Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5121 E. 2024/4523 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- on yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebliğ tarihi↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ içtihadı birleştirme kararı↗ havale↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece verilen 12.06.2003 tarihli karar davacı tarafından 07.03.2023 tarihinde tebliği istenmiş, taraflara tebliği üzerine davacı vekili tarafından 09.03.2023 tarihinde temyiz edilmiştir. Davalı TMSF vekili temyize cevap dilekçesinde on yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle hükmün zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Hüküm tarihi ile taraflara tebliğ tarihi arasında on yıldan fazla süre geçmiştir. Zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi gereğince hüküm, verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğrar. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 11.04.1940 tarihli ve 1939/15 E., 1940/70 K. sayılı kararı uyarınca mahkeme, verilen hükmü kendiliğinden değiştiremez. İlam zamanaşımına uğramış olsa bile temyiz edilip Yargıtay tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez. Bu itibarla Mahkemece davalı şirketin ilam zamanaşımı itirazları gözetilerek yeniden hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1597 E. 2023/7500 K.
Ortak:tebliğ tarihi · zamanaşımı · zamanaşımı on yıllık
İncelediğiniz karardaDavalı TMSF vekili temyize cevap dilekçesinde on yıllık «zamanaşımı» süresinin geçmesi nedeniyle hükmün zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Hüküm tarihi ile taraflara «tebliğ tarihi» arasında on yıldan fazla süre geçmiştir.
Zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi gereğince hüküm, verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra «zamanaşımına» uğrar.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının ilam «zamanaşımına» uğradığını, yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» de aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili on yıllık «zamanaşımı» süresinin geçmesi nedeniyle hükmün zamanaşımına uğradığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
Hüküm tarihi ile taraflara «tebliğ tarihi» arasında on yıldan fazla süre geçmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · tenfiz
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 08.11.2006 tarihli ve 8 O 47/ 06 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «tenfiz» şartlarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleştiği ve «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının ilam «zamanaşımına» uğradığını, yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» de aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/19 E. 2025/961 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı on yıllık
İncelediğiniz karardaDavalı TMSF vekili temyize cevap dilekçesinde on yıllık «zamanaşımı» süresinin geçmesi nedeniyle hükmün zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi gereğince hüküm, verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra «zamanaşımına» uğrar.
İlam «zamanaşımına» uğramış olsa bile temyiz edilip Yargıtay tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez.
Benzer bu karardaDava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik «hizmet bedelinin iadesi» ilişkin olup, uyuşmazlık, mahkemece verilen kararın ilam «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
Aradan on yıldan fazla süre geçtikten sonra, 24.07.2023 tarihli dilekçesi ile davalı Kooperatif yeniden temyiz itirazlarını sunmuş ve eksik temyiz «harçlarını» da tamamlamış, davacı vekili temyize cevap dilekçesinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı savunmasında bulunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 156/2 hükmüne göre; hüküm verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra «zamanaşımını» kesen sebeplerin varlığı kanıtlanamazsa alacağa ilişkin mahkeme kararı zamanaşımına uğrar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · hizmet bedeli · bedel iadesi · adli yardım · ibra · fesih · protokol
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı Kooperatif arasında 20.09.2007 tarihli Bayilik Protokülü ve bu «protokol» uyarınca 05.11.2007 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalı Kooperatifin müvekkil şirketin bayisi olarak faaliyete başladığını, davalının yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini, davalıya ödenen bayilik «hizmet bedelinin iadesi» gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 225,00 USD'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini 400.000,00 USD'ye yükseltmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe 1.Mahkemece verilen temyize konu 21.11.2012 tarihli ve 2010/78 E., 2012/416 K. sayılı karar, davalı Kooperatif vekiline 01.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilince «adli yardım» talepli temyiz edilmiş ise de, mahkemece 22.04.2013 tarihli ek kararla «adli yardım talebinin reddine» karar verilmiştir.
Esasen, tarafın temyiz dilekçesindeki «adli yardım talebini» değerlendirme yetkisi temyiz mercii olan Yargıtay'a ait olup, Mahkemece verilen «adli yardım talebinin reddi» kararı yok hükmündedir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece, sözleşmede yer alan bayilik «hizmet bedelinin» davacı tarafından ödendiği, «fesih» halinde davalıdan talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı Kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13325 E. 2014/18313 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaSecurity Bank Ltd. ile TMSF hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/24 E. 2025/962 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı on yıllık
İncelediğiniz karardaDavalı TMSF vekili temyize cevap dilekçesinde on yıllık «zamanaşımı» süresinin geçmesi nedeniyle hükmün zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi gereğince hüküm, verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra «zamanaşımına» uğrar.
İlam «zamanaşımına» uğramış olsa bile temyiz edilip Yargıtay tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez.
Benzer bu karardaDava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «bayilik sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, mahkemece verilen kararın ilam «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
Aradan on yıldan fazla süre geçtikten sonra, 24.07.2023 tarihli dilekçesi ile davalı Kooperatif yeniden temyiz itirazlarını sunmuş ve eksik temyiz «harçlarını» da tamamlamış, davacı vekili temyize cevap dilekçesinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı savunmasında bulunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 156/2 hükmüne göre; hüküm verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra «zamanaşımını» kesen sebeplerin varlığı kanıtlanamazsa alacağa ilişkin Mahkeme kararı zamanaşımına uğrar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asgari alım taahhüdü · alım taahhüdü · akaryakıt bayilik sözleşmesi · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · adli yardım · ibra · bayilik sözleşmesi
Benzer bu karardaKoop. arasında 05.11.2007 tarihli «akaryakıt bayilik sözleşmesi» imzaladıklarını, bu sözleşmenin niteliğine olan «taahhütname» ile «asgari alım taahhüdünde» bulunulduğunu, eksik alınan ürün için «cezai şart» düzenlendiğini, davalının taahhütname ile yükümlediği mal alımını gerçekleştirmediğini, sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 USD'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini 94.749,96 USD'ye yükseltmiştir.
III.MAHKEME KARARI 1.Mahkemece, davacı şirkete ait «defterler» üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve «alım taahhüdüne» uymadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Kooperatif vekilince «adli yardım» talepli temyiz edilmiş, Mahkemenin 22.04.2013 tarihli ek kararıyla «adli yardım talebinin reddine» karar verilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe 1.Mahkemece verilen temyize konu 21.11.2012 tarihli ve 2010/128 E., 2012/415 K. sayılı karar, davalı vekiline 01.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı Kooperatif vekilince «adli yardım» talepli temyiz edilmiş ise de, mahkemece 22.04.2013 tarihli ek kararla «adli yardım talebinin reddine» karar verilmiştir.
Esasen, tarafın temyiz dilekçesindeki «adli yardım talebini» değerlendirme yetkisi temyiz mercii olan Yargıtay'a ait olup, mahkemece verilen «adli yardım talebinin reddi» kararı yok hükmündedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12940 E. 2018/5769 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «sözleşmenin feshine», 135.000,00 TL'nin 27.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5121 E. , 2024/4523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2000/1033 Esas, 2003/331 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Yurt Ticaret Bankası'nın yüksek faiz verdiğini, bu nedenle müvekkilinin bankaya para yatırmak istediğini, banka yetkililerinin yönlendirmesi ile parasını Yurt Security Of Shore Bankası'na yatırdığını, devlet güvencesi altında olduğunu bildiğini daha sonra bankanın TMSF'ye devredildiğini öğrendiğini, parasının Yurt Bank tarafından alınarak Yurt Security Off Shore gönderildiğini, paranın geri dönmediğini bu nedenle bankanın sorumlu olduğunu, kendisinin parasının ofshore hesabına aktarıldığını bilmediğini, paranın aslında davalı bankada kaldığını, hiç ofshore hesabına aktarılmadığını belirterek 510.000.000,00 TL'nin davalılardan davalı bankaya TMSF'nin el koyduğu tarihten itibaren mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın TMSF yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden dava açma şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan ...'in dolandırıcılık sucundan ceza aldığını, usulüne uygun havale ve talimatın bulunmadığını, haksız fiilden davalıların sorumlu olduklarını, belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankada bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 135 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Mahkemece verilen 12.06.2003 tarihli karar davacı tarafından 07.03.2023 tarihinde tebliği istenmiş, taraflara tebliği üzerine davacı vekili tarafından 09.03.2023 tarihinde temyiz edilmiştir. Davalı TMSF vekili temyize cevap dilekçesinde on yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle hükmün zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Hüküm tarihi ile taraflara tebliğ tarihi arasında on yıldan fazla süre geçmiştir. Zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi gereğince hüküm, verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğrar. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 11.04.1940 tarihli ve 1939/15 E., 1940/70 K. sayılı kararı uyarınca mahkeme, verilen hükmü kendiliğinden değiştiremez.
İlam zamanaşımına uğramış olsa bile temyiz edilip Yargıtay tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez. Bu itibarla Mahkemece davalı şirketin ilam zamanaşımı itirazları gözetilerek yeniden hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063973400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz