6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai Şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/24 E. 2025/962 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asgari alım taahhüdü alım taahhüdü akaryakıt bayilik sözleşmesi harç tamamlama adli yardım talebinin reddi adli yardım talebi adli yardım ibra bayilik sözleşmesi cezai şart tbk 99 içtihadı birleştirme kararı ıslah taahhütname harç zamanaşımı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TBK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı Kooperatif vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.02.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... Kooperatifi vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı S.S. ... Motorlu Taş. Koop. arasında 05.11.2007 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmenin niteliğine olan taahhütname ile asgari alım taahhüdünde bulunulduğunu, eksik alınan ürün için cezai şart düzenlendiğini, davalının taahhütname ile yükümlediği mal alımını gerçekleştirmediğini, sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 USD'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 94.749,96 USD'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ibra edildiğini, davalının hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

1.Mahkemece, davacı şirkete ait defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve alım taahhüdüne uymadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Kooperatif vekilince adli yardım talepli temyiz edilmiş, Mahkemenin 22.04.2013 tarihli ek kararıyla adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bayilik sözleşmesine dayalı cezai şart istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, mahkemece verilen kararın ilam zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Mahkemece verilen temyize konu 21.11.2012 tarihli ve 2010/128 E., 2012/415 K. sayılı karar, davalı vekiline 01.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı Kooperatif vekilince adli yardım talepli temyiz edilmiş ise de, mahkemece 22.04.2013 tarihli ek kararla adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Aradan on yıldan fazla süre geçtikten sonra, 24.07.2023 tarihli dilekçesi ile davalı Kooperatif yeniden temyiz itirazlarını sunmuş ve eksik temyiz harçlarını da tamamlamış, davacı vekili temyize cevap dilekçesinde ilamın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuştur.

Esasen, tarafın temyiz dilekçesindeki adli yardım talebini değerlendirme yetkisi temyiz mercii olan Yargıtay'a ait olup, mahkemece verilen adli yardım talebinin reddi kararı yok hükmündedir. Ancak, herhalükarda temyize konu hüküm tarihi (21.11.2012) ve hatta mahkemenin ek karar tarihi (22.04.2013) dahi dikkate alınsa, davalının temyiz dilekçesi ile arasında on yıldan fazla süre geçmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 156/2 hükmüne göre; hüküm verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı kanıtlanamazsa alacağa ilişkin Mahkeme kararı zamanaşımına uğrar. 11.04.1940 tarihli 1939/15 E. 1940/70 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca Mahkeme, verilen hükmü kendiliğinden değiştiremez. İlam zamanaşımına uğramış olsa bile temyiz edilip Yargıtay tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez. Bu durumda Mahkemece, ilam zamanaşımı gözetilerek yeniden hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma nedenine göre davalı Kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/19 E. 2025/961 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1597 E. 2023/7500 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5121 E. 2024/4523 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/24 E.  ,  2025/962 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2010/128 Esas, 2012/415 Karar.

HÜKÜM

Davanın kabulü

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı Kooperatif vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.02.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... Kooperatifi vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı S.S. ... Motorlu Taş. Koop. arasında 05.11.2007 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmenin niteliğine olan taahhütname ile asgari alım taahhüdünde bulunulduğunu, eksik alınan ürün için cezai şart düzenlendiğini, davalının taahhütname ile yükümlediği mal alımını gerçekleştirmediğini, sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 USD'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 94.749,96 USD'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ibra edildiğini, davalının hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

1.Mahkemece, davacı şirkete ait defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve alım taahhüdüne uymadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Kooperatif vekilince adli yardım talepli temyiz edilmiş, Mahkemenin 22.04.2013 tarihli ek kararıyla adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bayilik sözleşmesine dayalı cezai şart istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, mahkemece verilen kararın ilam zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Mahkemece verilen temyize konu 21.11.2012 tarihli ve 2010/128 E., 2012/415 K. sayılı karar, davalı vekiline 01.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı Kooperatif vekilince adli yardım talepli temyiz edilmiş ise de, mahkemece 22.04.2013 tarihli ek kararla adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Aradan on yıldan fazla süre geçtikten sonra, 24.07.2023 tarihli dilekçesi ile davalı Kooperatif yeniden temyiz itirazlarını sunmuş ve eksik temyiz harçlarını da tamamlamış, davacı vekili temyize cevap dilekçesinde ilamın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuştur.

Esasen, tarafın temyiz dilekçesindeki adli yardım talebini değerlendirme yetkisi temyiz mercii olan Yargıtay'a ait olup, mahkemece verilen adli yardım talebinin reddi kararı yok hükmündedir. Ancak, herhalükarda temyize konu hüküm tarihi (21.11.2012) ve hatta mahkemenin ek karar tarihi (22.04.2013) dahi dikkate alınsa, davalının temyiz dilekçesi ile arasında on yıldan fazla süre geçmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 156/2 hükmüne göre; hüküm verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı kanıtlanamazsa alacağa ilişkin Mahkeme kararı zamanaşımına uğrar.

11. 04.1940 tarihli 1939/15 E. 1940/70 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca Mahkeme, verilen hükmü kendiliğinden değiştiremez. İlam zamanaşımına uğramış olsa bile temyiz edilip Yargıtay tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez. Bu durumda Mahkemece, ilam zamanaşımı gözetilerek yeniden hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma nedenine göre davalı Kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

V.SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bent uyarınca davalı Kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1138873300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.