6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası davası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/362 E. 2022/315 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanıp sicilden terkin edilen bir şirket aleyhine, tasfiye tamamlanmadan önce açılmış derdest bir dava bulunuyorsa, bu davanın alacaklısı olan davacının, davasının sonlandırılabilmesi amacıyla şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı vardır; ihya burada şirketin tüzel kişiliğinin veya işlem ehliyetinin genel olarak yeniden kazanılması amacıyla değil, derdest davada taraf ehliyetinin sağlanması amacıyla istenmektedir. TTK 547. madde gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu sonucuna varılırsa, mahkeme şirketin ek tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar yeniden tescili ile tasfiye memuru atanmasına karar verebilir; tasfiye memurunun davacının şirkette alacağı bulunmadığına ilişkin savunması bu davanın konusu dışında kalır.

Ele alınan sorunlar

Davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı → kabul

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, davacının ihyası istenen şirkette çalışmadığını, SGK kayıtlarında bu yönde bir kayıt bulunmadığını, davacının hukuki menfaati bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiş; istinafta da davacının söz konusu şirkette çalıştığını ispatlayamadığını ve tasfiye sürecinde şirkete başvurmadığını belirtmiştir.

Gerekçe: Tasfiye Halinde şirketin, davacının açtığı İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi 2019/309 Esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu ve bu davanın tasfiye sonlandırılmadan önce açıldığı sabittir. Davacının açtığı davanın sonlandırılabilmesi için şirketin ihyasında hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. İhya, şirketin tüzel kişiliğini veya işlem ehliyetini yeniden kazanması amacıyla değil, derdest davada taraf ehliyetinin kazanılması amacıyla talep edilmiştir. Davalı tasfiye memurunun, davacının şirkette alacağı bulunmadığına yönelik savunması bu davanın konusunu oluşturmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin zorunlu olup olmadığı ve şirketin yeniden tescili → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiyenin usulüne uygun yapıldığını, şirketin ihyasına itiraz ettiklerini ve müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgili kişilerin şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebileceği ve mahkemenin istemi yerinde görürse yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam yapılması hâlinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Ticaret sicil kaydına göre şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarihte tescil edildiği ve sicil kaydının bu şekilde terkin edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, TTK 547. madde gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu sonucuna varılmıştır; bu nedenle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Derdest bir davanın alacaklısının, tasfiye ile sicilden terkin edilen davalı şirketin ihyasını hukuki yarar şartı çerçevesinde talep edebileceğine ve bu yararın tüzel kişiliğin genel olarak yeniden kazanılmasından ayrı, taraf ehliyetinin sağlanmasına yönelik olabileceğine ilişkin değerlendirmesi bakımından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye hukuki yarar sicilden terkin tasfiye memuru atanması taraf ehliyeti

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/362

KARAR NO 2022/315

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/12/2021

NUMARASI 2021/140 2021/970

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/02/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, ihyasını talep ettikleri Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin aleyhine Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2019/309 Esas sayılı dosyasıyla işçi alacakları yönünden dava açtıklarını; dava açıldıktan sonra bu şirketin 15/05/2019 tarihinde tasfiyeye girip 28/05/2019 tarihinde de tasfiye kararını tescil ettirdiklerini; tasfiyenin 06/01/2020 günlü resmi gazetede de ilan edildiğini bildirerek; dava açıldıktan sonra bu şirketin tasfiyeye girmemesi gerekirken tasfiye yoluna gittiğini belirtip, İş Mahkemesinde açtıkları davanın devam edebilmesi için şirketin ihyası gerektiğini, İş Mahkemesi tarafından da kendilerine bu yönde mehil verildiğini belirterek, şirketin ihya yoluyla ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tasfiye memuru vekili, davacının ihyası istenen şirkette kesinlikle çalışmadığını, SGK kayıtlarında da görülmediğini belirterek, davacının hukuki menfaati bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaları da takip etmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ihyanın bir alacaklı tarafından talep edildiği, alacaklının devam eden derdest dosyası yönünden talep edildiği, ihyanın şirketin tüzel kişiliğini yeniden kazanması, işlem ehliyetini yeniden kazanması gibi bir amaçla değil davada taraf ehliyetini kazanması için yapıldığı; gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın görevlendirilmesine, tasfiye memuru tarafından İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2019/309 Esas sayılı dosyasının yargılama süreci ve verilecek kararın infaz süreciyle sınırlı olarak tasfiyenin yapıldığı bu süreç içinde bu şirket aleyhine başlatılan başka dava ve icra takipleri sonuçlandırılmamış ise, tasfiyenin bu diğer dava ve icra takipleri sonuçlandırılana kadar ek tasfiyenin gerçekleştirilmemesine, ancak Anadolu 1.

İş Mahkemesinin 2019/309 Esas sayılı dosyasında yargılama süreci ve verilecek kararın infaz süre içinde bu şirket aleyhine başka bir icra takibi ya da dava açılmazsa bu süreç sonunda ek tasfiyenin gerçekleştirilmesine, Ticaret Sicil Müdürlüğünün şirketin kendi kendini tasfiye etmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı, şirket tarafından yapılan tasfiyede tasfiye memurunun şirketçe seçilen tasfiye memuru olup olmadığının ve şirket kayıtlarının karşılaştırılması dışında bir sorumluluğunun da bulunmadığı nazara alınarak, davalı ... aleyhine herhangi bir yargılama gideri ya da vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili, davacının tasfiye sonucu sicilden kaydı silinen ... Ltd. Şti.'nde çalışmadığını, SGK kayıtlarında davacının söz konusu şirkette çalıştığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının söz konusu şirkette çalıştığını ispatlayamadığını ve tasfiye sürecinde söz konusu şirkete başvurmadığını, söz konusu şirket aleyhine de yasal yollara başvurmadığını, tasfiyenin usulüne uygun yapıldığını, söz konusu şirketin ihyasına itiraz ettiklerini, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, bu nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 30/12/2019 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ...

Limited Şirketi' nin İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2019/309 esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu,davanın tasfiye sonlandırılmadan evvel 19.9.2019 tarihinde açıldığı ,davacının açtığı davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,davalı tasfiye memurunun davacının şirkette alacağı bulunmadığına yönelik savunmasının iş bu davanın konusunu teşkil etmediği açıktır.Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına, HMK 326 gereği aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı Tasfiye Memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK' nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 138,10-TL yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, HMK' nun 362(1)ç uyarınca kesin olmak üzere , dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.24/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/106431 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.