuruma ait ana şebeke kesintinin yeterli olmaması nedeniyle suyu tahliye edemediğinden, bodrum katta bulunan sigortalı iş yerinin tavanında asılı olan plastik su
borusundan geri tepmesi sonucu meydana geldiği bildirilmiştir. Hasar sonrası yaptırılan ekspertiz raporunda ise hasarın, pis su rögarının(parsel bacası) yüksek ihtimalle pislik nedeni ile tıkanmasından dolayı apartmandan tahliye olamayan suyun geri tepmesi sonucu meydana geldiği ve hasar tarihinde yağış olmadığı belirtilmiştir. Gerçekten de dosya içerisinde bulunan hava tahmini raporlarının internet üzerinden alınan çıktılarından hasar tarihinde havanın yağışlı olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca aynı olay sebebiyle arıza ihbarı üzerine , arıza giderildikten sonra İSU çalışanları tarafından tutulan tutanakta da ,hasarın bodrum katın parsel bacası ile mevcut parsel bacası arasındaki tıkanıklıktan meydana geldiği ve bu bölgenin sorumluluğunun iş yeri sahibine ait olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilerek, olay sebebiyle İSU çalışanları tarafından tutulan tutanak da değerlendirilmek ve gerektiğinde tutanak mümzileri de dinlenmek suretiyle hasarın nereden kaynaklandığı ve ne biçimde oluştuğu belirlenmeksizin eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6003 E. 2010/11909 K.
Ortak:kusur · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın», davalıya ait ana şebeke kesitinin yeterli olmaması sebebiyle yağmur sularının geri tepmesi ve bu suların sigortalının bodrum katta bulunan işyerinin tavanında bulunan borulardan akması sonucu meydana gelmesi sebebiyle davalının kusurlu olduğu, sigortalının «kusura» etki edecek herhangi bir hareketinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.590,88 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilerek, olay sebebiyle İSU çalışanları tarafından tutulan tutanak da değerlendirilmek ve gerektiğinde tutanak mümzileri de dinlenmek suretiyle «hasarın» nereden kaynaklandığı ve ne biçimde oluştuğu belirlenmeksizin «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı olup uyuşmazlık esas itibariyle «hasarın» meydana geldiği kesittedir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları karşılayan «denetime elverişli» aynı bilirkişiden ek ya da başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı konutun bulunduğu parselin atık su bacasına geri tepmeyi engelleyici sistemin yapılmaması nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, bunda da davalının «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdırlar.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu durumda zarar, aşırı yağan yağmur nedeniyle debinin yükselmesinden dolayı davalının kanalizasyon borusunun yetersiz kalması veya borunun tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdırlar.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2148 E. 2013/18502 K.
Ortak:kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın», davalıya ait ana şebeke kesitinin yeterli olmaması sebebiyle yağmur sularının geri tepmesi ve bu suların sigortalının bodrum katta bulunan işyerinin tavanında bulunan borulardan akması sonucu meydana gelmesi sebebiyle davalının kusurlu olduğu, sigortalının «kusura» etki edecek herhangi bir hareketinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.590,88 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı olup uyuşmazlık esas itibariyle «hasarın» meydana geldiği kesittedir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu «hasarın», aşırı yağış nedeniyle davalı kuruma ait ana şebeke kesintinin yeterli olmaması nedeniyle suyu tahliye edemediğinden, bodrum katta bulunan sigortalı iş yerinin tavanında asılı olan plastik su borusundan geri tepmesi sonucu meydana geldiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen zararın, aşırı yağan yağmurdan dolayı İSKİ’ye ait atık su kanalının geri tepmesi sonucu sigortalı binanın bodrumunda bulunan rögardan ve WC'den geri gelerek «depoya» dolduğu ve burada bulunan emtiaya zarar verdiği, bu nedenle davalılara yüklenecek «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili tarafından «sigorta teminatı» altına alınan işyerinin bulunduğu binanın bitişinde davalılar tarafından yapılan inşaatın temel çukuruna dolan suların sızarak sigortalı işyerinde «hasara» neden olduğunu ileri sürmüş, alınan bilirkişi raporunda ise, hasarın davalılara ait inşaatın temel çukurunda bulunan suların sızması ile olmayıp, sigortalı binanın yağmur suyu borularının projesine aykırı olarak sokağa verilmesi gerekirken pis su rögarına verildiği, sokaktaki bacadan geri tepen atık suların binanın önündeki parsel bacasına dolduğu, bina ile parsel bacası arasında suyun geri dönmesine engel olacak çekvalfın bulunmaması nedeniyle sigortalı işyerinin bodrum katındaki tuvaletten geri teperek işyerine dolması sonucu zarar verdiği belirtilmiş, bu rapor sonrası davacı vekili tarafından, sigortalı binayı da davalıların yaptırdığı, projesine aykırı olarak atık su ve yağmur suyu borularının aynı rögara bağlandığı ve geri tepmeyi engelleyici sistemin atık su bina bacasına konulmadığı, dolayısı ile davalıların binayı yaptıran olarak sorumlu oldukları ileri sürülmüş olup davacı vekilinin bu şekildeki iddiasını genişletmesine davalılar vekilinin derhal itiraz etmemesi sebebiyle iddianın genişletilmesine zımnen «muvafakat» edildiği kabul edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · işyeri sigortası · depo kararı · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · olumsuz oy · muvafakat · teminat
Benzer bu kararda2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili tarafından «sigorta teminatı» altına alınan işyerinin bulunduğu binanın bitişinde davalılar tarafından yapılan inşaatın temel çukuruna dolan suların sızarak sigortalı işyerinde «hasara» neden olduğunu ileri sürmüş, alınan bilirkişi raporunda ise, hasarın davalılara ait inşaatın temel çukurunda bulunan suların sızması ile olmayıp, sigortalı binanın yağmur suyu borularının projesine aykırı olarak sokağa verilmesi gerekirken pis su rögarına verildiği, sokaktaki bacadan geri tepen atık suların binanın önündeki parsel bacasına dolduğu, bina ile parsel bacası arasında suyun geri dönmesine engel olacak çekvalfın bulunmaması nedeniyle sigortalı işyerinin bodrum katındaki tuvaletten geri teperek işyerine dolması sonucu zarar verdiği belirtilmiş, bu rapor sonrası davacı vekili tarafından, sigortalı binayı da davalıların yaptırdığı, projesine aykırı olarak atık su ve yağmur suyu borularının aynı rögara bağlandığı ve geri tepmeyi engelleyici sistemin atık su bina bacasına konulmadığı, dolayısı ile davalıların binayı yaptıran olarak sorumlu oldukları ileri sürülmüş olup davacı vekilinin bu şekildeki iddiasını genişletmesine davalılar vekilinin derhal itiraz etmemesi sebebiyle iddianın genişletilmesine zımnen «muvafakat» edildiği kabul edilmelidir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen zararın, aşırı yağan yağmurdan dolayı İSKİ’ye ait atık su kanalının geri tepmesi sonucu sigortalı binanın bodrumunda bulunan rögardan ve WC'den geri gelerek «depoya» dolduğu ve burada bulunan emtiaya zarar verdiği, bu nedenle davalılara yüklenecek «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafın genişletmiş olduğu iddiası hakkında gerekli araştırmanın yapılarak, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu bulunup bulunmadıkları belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu iddiaya ilişkin olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.
Ortak:kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın», davalıya ait ana şebeke kesitinin yeterli olmaması sebebiyle yağmur sularının geri tepmesi ve bu suların sigortalının bodrum katta bulunan işyerinin tavanında bulunan borulardan akması sonucu meydana gelmesi sebebiyle davalının kusurlu olduğu, sigortalının «kusura» etki edecek herhangi bir hareketinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.590,88 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı olup uyuşmazlık esas itibariyle «hasarın» meydana geldiği kesittedir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu «hasarın», aşırı yağış nedeniyle davalı kuruma ait ana şebeke kesintinin yeterli olmaması nedeniyle suyu tahliye edemediğinden, bodrum katta bulunan sigortalı iş yerinin tavanında asılı olan plastik su borusundan geri tepmesi sonucu meydana geldiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaYapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı dairelerin bulunduğu apartmanın projesinde İSKİ onayı bulunmadığı, bina malikinin geri tepmeyi engelleyecek tedbirleri almadığı, İSKİ'nin sorumluluğunda bulunan atık su kanallarının tıkanmasıyla geri tepen pis suyun bodrum katta bulunan sigortalı dairelerde «hasara» sebebiyet verdiği bu durumda bina sahibinin sorumlu bulunduğu davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · dahili dava
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/690 E. 2013/1547 K.
Ortak:kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın», davalıya ait ana şebeke kesitinin yeterli olmaması sebebiyle yağmur sularının geri tepmesi ve bu suların sigortalının bodrum katta bulunan işyerinin tavanında bulunan borulardan akması sonucu meydana gelmesi sebebiyle davalının kusurlu olduğu, sigortalının «kusura» etki edecek herhangi bir hareketinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.590,88 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı olup uyuşmazlık esas itibariyle «hasarın» meydana geldiği kesittedir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu «hasarın», aşırı yağış nedeniyle davalı kuruma ait ana şebeke kesintinin yeterli olmaması nedeniyle suyu tahliye edemediğinden, bodrum katta bulunan sigortalı iş yerinin tavanında asılı olan plastik su borusundan geri tepmesi sonucu meydana geldiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, 19.09.2009 tarihli «hasar tespit tutanağında» yağışların fazla olması sebebiyle ...’ye ait ana rögarın geri tepmesinden dolayı pis suların işyerine dolduğu tespit edilmiş, ekspertiz raporunda aşırı yağan yağışlar sonucunda ...’ye ait rögarın tıkanması nedeniyle sigortalı işyerinin WC/lavabo giderinden geri tepen sular nedeniyle hasar oluştuğu belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortalı işyerinin iskan ruhsatı alınmasından sonra mimari projeye aykırı olarak ... kata tuvalet ve lavabo ilave edilmesi nedeniyle hasarın meydana gelmesinde asıl «kusurun» davacının sigortalısında olduğu ifade edilmiştir.
… ıp kalmayacağı konusunda bir araştırma yapmadan mimari projeye aykırı olarak ... kata tuvalet ve lavabo ilave ettiği, bu nedenle işyerini pis suların basması sonucu «hasara» sebebiyet verdiği, davacının sigortalısının hasarın meydana gelmesinde asıl kusurlu olduğu, davacının ödediği hasar bedelini sigortalının halefi olarak davalıdan t …
Zarar, davalıya ait kanalizasyon rögarının tıkanması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı» sigortalı binanın malikinin «kusuru» nedeniyle kesilmiş olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · illiyet bağının kesilmesi · kusursuz sorumluluk · rücuan tazminat · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · illiyet bağı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Ancak zarar, davalının kanalizasyon borusunun yetersizliği veya tıkanması veyahut rögarın geri tepmesi sonucu meydana gelmiş ise bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu halde davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».
Somut olayda, 19.09.2009 tarihli «hasar tespit tutanağında» yağışların fazla olması sebebiyle ...’ye ait ana rögarın geri tepmesinden dolayı pis suların işyerine dolduğu tespit edilmiş, ekspertiz raporunda aşırı yağan yağışlar sonucunda ...’ye ait rögarın tıkanması nedeniyle sigortalı işyerinin WC/lavabo giderinden geri tepen sular nedeniyle hasar oluştuğu belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortalı işyerinin iskan ruhsatı alınmasından sonra mimari projeye aykırı olarak ... kata tuvalet ve lavabo ilave edilmesi nedeniyle hasarın meydana gelmesinde asıl «kusurun» davacının sigortalısında olduğu ifade edilmiştir.
Zarar, davalıya ait kanalizasyon rögarının tıkanması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı» sigortalı binanın malikinin «kusuru» nedeniyle kesilmiş olur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12008 E. 2010/3175 K.
Ortak:kusur · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın», davalıya ait ana şebeke kesitinin yeterli olmaması sebebiyle yağmur sularının geri tepmesi ve bu suların sigortalının bodrum katta bulunan işyerinin tavanında bulunan borulardan akması sonucu meydana gelmesi sebebiyle davalının kusurlu olduğu, sigortalının «kusura» etki edecek herhangi bir hareketinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.590,88 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilerek, olay sebebiyle İSU çalışanları tarafından tutulan tutanak da değerlendirilmek ve gerektiğinde tutanak mümzileri de dinlenmek suretiyle «hasarın» nereden kaynaklandığı ve ne biçimde oluştuğu belirlenmeksizin «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı olup uyuşmazlık esas itibariyle «hasarın» meydana geldiği kesittedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde atıksu tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, bu nedenle davalıya atfedilecek «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · eksper raporu · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · rücuen tazminat
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
… anması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağının» sigortalı binanın malikinin «kusuru» nedeniyle kesilmiş olduğu, ancak zarar, davalının yağmur sularının toplandığı rögarın yetersizliği veya tıkanması sonucu taşan yağmur sularının işyerine girmesi sonucu meydana gelmiş ise, bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmamasının, davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmadığı, bu halde davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağının kesilmediğinin» kabulü gerekir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11203 E. , 2012/18149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/06/2011 tarih ve 2009/1777-2011/972 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı işyerinde bulunan emtianın, işyerinin bulunduğu binanın önünde bulunan rogarın tıkanması sonucu bodrum katta bulunan sigortalı işyerinin tavanından geçen borulardan su akması sonucu hasarlandığını, sigortalının zararının karşılandığını ileri sürerek, 3.590,88 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın meydana gelmesinden idarenin kusurunun bulunmadığını, hasarın bodrum katının parsel bacası ile mevcut parsel bacası arasındaki kanal hattında meydana gelen tıkanma sonucu oluştuğu, bu nedenle hasardan Deşarj Yönetmeliği'ne göre mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisinin sorumlu olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın, davalıya ait ana şebeke kesitinin yeterli olmaması sebebiyle yağmur sularının geri tepmesi ve bu suların sigortalının bodrum katta bulunan işyerinin tavanında bulunan borulardan akması sonucu meydana gelmesi sebebiyle davalının kusurlu olduğu, sigortalının kusura etki edecek herhangi bir hareketinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.590,88 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı olup uyuşmazlık esas itibariyle hasarın meydana geldiği kesittedir. Atık Su Deşarj Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık suları cazibe ile akıtılabilse dahi mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisinin parsel çıkış bacasında, atık suyun geri gelmesini engelleyecek tedbirleri almak mecburiyetinde olduğu, aksi takdirde binanın uğrayacağı zarardan davalı idarenin sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu hasarın, aşırı yağış nedeniyle davalı kuruma ait ana şebeke kesintinin yeterli olmaması nedeniyle suyu tahliye edemediğinden, bodrum katta bulunan sigortalı iş yerinin tavanında asılı olan plastik su
borusundan geri tepmesi sonucu meydana geldiği bildirilmiştir. Hasar sonrası yaptırılan ekspertiz raporunda ise hasarın, pis su rögarının(parsel bacası) yüksek ihtimalle pislik nedeni ile tıkanmasından dolayı apartmandan tahliye olamayan suyun geri tepmesi sonucu meydana geldiği ve hasar tarihinde yağış olmadığı belirtilmiştir. Gerçekten de dosya içerisinde bulunan hava tahmini raporlarının internet üzerinden alınan çıktılarından hasar tarihinde havanın yağışlı olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca aynı olay sebebiyle arıza ihbarı üzerine , arıza giderildikten sonra İSU çalışanları tarafından tutulan tutanakta da ,hasarın bodrum katın parsel bacası ile mevcut parsel bacası arasındaki tıkanıklıktan meydana geldiği ve bu bölgenin sorumluluğunun iş yeri sahibine ait olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilerek, olay sebebiyle İSU çalışanları tarafından tutulan tutanak da değerlendirilmek ve gerektiğinde tutanak mümzileri de dinlenmek suretiyle hasarın nereden kaynaklandığı ve ne biçimde oluştuğu belirlenmeksizin eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065295700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz