6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Abonman sigorta poliçesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10278 E. 2012/16446 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
abonman sigorta poliçesi tazmin talebi tefrik ibraname kusur oranı ziya müteselsil sorumluluk 818 sayılı borçlar kanunu rücuen tazminat icra takibine itiraz rücu işlemiş faiz temlik ihtar haksız fiil sulh asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı sigorta poliçesi kusur hasar

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; Yumusut Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin işyerinde diğer davalıların yaptığı çalışmalar esnasında sabit olan vinçin oksijen tüpü ile işyerinden sökülmek istenirken sigortalının işyerinde yangının çıktığı, davalıların kusurlu olduğu, hasar bedelinin 12.255,19 USD olduğu tespit edilerek 28.08.2008 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, ibraname ve temlikname düzenlendiği, davacının sigortalısına ödediği hasar miktarının davalı borçlulara yapılan ihtara rağmen ödenmediği, bunun üzerine Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/8806 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı ancak davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/ 8806 esas sayılı dosyasında 17.898,42 TL asıl alacak ve 1.244,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.142,68 TL için itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı tarafın asıl alacağı olan 17.898,42 TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... vekilleri temyiz etmiştir.

1) Dava, yangın abonman sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Dosya içerisinde yer alan müşteki ve şüpheli ifade tutanakları ile temyiz dilekçesine ekli Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/667 Esas 2009/482 Karar sayılı ilam suretinden olay nedeniyle, davalılardan ... ile Yumusut Dış Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi ...'un taksirle yangına neden olma suçu nedeniyle haklarında açılan ceza davasında yargılandıkları, ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine, diğer sanık ...'un ise olayda asli kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi “Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Hakim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler.” hükmünü haiz olup, aynı kanunun 53. maddesinde “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere dava konusu olay hakkında görülen bir ceza davası bulunduğuna, ilgili ceza dosyası ile kusur durumu araştırıldığına, davalı ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiğine göre, davalıların kusurlu olup olmadıklarının, davalıların neye göre sorumlu tutulduklarının, olayda sigortalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığının tespiti, BK.nın 50/2. maddesi gereği müteselsilen sorumlu olanların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve kusur oranlarının belirlenmesi için ilgili ceza dosyasının getirtilerek akıbetinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu suretle mahkemece, BK.nın 50/2 ve 53. maddeleri değerlendirilerek, belirtilen hususlar tartışılmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna istinaden davalıların tamamının tüm zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2) Ayrıca, kabule göre de; dava TTK'nun 1301. maddesine göre hasarın tazmini talebine ilişkin olup alacak belirlenebilir, likit olmadığından davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7579 E. 2016/3349 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3865 E. 2012/10605 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Protokol kapsamında | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7001 E. 2013/10839 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Protokol kapsamında | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7001 E. 2013/10839 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/10278 E.  ,  2012/16446 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2011 tarih ve 2009/1414-2011/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine yangın abonman sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan Boysan Boya San. ve Tic. A.Ş isimli şirketin deposunda 1 Temmuz 2008 tarihinde davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin işyerindeki vincin diğer davalılarca oksijen tüpü ile yerinden sökülmek istenirken sigortalının işyerine kaynak çapağının sıçraması ya da işyerleri arasındaki saç bölmenin aşırı ısınması nedeniyle yangın çıktığını, sıvı ve toz halindeki boya hammaddelerinin zarar gördüğünü, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek; davalıların icra takibine itirazlarının iptalini, borçluların %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., işverenin kusurlu olduğunu, kendisinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar ve temsilcileri, yargılamaya katılmamış, davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; Yumusut Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin işyerinde diğer davalıların yaptığı çalışmalar esnasında sabit olan vinçin oksijen tüpü ile işyerinden sökülmek istenirken sigortalının işyerinde yangının çıktığı, davalıların kusurlu olduğu, hasar bedelinin 12.255,19 USD olduğu tespit edilerek 28.08.2008 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, ibraname ve temlikname düzenlendiği, davacının sigortalısına ödediği hasar miktarının davalı borçlulara yapılan ihtara rağmen ödenmediği, bunun üzerine Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/8806 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı ancak davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğu gerekçesiyle;

davanın kısmen kabulüne, Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/ 8806 esas sayılı dosyasında 17.898,42 TL asıl alacak ve 1.244,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.142,68 TL için itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı tarafın asıl alacağı olan 17.898,42 TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... vekilleri temyiz etmiştir.

1) Dava, yangın abonman sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Dosya içerisinde yer alan müşteki ve şüpheli ifade tutanakları ile temyiz dilekçesine ekli Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/667 Esas 2009/482 Karar sayılı ilam suretinden olay nedeniyle, davalılardan ... ile Yumusut Dış Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi ...'un taksirle yangına neden olma suçu nedeniyle haklarında açılan ceza davasında yargılandıkları, ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine, diğer sanık ...'un ise olayda asli kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi “Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Hakim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler.” hükmünü haiz olup, aynı kanunun 53. maddesinde “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere dava konusu olay hakkında görülen bir ceza davası bulunduğuna, ilgili ceza dosyası ile kusur durumu araştırıldığına, davalı ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiğine göre, davalıların kusurlu olup olmadıklarının, davalıların neye göre sorumlu tutulduklarının, olayda sigortalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığının tespiti, BK.nın 50/2. maddesi gereği müteselsilen sorumlu olanların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve kusur oranlarının belirlenmesi için ilgili ceza dosyasının getirtilerek akıbetinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu suretle mahkemece, BK.nın 50/2 ve 53. maddeleri değerlendirilerek, belirtilen hususlar tartışılmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna istinaden davalıların tamamının tüm zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2) Ayrıca, kabule göre de; dava TTK'nun 1301. maddesine göre hasarın tazmini talebine ilişkin olup alacak belirlenebilir, likit olmadığından davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064318200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.