Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14742 E. 2012/16568 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili müdürlüğü↗ hisse devri↗ hisse devir sözleşmesi↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, davacıya ait hissenin devredildiği iddia edilen şirkete ait fabrika binasının değeri belirlenmek suretiyle davacı hissesinin bedeli belirlenmeye çalışılmış ise de, bu şekilde varılan sonuç hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi yeterli araştırma ve incelemeye de dayalı değildir.
Oysa, TMK’nın 6. maddesi hükmü gereğince davacı tarafından iddiasının ispatlanması gerekmekte olup, mahkemece yapılması gereken, tarafların iddia ve savunmaları gözönüne alınarak, hisse devir sözleşmesinin dosyaya celbinin sağlanması ve daha sonra ticaret sicil müdürlüğünden davaya konu şirketin sicil kayıtlarının getirtilerek gerçekten hisse devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, bundan sonra şayet hisse devri gerçekleşmiş ise hisse devir bedelinin taraflarca serbestçe belirlenebileceği gözönüne alınarak hisse devir bedelinin 75.000,00 TL olduğuna ilişkin davacıya ispat imkanı tanınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/828 E. 2011/10238 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · harç
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla «harç» ödenmeksizin açıldığı, uyuşmazlığının TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirmesi nedeniyle davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilmesine karar verildiği ve davacılar vekiline dava harcını yatırması için verilen süre içinde harcın yatırılmaması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece dava harcının yatırılmadığı gerekçesi ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmişse de, dosyada 03.11.2009 tarihli dava harcı yatırıldığına ilişkin makbuzun mevcut olduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8842 E. 2010/200 K.
Ortak:eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… . maddesi hükmü gereğince davacı tarafından iddiasının ispatlanması gerekmekte olup, mahkemece yapılması gereken, tarafların iddia ve savunmaları gözönüne alınarak, «hisse devir sözleşmesinin» dosyaya celbinin sağlanması ve daha sonra «ticaret sicil müdürlüğünden» davaya konu şirketin sicil kayıtlarının getirtilerek gerçekten «hisse devrinin» gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, bundan sonra şayet hisse devri gerçekleşmiş ise hisse devir bedelinin taraflarca serbestçe belirlenebileceği gözönüne alınarak hisse devir bedelinin 75.000,00 TL olduğuna ilişkin davacıya ispat imkanı tanınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise «avans faizi» ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · havale · avans faizi
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin faiz oranına yönelik temyiz itirazlarına gelince, somut olayda, davacının kredili hesabından 02.02.2007 tarihinde «internet bankacılığı» yolu ile usulsüz olarak ...isimli kişinin hesabına «havale» yapılarak toplam 2.250 YTL kredi çekilmiş ve daha sonra davalı banka tarafından bu para davalıdan tahsil edilmiştir.
… oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise «avans faizi» ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/450 E. 2020/3236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde bilirkişi tarafından yapılacak yeni incelemede davacının sunduğu tüm belgeler incelenip verilecek rapor gözönünde bulundurularak tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10480 E. 2014/19340 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14742 E. , 2012/16568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2010 tarih ve 2009/71-2010/708 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...’nın dava dışı Bıçkıcı Metal Ltd. Şti’nin ortakları iken müvekkilinin şirketteki hisselerinin davalı ...’ya devredilmesi konusunda diğer davalıya vekalet verdiğini, ancak davalının hisse devir işlemlerini yerine getirdiği halde hisse bedelini müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 75.000 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, davacıya ait hissenin devredildiği iddia edilen şirkete ait fabrika binasının değeri belirlenmek suretiyle davacı hissesinin bedeli belirlenmeye çalışılmış ise de, bu şekilde varılan sonuç hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi yeterli araştırma ve incelemeye de dayalı değildir.
Oysa, TMK’nın 6. maddesi hükmü gereğince davacı tarafından iddiasının ispatlanması gerekmekte olup, mahkemece yapılması gereken, tarafların iddia ve savunmaları gözönüne alınarak, hisse devir sözleşmesinin dosyaya celbinin sağlanması ve daha sonra ticaret sicil müdürlüğünden davaya konu şirketin sicil kayıtlarının getirtilerek gerçekten hisse devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, bundan sonra şayet hisse devri gerçekleşmiş ise hisse devir bedelinin taraflarca serbestçe belirlenebileceği gözönüne alınarak hisse devir bedelinin 75.000,00 TL olduğuna ilişkin davacıya ispat imkanı tanınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064340800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz