Alacak | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2268 E. 2018/7849 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat yükü↗ ıslah↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı bankanın hesaptaki paranın hesap sahibine veya hesap sahibinin yetkili kıldığı bir kişiye ödediğini ispat yükü altında olduğu ve davalı bankaca bu hususta delil olarak sunulan hesap ekstrelerinin imzasız olması nedeniyle, davalı bankanın söz konusu hesap ekstreleri ile bu ispat yükünü yerine getirmiş olmadığı fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL talep edildiği, bozmadan sonra ıslahın ise mümkün görülmediği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 10.000,00 TL alacağın 17/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankaya yatırılan mevduatın tespiti ve iadesi istemine ilişkindir. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu 62.m. gereğince davalı banka mevduat sahibine hesapta bulunan parayı ödemekle yükümlü olup, talep edilmesine rağmen ödenmemesi halinde de ancak talep tarihinden itibaren temerrüt faizinden sorumludur. Bu durumda, mahkemece hesapta bulunan paranın güncellenmesinin yapılması doğru olmamıştır. O halde, davacının hesabının vadeli vadesiz olup olmadığı incelenerek davacının talep ettiği tarihte ulaştığı miktar bulunup bu miktara talep tarihinden faiz işletilerek hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11959 E. 2012/18541 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · ticari defter ibrazı · cari hesap alacağı · delillerin toplanmaması · cari hesap · bilirkişi incelemesi · ticari defter · inkar tazminatı
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece taraflara delillerini «ibraz» etmek üzere süre verilip «delilleri toplanmak», davacı tarafından «ticari defterlere» de delil olarak dayanıldığı gözönüne alınarak, her iki yanın «cari hesap alacağının» doğduğu yıllara ilişkin olarak «ticari defterleri ibraz» ettirmek, bundan sonra «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde borçlu olmadığını davalının kanıtlaması gerektiği …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm kanıtlara göre, dosyaya sunulan «cari hesap ekstresine» göre davacının davalıdan 28.339.48 TL alacağının bulunduğu, davalının aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 «inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «cari hesap alacağına» dayalı olarak yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece, dosyaya sunulan «cari hesap ekstresine» göre, davalının, cari hesap ekstresindeki alacağın aksini kanıtlamadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından delil olarak «ibraz» edilen «cari hesap ekstresi» davalı yanca imzalanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17198 E. 2012/20343 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · kefalet limiti · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · cari hesap · kefalet · garantörlük · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar itiraz eden miktar belli olmadığı ve sözleşmenin «geçersiz» olduğunu belirterek «ihtiyati haciz» kararına itiraz etmiş ise de «cari hesap ekstrelerine» göre miktarın belli olduğu, sözleşme ve hesap ekstreleri ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları birarada değerlendirildiğinde ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu sözleşmenin geçersizliği yönündeki itirazın ise İİK'nun «265». maddesi kapsamındaki itirazlardan olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Temyiz olunan karar «ihtiyati hacze itiraza» ilişkin olup her ne kadar sözleşmede «garantör» ibaresine yer verilmişse de, mahkemece de kabul edildiği üzere aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilen ... sözleşmeyi «kefil» sıfatıyla imzalamıştır.
Bu durumda «kefaletin» «geçersiz» olduğu nazara alınarak İİK'nun «265» nci maddesi uyarınca dayandığı sebepler kapsamında «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar vermek gerekirken, hesap ekstresinin miktar içerdiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
İmzalanan sözleşmede ise «kefalet limiti» mevcut değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2268 E. , 2018/7849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/06/2016 tarih ve 2015/1343-2016/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Hollanda'da yaşadığını, 07.08.1989 tarihinde davalı banka şubesinde 7.778.000,00 TL'lik vadesiz mevduat hesabı açtırdığını, kısa bir süre sonra bu paranın 7.500.000,00 TL'sinin vadeli hesaba aktarıldığını, vadeli hesabındaki 7.500.000,00 TL'yi çekmek için davalı banka şubesine gittiğinde hesabında para olmadığının bildirildiğini, 03.12.2010 ve 07.02.2011 tarihli ihtarnamelerinden de sonuç alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle yatırılan 7.778.000,00 eski TL hesabın tespitine, 7.500.000,00 eski TL'sinin vadeli hesaba aktarıldığının tespitine, 7.500.000,00 eski TL'nin davalı bankanın vadeli mevduatlara uyguladığı cari mevduat hesabı oranına göre bileşik faiz yöntemiyle dava tarihine kadar ulaştığı değerin tespitine, bunun mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 18.09.1989 tarihinde vadeli olarak açılan hesabın 06.10.1989 tarihinde yapılan ödemeyle kapatıldığını, aradan 22 yıl geçmesi nedeniyle dava zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı bankanın hesaptaki paranın hesap sahibine veya hesap sahibinin yetkili kıldığı bir kişiye ödediğini ispat yükü altında olduğu ve davalı bankaca bu hususta delil olarak sunulan hesap ekstrelerinin imzasız olması nedeniyle, davalı bankanın söz konusu hesap ekstreleri ile bu ispat yükünü yerine getirmiş olmadığı fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL talep edildiği, bozmadan sonra ıslahın ise mümkün görülmediği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile;
10. 000,00 TL alacağın 17/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankaya yatırılan mevduatın tespiti ve iadesi istemine ilişkindir. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu 62.m. gereğince davalı banka mevduat sahibine hesapta bulunan parayı ödemekle yükümlü olup, talep edilmesine rağmen ödenmemesi halinde de ancak talep tarihinden itibaren temerrüt faizinden sorumludur. Bu durumda, mahkemece hesapta bulunan paranın güncellenmesinin yapılması doğru olmamıştır. O halde, davacının hesabının vadeli vadesiz olup olmadığı incelenerek davacının talep ettiği tarihte ulaştığı miktar bulunup bu miktara talep tarihinden faiz işletilerek hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465325300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz