Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9921 E. 2012/16992 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aleyhe delil↗ mücbir sebep↗ kusursuz sorumluluk↗ ağır kusur↗ sorumluluktan kurtulma↗ illiyet bağı↗ fer'i müdahil↗ taraf ehliyeti↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, 3. kişinin sahte sürücü belgesine dayanarak davacı adına sahte vekaletname düzenlediği ayrıca davalı bankanın başka şubelerinden benzer şekilde kamulaştırma paraları sahte vekaletname ile çekildiği halde, davalının tüm şubelerini uyarmadığı, bankanın ağır kusurlu bu eyleminin de davalı noter yönünden illiyet bağını kestiği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı banka yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka ve müdahil sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Fer'i müdahil iltihak ettiği tarafla birlikte hareket eder, mahkeme kararını ancak yanında bulunduğu tarafla birlikte ve o tarafın temyiz etmesi halinde temyiz yoluna başvurması mümkündür.
Somut olayda, müdahil Axa Sigorta A.Ş. davalı ... yanında davaya fer'i müdahil olarak katılmış olup, davalı ... kararı temyiz etmediğine göre, hükmü tek başına temyiz hakkı bulunmamaktadır.
2- Dava; davacı adına davalı banka şubesine ilgili kurumca yatırılan paranın müstenidatı sahte olan vekaletname ile çekilen paranın davalı Banka ve noterden tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalı noter yönünden, sahte vekaletnamenin sürücü belgesine dayanılarak dava dışı 3. kişi ... tarafından düzenlendiği, sahte ehliyetin ele geçirilemediği, iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının anlaşılamadığı, bu hususun noter aleyhine delil teşkil etmeyeceği, 3. kişinin eyleminin noter yönünden illiyet bağını kestiği, yine işbu davadan önce de ...’in davalı bankanın başka bir şubesinden aynı şekilde sahte vekaletname ile para çektiği, bankanın buna rağmen diğer banka şubelerini uyarmadığı, bankanın bu ağır kusurlu eyleminin de noter yönünden illiyet bağını kestiği gerekçesiyle anılan taraf yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, Dairemizin bozma ilamında Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterlerin kusursuz sorumlulukları bulunduğu, ancak zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurunun veya mücbir sebep halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde sorumluluktan kurtulabileceği, mahkemenin noterin kusurunun mevcut olmadığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı hususuna işaret olunmuş olup, davalı noterin sorumluluktan kurtulabilmesi için vekaletnameye dayanak sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, bu belgenin yetkili başka bir merci tarafından ağır kusur sonucu düzenlenip verildiğini ispatlaması gerekir, zarar verenin eyleminin niteliği bu açıdan önemi haiz değildir. Nitekim davacı taraf kendisinin daha önceden hiç ehliyet almadığını belirttiği gibi, ceza dosyasındaki Trafik Müdürlüğü yazısında da davacı adına kayıtlı bir ehliyete rastlanmadığı belirtilmiş olmakla, artık yukarıda anılan gerekçelerle davalı noter yönünden illiyet bağının kesildiğinden söz edilemez.
Bu itibarla, mahkemece davalı noterin olayda kusurlu olduğu kabul edilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3824 E. 2019/1131 K.
Ortak:illiyet bağı · Alacak
İncelediğiniz karardaNitekim davacı taraf kendisinin daha önceden hiç «ehliyet» almadığını belirttiği gibi, ceza dosyasındaki Trafik Müdürlüğü yazısında da davacı adına kayıtlı bir ehliyete rastlanmadığı belirtilmiş olmakla, artık yukarıda anılan gerekçelerle davalı noter yönünden «illiyet bağının» kesildiğinden söz edilemez.
Benzer bu karardaİddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, davalının iddia olunan haksız ve hukuka aykırı eylemi ile davacının uğradığı zarar arasında «uygun illiyet bağı» mevcut olup, .... kişinin suç oluşturan eyleminin davalı bankanın sorumluluğu bakımından illiyet bağını kesen sebep olarak kabulü mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakkı ihlali · sahte kimlik · uygun illiyet bağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «sahte kimlik» kullanarak davalı bankada davacı adına hesap açan dava dışı .... kişinin eyleminin, davalı bankanın sorumluluğunu gerektiren illiyet bağını kestiği, manevi tazminat yönünden ise doğrudan davacının «kişilik hakkı ihlal» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, davalının iddia olunan haksız ve hukuka aykırı eylemi ile davacının uğradığı zarar arasında «uygun illiyet bağı» mevcut olup, .... kişinin suç oluşturan eyleminin davalı bankanın sorumluluğu bakımından illiyet bağını kesen sebep olarak kabulü mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4425 E. 2012/8488 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · sorumluluktan kurtulma · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaOysa, Dairemizin bozma ilamında Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterlerin «kusursuz sorumlulukları» bulunduğu, ancak zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurunun veya «mücbir sebep» halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği», mahkemenin noterin kusurunun mevcut olmadığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı hususuna işaret olunmuş olup, davalı noterin sorumluluktan kurtulabilmesi için vekaletnameye dayanak sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, bu belgenin yetkili başka bir merci tarafından «ağır kusur» sonucu düzenlenip verildiğini ispatlaması gerekir, zarar verenin eyleminin niteliği bu açıdan önemi haiz değildir.
Nitekim davacı taraf kendisinin daha önceden hiç «ehliyet» almadığını belirttiği gibi, ceza dosyasındaki Trafik Müdürlüğü yazısında da davacı adına kayıtlı bir ehliyete rastlanmadığı belirtilmiş olmakla, artık yukarıda anılan gerekçelerle davalı noter yönünden «illiyet bağının» kesildiğinden söz edilemez.
Benzer bu karardaAncak doktrinde de değinildiği üzere, «kusursuz sorumlulukta» da zarar görenin veya «üçüncü kişinin» ağır kusurunun veya «mücbir sebep» halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde «sorumluluktan kurtulunabilecektir» (Bkz.
Mahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer bir anlatımla, tüm «kusursuz sorumluluk» hallerinde olduğu üzere, zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · nedensellik bağı · uygun illiyet bağı · sahtecilik · haksız eylem · satış sözleşmesi · denetime elverişlilik · üçüncü kişi
Benzer bu karardaMahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
… da vekaletname düzenlenmesi sırasındaki işlemlerin yasa ile genelgelere uygun gerçekleştirildiği ve dava konusu vekaletnamenin gerçeğe aykırılığı belirlenemeyen ve «üçüncü kişi» tarafından sürücü belgesi kullanılarak gerçekleştirildiğinin savunulması karşısında, davalıların zarar ile «nedensellik bağının» kesildiğine ilişkin savunması «denetime elverişli» bir şekilde yeterince değerlendirip tartışılarak, davalı noterlerin sorumlu oldukları sonucuna varılırsa davalı ... şirketinin de hukuki mali mesuliyet «sigorta poliçesi» gereği sorumlu olabileceği dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, araç satışı için vekaletname düzenlendiği sırada verilen kimlik belgesinin sahte olduğu, bu sahte belge ile düzenlenen vekaletnameye dayalı olarak kati araç «satış sözleşmesinin» düzenlendiği, aracın gerçek sahibinin satış akdinden sonra aracını geri aldığı, dolayısıyla davacının zararı ile davalıların eylemleri arasında «uygun illiyet bağının» bulunduğu belirlenmiştir.
Dava, «haksız eylem» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13513 E. 2012/18849 K.
Ortak:kusursuz sorumluluk · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaOysa, Dairemizin bozma ilamında Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterlerin «kusursuz sorumlulukları» bulunduğu, ancak zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurunun veya «mücbir sebep» halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği», mahkemenin noterin kusurunun mevcut olmadığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı hususuna işaret olunmuş olup, davalı noterin sorumluluktan kurtulabilmesi için vekaletnameye dayanak sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, bu belgenin yetkili başka bir merci tarafından «ağır kusur» sonucu düzenlenip verildiğini ispatlaması gerekir, zarar verenin eyleminin niteliği bu açıdan önemi haiz değildir.
Nitekim davacı taraf kendisinin daha önceden hiç «ehliyet» almadığını belirttiği gibi, ceza dosyasındaki Trafik Müdürlüğü yazısında da davacı adına kayıtlı bir ehliyete rastlanmadığı belirtilmiş olmakla, artık yukarıda anılan gerekçelerle davalı noter yönünden «illiyet bağının» kesildiğinden söz edilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · uygun illiyet bağı · sahtecilik
Benzer bu karardaMahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17708 E. 2015/2796 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · sorumluluktan kurtulma · illiyet bağı · Alacak
İncelediğiniz karardaOysa, Dairemizin bozma ilamında Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterlerin «kusursuz sorumlulukları» bulunduğu, ancak zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurunun veya «mücbir sebep» halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği», mahkemenin noterin kusurunun mevcut olmadığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı hususuna işaret olunmuş olup, davalı noterin sorumluluktan kurtulabilmesi için vekaletnameye dayanak sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, bu belgenin yetkili başka bir merci tarafından «ağır kusur» sonucu düzenlenip verildiğini ispatlaması gerekir, zarar verenin eyleminin niteliği bu açıdan önemi haiz değildir.
Nitekim davacı taraf kendisinin daha önceden hiç «ehliyet» almadığını belirttiği gibi, ceza dosyasındaki Trafik Müdürlüğü yazısında da davacı adına kayıtlı bir ehliyete rastlanmadığı belirtilmiş olmakla, artık yukarıda anılan gerekçelerle davalı noter yönünden «illiyet bağının» kesildiğinden söz edilemez.
Benzer bu karardaAncak, doktrinde de değinildiği üzere, «kusursuz sorumlulukta» da zarar görenin veya «üçüncü kişinin» ağır kusurunun veya «mücbir sebep» halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde «sorumluluktan kurtulma» olanağı bulunmaktadır.
Sorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamulaştırma bedeli · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · güven kurumu · nispi vekalet ücreti · özen yükümlülüğü · tahkikat · sahtecilik
Benzer bu karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Birer «güven kurumu» olan bankalar, aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle koruyup talep halinde sahibine ödemek zorundadırlar.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı banka uhtesinde bulunan «kamulaştırma bedelinin» davacı hak sahibine ödenmediği, davalı bankanın bu nedenle sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...'ın bankaya «depo» işlemi sonrasında sorumluluğunun kalmadığı, gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı banka yönünden davanın kabulü ile ...
1-Mahkemece davalı ... yönünden açılan davanın esastan reddedildiği gözetilmeksizin bu davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «maktu vekalet ücretine» hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bu gerekçeyle temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5250 E. 2013/6844 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · illiyet bağı · kusur · Alacak
İncelediğiniz karardaOysa, Dairemizin bozma ilamında Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterlerin «kusursuz sorumlulukları» bulunduğu, ancak zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurunun veya «mücbir sebep» halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği», mahkemenin noterin kusurunun mevcut olmadığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı hususuna işaret olunmuş olup, davalı noterin sorumluluktan kurtulabilmesi için vekaletnameye dayanak sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, bu belgenin yetkili başka bir merci tarafından «ağır kusur» sonucu düzenlenip verildiğini ispatlaması gerekir, zarar verenin eyleminin niteliği bu açıdan önemi haiz değildir.
Nitekim davacı taraf kendisinin daha önceden hiç «ehliyet» almadığını belirttiği gibi, ceza dosyasındaki Trafik Müdürlüğü yazısında da davacı adına kayıtlı bir ehliyete rastlanmadığı belirtilmiş olmakla, artık yukarıda anılan gerekçelerle davalı noter yönünden «illiyet bağının» kesildiğinden söz edilemez.
Benzer bu karardaZira «illiyet bağının kesilmesi» ancak «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusuru ile mümkün olabilmektedir.
… r ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davada hesabın kapatılmasına dair onayın verilmesinin davalı bankayı ağır kusurlu kıldığı, birleşen dava yönünden de nüfus «kaydı» üzerinde noterin gerekli incelemeyi yaptığı yönündeki savunmasının aksinin kanıtlanmadığı, bankanın eylemi nedeniyle «illiyet bağının» kesildiği sonucuna varıldığından, davalı noterin «kusursuz sorumluluğunun» bulunmadığı, davacının ....08.2008 tarihinde hesabının 60.861,55 Euro'ya ulaşacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 60.861,55 Euro'nun 02.09.2008 dava ta …
Zira «ağır kusur», aynı şartlar altında bulunan makul her insanın alması gerekli en basit tedbirin dahi alınmamış olması halini ifade eder (Prof.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · bankacılık işlemleri · rücu hakkı · mevduat hesabı · üçüncü kişi · rücu · yenileme · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… e, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının üçer aylık vadelerle «yenilenen» «mevduat hesabının» vadesinin «son» bulduğu ....08.2008 tarihinden, 02.09.2008 dava tarihine kadar geçen sürenin, en kısa mevduat süresi olan bir aydan daha az ve davalı bankaca vadesiz döviz mevduat hesabına uygulanan faiz oranının sıfır olması nedeniyle, mahkemece anılan süre için faiz yürütülmemesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak asıl dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalı bankadan, birleşen dava ise davalı noterden tazmini istemlerine ilişkindir.
Zira «illiyet bağının kesilmesi» ancak «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusuru ile mümkün olabilmektedir.
Davalı bankanın «rücu hakkını» engellediği için, mahkemenin birleşen davada davalı noterin zarardan sorumlu bulunmadığına yönelik gerekçesini ve birleşen davanın reddi kararını temyiz hakkı vardır.
… r ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davada hesabın kapatılmasına dair onayın verilmesinin davalı bankayı ağır kusurlu kıldığı, birleşen dava yönünden de nüfus «kaydı» üzerinde noterin gerekli incelemeyi yaptığı yönündeki savunmasının aksinin kanıtlanmadığı, bankanın eylemi nedeniyle «illiyet bağının» kesildiği sonucuna varıldığından, davalı noterin «kusursuz sorumluluğunun» bulunmadığı, davacının ....08.2008 tarihinde hesabının 60.861,55 Euro'ya ulaşacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 60.861,55 Euro'nun 02.09.2008 dava ta …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9921 E. , 2012/16992 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Terme Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/02/2011 tarih ve 2010/53-2011/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka ve müdahil sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin adına kamulaştırma bedeli olarak davalı Banka'nın Terme Şubesi'ne yatırılan 11.268,891 TL'nın vekaletname ile bir başkası tarafından çekildiğini, diğer davalı tarafından düzenlenen vekaletin müstenidatı olarak kullanılan ehliyetnamenin sahte olduğunu, davacının ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, bu meblağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Banka vekili, dava konusu paranın düzenlenen ve teyit ettirilen vekaletnameyle ödendiğini, müvekkili Banka'nın olayda kusurunun bulunmadığını, sahte kimlikle vekaletname düzenlettirilmesinin tamamen noterin sorumluğunda olduğunu, haksız parayı alan ...'in davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, noter olarak vekaletin tanzimi ve ehliyetin tetkikinde herhangi bir eksiklik veya hatalı bir işlemin mevcut olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Müdahil Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekili, noterin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, 3. kişinin sahte sürücü belgesine dayanarak davacı adına sahte vekaletname düzenlediği ayrıca davalı bankanın başka şubelerinden benzer şekilde kamulaştırma paraları sahte vekaletname ile çekildiği halde, davalının tüm şubelerini uyarmadığı, bankanın ağır kusurlu bu eyleminin de davalı noter yönünden illiyet bağını kestiği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı banka yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka ve müdahil sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Fer'i müdahil iltihak ettiği tarafla birlikte hareket eder, mahkeme kararını ancak yanında bulunduğu tarafla birlikte ve o tarafın temyiz etmesi halinde temyiz yoluna başvurması mümkündür.
Somut olayda, müdahil Axa Sigorta A.Ş. davalı ... yanında davaya fer'i müdahil olarak katılmış olup, davalı ... kararı temyiz etmediğine göre, hükmü tek başına temyiz hakkı bulunmamaktadır.
2- Dava; davacı adına davalı banka şubesine ilgili kurumca yatırılan paranın müstenidatı sahte olan vekaletname ile çekilen paranın davalı Banka ve noterden tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalı noter yönünden, sahte vekaletnamenin sürücü belgesine dayanılarak dava dışı 3. kişi ... tarafından düzenlendiği, sahte ehliyetin ele geçirilemediği, iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının anlaşılamadığı, bu hususun noter aleyhine delil teşkil etmeyeceği, 3. kişinin eyleminin noter yönünden illiyet bağını kestiği, yine işbu davadan önce de ...’in davalı bankanın başka bir şubesinden aynı şekilde sahte vekaletname ile para çektiği, bankanın buna rağmen diğer banka şubelerini uyarmadığı, bankanın bu ağır kusurlu eyleminin de noter yönünden illiyet bağını kestiği gerekçesiyle anılan taraf yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Dairemizin bozma ilamında Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterlerin kusursuz sorumlulukları bulunduğu, ancak zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurunun veya mücbir sebep halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde sorumluluktan kurtulabileceği, mahkemenin noterin kusurunun mevcut olmadığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı hususuna işaret olunmuş olup, davalı noterin sorumluluktan kurtulabilmesi için vekaletnameye dayanak sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, bu belgenin yetkili başka bir merci tarafından ağır kusur sonucu düzenlenip verildiğini ispatlaması gerekir, zarar verenin eyleminin niteliği bu açıdan önemi haiz değildir.
Nitekim davacı taraf kendisinin daha önceden hiç ehliyet almadığını belirttiği gibi, ceza dosyasındaki Trafik Müdürlüğü yazısında da davacı adına kayıtlı bir ehliyete rastlanmadığı belirtilmiş olmakla, artık yukarıda anılan gerekçelerle davalı noter yönünden illiyet bağının kesildiğinden söz edilemez.
Bu itibarla, mahkemece davalı noterin olayda kusurlu olduğu kabul edilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz fer'i müdahil Axa Sigorta AŞ. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Ziraat Bankası vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden dahili davalı ... Oyak Sigorta A.Ş.'den alınmasına, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064488000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz