İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11959 E. 2012/18541 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili↗ cari hesap ekstresi↗ ticari defter ibrazı↗ cari hesap alacağı↗ delillerin toplanmaması↗ cari hesap↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm kanıtlara göre, dosyaya sunulan cari hesap ekstresine göre davacının davalıdan 28.339.48 TL alacağının bulunduğu, davalının aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, cari hesap alacağına dayalı olarak yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece, dosyaya sunulan cari hesap ekstresine göre, davalının, cari hesap ekstresindeki alacağın aksini kanıtlamadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. TMK.'nun 6. maddesi gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Somut olayda davacı tarafından delil olarak ibraz edilen cari hesap ekstresi davalı yanca imzalanmamıştır. Davacının icra takibinde talep ettiği miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispatlaması gerekmekte olup, davacının ibraz ettiği cari hesap ekstresi, bu hususun ispatı için tek başına yeterli değildir. Bu durumda, mahkemece taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre verilip delilleri toplanmak, davacı tarafından ticari defterlere de delil olarak dayanıldığı gözönüne alınarak, her iki yanın cari hesap alacağının doğduğu yıllara ilişkin olarak ticari defterleri ibraz ettirmek, bundan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde borçlu olmadığını davalının kanıtlaması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17198 E. 2012/20343 K.
Ortak:cari hesap ekstresi · cari hesap
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm kanıtlara göre, dosyaya sunulan «cari hesap ekstresine» göre davacının davalıdan 28.339.48 TL alacağının bulunduğu, davalının aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 «inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «cari hesap alacağına» dayalı olarak yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece, dosyaya sunulan «cari hesap ekstresine» göre, davalının, cari hesap ekstresindeki alacağın aksini kanıtlamadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından delil olarak «ibraz» edilen «cari hesap ekstresi» davalı yanca imzalanmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar itiraz eden miktar belli olmadığı ve sözleşmenin «geçersiz» olduğunu belirterek «ihtiyati haciz» kararına itiraz etmiş ise de «cari hesap ekstrelerine» göre miktarın belli olduğu, sözleşme ve hesap ekstreleri ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları birarada değerlendirildiğinde ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu sözleşmenin geçersizliği yönündeki itirazın ise İİK'nun «265». maddesi kapsamındaki itirazlardan olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet limiti · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · kefalet · garantörlük · ihtiyati haciz · kefil · geçersizlik
Benzer bu karardaTemyiz olunan karar «ihtiyati hacze itiraza» ilişkin olup her ne kadar sözleşmede «garantör» ibaresine yer verilmişse de, mahkemece de kabul edildiği üzere aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilen ... sözleşmeyi «kefil» sıfatıyla imzalamıştır.
Bu durumda «kefaletin» «geçersiz» olduğu nazara alınarak İİK'nun «265» nci maddesi uyarınca dayandığı sebepler kapsamında «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar vermek gerekirken, hesap ekstresinin miktar içerdiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar itiraz eden miktar belli olmadığı ve sözleşmenin «geçersiz» olduğunu belirterek «ihtiyati haciz» kararına itiraz etmiş ise de «cari hesap ekstrelerine» göre miktarın belli olduğu, sözleşme ve hesap ekstreleri ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları birarada değerlendirildiğinde ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu sözleşmenin geçersizliği yönündeki itirazın ise İİK'nun «265». maddesi kapsamındaki itirazlardan olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İmzalanan sözleşmede ise «kefalet limiti» mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2268 E. 2018/7849 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · ıslah · yasal faiz · cy/cy kaydı · temerrüt
Benzer bu kararda… hkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı bankanın hesaptaki paranın hesap sahibine veya hesap sahibinin yetkili kıldığı bir kişiye ödediğini «ispat yükü» altında olduğu ve davalı bankaca bu hususta delil olarak sunulan hesap ekstrelerinin imzasız olması nedeniyle, davalı bankanın söz konusu hesap ekstreleri ile bu ispat yükünü yerine getirmiş olmadığı fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL talep edildiği, bozmadan sonra «ıslahın» ise mümkün görülmediği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile; 10.000,00 TL alacağın 17/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu 62.m. gereğince davalı banka mevduat sahibine hesapta bulunan parayı ödemekle yükümlü olup, talep edilmesine rağmen ödenmemesi halinde de ancak talep tarihinden itibaren «temerrüt» faizinden sorumludur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13590 E. 2012/4347 K.
Ortak:ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece taraflara delillerini «ibraz» etmek üzere süre verilip «delilleri toplanmak», davacı tarafından «ticari defterlere» de delil olarak dayanıldığı gözönüne alınarak, her iki yanın «cari hesap alacağının» doğduğu yıllara ilişkin olarak «ticari defterleri ibraz» ettirmek, bundan sonra «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde borçlu olmadığını davalının kanıtlaması gerektiği …
Somut olayda davacı tarafından delil olarak «ibraz» edilen «cari hesap ekstresi» davalı yanca imzalanmamıştır.
Davacının icra takibinde talep ettiği miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispatlaması gerekmekte olup, davacının «ibraz» ettiği «cari hesap ekstresi», bu hususun ispatı için tek başına yeterli değildir.
Benzer bu kararda2-Davacının diğer davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, ortağı bulunduğu şirket adına mal aldığını ve bedellerini şahsi hesabından ödediğini belirterek bu hususta delil olarak kredi kartı ile ödeme yaptığına dair hesap ekstreleri «ibraz» etmiş ve bu ekstrenin şirket adına düzenlenen faturalara karşılık olduğunu savunmuştur.
Şirket «defterleri» usulüne uygun olmasa ve davacı şahsi ödemelerini şirket kayıtlarına işlemese dahi davacı, şirket adına yaptığı harcamaları vekalet hükümleri gereğince şirketten isteyebileceğinden, davacının belirttiği «fatura» bedellerinin şirket kaynaklarından ödenip ödenmediği, gerektiğinde mal ve hizmet alımı yapılan firmalardan sorulmak suretiyle tespit edilip, şayet bu bedellerin şirket hesabından ödenmediği anlaşılırsa, bu bedellerin davacının belirttiği ödemelerden yapılıp yapılmadığının incelenerek buna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış bu nedenle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · fatura · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirketi «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı, şirket borçlarının davacı tarafından ödendiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, aksine 01.10.2007 - 25.07.2008 tarihleri arasında davalı şirketin 47.865,22 TL borçlandırıldığı, «tanık beyanlarına» göre baba - kız olan davacı ile davalı ...'ın birlikte çalıştığı dönemde her türlü alım-satım işinin davacı tarafından şirket adına gerçekleştirildiği, bu nedenle …
Şirket «defterleri» usulüne uygun olmasa ve davacı şahsi ödemelerini şirket kayıtlarına işlemese dahi davacı, şirket adına yaptığı harcamaları vekalet hükümleri gereğince şirketten isteyebileceğinden, davacının belirttiği «fatura» bedellerinin şirket kaynaklarından ödenip ödenmediği, gerektiğinde mal ve hizmet alımı yapılan firmalardan sorulmak suretiyle tespit edilip, şayet bu bedellerin şirket hesabından ödenmediği anlaşılırsa, bu bedellerin davacının belirttiği ödemelerden yapılıp yapılmadığının incelenerek buna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış bu nedenle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10068 E. 2010/1019 K.
Ortak:cari hesap ekstresi · ticari defter ibrazı · cari hesap · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece taraflara delillerini «ibraz» etmek üzere süre verilip «delilleri toplanmak», davacı tarafından «ticari defterlere» de delil olarak dayanıldığı gözönüne alınarak, her iki yanın «cari hesap alacağının» doğduğu yıllara ilişkin olarak «ticari defterleri ibraz» ettirmek, bundan sonra «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde borçlu olmadığını davalının kanıtlaması gerektiği …
Somut olayda davacı tarafından delil olarak «ibraz» edilen «cari hesap ekstresi» davalı yanca imzalanmamıştır.
Davacının icra takibinde talep ettiği miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispatlaması gerekmekte olup, davacının «ibraz» ettiği «cari hesap ekstresi», bu hususun ispatı için tek başına yeterli değildir.
Benzer bu karardaHükme esas bilirkişi raporuna davalı vekili itirazında, davalının «ticari defterlerinin incelenmediğini», davalıya bunun için «kesin süre» verilmesi gerektiğini, 30.11.2006 tarihli «fatura» nedeniyle davalının tuttuğu «cari hesap ekstresinde» davalı lehine bakiye alacak ortaya çıktığını savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı «defterlerinin» usulüne uygun bulunduğu ve davacının takibe dayanak yaptığı «cari hesap ekstresinin» davacı defteri ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı yana anılan faturada geçen eksik ve hasarlı taşımalar ile ilgili kanıtları «ibraz» olanağı tanınarak, gerektiğinde davalı yanın «ticari defterleri» de ibraz ettirilip, davalının savunduğu alacak ile ilgili «denetime elverişli rapor» alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, rapora itirazın anılan yönleri üzerinde durulmadan, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturanın tebliği · denetime elverişli rapor · ticari defter incelemesi · kesin süre · denetime elverişlilik · icra takibine itiraz · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHükme esas bilirkişi raporuna davalı vekili itirazında, davalının «ticari defterlerinin incelenmediğini», davalıya bunun için «kesin süre» verilmesi gerektiğini, 30.11.2006 tarihli «fatura» nedeniyle davalının tuttuğu «cari hesap ekstresinde» davalı lehine bakiye alacak ortaya çıktığını savunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, davalı yana anılan faturada geçen eksik ve hasarlı taşımalar ile ilgili kanıtları «ibraz» olanağı tanınarak, gerektiğinde davalı yanın «ticari defterleri» de ibraz ettirilip, davalının savunduğu alacak ile ilgili «denetime elverişli rapor» alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, rapora itirazın anılan yönleri üzerinde durulmadan, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Dava, yurtiçi taşıma bedelinin tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan, bu «faturanını tebliğ» edilmediğini, TTK'nun 788 ve 795. maddelerinde geçen hakların kullanıldığına dair kanıtları davalının sunması gerektiğini ileri sürmüştür.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10782 E. 2014/17794 K.
Ortak:cari hesap ekstresi · cari hesap · bilirkişi incelemesi · ticari defter · inkar tazminatı · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece taraflara delillerini «ibraz» etmek üzere süre verilip «delilleri toplanmak», davacı tarafından «ticari defterlere» de delil olarak dayanıldığı gözönüne alınarak, her iki yanın «cari hesap alacağının» doğduğu yıllara ilişkin olarak «ticari defterleri ibraz» ettirmek, bundan sonra «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde borçlu olmadığını davalının kanıtlaması gerektiği …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm kanıtlara göre, dosyaya sunulan «cari hesap ekstresine» göre davacının davalıdan 28.339.48 TL alacağının bulunduğu, davalının aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 «inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «cari hesap alacağına» dayalı olarak yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece, dosyaya sunulan «cari hesap ekstresine» göre, davalının, cari hesap ekstresindeki alacağın aksini kanıtlamadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı «defterleri» üzerinde yapılan «bilirkişi incelemesine» istinaden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı taraf «cari hesap ekstresine» istinaden icra takibinde bulunmuş olup, davalı taraf delillerinde kendi «ticari defter kayıtlarına» dayanmıştır.
Mahkemece, 14.10.2013 tarihli «ara» karar uyarınca davalı vekiline «ticari defter» ve kayıtların mahkemede hazır edilmesi konulu «muhtıra» çıkartılmış, davalı vekilince «bilirkişi incelemesinden» önce 21.11.2013 «havale» tarihli dilekçeyle defterlerin mahallinde incelenmesi isteminde bulunulmuştur.
… samına göre, davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği ve cari hesaptan likit olarak 5.157,37 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın zarara ilişkin faturalarının davacı «defterlerinde» kayıtlı olmadığından ve bu konuda davacıya usulünce yapılmış yasal bir «ihtar» bulunmadığından davalı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline takibin devamına %20 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhtıra · ticari defter ve kayıtlar · ara karar · taşıma sözleşmesi · ihtar · havale · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, 14.10.2013 tarihli «ara» karar uyarınca davalı vekiline «ticari defter» ve kayıtların mahkemede hazır edilmesi konulu «muhtıra» çıkartılmış, davalı vekilince «bilirkişi incelemesinden» önce 21.11.2013 «havale» tarihli dilekçeyle defterlerin mahallinde incelenmesi isteminde bulunulmuştur.
… samına göre, davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği ve cari hesaptan likit olarak 5.157,37 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın zarara ilişkin faturalarının davacı «defterlerinde» kayıtlı olmadığından ve bu konuda davacıya usulünce yapılmış yasal bir «ihtar» bulunmadığından davalı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline takibin devamına %20 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı «defterleri» üzerinde yapılan «bilirkişi incelemesine» istinaden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı taraf «cari hesap ekstresine» istinaden icra takibinde bulunmuş olup, davalı taraf delillerinde kendi «ticari defter kayıtlarına» dayanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11959 E. , 2012/18541 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2010 tarih ve 2010/423-2010/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki tali acentelik sözleşmesi gereği muhtelif tarihlerde bir kısım poliçenin davalıya teslim edildiğini ancak poliçe bedellerinin ödenmemesi sonucu davalının cari hesap borcunun oluştuğunu, borca istinaden yapılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının alacağı ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm kanıtlara göre, dosyaya sunulan cari hesap ekstresine göre davacının davalıdan 28.339.48 TL alacağının bulunduğu, davalının aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, cari hesap alacağına dayalı olarak yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece, dosyaya sunulan cari hesap ekstresine göre, davalının, cari hesap ekstresindeki alacağın aksini kanıtlamadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. TMK.'nun 6. maddesi gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Somut olayda davacı tarafından delil olarak ibraz edilen cari hesap ekstresi davalı yanca imzalanmamıştır. Davacının icra takibinde talep ettiği miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispatlaması gerekmekte olup, davacının ibraz ettiği cari hesap ekstresi, bu hususun ispatı için tek başına yeterli değildir.
Bu durumda, mahkemece taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre verilip delilleri toplanmak, davacı tarafından ticari defterlere de delil olarak dayanıldığı gözönüne alınarak, her iki yanın cari hesap alacağının doğduğu yıllara ilişkin olarak ticari defterleri ibraz ettirmek, bundan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde borçlu olmadığını davalının kanıtlaması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064778400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz