Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4425 E. 2012/8488 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağının kesilmesi↗ nedensellik bağı↗ uygun illiyet bağı↗ mücbir sebep↗ kusursuz sorumluluk↗ sorumluluktan kurtulma↗ sahtecilik↗ haksız eylem↗ illiyet bağı↗ satış sözleşmesi↗ denetime elverişlilik↗ üçüncü kişi↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki sahtecilik, iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından illiyet bağının kesilmiş olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki uygun illiyet bağının kesilmiş olduğu, kusursuz sorumluluk yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, sahte vekaletname tanzim edilmesi ve bu vekaletnameye dayalı olarak araç satış sözleşmesi düzenlenmesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
Noterlerin, Noterlik Yasası'nın 162. maddesi uyarınca sorumlu olmaları için, kusurlu olmalarının gerekmediği tartışmasızdır. Diğer bir anlatımla, tüm kusursuz sorumluluk hallerinde olduğu üzere, zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Kusursuz sorumluluğun kusurlu sorumluluktan tek farkı bu noktada toplanmaktadır. Bu bağlamda zarar gören, kusurlu sorumlulukta olduğu üzere zararını ve zararla eylem arasındaki uygun illiyet bağını kanıtlamak zorundadır.
Somut olayda, araç satışı için vekaletname düzenlendiği sırada verilen kimlik belgesinin sahte olduğu, bu sahte belge ile düzenlenen vekaletnameye dayalı olarak kati araç satış sözleşmesinin düzenlendiği, aracın gerçek sahibinin satış akdinden sonra aracını geri aldığı, dolayısıyla davacının zararı ile davalıların eylemleri arasında uygun illiyet bağının bulunduğu belirlenmiştir. Ancak doktrinde de değinildiği üzere, kusursuz sorumlulukta da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun veya mücbir sebep halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde sorumluluktan kurtulunabilecektir (Bkz. R.Özüarı, Açıklamalı Noterlik Kanunu, 3. Bas., Ank.1987 sh.148 vd.; Dr. Bilal Kartal, Noterlerin Hukuki Sorumluluğu ve Kusursuz Sorumluluk, Yargıtay Dergisi, Cilt 24 say. 3 sh. 340 vd.; Tekinay, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler Cilt. l, 1985 İst. sh. 764 vd.). Aksi halde risk veya şart nazariyesi öne çıkacak ve zararın var olduğu herhalde, kusursuz sorumlu olanın sorumluluğu yoluna gidilecektir ki böyle bir sonuç, hukukumuzda kabul edilmemiştir.
Dava konusu olayda, davalı Mudanya Noterliğinde düzenlenen vekaletnamenin sahte olduğu zira, ...'e ait sürücü belgesi kullanılarak adına vekaletname düzenlenip dava dışı ... isimli şahsın vekil olarak atandığı, akabinde ...'in bu vekaletname ile Bursa 14. Noterliği tarafından düzenlenen kat'i araç satış sözleşmesi ile aracı davacıya sattığı, satıştan sonra aracın gerçek sahibine teslim edilmesiyle davacının zararının doğduğu belirlenmiştir. Vekaletname düzenlenmesinde kullanılan ve ne şekilde ele geçirildiği anlaşılamayan sürücü belgesinin ... adına kullanıldığının sabit olmasına, ...'e ait kimlikteki imza ile vekaletnamedeki imza arasında farklılık bulunmasına göre, davalılarca da vekaletname düzenlenmesi sırasındaki işlemlerin yasa ile genelgelere uygun gerçekleştirildiği ve dava konusu vekaletnamenin gerçeğe aykırılığı belirlenemeyen ve üçüncü kişi tarafından sürücü belgesi kullanılarak gerçekleştirildiğinin savunulması karşısında, davalıların zarar ile nedensellik bağının kesildiğine ilişkin savunması denetime elverişli bir şekilde yeterince değerlendirip tartışılarak, davalı noterlerin sorumlu oldukları sonucuna varılırsa davalı ... şirketinin de hukuki mali mesuliyet sigorta poliçesi gereği sorumlu olabileceği dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13513 E. 2012/18849 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · uygun illiyet bağı · kusursuz sorumluluk · sahtecilik · illiyet bağı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, araç satışı için vekaletname düzenlendiği sırada verilen kimlik belgesinin sahte olduğu, bu sahte belge ile düzenlenen vekaletnameye dayalı olarak kati araç «satış sözleşmesinin» düzenlendiği, aracın gerçek sahibinin satış akdinden sonra aracını geri aldığı, dolayısıyla davacının zararı ile davalıların eylemleri arasında «uygun illiyet bağının» bulunduğu belirlenmiştir.
Diğer bir anlatımla, tüm «kusursuz sorumluluk» hallerinde olduğu üzere, zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12131 E. 2014/18695 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · uygun illiyet bağı · sahtecilik · illiyet bağı · satış sözleşmesi · sigorta poliçesi · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, araç satışı için vekaletname düzenlendiği sırada verilen kimlik belgesinin sahte olduğu, bu sahte belge ile düzenlenen vekaletnameye dayalı olarak kati araç «satış sözleşmesinin» düzenlendiği, aracın gerçek sahibinin satış akdinden sonra aracını geri aldığı, dolayısıyla davacının zararı ile davalıların eylemleri arasında «uygun illiyet bağının» bulunduğu belirlenmiştir.
Noterliği tarafından düzenlenen kat'i araç «satış sözleşmesi» ile aracı davacıya sattığı, satıştan sonra aracın gerçek sahibine «teslim» edilmesiyle davacının zararının doğduğu belirlenmiştir.
Benzer bu kararda… mına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi kurulu ek raporlarında davaya konu olayda zarar verici sonucu doğuran işlemlerdeki «sahteciliklerin» iğfal kabiliyetine sahip olup, ancak sahtecilik ve grafoloji uzmanlarınca optik aletler incelendiğinde «sahteliğin» anlaşılabileceğinden ve mevcut durumu ile detaylı inceleme yapmadan sahteliğin anlaşılamayacağından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler yönünden «uygun illiyet bağının kesilmiş» olduğu, dolayısıyla davacının davalı noterlerden ve hukuki «sorumluluk sigortasını» yapan diğer davalı sigorta şirketinden talep de bulunamayacağını kanaatlerini belirtmiş ise de, davaya konu olan olayda davalılardan Mudanya Noterliği'nde düzenlen …
Noterliği tarafından düzenlenen kati araç «satış sözleşmesiyle» aracı davacıya sattığı, satıştan sonra aracın gerçek sahibine «teslim» edilmesiyle davacının zararının doğduğu anlaşılmakta olup, vekaletname düzenlenmesinde kullanılan ve ne şekilde ele geçirildiği anlaşılamayan sürücü belgesinin M..
Kişi tarafından sürücü belgesi kullanılarak gerçekleştiğinin savunulması karşısında «uygun illiyet bağının» kesildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24,200 TL «maddi tazminatın» 17/05/2006 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · sorumluluk sigortası · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaO halde mahkemece sigorta şirketi aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
… mına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi kurulu ek raporlarında davaya konu olayda zarar verici sonucu doğuran işlemlerdeki «sahteciliklerin» iğfal kabiliyetine sahip olup, ancak sahtecilik ve grafoloji uzmanlarınca optik aletler incelendiğinde «sahteliğin» anlaşılabileceğinden ve mevcut durumu ile detaylı inceleme yapmadan sahteliğin anlaşılamayacağından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler yönünden «uygun illiyet bağının kesilmiş» olduğu, dolayısıyla davacının davalı noterlerden ve hukuki «sorumluluk sigortasını» yapan diğer davalı sigorta şirketinden talep de bulunamayacağını kanaatlerini belirtmiş ise de, davaya konu olan olayda davalılardan Mudanya Noterliği'nde düzenlen …
Kişi tarafından sürücü belgesi kullanılarak gerçekleştiğinin savunulması karşısında «uygun illiyet bağının» kesildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24,200 TL «maddi tazminatın» 17/05/2006 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, sahte «ehliyet» kullanılarak noterde verilen vekaletname ile noterde satışı yapılan araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4457 E. 2014/19276 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · uygun illiyet bağı · sahtecilik · illiyet bağı · satış sözleşmesi · sigorta poliçesi · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, araç satışı için vekaletname düzenlendiği sırada verilen kimlik belgesinin sahte olduğu, bu sahte belge ile düzenlenen vekaletnameye dayalı olarak kati araç «satış sözleşmesinin» düzenlendiği, aracın gerçek sahibinin satış akdinden sonra aracını geri aldığı, dolayısıyla davacının zararı ile davalıların eylemleri arasında «uygun illiyet bağının» bulunduğu belirlenmiştir.
Noterliği tarafından düzenlenen kat'i araç «satış sözleşmesi» ile aracı davacıya sattığı, satıştan sonra aracın gerçek sahibine «teslim» edilmesiyle davacının zararının doğduğu belirlenmiştir.
Benzer bu kararda… mına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi kurulu ek raporlarında davaya konu olayda zarar verici sonucu doğuran işlemlerdeki «sahteciliklerin» iğfal kabiliyetine sahip olup, ancak sahtecilik ve grafoloji uzmanlarınca optik aletler incelendiğinde «sahteliğin» anlaşılabileceğinden ve mevcut durumu ile detaylı inceleme yapmadan sahteliğin anlaşılamayacağından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler yönünden «uygun illiyet bağının kesilmiş» olduğu, dolayısıyla davacının davalı noterlerden ve hukuki «sorumluluk sigortasını» yapan diğer davalı sigorta şirketinden talep de bulunamayacağını kanaatlerini belirtmiş ise de, davaya konu olan olayda davalılardan Mudanya Noterliği'nde düzenlen …
Noterliği tarafından düzenlenen kati araç «satış sözleşmesiyle» aracı davacıya sattığı, satıştan sonra aracın gerçek sahibine «teslim» edilmesiyle davacının zararının doğduğu anlaşılmakta olup, vekaletname düzenlenmesinde kullanılan ve ne şekilde ele geçirildiği anlaşılamayan sürücü belgesinin M..
Kişi tarafından sürücü belgesi kullanılarak gerçekleştiğinin savunulması karşısında «uygun illiyet bağının» kesildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24,200 TL «maddi tazminatın» 17/05/2006 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · sorumluluk sigortası · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaO halde mahkemece sigorta şirketi aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
… mına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi kurulu ek raporlarında davaya konu olayda zarar verici sonucu doğuran işlemlerdeki «sahteciliklerin» iğfal kabiliyetine sahip olup, ancak sahtecilik ve grafoloji uzmanlarınca optik aletler incelendiğinde «sahteliğin» anlaşılabileceğinden ve mevcut durumu ile detaylı inceleme yapmadan sahteliğin anlaşılamayacağından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler yönünden «uygun illiyet bağının kesilmiş» olduğu, dolayısıyla davacının davalı noterlerden ve hukuki «sorumluluk sigortasını» yapan diğer davalı sigorta şirketinden talep de bulunamayacağını kanaatlerini belirtmiş ise de, davaya konu olan olayda davalılardan Mudanya Noterliği'nde düzenlen …
Kişi tarafından sürücü belgesi kullanılarak gerçekleştiğinin savunulması karşısında «uygun illiyet bağının» kesildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24,200 TL «maddi tazminatın» 17/05/2006 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, sahte «ehliyet» kullanılarak noterde verilen vekaletname ile noterde satışı yapılan araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9921 E. 2012/16992 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · sorumluluktan kurtulma · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaAncak doktrinde de değinildiği üzere, «kusursuz sorumlulukta» da zarar görenin veya «üçüncü kişinin» ağır kusurunun veya «mücbir sebep» halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde «sorumluluktan kurtulunabilecektir» (Bkz.
Mahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer bir anlatımla, tüm «kusursuz sorumluluk» hallerinde olduğu üzere, zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir.
Benzer bu karardaOysa, Dairemizin bozma ilamında Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterlerin «kusursuz sorumlulukları» bulunduğu, ancak zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurunun veya «mücbir sebep» halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği», mahkemenin noterin kusurunun mevcut olmadığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı hususuna işaret olunmuş olup, davalı noterin sorumluluktan kurtulabilmesi için vekaletnameye dayanak sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, bu belgenin yetkili başka bir merci tarafından «ağır kusur» sonucu düzenlenip verildiğini ispatlaması gerekir, zarar verenin eyleminin niteliği bu açıdan önemi haiz değildir.
Nitekim davacı taraf kendisinin daha önceden hiç «ehliyet» almadığını belirttiği gibi, ceza dosyasındaki Trafik Müdürlüğü yazısında da davacı adına kayıtlı bir ehliyete rastlanmadığı belirtilmiş olmakla, artık yukarıda anılan gerekçelerle davalı noter yönünden «illiyet bağının» kesildiğinden söz edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aleyhe delil · ağır kusur · taraf ehliyeti · kusur
Benzer bu kararda… hsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalı noter yönünden, sahte vekaletnamenin sürücü belgesine dayanılarak dava dışı 3. kişi ... tarafından düzenlendiği, sahte «ehliyetin» ele geçirilemediği, iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının anlaşılamadığı, bu hususun noter «aleyhine delil» teşkil etmeyeceği, 3. kişinin eyleminin noter yönünden illiyet bağını kestiği, yine işbu davadan önce de ...’in davalı bankanın başka bir şubesinden aynı şekilde s …
Oysa, Dairemizin bozma ilamında Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterlerin «kusursuz sorumlulukları» bulunduğu, ancak zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurunun veya «mücbir sebep» halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği», mahkemenin noterin kusurunun mevcut olmadığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı hususuna işaret olunmuş olup, davalı noterin sorumluluktan kurtulabilmesi için vekaletnameye dayanak sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, bu belgenin yetkili başka bir merci tarafından «ağır kusur» sonucu düzenlenip verildiğini ispatlaması gerekir, zarar verenin eyleminin niteliği bu açıdan önemi haiz değildir.
Nitekim davacı taraf kendisinin daha önceden hiç «ehliyet» almadığını belirttiği gibi, ceza dosyasındaki Trafik Müdürlüğü yazısında da davacı adına kayıtlı bir ehliyete rastlanmadığı belirtilmiş olmakla, artık yukarıda anılan gerekçelerle davalı noter yönünden «illiyet bağının» kesildiğinden söz edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3824 E. 2019/1131 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki «sahtecilik», iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından «illiyet bağının kesilmiş» olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki «uygun illiyet bağının» kesilmiş olduğu, «kusursuz sorumluluk» yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, araç satışı için vekaletname düzenlendiği sırada verilen kimlik belgesinin sahte olduğu, bu sahte belge ile düzenlenen vekaletnameye dayalı olarak kati araç «satış sözleşmesinin» düzenlendiği, aracın gerçek sahibinin satış akdinden sonra aracını geri aldığı, dolayısıyla davacının zararı ile davalıların eylemleri arasında «uygun illiyet bağının» bulunduğu belirlenmiştir.
Benzer bu karardaİddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, davalının iddia olunan haksız ve hukuka aykırı eylemi ile davacının uğradığı zarar arasında «uygun illiyet bağı» mevcut olup, .... kişinin suç oluşturan eyleminin davalı bankanın sorumluluğu bakımından illiyet bağını kesen sebep olarak kabulü mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakkı ihlali · sahte kimlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «sahte kimlik» kullanarak davalı bankada davacı adına hesap açan dava dışı .... kişinin eyleminin, davalı bankanın sorumluluğunu gerektiren illiyet bağını kestiği, manevi tazminat yönünden ise doğrudan davacının «kişilik hakkı ihlal» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4425 E. , 2012/8488 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/10/2010 tarih ve 2006/229-2010/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Mudanya Noterliği'nin satış vekaletnamesine istinaden Bursa 14. Noterliğinin kesin satış sözleşmesi ile ... plakalı aracı satın aldığını, yapılan tahkikat sonucunda noter satış sözleşmesinde vekaleten satıcı görünen ... ve Mudanya Noterliğince düzenlenen vekaletnamenin vekil edeni ...'in gerçekte satışı yapan kişi olmadığı ve sahte kimlikle satış yapıldığını öğrendiğini, aracın müvekkilinden alınarak gerçek araç maliki olan ...'e teslim edildiğini, noterlerin objektif sorumluluk ilkesi gereği gerek kendileri gerekse yanında çalışanlarının işlemlerinden doğan zararlardan sorumlu olduklarını, davalı ... şirketinin noterlerin yapmış olduğu işlemleri hukuki mali sorumluluk sigortası ile sigorta ettiğini, davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek 24.200,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili, müvekkilinin mevcut noter vekaletnamesine istinaden satış sözleşmesini düzenlediğini, gerekli özeni gösterip vekaletnamenin doğru olup olmadığına dair işlemin yapıldığı Mudanya noterliğinden teyit aldığını, ibraz edilen fotoğraflı, soğuk damgalı, resmi sürücü ehliyeti ve tescil belgesini inceleyip sözleşmeyi tamamladığını, Mudanya da vekaletname işlemi yapılırken ibraz edilen kimlik belgelerinin sahte olup olmadığının belirlenmesinin fiilen mümkün olmadığını, ilk bakışta sahteliği anlaşılamayan ve iğfal kabiliyeti bulunan belgeye göre işlem yapmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, ibraz edilen sürücü belgesinin noter görevlilerince incelendiğini, herhangi bir noksanlık ya da kazıntı bulunmadığını, resim üzerinde belgeyi tanzim eden makamın soğuk mührünün mevcut olduğunu, noterde çalışanların kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. vekili, noter elemanlarının iğfal kabiliyeti olan belge ile işlem yapmalarından dolayı sorumlu olmayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, olayda zarar verici sonucu doğuran satış belgelerinde ve vekaletnamede kullanılan kimlik üzerindeki sahtecilik, iğfal kabiliyeti taşıdığından işlemleri yapan davalı noterler ve çalıştırdıkları kimseler bakımından illiyet bağının kesilmiş olduğu, ayrıca satışa dayanak yapılan ve sahte sürücü belgesi kullanılarak düzenlettirilen vekaletnamenin arkasında sürücü belgesinin fotokopisi alınmış olduğundan aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi yerine fotokopi ile inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilerek ve isteyerek sahtecilik yapan kişilerin olayda tam kusurlu oldukları, oluşan zarar ile noterlik işlemleri arasındaki uygun illiyet bağının kesilmiş olduğu, kusursuz sorumluluk yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, sahte vekaletname tanzim edilmesi ve bu vekaletnameye dayalı olarak araç satış sözleşmesi düzenlenmesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
Noterlerin, Noterlik Yasası'nın 162. maddesi uyarınca sorumlu olmaları için, kusurlu olmalarının gerekmediği tartışmasızdır. Diğer bir anlatımla, tüm kusursuz sorumluluk hallerinde olduğu üzere, zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Kusursuz sorumluluğun kusurlu sorumluluktan tek farkı bu noktada toplanmaktadır. Bu bağlamda zarar gören, kusurlu sorumlulukta olduğu üzere zararını ve zararla eylem arasındaki uygun illiyet bağını kanıtlamak zorundadır.
Somut olayda, araç satışı için vekaletname düzenlendiği sırada verilen kimlik belgesinin sahte olduğu, bu sahte belge ile düzenlenen vekaletnameye dayalı olarak kati araç satış sözleşmesinin düzenlendiği, aracın gerçek sahibinin satış akdinden sonra aracını geri aldığı, dolayısıyla davacının zararı ile davalıların eylemleri arasında uygun illiyet bağının bulunduğu belirlenmiştir. Ancak doktrinde de değinildiği üzere, kusursuz sorumlulukta da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun veya mücbir sebep halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde sorumluluktan kurtulunabilecektir (Bkz. R.Özüarı, Açıklamalı Noterlik Kanunu, 3. Bas., Ank.1987 sh.148 vd.; Dr.
Bilal Kartal, Noterlerin Hukuki Sorumluluğu ve Kusursuz Sorumluluk, Yargıtay Dergisi, Cilt 24 say. 3 sh. 340 vd.; Tekinay, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler Cilt. l, 1985 İst. sh. 764 vd.). Aksi halde risk veya şart nazariyesi öne çıkacak ve zararın var olduğu herhalde, kusursuz sorumlu olanın sorumluluğu yoluna gidilecektir ki böyle bir sonuç, hukukumuzda kabul edilmemiştir.
Dava konusu olayda, davalı Mudanya Noterliğinde düzenlenen vekaletnamenin sahte olduğu zira, ...'e ait sürücü belgesi kullanılarak adına vekaletname düzenlenip dava dışı ... isimli şahsın vekil olarak atandığı, akabinde ...'in bu vekaletname ile Bursa 14. Noterliği tarafından düzenlenen kat'i araç satış sözleşmesi ile aracı davacıya sattığı, satıştan sonra aracın gerçek sahibine teslim edilmesiyle davacının zararının doğduğu belirlenmiştir. Vekaletname düzenlenmesinde kullanılan ve ne şekilde ele geçirildiği anlaşılamayan sürücü belgesinin ... adına kullanıldığının sabit olmasına, ...'e ait kimlikteki imza ile vekaletnamedeki imza arasında farklılık bulunmasına göre, davalılarca da vekaletname düzenlenmesi sırasındaki işlemlerin yasa ile genelgelere uygun gerçekleştirildiği ve dava konusu vekaletnamenin gerçeğe aykırılığı belirlenemeyen ve üçüncü kişi tarafından sürücü belgesi kullanılarak gerçekleştirildiğinin savunulması karşısında, davalıların zarar ile nedensellik bağının kesildiğine ilişkin savunması denetime elverişli bir şekilde yeterince değerlendirip tartışılarak, davalı noterlerin sorumlu oldukları sonucuna varılırsa davalı ...
şirketinin de hukuki mali mesuliyet sigorta poliçesi gereği sorumlu olabileceği dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059463700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz