Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17708 E. 2015/2796 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamulaştırma bedeli↗ uygun illiyet bağı↗ objektif özen yükümlülüğü↗ mücbir sebep↗ kusursuz sorumluluk↗ sorumluluktan kurtulma↗ güven kurumu↗ nispi vekalet ücreti↗ özen yükümlülüğü↗ tahkikat↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ sahtecilik↗ illiyet bağı↗ depo kararı↗ maktu vekalet ücreti↗ şikayet↗ üçüncü kişi↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı banka uhtesinde bulunan kamulaştırma bedelinin davacı hak sahibine ödenmediği, davalı bankanın bu nedenle sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...'ın bankaya depo işlemi sonrasında sorumluluğunun kalmadığı, gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı banka yönünden davanın kabulü ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/295 Esas saylı dosyasında 08.07.2009 tarihinde verilen kararda belirtilen 100.306,00 TL'nin 08.07.2009 tarihinden itibaren, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/261 Esas sayılı dosyasında verilen kararda belirtilen 239.363,76 TL'nin 22.07.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, her iki davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece davalı ... yönünden açılan davanın esastan reddedildiği gözetilmeksizin bu davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle maktu vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bu gerekçeyle temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyizine hasren yapılan incelemede;
Somut olayda davacıya ait taşınmazların davalı ... tarafından kamulaştırılması nedeniyle ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin dosyalarında hüküm altına alınan ve davalı bankanın ... Şubesi'ne depo edilen kamulaştırma bedellerinin vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödendiği hususu tartışmasızdır. Davalı banka vekili, müvekkilinin yapmış olduğu ödeme sırasında ibraz edilen vekaletnamelerin davacının kimlik bilgileriyle de karşılaştırmak suretiyle incelendiğini, vekaletnamelerin sahihliği hususunda ilgili noterden teyit alındığını, vekaletnameleri ibraz eden avukatların kimliklerinin kontrol edilip baro kayıtlarından teyit edildiğini, yasal prosedürlerde bir aksaklık bulunmaması üzerine ödemenin yapıldığını, bu durumda bankanın üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Birer güven kurumu olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle koruyup talep halinde sahibine ödemek zorundadırlar. Bu nedenle davalı banka hafif kusurlarından dahi sorumludur. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Ancak, doktrinde de değinildiği üzere, kusursuz sorumlulukta da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun veya mücbir sebep halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde sorumluluktan kurtulma olanağı bulunmaktadır. Somut olayda davalı bankaya sunulan vekaletnameler, noterce düzenlenmiş olduğundan iğfal kabiliyeti yüksek bir belge mahiyetindedir. Hatta bu vekaletnamelerde kamulaştırma dosyalarına ilişkin bilgiler ve ahzu kabz yetkisi de yer almaktadır. Dosya içerisindeki belgelerden davacı tarafından yapılan şikayet üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/4757 Esas sayılı soruşturma dosyasında tahkikata başlanıldığı da anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar uyarınca mahkemece yukarıda bahsi geçen soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak, davalı banka şubesinden paraların çekilmesi sırasında ibraz edilen vekaletnamelerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığı, davacı tarafından, tahsilat yapan avukatlara vekalet verilip verilmediği, bu vekaletnamelerin ne suretle düzenlendiği, iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı, davalı banka vekilince savunmasında ileri sürülen husus ve eylemlerin davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırır nitelikte bulunup bulunmadığı hususları gerektiğinde bilirkişiden rapor alınıp değerlendirilmeksizin eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle bu davalı yönünden davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1271 E. 2022/4686 K.
Ortak:kamulaştırma bedeli · sahtecilik · illiyet bağı · depo kararı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı banka uhtesinde bulunan «kamulaştırma bedelinin» davacı hak sahibine ödenmediği, davalı bankanın bu nedenle sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...'ın bankaya «depo» işlemi sonrasında sorumluluğunun kalmadığı, gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı banka yönünden davanın kabulü ile ...
Şubesi'ne «depo» edilen «kamulaştırma bedellerinin» vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödendiği hususu tartışmasızdır.
Birer «güven kurumu» olan bankalar, aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle koruyup talep halinde sahibine ödemek zorundadırlar.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemeleri'nin dosyalarında hüküm altına alınan ve davalı bankanın ...Şubesi'ne «depo» edilen «kamulaştırma bedellerinin» vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödendiği, davacının adına düzenlenen sahte vekaletnamelerle bankadan kamulaştırma bedellerinin alınması sebebiyle davalıların sorumluluğuna gidilerek işbu davanın açıldığı, vekaletnamelerdeki imzalar üzerinde yapılan inceleme sonucunda Adli Tıp Kurumunca vekaletnamelerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı bankada kamulaştırma dosyaları sebebiyle ilgili Mahkemeler tarafından açılan hesaplardan başka davacının kendisinin bizzat açtığı hesap olmadığı, Mahkemelerce kamulaştırma bedellerinin dosya adına açılan hesaplara depo ettirildiği, dosyadaki davalıların kişisel bilgileri adına hesap açılmadığı, davalı bankada davacının kişisel bilgilerinin bulunmadığı, vekaletnamelerin noterde düzenlendiği, vekaletnamelerdeki kimlik bilgileri ile davacının kimlik bilgilerinin birbirinin aynısı olduğu, vekaletnameler düzenlenirken kimlik fotokopilerinin vekaletnameye eklenmemiş olduğu, lehine vekalet düzenlenen kişilerin baroya kayıtlı gerçek avukatlar olduğu, dava konusu vekaletnameler dışında davacı tarafından ilgili vekillere verilmiş vekaletname bulunmadığı, vekaletnamelerdeki avukatların da aralarında bulunduğu 27 sanığın «sahte kimlik» çıkarıp sonrasında sahte kimlikler ile noterden vekaletnameler düzenleyerek bankalara depo edilen bedellerin alınarak suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kamu kurum ve kuruluşları aleyhine ve kamu gücü kullanılan belgelerle «dolandırıcılık», kamu «görevlisinin» «resmi belgede sahteciliği» ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından hazırlanıp kabul edilen iddianame üzerine ...2.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/350 Esas sayılı dosyasında ceza yargılamasının devam etmekte olduğu, davalı bankanın davacı adına düzenlenmiş vekaletnameler ile «depo» edilen «kamulaştırma bedellerini» çekmeye gelen avukatların sunmuş olduğu vekaletnamelerin düzenlendikleri noter aranarak ilgili vekaletnamelerin teyit edildiği, vekaletnamedeki vekalet verenin bankada hesabının olup olmadığının kontrol edildiği, vekaletnameleri sunan avukatların kimlik ve avukatlık bilgilerinin ilgili sistemlerden teyit edildiği, vekaletnamelerde ahzu kabz «yetkisinin» bulunduğu, vekaletnamelerdeki davacı imzalarının sahte olduğunun adli tıp incelemesi yapılarak anlaşılabildiği, mevcut hali ile vekaletnamelerin iğfal kabiliyetinin bulunduğu, davalı bankanın vekaletnameler üzerinde yapılabilecek bütün incelemeleri yaptığı, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, meydana gelen zarar sebebiyle davalı bankanın sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, «illiyet bağı kesilmiş» olduğundan davalı banka hakkında da açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... ve TEİAŞ Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın her iki daval …
1- Dava, davacıya ait taşınmazların kamulaştırılması nedeniyle davalı bankaya «depo» edilen «kamulaştırma bedellerinin» sahte olduğu iddia olunan vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davalı bankanın vekaletnameler üzerinde yapılabilecek bütün incelemeleri yaptığı, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, meydana gelen zarar sebebiyle davalı bankanın sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, «illiyet bağının kesilmiş» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · sahte kimlik · resmi belgede sahtecilik · sahtelik · dolandırıcılık · yetkisizlik kararı · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemeleri'nin dosyalarında hüküm altına alınan ve davalı bankanın ...Şubesi'ne «depo» edilen «kamulaştırma bedellerinin» vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödendiği, davacının adına düzenlenen sahte vekaletnamelerle bankadan kamulaştırma bedellerinin alınması sebebiyle davalıların sorumluluğuna gidilerek işbu davanın açıldığı, vekaletnamelerdeki imzalar üzerinde yapılan inceleme sonucunda Adli Tıp Kurumunca vekaletnamelerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı bankada kamulaştırma dosyaları sebebiyle ilgili Mahkemeler tarafından açılan hesaplardan başka davacının kendisinin bizzat açtığı hesap olmadığı, Mahkemelerce kamulaştırma bedellerinin dosya adına açılan hesaplara depo ettirildiği, dosyadaki davalıların kişisel bilgileri adına hesap açılmadığı, davalı bankada davacının kişisel bilgilerinin bulunmadığı, vekaletnamelerin noterde düzenlendiği, vekaletnamelerdeki kimlik bilgileri ile davacının kimlik bilgilerinin birbirinin aynısı olduğu, vekaletnameler düzenlenirken kimlik fotokopilerinin vekaletnameye eklenmemiş olduğu, lehine vekalet düzenlenen kişilerin baroya kayıtlı gerçek avukatlar olduğu, dava konusu vekaletnameler dışında davacı tarafından ilgili vekillere verilmiş vekaletname bulunmadığı, vekaletnamelerdeki avukatların da aralarında bulunduğu 27 sanığın «sahte kimlik» çıkarıp sonrasında sahte kimlikler ile noterden vekaletnameler düzenleyerek bankalara depo edilen bedellerin alınarak suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kamu kurum ve kuruluşları aleyhine ve kamu gücü kullanılan belgelerle «dolandırıcılık», kamu «görevlisinin» «resmi belgede sahteciliği» ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından hazırlanıp kabul edilen iddianame üzerine ...2.
Bu durumda, asıl davaya bakan mahkemece, «sahtelik» iddiasında bulunan tarafa HMK’nun 208/«son» maddesi uyarınca ilgili notere karşı bu davaya birleştirilmesi istemli olarak dava ikame etmesi için iki haftalık «kesin» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/350 Esas sayılı dosyasında ceza yargılamasının devam etmekte olduğu, davalı bankanın davacı adına düzenlenmiş vekaletnameler ile «depo» edilen «kamulaştırma bedellerini» çekmeye gelen avukatların sunmuş olduğu vekaletnamelerin düzenlendikleri noter aranarak ilgili vekaletnamelerin teyit edildiği, vekaletnamedeki vekalet verenin bankada hesabının olup olmadığının kontrol edildiği, vekaletnameleri sunan avukatların kimlik ve avukatlık bilgilerinin ilgili sistemlerden teyit edildiği, vekaletnamelerde ahzu kabz «yetkisinin» bulunduğu, vekaletnamelerdeki davacı imzalarının sahte olduğunun adli tıp incelemesi yapılarak anlaşılabildiği, mevcut hali ile vekaletnamelerin iğfal kabiliyetinin bulunduğu, davalı bankanın vekaletnameler üzerinde yapılabilecek bütün incelemeleri yaptığı, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, meydana gelen zarar sebebiyle davalı bankanın sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, «illiyet bağı kesilmiş» olduğundan davalı banka hakkında da açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... ve TEİAŞ Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın her iki daval …
1- Dava, davacıya ait taşınmazların kamulaştırılması nedeniyle davalı bankaya «depo» edilen «kamulaştırma bedellerinin» sahte olduğu iddia olunan vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davalı bankanın vekaletnameler üzerinde yapılabilecek bütün incelemeleri yaptığı, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, meydana gelen zarar sebebiyle davalı bankanın sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, «illiyet bağının kesilmiş» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17708 E. , 2015/2796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2012/327-2013/560 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iki adet taşınmazın kamulaştırılması için açılan dava dosyalarında hüküm altına alınan kamulaştırma bedellerinin davalı bankanın ... Şubesine depo edilmesine karar verildiğini, davalı idare tarafından bu kararlar uyarınca müvekkili adına açılan hesaba yatırılan paraların müvekkili haricinde üçüncü kişilere ödendiğini ileri sürerek müvekkiline ödenmeyen 339.623,76 TL alacağın 08.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkil banka şubesine yatırılan paraların sahte vekaletnameler ile çekildiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirip vekaletname ve avukatların kimliklerini incelediğini, bu itibarla sorumluluğun parayı sahte vekaletname ile tahsil eden şahısların ve sahte vekaletname düzenleyen noterde olduğunu savunarak davanın reddini istemiş.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, müvekkilinin mahkemece kararlaştırılan parayı davalı banka şubesine depo etmesi sonrasında sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı banka uhtesinde bulunan kamulaştırma bedelinin davacı hak sahibine ödenmediği, davalı bankanın bu nedenle sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...'ın bankaya depo işlemi sonrasında sorumluluğunun kalmadığı, gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı banka yönünden davanın kabulü ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/295 Esas saylı dosyasında 08.07.2009 tarihinde verilen kararda belirtilen 100.306,00 TL'nin 08.07.2009 tarihinden itibaren, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/261 Esas sayılı dosyasında verilen kararda belirtilen 239.363,76 TL'nin 22.07.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, her iki davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece davalı ... yönünden açılan davanın esastan reddedildiği gözetilmeksizin bu davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle maktu vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bu gerekçeyle temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyizine hasren yapılan incelemede;
Somut olayda davacıya ait taşınmazların davalı ... tarafından kamulaştırılması nedeniyle ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin dosyalarında hüküm altına alınan ve davalı bankanın ... Şubesi'ne depo edilen kamulaştırma bedellerinin vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödendiği hususu tartışmasızdır. Davalı banka vekili, müvekkilinin yapmış olduğu ödeme sırasında ibraz edilen vekaletnamelerin davacının kimlik bilgileriyle de karşılaştırmak suretiyle incelendiğini, vekaletnamelerin sahihliği hususunda ilgili noterden teyit alındığını, vekaletnameleri ibraz eden avukatların kimliklerinin kontrol edilip baro kayıtlarından teyit edildiğini, yasal prosedürlerde bir aksaklık bulunmaması üzerine ödemenin yapıldığını, bu durumda bankanın üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birer güven kurumu olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle koruyup talep halinde sahibine ödemek zorundadırlar. Bu nedenle davalı banka hafif kusurlarından dahi sorumludur. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Ancak, doktrinde de değinildiği üzere, kusursuz sorumlulukta da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun veya mücbir sebep halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde sorumluluktan kurtulma olanağı bulunmaktadır. Somut olayda davalı bankaya sunulan vekaletnameler, noterce düzenlenmiş olduğundan iğfal kabiliyeti yüksek bir belge mahiyetindedir.
Hatta bu vekaletnamelerde kamulaştırma dosyalarına ilişkin bilgiler ve ahzu kabz yetkisi de yer almaktadır. Dosya içerisindeki belgelerden davacı tarafından yapılan şikayet üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/4757 Esas sayılı soruşturma dosyasında tahkikata başlanıldığı da anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar uyarınca mahkemece yukarıda bahsi geçen soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak, davalı banka şubesinden paraların çekilmesi sırasında ibraz edilen vekaletnamelerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığı, davacı tarafından, tahsilat yapan avukatlara vekalet verilip verilmediği, bu vekaletnamelerin ne suretle düzenlendiği, iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı, davalı banka vekilince savunmasında ileri sürülen husus ve eylemlerin davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırır nitelikte bulunup bulunmadığı hususları gerektiğinde bilirkişiden rapor alınıp değerlendirilmeksizin eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle bu davalı yönünden davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı .... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ... ve .... Genel Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166696100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz