İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15322 E. 2012/17620 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortaklığı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ muacceliyet↗ fesih↗ ihbar↗ limited şirket↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ...’ın diğer davalı şirketin ortağı oldukları, 30/09/2004 tarihli sözleşme gereğince, davacının ortaklıktan ayrılmasıyla 75.000 Euro'nun ödendiği, demirbaşların şirkete emaneten bırakıldığı, demirbaşların şirket merkezinin kiraya verilişinde ilave bedelle kiracıya teslim edileceğinin veya satılıp bedelinin ortaklara ödeneceğinin belirlendiği, davacının davasını demirbaş bedeli alacağına dayandırdığı, davacının demirbaşlar üzerindeki hakkını 30/09/2004 tarihinde öğrendiği halde icra takibini 20/07/2010 tarihinde başlattığı, böylece alacağının varlığını öğrendiği tarihten itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra alacak talebinde bulunduğu, BK.'nun 126. maddesinin 4. bendi gereğince alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortakları arasındaki sözleşmeye dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava konusu edilen demirbaş alacağı davalı Aleks Makine Ticaret ve San. Ltd. Şti'nin fesih ve devrine ilişkin olarak imzalanan 30/09/2004 tarihli anlaşmanın 13. bendinde “demirbaşlar” başlığı altında düzenlenmiş; “Demirbaşlar şirketin malı olup sayım ve hesaba dahil edilmedi ve paylaşımı yapılmadan şirkete emaneten bırakıldı. Ancak bu demirbaşlar şirket merkezinin yeni kiracıya kiraya verilişinde işyerinin teçhizatı olarak kiracıya ilave bir bedelle teslim edilecek veya satılıp bedeli ... ve ...'a mütesaviyen ödenecektir” şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 128. maddesi “Müruru zaman alacağın muaccel olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder.” hükmünü haiz olup zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacaktır. Bu nedenle takip ve dava konusu demirbaş alacağının, anlaşmanın ilgili hükmü gereği muacceliyet tarihi araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anlaşma tarihi ile davacının demirbaşlar üzerindeki hakkını öğrendiği ve alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8575 E. 2012/15680 K.
Ortak:muacceliyet · ihbar · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 128. maddesi “Müruru zaman alacağın «muaccel» olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir «ihbar» vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder.” hükmünü haiz olup «zamanaşımı» süresi alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacaktır.
Bu nedenle takip ve dava konusu demirbaş alacağının, anlaşmanın ilgili hükmü gereği «muacceliyet» tarihi araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anlaşma tarihi ile davacının demirbaşlar üzerindeki hakkını öğrendiği ve alacağın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… kları, 30/09/2004 tarihli sözleşme gereğince, davacının ortaklıktan ayrılmasıyla 75.000 Euro'nun ödendiği, demirbaşların şirkete emaneten bırakıldığı, demirbaşların «şirket merkezinin» kiraya verilişinde ilave bedelle kiracıya «teslim» edileceğinin veya satılıp bedelinin ortaklara ödeneceğinin belirlendiği, davacının davasını demirbaş bedeli alacağına dayandırdığı, davacının demirbaşlar üzerindeki hakkını 30/09/2004 tarihinde öğrendiği halde icra takibini 20/07/2010 tarihinde başlattığı, böylece alacağının varlığını öğrendiği tarihten itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra alacak talebinde bulunduğu, BK.'nun 126. maddesinin 4. bendi gereğince alacağın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle, davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Öte taraftan, dava alacak istemine ilişkin olup, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 818 Sayılı BK'nun 128. maddesi, "Müruru zaman alacağın «muaccel» olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir «ihbar» vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder" hükmünü haizdir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, «zamanaşımı» alacağın «muaccel» olduğu, muacceliyet için «ihtarın» gerekli olduğu durumlarda da ihtarın yapıldığı tarihte başlar.
… i raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davalının takibe dayanak para makbuzunun düzenleme tarihinde davacıya ait şirketin mesul müdürü olduğu, para makbuzunda «vade» bulunmadığından makbuzun davalının mesul müdürlüğü sırasında verildiği sonucuna ulaşıldığı, takip konusu alacağın Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olup, makbuzun düzenlenme tarihi ile takip tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı başlangıcı · vade · ihtar
Benzer bu kararda… i raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davalının takibe dayanak para makbuzunun düzenleme tarihinde davacıya ait şirketin mesul müdürü olduğu, para makbuzunda «vade» bulunmadığından makbuzun davalının mesul müdürlüğü sırasında verildiği sonucuna ulaşıldığı, takip konusu alacağın Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olup, makbuzun düzenlenme tarihi ile takip tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, «zamanaşımı» alacağın «muaccel» olduğu, muacceliyet için «ihtarın» gerekli olduğu durumlarda da ihtarın yapıldığı tarihte başlar.
Hal böyleyken, mahkemece, «zamanaşımının başlangıç» tarihinin makbuzların düzenlenme tarihi olarak alınması hatalı olmuş ve hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · acente · acentelik · reeskont faizi · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Bu nedenle demirbaş zararları «teminat» altına alınmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerekirken, demirbaş zararlarının teminat altına alındığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3693 E. 2015/1750 K.
Ortak:muacceliyet · ihbar · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 128. maddesi “Müruru zaman alacağın «muaccel» olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir «ihbar» vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder.” hükmünü haiz olup «zamanaşımı» süresi alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacaktır.
Bu nedenle takip ve dava konusu demirbaş alacağının, anlaşmanın ilgili hükmü gereği «muacceliyet» tarihi araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anlaşma tarihi ile davacının demirbaşlar üzerindeki hakkını öğrendiği ve alacağın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… kları, 30/09/2004 tarihli sözleşme gereğince, davacının ortaklıktan ayrılmasıyla 75.000 Euro'nun ödendiği, demirbaşların şirkete emaneten bırakıldığı, demirbaşların «şirket merkezinin» kiraya verilişinde ilave bedelle kiracıya «teslim» edileceğinin veya satılıp bedelinin ortaklara ödeneceğinin belirlendiği, davacının davasını demirbaş bedeli alacağına dayandırdığı, davacının demirbaşlar üzerindeki hakkını 30/09/2004 tarihinde öğrendiği halde icra takibini 20/07/2010 tarihinde başlattığı, böylece alacağının varlığını öğrendiği tarihten itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra alacak talebinde bulunduğu, BK.'nun 126. maddesinin 4. bendi gereğince alacağın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle, davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, mülga 818 sayılı BK.nun 128 nci maddesi“Müruru zaman alacağın «muaccel» olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir «ihbar» vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder“hükmünü haiz olup, 6098 sayılı TBK.nun 149 ncu maddesi de «zamanaşımının», alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağını açıkça düzenlemiştir.Bu bağlamda, anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde davacı tarafın her bir kalem istemine i …
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı vekilinin her kalem istemine ilişkin olarak dava konusu alacaklarının «muaccel» olduğu tarihlerin «denetime elverişli» bir şekilde açıkça belirlenmesi ve davalı vekilinin «zamanaşımı def»’inin bu çerçevede değerlendirlmesi gerekirken yanlış ilkeden hareketle yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın da …
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davaya dayanak yapılan 31/12/2000 tarihli taksim sözleşmesinin taraflar arasında imzalanarak yürürlük kazandığı, aralarında yapmış oldukları sözleşme ile malların taksim etmiş oldukları, dava konusunun B.K.126/4. maddesi (TBK.147/4.mad.) gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · denetime elverişlilik · def'i
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı vekilinin her kalem istemine ilişkin olarak dava konusu alacaklarının «muaccel» olduğu tarihlerin «denetime elverişli» bir şekilde açıkça belirlenmesi ve davalı vekilinin «zamanaşımı def»’inin bu çerçevede değerlendirlmesi gerekirken yanlış ilkeden hareketle yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın da …
2-Dava, şirket ortaklığının tasfiyesine yönelik sözleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup,uyuşmazlık «zamanaşımı» süresinin nereden başlayacağı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, taraflar arasındaki 31.12.2000 tarihli sözleşme esas alınmak suretiyle davalının «zamanaşımı def»’i yerinde görülerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15322 E. , 2012/17620 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2011 tarih ve 2010/882-2011/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 30/09/2004 tarihli sözleşmeden kaynaklanan demirbaş bedeli alacağından dolayı İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2010/16027 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz nedeni ile takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptalini, takibin devamını, % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, sözleşme gereği şirket merkezinin yeni kiracıya verilmesi halinde demirbaşların kiracıya satılarak bedelinin paylaştırılacağını, ancak şirket merkezinin kiraya verilmediğini ve demirbaşların satılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ...’ın diğer davalı şirketin ortağı oldukları, 30/09/2004 tarihli sözleşme gereğince, davacının ortaklıktan ayrılmasıyla 75.000 Euro'nun ödendiği, demirbaşların şirkete emaneten bırakıldığı, demirbaşların şirket merkezinin kiraya verilişinde ilave bedelle kiracıya teslim edileceğinin veya satılıp bedelinin ortaklara ödeneceğinin belirlendiği, davacının davasını demirbaş bedeli alacağına dayandırdığı, davacının demirbaşlar üzerindeki hakkını 30/09/2004 tarihinde öğrendiği halde icra takibini 20/07/2010 tarihinde başlattığı, böylece alacağının varlığını öğrendiği tarihten itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra alacak talebinde bulunduğu, BK.'nun 126.
maddesinin 4. bendi gereğince alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortakları arasındaki sözleşmeye dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava konusu edilen demirbaş alacağı davalı Aleks Makine Ticaret ve San. Ltd. Şti'nin fesih ve devrine ilişkin olarak imzalanan 30/09/2004 tarihli anlaşmanın 13. bendinde “demirbaşlar” başlığı altında düzenlenmiş; “Demirbaşlar şirketin malı olup sayım ve hesaba dahil edilmedi ve paylaşımı yapılmadan şirkete emaneten bırakıldı. Ancak bu demirbaşlar şirket merkezinin yeni kiracıya kiraya verilişinde işyerinin teçhizatı olarak kiracıya ilave bir bedelle teslim edilecek veya satılıp bedeli ... ve ...'a mütesaviyen ödenecektir” şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 128. maddesi “Müruru zaman alacağın muaccel olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder.” hükmünü haiz olup zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacaktır. Bu nedenle takip ve dava konusu demirbaş alacağının, anlaşmanın ilgili hükmü gereği muacceliyet tarihi araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anlaşma tarihi ile davacının demirbaşlar üzerindeki hakkını öğrendiği ve alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064754600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz