Olumsuz oy
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10010 E. 2012/16315 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olumsuz oy↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının bir zararının doğması için borçlusuna karşı tüm hukuki yolları denemiş ve alacağını alamamış olması gerektiği, davanın açıldığı tarihte davanın dinlenebilmesi için gerekli olan bu şartın henüz gerçekleşmediği, kanıtlanmış olmayan, muhtemel bir zarardan dolayı zanna binaen hüküm tesisinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı bir kısım davalılar ... vd. vekiline 29.03.2011 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK'nun 432'nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 29.04.2011 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4'üncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay'da bu konuda bir karar verebileceğinden bir kısım davalılar ...vd. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava TTK’nun 341'inci maddesi uyarınca açılmış sorumluluk davasıdır. Davacı taraf, davalıların dava dışı Çözüm Sağlık Hiz. San. Tic. A.Ş. ile Sistem Endüstri Cihazları San ve Tic. A.Ş’ne kullandırdıkları kredinin açılmasında davacı Banka'nın iç mevzuatına uygun hareket etmedikleri, olumsuz istihbarat raporlarına ve yetersiz teminatlara rağmen dönüşü sağlanamayan kredi kullandırdıkları ve bu kredinin geri ödemesinin yapılmadığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Davacı tarafın bu iddiasının doğru olması halinde kredinin dönmemesi nedeniyle bankanın zararının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Bu itibarla, davacı Banka'nın zararının doğduğunun kabulü için dava dışı borçlu şirketler aleyhine yapılan takiplerin kesinleşmesinin veya semeresiz kalmasının zorunlu olmamasına göre, mahkemece, davalıların kredi kullandırması sırasında kusurlu bir hareketlerinin bulunup bulunmadığı hususunda, uzman bilirkişilere inceleme yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalılardan ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6842 E. 2013/9861 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… a semeresiz kalmasının zorunlu olmamasına göre, mahkemece, davalıların kredi kullandırması sırasında kusurlu bir hareketlerinin bulunup bulunmadığı hususunda, uzman «bilirkişilere inceleme» yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… nlu olmamasına göre, mahkemece davalıların kredi kullandırması sırasında kusurlu bir hareketlerinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilerek, bu konuda uzman «bilirkişilere inceleme» yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından dava konusu zararın kaynağı kredilerden doğan alacağın tahsili için icra takiplerinin yapıldığı, tüm takiplerin «derdest» olup henüz sonuçlanmadığı, borçluların aciz halinin söz konusu bulunmadığı, bu durumda öncelikle davalıların sorumlu tutulabilmesi için zorunlu olan zarar unsurunu …
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... ... vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1420 E. 2019/695 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · yönetim kurulu kararı · dahili dava · vekalet ücreti
Benzer bu karardaA.Ş'ye kullandırılan kredi sürecinde bu kredinin kullandırılmasına «dahil» olduğunu ortaya koyacak bir kararının bulunmadığı, herhangi bir talimatının da olmadığı, kredi tahsisine ilişkin «yönetim kurulu» kararlarındaki koşullar ve limit dahilinde adı geçen firmaya kredi kullandırıldığı, davalıların hukuka aykırı işlemlerinin bulunmayıp kusurlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma sonrası, Dr. ...., .... ve ...'dan oluşan heyetten alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle mahkemece, kredi tahsisine ilişkin «yönetim kurulu» kararlarındaki koşullar ve limit dahilinde kredi kullandırıldığı, davalıların hukuka aykırı işlemlerinin bulunmadığı, kusurlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından alınan bu bilirkişi raporuna, bozma öncesi alınan bilirkişi raporunun değerlendirilmediği, iki rapor arasında çelişki olduğundan bahisle itiraz edilmiş, mahkemece bu itirazları karşılayacak ek rapor alınmadığı gibi karar yerinde de bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitlere neden itibar edilmediği, ne sebeple «bozma sonrası» alınan raporun benimsendiği açıklanmamıştır.
Bu itibarla, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. (...) Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6100 E. 2013/5957 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · kıymetli evrak · ciranta · cy/cy şerhi · keşideci · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma,kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çekin süresi içerisinde «ibraz» edildiği, davalı tarafından konulan «şerhin» yasal olmadığı, davalının şerhi nedeniyle çekin «kıymetli evrak» niteliğini yitirdiği, davacının alacağını kendinden önceki «cirantalardan» ve «keşideciden» tahsil imkanının davalının haksız eylemiyle ortadan kalktığı, gerekçesiyle,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacıya ait çekin davalı bankaya süresinde «ibraz» olunduğu, ancak bankanın süresinde ibraz edilmediği «şerhi» koyması sonucu davacının çeke dayalı «müracaat hakkını» kullanmadığı anlaşılmaktadır.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, bankanın usulsüz «ibraz» «şerhi» sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4297 E. 2014/12955 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hafif kusur · kusur karinesi · kayıt kabul davası · müteselsil sorumluluk · iflas · yönetim kurulu kararı · kusur
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942, 1999).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, icra takip dosyası takip işlemlerinin sonuçlandırılmadığı, ayrıca asıl borçlu şirketin «iflasına» karar verilmiş olup, iflas masasına karşı bu alacakla ilgili «kayıt-kabul davası» bulunduğu, sözkonusu alacak ile ilgili iflas masasından tahsilat yapılıp yapılamayacağı hususunun belirgin olmadığı, davacı bankanın sözkonusu kredi nedeniyle uğra …
Ayrıca kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, öğretideki baskın görüşe göre, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat etmedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11469 E. 2014/1490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · keşide tarihi · kıymetli evrak · zayi · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide tarihi», talep ve davaya konu belgenin «kıymetli evrak vasfını» taşıması ile, yasal düzenlemede ki hüküm ve kıymeti nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeni ile iptal kararı verilmesi talebine ilişkin olup, davacı «hamili» olduğunu iddia ettiği çeki zayi ettiğini bildirerek dava açmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde dava konusu çekin «kıymetli evrak» niteliği taşıdığının kabul edilmiş olmasına rağmen istemin içeriği anlaşılamayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görülerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10010 E. , 2012/16315 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2010 tarih ve 2006/486-2010/674 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... vd. vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın eski yönetim kurulu ve çalışanları olan davalıların dava dışı Çözüm Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş. ile Sistem Endüstri Cihazları San. ve Tic. A.Ş'ne usulsüz ve yeterli teminat alınmaksızın kredi kullandırılmak suretiyle, müvekkili Banka'nın zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek şimdilik toplam 1.352.442.696.232 TL'nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ve bir kısım davalılar ayrı ayrı, davanın zamanaşımı, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının bir zararının doğması için borçlusuna karşı tüm hukuki yolları denemiş ve alacağını alamamış olması gerektiği, davanın açıldığı tarihte davanın dinlenebilmesi için gerekli olan bu şartın henüz gerçekleşmediği, kanıtlanmış olmayan, muhtemel bir zarardan dolayı zanna binaen hüküm tesisinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı bir kısım davalılar ... vd. vekiline 29.03.2011 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK'nun 432'nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 29.04.2011 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4'üncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay'da bu konuda bir karar verebileceğinden bir kısım davalılar ...vd. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava TTK’nun 341'inci maddesi uyarınca açılmış sorumluluk davasıdır. Davacı taraf, davalıların dava dışı Çözüm Sağlık Hiz. San. Tic. A.Ş. ile Sistem Endüstri Cihazları San ve Tic. A.Ş’ne kullandırdıkları kredinin açılmasında davacı Banka'nın iç mevzuatına uygun hareket etmedikleri, olumsuz istihbarat raporlarına ve yetersiz teminatlara rağmen dönüşü sağlanamayan kredi kullandırdıkları ve bu kredinin geri ödemesinin yapılmadığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Davacı tarafın bu iddiasının doğru olması halinde kredinin dönmemesi nedeniyle bankanın zararının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Bu itibarla, davacı Banka'nın zararının doğduğunun kabulü için dava dışı borçlu şirketler aleyhine yapılan takiplerin kesinleşmesinin veya semeresiz kalmasının zorunlu olmamasına göre, mahkemece, davalıların kredi kullandırması sırasında kusurlu bir hareketlerinin bulunup bulunmadığı hususunda, uzman bilirkişilere inceleme yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalılardan ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar ... vd. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... vd'lerinden alınmasına, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064073100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz