Abonman sigorta poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10278 E. 2012/16446 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
abonman sigorta poliçesi↗ tazmin talebi↗ tefrik↗ ibraname↗ kusur oranı↗ ziya↗ müteselsil sorumluluk↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ rücuen tazminat↗ icra takibine itiraz↗ rücu↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ ihtar↗ haksız fiil↗ sulh↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; Yumusut Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin işyerinde diğer davalıların yaptığı çalışmalar esnasında sabit olan vinçin oksijen tüpü ile işyerinden sökülmek istenirken sigortalının işyerinde yangının çıktığı, davalıların kusurlu olduğu, hasar bedelinin 12.255,19 USD olduğu tespit edilerek 28.08.2008 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, ibraname ve temlikname düzenlendiği, davacının sigortalısına ödediği hasar miktarının davalı borçlulara yapılan ihtara rağmen ödenmediği, bunun üzerine Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/8806 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı ancak davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/ 8806 esas sayılı dosyasında 17.898,42 TL asıl alacak ve 1.244,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.142,68 TL için itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı tarafın asıl alacağı olan 17.898,42 TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava, yangın abonman sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Dosya içerisinde yer alan müşteki ve şüpheli ifade tutanakları ile temyiz dilekçesine ekli Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/667 Esas 2009/482 Karar sayılı ilam suretinden olay nedeniyle, davalılardan ... ile Yumusut Dış Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi ...'un taksirle yangına neden olma suçu nedeniyle haklarında açılan ceza davasında yargılandıkları, ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine, diğer sanık ...'un ise olayda asli kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi “Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Hakim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler.” hükmünü haiz olup, aynı kanunun 53. maddesinde “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere dava konusu olay hakkında görülen bir ceza davası bulunduğuna, ilgili ceza dosyası ile kusur durumu araştırıldığına, davalı ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiğine göre, davalıların kusurlu olup olmadıklarının, davalıların neye göre sorumlu tutulduklarının, olayda sigortalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığının tespiti, BK.nın 50/2. maddesi gereği müteselsilen sorumlu olanların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve kusur oranlarının belirlenmesi için ilgili ceza dosyasının getirtilerek akıbetinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu suretle mahkemece, BK.nın 50/2 ve 53. maddeleri değerlendirilerek, belirtilen hususlar tartışılmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna istinaden davalıların tamamının tüm zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Ayrıca, kabule göre de; dava TTK'nun 1301. maddesine göre hasarın tazmini talebine ilişkin olup alacak belirlenebilir, likit olmadığından davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7579 E. 2016/3349 K.
Ortak:haksız fiil · kusur
İncelediğiniz karardaHakim, bunların birbiri aleyhinde «rücu» hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler.” hükmünü haiz olup, aynı kanunun 53. maddesinde “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir.
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere dava konusu olay hakkında görülen bir ceza davası bulunduğuna, ilgili ceza dosyası ile «kusur» durumu araştırıldığına, davalı ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiğine göre, davalıların kusurlu olup olmadıklarının, davalıların neye göre sorumlu tutulduklarının, olayda sigortalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığının tespiti, BK.nın 50/2. maddesi gereği «müteselsilen sorumlu» olanların birbiri aleyhinde «rücu» hakları olup olmadığını takdir ve «kusur oranlarının» belirlenmesi için ilgili ceza dosyasının getirtilerek akıbetinin belirlenmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 53. maddesinde "hakimin, «kusur» olup olmadığına, yahut «haksız fiilin» failinin temyiz kudretine haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamıyla bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen bera …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3865 E. 2012/10605 K.
Ortak:haksız fiil · kusur
İncelediğiniz karardaHakim, bunların birbiri aleyhinde «rücu» hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler.” hükmünü haiz olup, aynı kanunun 53. maddesinde “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir.
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere dava konusu olay hakkında görülen bir ceza davası bulunduğuna, ilgili ceza dosyası ile «kusur» durumu araştırıldığına, davalı ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiğine göre, davalıların kusurlu olup olmadıklarının, davalıların neye göre sorumlu tutulduklarının, olayda sigortalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığının tespiti, BK.nın 50/2. maddesi gereği «müteselsilen sorumlu» olanların birbiri aleyhinde «rücu» hakları olup olmadığını takdir ve «kusur oranlarının» belirlenmesi için ilgili ceza dosyasının getirtilerek akıbetinin belirlenmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda2-Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, BK.’nun 53. maddesine göre, “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir.
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” Mahkemece, BK.’nun 53. maddesine aykırı olarak ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporu aynen benimsenmiştir.
Tarafların «kusur» durumunun tespiti için Yargıtay «denetimine elverişli rapor» aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doru görülmemiş, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ... ve ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · yetki itirazı · denetime elverişlilik · taşıma sözleşmesi · yetki · zamanaşımı
Benzer bu kararda… , toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, olay nedeniyle davacının 2/8, davalı sürücünün 6/8 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı» itirazını süresinde yapmadığı ancak davacının buna bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davalı sigorta şirketinin «yetki itirazını» reddine, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, 723,60 TL maddi 3.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan ... …
Yolcu «taşıma sözleşmelerinden» kaynaklanan ölüm veya cismani zararlara ilişkin davalarda TTK.'nun 767/5. maddesi hükmü uyarınca aynı maddedeki «zamanaşımı» süresi uygulanmayacağından, bu davalar BK.'nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Tarafların «kusur» durumunun tespiti için Yargıtay «denetimine elverişli rapor» aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doru görülmemiş, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ... ve ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle mahkemece davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Protokol kapsamında | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7001 E. 2013/10839 K.
Ortak:haksız fiil · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaHakim, bunların birbiri aleyhinde «rücu» hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler.” hükmünü haiz olup, aynı kanunun 53. maddesinde “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir.
… yaptığı çalışmalar esnasında sabit olan vinçin oksijen tüpü ile işyerinden sökülmek istenirken sigortalının işyerinde yangının çıktığı, davalıların kusurlu olduğu, «hasar» bedelinin 12.255,19 USD olduğu tespit edilerek 28.08.2008 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, «ibraname» ve «temlikname» düzenlendiği, davacının sigortalısına ödediği hasar miktarının davalı borçlulara yapılan «ihtara» rağmen ödenmediği, bunun üzerine Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/8806 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı ancak davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/ 8806 esas sayılı dosyasında 17.898,42 TL «asıl alacak» ve 1.244,26 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 19.142,68 TL için itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı tarafın asıl alacağı olan 17.898,42 TL üzerinden % 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Benzer bu kararda… tesis edilmiştir. .../... -3- Oysa, öncelikle ifade etmek gerekir ki, ceza hukuku ve medeni hukuk arasındaki ilişki mülga Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde; “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet …
… 309. maddesinde de mesuliyet sigortasının düzenlendiği, anılan madde hükmüne göre yangın nedeniyle sigortacının sorumluluğunun ancak sigortalısının kusurundan doğan «hasarı» kapsadığı, sigortalının her hangi bir kusurunun olmadığı bu hususun ceza mahkemesi kararı, açılan diğer davalardan anlaşıldığı, davacı sigortacının dava dışı sigortalısıyla arasındaki yangın poliçesindeki mali mesuliyet «teminatı» gereğince davalılara yaptığı ödemeyi geri istemesinin mümkün bulunduğu, zira ödemenin dayanağının kalmadığı, asıl ve birleşen davada itirazlarının tespit edilen mi …
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” şeklinde düzenlenmiş ve kural olarak bağımsızlık ilkesi benimsenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · basiretli tacir · denetime elverişlilik · protokol · tacir · teminat · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava dışı Tekno Matbaa A.Ş. lehine düzenlenen yangın poliçesindeki komşuluk malii sorumluluk «teminatı kapsamında», limit dahilinde yangından zarar gören davalılara yapılan ödemelerin varlığı ve miktarı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur.
… durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, sigortalının fabrikasında çıkan yangının hava sıcaklığının artmasına bağlı olduğu kabul edilse bile «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğü olan davacı sigortalısının bu halde dahi gerek yangının çıkmasını ve gerekse davalı işyerlerine sirayetini engelleme konusunda gerekli tü …
… 309. maddesinde de mesuliyet sigortasının düzenlendiği, anılan madde hükmüne göre yangın nedeniyle sigortacının sorumluluğunun ancak sigortalısının kusurundan doğan «hasarı» kapsadığı, sigortalının her hangi bir kusurunun olmadığı bu hususun ceza mahkemesi kararı, açılan diğer davalardan anlaşıldığı, davacı sigortacının dava dışı sigortalısıyla arasındaki yangın poliçesindeki mali mesuliyet «teminatı» gereğince davalılara yaptığı ödemeyi geri istemesinin mümkün bulunduğu, zira ödemenin dayanağının kalmadığı, asıl ve birleşen davada itirazlarının tespit edilen mi …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve yukarda belirtilen birleşen davalarda davalılar vekillerinin «kesin» hükme ilişen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Protokol kapsamında | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7001 E. 2013/10839 K.
Ortak:haksız fiil · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaHakim, bunların birbiri aleyhinde «rücu» hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler.” hükmünü haiz olup, aynı kanunun 53. maddesinde “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir.
… yaptığı çalışmalar esnasında sabit olan vinçin oksijen tüpü ile işyerinden sökülmek istenirken sigortalının işyerinde yangının çıktığı, davalıların kusurlu olduğu, «hasar» bedelinin 12.255,19 USD olduğu tespit edilerek 28.08.2008 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, «ibraname» ve «temlikname» düzenlendiği, davacının sigortalısına ödediği hasar miktarının davalı borçlulara yapılan «ihtara» rağmen ödenmediği, bunun üzerine Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/8806 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı ancak davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/ 8806 esas sayılı dosyasında 17.898,42 TL «asıl alacak» ve 1.244,26 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 19.142,68 TL için itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı tarafın asıl alacağı olan 17.898,42 TL üzerinden % 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Benzer bu kararda… tesis edilmiştir. .../... -3- Oysa, öncelikle ifade etmek gerekir ki, ceza hukuku ve medeni hukuk arasındaki ilişki mülga Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde; “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet …
… 309. maddesinde de mesuliyet sigortasının düzenlendiği, anılan madde hükmüne göre yangın nedeniyle sigortacının sorumluluğunun ancak sigortalısının kusurundan doğan «hasarı» kapsadığı, sigortalının her hangi bir kusurunun olmadığı bu hususun ceza mahkemesi kararı, açılan diğer davalardan anlaşıldığı, davacı sigortacının dava dışı sigortalısıyla arasındaki yangın poliçesindeki mali mesuliyet «teminatı» gereğince davalılara yaptığı ödemeyi geri istemesinin mümkün bulunduğu, zira ödemenin dayanağının kalmadığı, asıl ve birleşen davada itirazlarının tespit edilen mi …
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” şeklinde düzenlenmiş ve kural olarak bağımsızlık ilkesi benimsenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · basiretli tacir · denetime elverişlilik · protokol · tacir · teminat · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava dışı Tekno Matbaa A.Ş. lehine düzenlenen yangın poliçesindeki komşuluk malii sorumluluk «teminatı kapsamında», limit dahilinde yangından zarar gören davalılara yapılan ödemelerin varlığı ve miktarı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur.
… durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, sigortalının fabrikasında çıkan yangının hava sıcaklığının artmasına bağlı olduğu kabul edilse bile «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğü olan davacı sigortalısının bu halde dahi gerek yangının çıkmasını ve gerekse davalı işyerlerine sirayetini engelleme konusunda gerekli tü …
… 309. maddesinde de mesuliyet sigortasının düzenlendiği, anılan madde hükmüne göre yangın nedeniyle sigortacının sorumluluğunun ancak sigortalısının kusurundan doğan «hasarı» kapsadığı, sigortalının her hangi bir kusurunun olmadığı bu hususun ceza mahkemesi kararı, açılan diğer davalardan anlaşıldığı, davacı sigortacının dava dışı sigortalısıyla arasındaki yangın poliçesindeki mali mesuliyet «teminatı» gereğince davalılara yaptığı ödemeyi geri istemesinin mümkün bulunduğu, zira ödemenin dayanağının kalmadığı, asıl ve birleşen davada itirazlarının tespit edilen mi …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve yukarda belirtilen birleşen davalarda davalılar vekillerinin «kesin» hükme ilişen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10278 E. , 2012/16446 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2011 tarih ve 2009/1414-2011/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine yangın abonman sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan Boysan Boya San. ve Tic. A.Ş isimli şirketin deposunda 1 Temmuz 2008 tarihinde davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin işyerindeki vincin diğer davalılarca oksijen tüpü ile yerinden sökülmek istenirken sigortalının işyerine kaynak çapağının sıçraması ya da işyerleri arasındaki saç bölmenin aşırı ısınması nedeniyle yangın çıktığını, sıvı ve toz halindeki boya hammaddelerinin zarar gördüğünü, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek; davalıların icra takibine itirazlarının iptalini, borçluların %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., işverenin kusurlu olduğunu, kendisinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar ve temsilcileri, yargılamaya katılmamış, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; Yumusut Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin işyerinde diğer davalıların yaptığı çalışmalar esnasında sabit olan vinçin oksijen tüpü ile işyerinden sökülmek istenirken sigortalının işyerinde yangının çıktığı, davalıların kusurlu olduğu, hasar bedelinin 12.255,19 USD olduğu tespit edilerek 28.08.2008 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, ibraname ve temlikname düzenlendiği, davacının sigortalısına ödediği hasar miktarının davalı borçlulara yapılan ihtara rağmen ödenmediği, bunun üzerine Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/8806 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı ancak davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğu gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulüne, Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2009/ 8806 esas sayılı dosyasında 17.898,42 TL asıl alacak ve 1.244,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.142,68 TL için itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı tarafın asıl alacağı olan 17.898,42 TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava, yangın abonman sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Dosya içerisinde yer alan müşteki ve şüpheli ifade tutanakları ile temyiz dilekçesine ekli Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/667 Esas 2009/482 Karar sayılı ilam suretinden olay nedeniyle, davalılardan ... ile Yumusut Dış Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi ...'un taksirle yangına neden olma suçu nedeniyle haklarında açılan ceza davasında yargılandıkları, ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine, diğer sanık ...'un ise olayda asli kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi “Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Hakim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler.” hükmünü haiz olup, aynı kanunun 53. maddesinde “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere dava konusu olay hakkında görülen bir ceza davası bulunduğuna, ilgili ceza dosyası ile kusur durumu araştırıldığına, davalı ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiğine göre, davalıların kusurlu olup olmadıklarının, davalıların neye göre sorumlu tutulduklarının, olayda sigortalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığının tespiti, BK.nın 50/2. maddesi gereği müteselsilen sorumlu olanların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve kusur oranlarının belirlenmesi için ilgili ceza dosyasının getirtilerek akıbetinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu suretle mahkemece, BK.nın 50/2 ve 53. maddeleri değerlendirilerek, belirtilen hususlar tartışılmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna istinaden davalıların tamamının tüm zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Ayrıca, kabule göre de; dava TTK'nun 1301. maddesine göre hasarın tazmini talebine ilişkin olup alacak belirlenebilir, likit olmadığından davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar ... ve ... Çelik Kont. Ve Mont. San.- ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064318200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz