6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13590 E. 2012/4347 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı fatura yetkisizlik kararı eksik inceleme ibraz temsil e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, şirket borçlarının davacı tarafından ödendiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, aksine 01.10.2007 - 25.07.2008 tarihleri arasında davalı şirketin 47.865,22 TL borçlandırıldığı, tanık beyanlarına göre baba - kız olan davacı ile davalı ...'ın birlikte çalıştığı dönemde her türlü alım-satım işinin davacı tarafından şirket adına gerçekleştirildiği, bu nedenle borç ve alacakların şirkete ait olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan davalı hakkındaki hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Davacının diğer davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, ortağı bulunduğu şirket adına mal aldığını ve bedellerini şahsi hesabından ödediğini belirterek bu hususta delil olarak kredi kartı ile ödeme yaptığına dair hesap ekstreleri ibraz etmiş ve bu ekstrenin şirket adına düzenlenen faturalara karşılık olduğunu savunmuştur. Şirket defterleri usulüne uygun olmasa ve davacı şahsi ödemelerini şirket kayıtlarına işlemese dahi davacı, şirket adına yaptığı harcamaları vekalet hükümleri gereğince şirketten isteyebileceğinden, davacının belirttiği fatura bedellerinin şirket kaynaklarından ödenip ödenmediği, gerektiğinde mal ve hizmet alımı yapılan firmalardan sorulmak suretiyle tespit edilip, şayet bu bedellerin şirket hesabından ödenmediği anlaşılırsa, bu bedellerin davacının belirttiği ödemelerden yapılıp yapılmadığının incelenerek buna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış bu nedenle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İnkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11959 E. 2012/18541 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Hacze İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17198 E. 2012/20343 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12599 E. 2012/21518 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/862 E. 2020/4757 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13590 E.  ,  2012/4347 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2010 tarih ve 2008/354-2010/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili ortağı olduğu davalı şirketin işletmesi olan pastanenin, davalı ...'ın 2007 yılının Ekim ayında ortadan kaybolması sonucu idaresinin davacıya kaldığını, davacının şahsi parası ve kredi kartlarıyla işletmenin geçmiş borçları ödediğini, mal aldığını, toptancılara ödeme yaptığını, toplam harcadığı miktar olan 47.563,00 YTL alacağın tahsili için davalılar aleyhine icra takibine girişildiğini, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar - tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, bir savunma yapmamışlardır.

Mahkemece, iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, şirket borçlarının davacı tarafından ödendiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, aksine 01.10.2007 - 25.07.2008 tarihleri arasında davalı şirketin 47.865,22 TL borçlandırıldığı, tanık beyanlarına göre baba - kız olan davacı ile davalı ...'ın birlikte çalıştığı dönemde her türlü alım-satım işinin davacı tarafından şirket adına gerçekleştirildiği, bu nedenle borç ve alacakların şirkete ait olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan davalı hakkındaki hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Davacının diğer davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, ortağı bulunduğu şirket adına mal aldığını ve bedellerini şahsi hesabından ödediğini belirterek bu hususta delil olarak kredi kartı ile ödeme yaptığına dair hesap ekstreleri ibraz etmiş ve bu ekstrenin şirket adına düzenlenen faturalara karşılık olduğunu savunmuştur. Şirket defterleri usulüne uygun olmasa ve davacı şahsi ödemelerini şirket kayıtlarına işlemese dahi davacı, şirket adına yaptığı harcamaları vekalet hükümleri gereğince şirketten isteyebileceğinden, davacının belirttiği fatura bedellerinin şirket kaynaklarından ödenip ödenmediği, gerektiğinde mal ve hizmet alımı yapılan firmalardan sorulmak suretiyle tespit edilip, şayet bu bedellerin şirket hesabından ödenmediği anlaşılırsa, bu bedellerin davacının belirttiği ödemelerden yapılıp yapılmadığının incelenerek buna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış bu nedenle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... hakkındaki tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049345200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.