Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10301 E. 2012/16767 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
korkutma↗ delil niteliği↗ mirasçılık↗ geçersizlik↗ maddi tazminat↗ hasar↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 22.05.2005 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu 33 E 1167 plakalı araç sürücüsü Yılmaz Demir'in 8/8 oranında kusurlu, 63 EE 434 plakalı araç sürücüsü Abdulkadir Korkut'un olayın oluşumuna etki eden kusurlu davranışının bulunmadığı, davacının yolcu olarak bulunduğu araca başka bir araç tarafından çarpılmasının etkisiyle kazanın meydana geldiği iddia edilmiş ise de olay mahallinde tek çarpışma noktasının tespit edilmiş olduğu, aracın arkasında meydana gelen hasarın diğer otomobil ile çarpışıp yol dışı kalması sırasında meydana geldiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kaza sonrasında sakat kalmasından dolayı maddi tazminat talebine ilişkindir. Aynı olay nedeniyle davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün mirasçıları tarafından aynı iddia ile aynı davalı aleyhine açılan Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/1030 E.2008/451 K. sayılı dosyasında, mahkemece olayın meydana gelmesine arkadan çarpan ve plakası belli olmayan aracın sebep olduğu kabul edilerek davalı ... Hesabının sorumluluğuna hükmedilmiştir. Bu karar davalı tarafından da temyiz edilmeyerek kesinleştiğine göre, tarafları aynı olmadığından işbu davada kesin hüküm oluşturmamakla birlikte, anılan karardaki kesinleşen ve yukarıda belirtilen hususlar bakımından davalı aleyhine güçlü delil oluşturur. Bahse konu güçlü delil niteliğindeki kanıtların işbu davada mahkemece toplanan takdiri nitelikteki kanıtlara dayalı olarak geçersiz kılmak mümkün bulunmadığından, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1615 E. 2013/3660 K.
Ortak:hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda… n çarpılmasının etkisiyle kazanın meydana geldiği iddia edilmiş ise de olay mahallinde tek çarpışma noktasının tespit edilmiş olduğu, aracın arkasında meydana gelen «hasarın» diğer otomobil ile çarpışıp yol dışı kalması sırasında meydana geldiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… n çarpılmasının etkisiyle kazanın meydana geldiği iddia edilmiş ise de olay mahallinde tek çarpışma noktasının tespit edilmiş olduğu, aracın arkasında meydana gelen «hasarın» diğer otomobil ile çarpışıp yol dışı kalması sırasında meydana geldiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/971 E. 2014/4485 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu davalı şirketin yolcu taşımacılığı sektöründe hizmet veren otobüs firması olduğu, yolcu taşımacılığına dayalı tazminat istemli davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki yolcu taşıma ilişkisinden değil haksız fiilden kaynaklanmakta olup davacılar da «tacir» değildir.
Her ne kadar mahkemece olayda yolcu taşıması olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacılar murisi davalıya ait otobüsde değil otobüs ile çarpışan otomobilde bulunmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya bakılmak gerekirken «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1746 E. 2010/7610 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · müteselsil sorumluluk · olumsuz oy · temerrüt faizi · kusur · vekalet ücreti · temerrüt · temsil
Benzer bu kararda… ce, her bir davacı için ayrı ayrı 3.000 YTL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ilişkin verilen karar Dairemizce “ davacıların murisinin yolcu olduğu ve olayda «kusuru» bulunmadığı, «müteselsil sorumluluk» ilkesi gereği davalının «kusur oranına» göre hükmedilecek tazminattan indirim yapılamayacağı gözetilmeksizin mahkemece davalıların murisi olan sürücünün kazada %37,5 oranında kusurlu olduğu belirtilerek ve kusur oranları değerlendirilerek manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak her bir davacı için 4.000 YTL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
2- Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde kendilerini vekil ile «temsil» ettiren davalılar yararına reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesi gereğince 1.440 YTL «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu konuda olumlu yada «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle, davalılar yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10301 E. , 2012/16767 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/04/2011 tarih ve 2008/808-2011/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin içinde bulunduğu ve müteveffa ......'in kullanmış olduğu ....7 plakalı araca, sürücüsü ve plakası belli olmayan kamyon veya tanker sürücüsünün arkadan çarptığını ve bu aracın içinde bulundukları aracı şeridinden çıkararak karşıdan gelen .... plakalı araca çarpmasına ve müvekkilinin sakatlanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bu kaza neticesi %55 sakat kaldığını ileri sürerek, şimdilik 7.000,00 TL .tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazaya davacının içinde bulunduğu aracın sebebiyet verdiğini ve bu araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, plakası tespit edilmeyen aracın çarpması nedeniyle açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 22.05.2005 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu 33 E 1167 plakalı araç sürücüsü Yılmaz Demir'in 8/8 oranında kusurlu, 63 EE 434 plakalı araç sürücüsü Abdulkadir Korkut'un olayın oluşumuna etki eden kusurlu davranışının bulunmadığı, davacının yolcu olarak bulunduğu araca başka bir araç tarafından çarpılmasının etkisiyle kazanın meydana geldiği iddia edilmiş ise de olay mahallinde tek çarpışma noktasının tespit edilmiş olduğu, aracın arkasında meydana gelen hasarın diğer otomobil ile çarpışıp yol dışı kalması sırasında meydana geldiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kaza sonrasında sakat kalmasından dolayı maddi tazminat talebine ilişkindir. Aynı olay nedeniyle davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün mirasçıları tarafından aynı iddia ile aynı davalı aleyhine açılan Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/1030 E.2008/451 K. sayılı dosyasında, mahkemece olayın meydana gelmesine arkadan çarpan ve plakası belli olmayan aracın sebep olduğu kabul edilerek davalı ... Hesabının sorumluluğuna hükmedilmiştir. Bu karar davalı tarafından da temyiz edilmeyerek kesinleştiğine göre, tarafları aynı olmadığından işbu davada kesin hüküm oluşturmamakla birlikte, anılan karardaki kesinleşen ve yukarıda belirtilen hususlar bakımından davalı aleyhine güçlü delil oluşturur.
Bahse konu güçlü delil niteliğindeki kanıtların işbu davada mahkemece toplanan takdiri nitelikteki kanıtlara dayalı olarak geçersiz kılmak mümkün bulunmadığından, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064420800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz