Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10777 E. 2012/17414 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı kapsamı↗ bozma sonrası karar↗ sigorta teminatı↗ keşif↗ teminat kapsamı↗ denetime elverişlilik↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olay günü rüzgar şiddetinin 17.1 m/sn hızdan yüksek olduğu, bu nedenle fırtına sayıldığı ve sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan riskin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesinde yer alan fırtına klozuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, oluşan zararın sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle verilen kısmen kabul kararı, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun kesin kanaat belirtmeksizin varsayımlara dayalı olarak ve meteoroloji mühendisi uzman bulunmadan düzenlendiği ve bu haliyle denetime elverişli bilgiler bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, keşif yapılarak meteoroloji mühendisi, hukukçu ve inşaat mühendisi bilirkişilerden ayrı ayrı rapor alınmıştır. Bu raporlarda özetle, olay günü bir yada bir kaç oraj hücresinin aktif olduğu ve davacı işyerinde hasara sebebiyet verdiği, işyeri çatı projesinin esasen 28m/s rüzgar hızına dayanacak şekilde inşa edildiği bu suretle hasarın sigorta teminatı içerisinde olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporlarına yapılan itiraz neticesinde bu kez mahkemece, üçlü bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup, bu rapora göre de sonuç ve kanaat olarak olay günü meydana gelen rüzgarın fırtına boyutuna varmadığı, zarar gören davacı işyeri çatısının malzeme ve işçilik zaafiyeti sebebiyle zarar gördüğü belirtilmiştir.
Bu durumda, bozma sonrası tanzim edilen her iki rapor arasında çelişki olduğu halde, söz konusu çelişki giderilmeksizin ve gerekçesi de açıklanmaksızın ilk rapor dayanak alınarak kabul kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece karara dayanak yapılan iş bu rapor yetersiz bulunarak yeniden bir inceleme yaptırıldıktan sonra, alınan ikinci bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı kanaatine varıldığı takdirde, bu hususta yeniden inceleme yapılması mümkün olduğu halde tekrar ilk rapora dayalı olarak hüküm tesisi dahi hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 288. vd maddelerine de aykırılık oluşturacağından kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1248 E. 2015/5866 K.
Ortak:Sigorta
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · feragat · eksik inceleme
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise «feragat» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece poliçede belirtilen sigorta «rizikosunun» gerçekleştiği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak «riziko» tarihinde sigortalı elma bahçelerinin bulundukları mahalde fırtına esip esmediği konusunda yapılan inceleme yetersizdir.
Aralarında meteorolog veya meteoroloji mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyete eklenerek, bahçelerin konumu da değerlendirilmek suretiyle, sigortalı meyve bahçelerinde rüzgarın fırtına düzeyinde bulunup bulunmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11933 E. 2014/19460 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olay günü rüzgar şiddetinin 17.1 m/sn hızdan yüksek olduğu, bu nedenle fırtına sayıldığı ve «sigorta poliçesi» kapsamında «teminat» altına alınan riskin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, oluşan zararın «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle verilen kısmen kabul kararı, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun «kesin» kanaat belirtmeksizin varsayımlara dayalı olarak ve meteoroloji mühendisi uzman bulunmadan düzenlendiği ve bu haliyle «denetime elverişli» bilgiler bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu raporlarda özetle, olay günü bir yada bir kaç oraj hücresinin aktif olduğu ve davacı işyerinde «hasara» sebebiyet verdiği, işyeri çatı projesinin esasen 28m/s rüzgar hızına dayanacak şekilde inşa edildiği bu suretle hasarın «sigorta teminatı» içerisinde olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 06/08/2011 tarihinde Susurluk Merkez İstasyonu'ndan alınan verilerde 13,3 m/sn hızında "kuvvetli rüzgar" tespit edildiği, fırtınaya ise rastlanmadığı, davacı tarafın talep ettiği zararın fırtınadan değil kuvvetli rüzgardan kaynaklandığı, kuvvetli rüzgarın ise «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Poliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan sigorta badelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma
Benzer bu karardaPoliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7401 E. 2017/5280 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olay günü rüzgar şiddetinin 17.1 m/sn hızdan yüksek olduğu, bu nedenle fırtına sayıldığı ve «sigorta poliçesi» kapsamında «teminat» altına alınan riskin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, oluşan zararın «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle verilen kısmen kabul kararı, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun «kesin» kanaat belirtmeksizin varsayımlara dayalı olarak ve meteoroloji mühendisi uzman bulunmadan düzenlendiği ve bu haliyle «denetime elverişli» bilgiler bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Dava, yangın «sigorta poliçesinde» yer alan fırtına klozuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… meteoroloji mühendisi bir bilirkişinin mevcut heyete eklenerek, bahçenin konumu da değerlendirilmek suretiyle, sigortalı meyve bahçesinin bulunduğu mahal itibariyle «poliçe özel şartlarında» belirtildiği biçimiyle fırtına meydana gelip gelmediği ve oluşan zararın «teminat kapsamında» olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · zeyilname · sigorta sözleşmesi · riziko · ek prim · ıslah · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının zararının %50 oranında olduğu, «sigorta sözleşmesinin» 1550 ağaç üzerinden kurulduğu, bahçenin olduğu bölgede esen rüzgarın poliçede esen sınır olan saatte 62 km'den daha fazla olduğu ve fırtına zararının ortaya çıktığı, «zeyilname» ile iade edilen «prim» miktarının düşülmesinden sonra davacının davalı şirketten talebe hakkı olduğu miktarın 22.176 TL olduğu; ancak «ıslah» edilen miktarın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle 9.900,00 TL'nin 12/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen kısım yönünden zaman aşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
… meteoroloji mühendisi bir bilirkişinin mevcut heyete eklenerek, bahçenin konumu da değerlendirilmek suretiyle, sigortalı meyve bahçesinin bulunduğu mahal itibariyle «poliçe özel şartlarında» belirtildiği biçimiyle fırtına meydana gelip gelmediği ve oluşan zararın «teminat kapsamında» olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak «riziko» tarihinde sigortalı armut bahçesinin bulunduğu mahalde fırtına esip esmediği konusunda yapılan inceleme yetersizdir. ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10777 E. , 2012/17414 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2010 tarih ve 2007/229-2010/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı fabrikasının çatısının, 18.07.2007 tarihinde meydana gelen fırtınadan zarar gördüğünü, davalının olay yerine 100 km uzaklıktaki meteoroloji istasyonunun verilerini esas alıp, rüzgarın kuvvetli olduğu ancak fırtına sayılamayacağı gerekçesiyle tazminat istemini reddettiğini, oysa bu tespitin sağlıklı olmadığını ileri sürerek, şimdilik 500 TL ıslah ile toplam 7.445.000 TL tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rüzgarın fırtına seviyesinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olay günü rüzgar şiddetinin 17.1 m/sn hızdan yüksek olduğu, bu nedenle fırtına sayıldığı ve sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan riskin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesinde yer alan fırtına klozuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, oluşan zararın sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle verilen kısmen kabul kararı, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun kesin kanaat belirtmeksizin varsayımlara dayalı olarak ve meteoroloji mühendisi uzman bulunmadan düzenlendiği ve bu haliyle denetime elverişli bilgiler bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, keşif yapılarak meteoroloji mühendisi, hukukçu ve inşaat mühendisi bilirkişilerden ayrı ayrı rapor alınmıştır. Bu raporlarda özetle, olay günü bir yada bir kaç oraj hücresinin aktif olduğu ve davacı işyerinde hasara sebebiyet verdiği, işyeri çatı projesinin esasen 28m/s rüzgar hızına dayanacak şekilde inşa edildiği bu suretle hasarın sigorta teminatı içerisinde olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporlarına yapılan itiraz neticesinde bu kez mahkemece, üçlü bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup, bu rapora göre de sonuç ve kanaat olarak olay günü meydana gelen rüzgarın fırtına boyutuna varmadığı, zarar gören davacı işyeri çatısının malzeme ve işçilik zaafiyeti sebebiyle zarar gördüğü belirtilmiştir.
Bu durumda, bozma sonrası tanzim edilen her iki rapor arasında çelişki olduğu halde, söz konusu çelişki giderilmeksizin ve gerekçesi de açıklanmaksızın ilk rapor dayanak alınarak kabul kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece karara dayanak yapılan iş bu rapor yetersiz bulunarak yeniden bir inceleme yaptırıldıktan sonra, alınan ikinci bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı kanaatine varıldığı takdirde, bu hususta yeniden inceleme yapılması mümkün olduğu halde tekrar ilk rapora dayalı olarak hüküm tesisi dahi hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 288. vd maddelerine de aykırılık oluşturacağından kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065034800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz