6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiyesi tamamlanan şirketin ek tasfiye için ihyası talebinde hukuki yarar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1212 E. 2022/955 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

TTK 547 uyarınca, tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen bir şirketin, tasfiyeden önce doğmuş ve henüz sonuçlanmamış bir alacak/zarar iddiasına ilişkin derdest bir dava bulunması halinde, bu davanın sonuçlandırılabilmesi için tasfiyenin eksiksiz tamamlanmadığı kabul edilir; bu durumda alacaklının ek tasfiye amacıyla şirketin yeniden tescilini (ihyasını) istemekte hukuki yararı vardır ve alacağın kesinleşmiş olup olmadığı derdest davada inceleneceğinden ihya talebinin kabulüne engel değildir.

Ele alınan sorunlar

İhya talebinde hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, davacının ihyası istenen şirket nezdinde kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığını, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, alacaklıların şirketin yeniden tescilini isteyebileceği düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Tasfiye halindeki şirketin, sigortalısında meydana gelen meslek hastalığı nedeniyle açılan rücuen alacak davasında halen davalı olarak bulunduğu, bu davanın sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafından kesinleşmiş bir alacak bulunmadığı ileri sürülse de, davacının alacağının derdest davada inceleneceği açıktır; bu husus hukuki yararı ortadan kaldırmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiyenin eksiksiz tamamlanıp tamamlanmadığı ve ek tasfiye zorunluluğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye sürecinin 28/03/2011 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tamamlandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirketin tasfiyesinden evvel sigortalısında meydana gelen meslek hastalığı nedeniyle doğan zarar giderilmeden tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiyenin tam olarak tamamlandığı kabul edilemez. Dosya kapsamından TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılması → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, yasal hasım olması nedeniyle müvekkili aleyhine yargı giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.

Gerekçe: HMK'nın 326-(1) maddesi uyarınca yargı giderleri davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Bu nedenle HMK 326 gereği yargı giderinin davalı tasfiye memuru aleyhine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tasfiyesi tamamlanıp sicilden terkin edilen bir şirket aleyhine, tasfiyeden önce doğan bir zarara ilişkin derdest bir dava bulunması durumunda, bu davanın alacaklısının TTK 547 kapsamında ek tasfiye amacıyla ihya talebinde hukuki yararının bulunduğuna ve kesinleşmiş alacak şartının aranmayacağına ilişkin değerlendirme yönünden emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası tüzel kişiliğin yeniden tescili hukuki yarar tasfiye memuru rücuen alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1212

KARAR NO 2022/955

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/02/2021

NUMARASI 2020/115 Esas 2021/161 Karar

BİRLEŞEN DAVA

İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/916 Esas 2020/711 Karar sayılı dosyası

DAVA

Şirketin İhyası

Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen dava da, kurum sigortalısı ...'ın geçirdiği meslek hastalığı sonucu %23 oranında malul kaldığını, kurum zararının tahsilini teminen İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesinin 2018/341 Esas sayılı dosyası ile Tasfiye Halinde ... San. ve Tic.Ltd Şti aleyhine rücuen alacak davası açtıklarını,şirkete tebligat yapılamadığını, İTO kayıtlarının incelenmesinde şirketin son tescilinin 28/03/2011 tarihi olduğunu ve şirketin tasfiye sonunun 28/03/2011 tarihinde tescil olduğundan sicil kaydının terkin olduğunun bildirildiğini, mahkemece adı geçen şirketin ihyası için yetki verildiğini belirterek, tasfiye ve terkin edilen davalı şirketin ihyası ile ihyanın ticaret sicil kayıtlarına tescil edilerek tüzel kişilik kazandırılmasını, tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili, davacının ihyası istenen şirket nezdinde kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, haksız davanın reddini, yasal hasım olması nedeniyle müvekkili aleyhine yargı giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil noda kayıtlı Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesinin 2018/341 E sayılı dava dosyasının sonuçlandırılabilmesi için ihya yolu ile ek tasfiye için İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline, ek tasfiyenin yapılması için son tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; cevap dilekçesinin dikkate alınmadığını, davacının ihyası istenen şirket nezdinde kesinleşen bir alacağının bulunmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, tasfiye sürecinin 28/03/2011 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tamamlandığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 28/03/2011 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. Ltd.Şti'nin ...Anadolu 29. İş Mahkemesinin 2018/341 esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu, kısmi maluliyet nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücusu için davacının açtığı davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. H.M.K.'nın 326-(1) maddesi uyarınca; kanunda yazılı haller dışında, yargı giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Şirketin tasfiyesinden evvel şirketin sigortalısında meydana gelen meslek hastalığı nedeniyle doğan zarar giderilmeden tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiyenin tam olarak tamamlandığı kabul edilemeyecektir.

Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu,davalı tasfiye memuru vekili tarafından davacının kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığı ileri sürülmekte ise de ,davacının alacağının derdest dava da inceleneceği açıktır.Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.Bu nedenlerle şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına, HMK 326 gereği aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/106493 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.