YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3566 E. 2024/5825 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 258↗ ziya↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/258 E., 2020/234 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/92552 sayılı “çam limanı” ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2014/102227 sayılı “çam group www.camgrupdisticaret.com” ve 2017/73514 sayılı “çam group www.camgroup.org” markalarına dayanarak yaptığı itiraz üzerine Türkpatent Markalar Dairesi Başkanlığının başvurudan 35. sınıf hizmetlerin bir kısmı ile 37. sınıf hizmetleri çıkardığını, YİDK’e yaptıkları itirazdan sonuç alınamadığını, YİDK’in yalnızca “çam” ibaresini gözettiğini, başvuruda isim tamlaması niteliğindeki “çam limanı” ibaresinin bir bütün teşkil ettiğini, “çam” ve “limanı” kelimelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, başvuruya konu markanın ayırt edici olduğunu, davalı şirket markaları ile iltibas oluşturmadığını ileri sürerek Türkpatent YİDK’in 2019-M-6828 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türkpatent vekili cevap dilekçesinde; işaretlerin iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik taşıdığını, aynı/ aynı tür emtiaları içerdiklerini, başvuruda “ÇAM” kelimesine büyük puntolarda yer verildiğini, altında çok küçük puntolarla “Limanı” ibaresinin yazılıp ikinci plana itildiğini, vurgunun “ÇAM” kelimesine yapıldığını, markanın bu ibare üzerinde şekillendiğini, diğer ibare ile şeklin iltibas ihtimalini kaldırmaya yetmediğini, redde mesnet markalarda da “ÇAM” kelimesinin ayırt edici ve baskın unsur olarak kullanıldığını, davacı başvurusunun bu haliyle davalı şirketin markasına yakınlaşma çabasına girdiğini, iltibas ve haksız yararlanmaya neden olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Çam Grup Dış Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; tescili istenen markada müvekkilinin markasına son derece benzeyen “çam” ibaresinin iltibas için kullanıldığını, sınıfların da çakıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurudan çıkartılan hizmetler ile redde mesnet alınan davalı şirketin 2017/73514 ve 2014/102227 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan hizmetlerin aynı aynı/tür hizmetler oldukları, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bağlamında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik taşıdıkları, her iki markada müşterek bulunan “ÇAM” ibaresinin markaların esas unsurlarını oluşturduğu, bu ibarenin bir ağaç türü olup kavramsal olarak dava konusu hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, tasviri niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla soyut- somut ayırt edicilik taşıdığı, başvuruda “LİMANI” ibaresi yer alsa da, markasal mizanpajda “ÇAM” ibaresinin görsel olarak ön plana çıkartıldığı, bu hususun şekil unsuru ile desteklenmesi neticesinde tek başına “ÇAM” ibaresinin bir bütün olarak markasal mizanpajda bağımsızlığını koruduğu, bir bütün olarak “ÇAM LİMANI” ibaresinden ziyade, tek başına “ÇAM” ibaresinin de redde mesnet markalar ile benzerlik değerlendirmesi bağlamında karşılaştırıldığında markaların birbirine benzerliğinin bulunmadığından bahsedilemeyeceği, ayrıca karşılaştırılan hizmetlerin aynı ve aynı tür hizmetler oldukları, karşılaştırılan hizmetlerin yüksek düzeyde benzerliği karşısında “ÇAM” ibarelerinden kaynaklı işaret benzerliğinin iltibas tehlikesini meydana getirdiği, davacı markasında yer alan “LİMANI” ibaresinin ve şekil unsurunun iltibas tehlikesini bertaraf etme gücünü haiz yeterli ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bir kısım tüketicinin markaların farklı ticari kökeni ayırt etmeleri halinde dahi, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek YİDK’in gerekse Mahkemenin yalnızca “Çam” kelimesini gözetip hem umumi intibadan, hem de biçimsel ve görsel açıdan bıraktığı etkileri nazara almadıklarını, “Çam Limanı” ibaresinin bir bütünü ifade ettiğini, ayırt edicilik kazanması adına kendine özgü renk ve şekil çalışmasıyla oluşturulduğunu, farklı bir çalışma ile hazırlanan itiraz gerekçesi markaların yanına alan adının iliştirildiğini, yazı fontları ve logoların farklılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “ÇAM LİMANI+şekil” ibareli başvuru ile redde mesnet “Çam Group” asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının asli unsurunun “ÇAM” ibaresinden oluştuğu, markalarda farklı olarak yer alan ve tanımlayıcı nitelikteki “LİMANI” ile “GROUP” ibarelerinin ayırt ediciliğe katkı vermedikleri, bunun dışında başvuruda yer verilen şekil unsurunun da ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markası incelenirken yalnızca “Çam” ibaresinin göz önüne alındığını, dava konusu markaların hem umumi intibadan, hem de biçimsel ve görsel açıdan bıraktıkları etkilerinin gözetilmediğini, bir isim tamlaması olan “ÇAM LİMANI” ibaresindeki “ÇAM” ve “LİMANI” ibarelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, kavram itibariyle ayrılmaz bir bütünü ifade ettiklerini, müvekkil markasının, ortalama tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanması adına, beyaz zemin üzerine lacivert (deniz), sarı (güneş) ve yeşil (ağaç) renklerin yer aldığı kendine özgü şekil ve renk çalışmasıyla zenginleştirilerek başkaca markalar ile karıştırılma ihtimalinin önüne geçildiğini, bütünsel değerlendirmede taraf markalarının benzer olmadığının rahatlıkla anlaşılacağını, itiraza gerekçe gösterilen içinde “ÇAM” ibaresi geçen markalarda ise “A” harfinin farklı bir çalışma ile hazırlandığını, yanına da şirkete ait alan adının iliştirildiğini, yazı fontları ve logoları- dahil birbirinden tümüyle farklı redde mesnet markalar ile “ÇAM LİMANI ” ibaresinin uzaktan yakından bir alakasının bulunmadığını, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında ayırt ediciliğin ve işaretlerin karıştırılma ihtimalinin tespitinde belirleyici olan unsurun, markanın münferit unsurlarından daha ziyade markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim olduğunun vurgulandığını, esas alınan bilirkişi raporunda markalar arasında kavram açısından hiçbir değerlendirme yapılmadığını, markadaki kelime unsurlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle oluşan kanaate iştirak edilemeyeceğini, bu şekilde bir kabulün bundan böyle “çam” ibaresinin başkaca kimseler tarafından kullanılamayacağı ve bu ibarenin davalının tekeline bırakılması gibi bir sonuca götürebileceğini, itirazları karşılar mahiyette bilirkişi raporu alınmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK karar iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2461 E. 2013/19626 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… bütün teşkil ettiğini, “çam” ve “limanı” kelimelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, başvuruya konu markanın ayırt edici olduğunu, davalı şirket markaları ile «iltibas» oluşturmadığını ileri sürerek Türkpatent YİDK’in 2019-M-6828 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Türkpatent vekili cevap dilekçesinde; işaretlerin «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik taşıdığını, aynı/ aynı tür emtiaları içerdiklerini, başvuruda “ÇAM” kelimesine büyük puntolarda yer verildiğini, altında çok k …
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; tescili istenen markada müvekkilinin markasına «son» derece benzeyen “çam” ibaresinin «iltibas» için kullanıldığını, sınıfların da çakıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi uyarınca "Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
Ayrıca, sözkonusu «iltibasın» varlığının belirlenmesinde, Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markayı oluşturan işaretin ilgili tüketici nezdinde bıraktığı toplu izlenimin dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta da, davacı adına tescilli markalar ile davalıların ürünlerinde kullandığı çam ağacı şeklinin bıraktığı toplu izlenim itibariyle «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde benzer oldukları halde, işaretlerin arasındaki biçimsel bir takım farklılıklardan dolayı benzer olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaDava, markaya tecavüz nedeniyle tecavüzün tespiti, men'i, doğan maddi durumun ortadan kaldırılması ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların ürünlerinin ve ambalajlarının «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının tecavüz ve «haksız rekabete» konu ürün örnekleri ile davacının tescilli şekil markaları ve ayrıca sunulan orijinal ürünleri karşılaştırıldığında, davalı ürünlerinin ve ambalajlarının davacı markasına tecavüz fiili oluşturmadığı gibi, haksız rekabette oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi uyarınca "Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15912 E. 2013/13944 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… bütün teşkil ettiğini, “çam” ve “limanı” kelimelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, başvuruya konu markanın ayırt edici olduğunu, davalı şirket markaları ile «iltibas» oluşturmadığını ileri sürerek Türkpatent YİDK’in 2019-M-6828 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Türkpatent vekili cevap dilekçesinde; işaretlerin «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik taşıdığını, aynı/ aynı tür emtiaları içerdiklerini, başvuruda “ÇAM” kelimesine büyük puntolarda yer verildiğini, altında çok k …
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; tescili istenen markada müvekkilinin markasına «son» derece benzeyen “çam” ibaresinin «iltibas» için kullanıldığını, sınıfların da çakıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… davalı şirketin markasını aralıksız olarak kullandığı tespit edildiği, davacı aynı zamanda davalının ürünler üzerinde kullandığı işaret ile kendi markaları arasında «iltibas» riski olduğunu, bu kullanımın «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitini de istediği, her iki taraf da, ürünleri üzerine çiçek veya çam resmi koyarak ürünün çeşidini göstermek için-süzme çiçek balı- veya -süzm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… davalı şirketin markasını aralıksız olarak kullandığı tespit edildiği, davacı aynı zamanda davalının ürünler üzerinde kullandığı işaret ile kendi markaları arasında «iltibas» riski olduğunu, bu kullanımın «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitini de istediği, her iki taraf da, ürünleri üzerine çiçek veya çam resmi koyarak ürünün çeşidini göstermek için-süzme çiçek balı- veya -süzm …
2- Ancak, işbu dava sadece davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu halde ayrıca, «haksız rekabet», maddi ve manevi tazminat istemleri de mevcut olduğundan bahisle bu istemler yönünden de davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu ned …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9507 E. 2013/13255 K.
Ortak:ziya · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… birinci fıkrası hükmü bağlamında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik taşıdıkları, her iki markada müşterek bulunan “ÇAM” ibaresinin markaların esas unsurlarını oluşturduğu, bu ibarenin bir ağaç türü olup kavramsal olarak dava konusu hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, tasviri niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla soyut- somut «ayırt edicilik» taşıdığı, başvuruda “LİMANI” ibaresi yer alsa da, markasal mizanpajda “ÇAM” ibaresinin görsel olarak ön plana çıkartıldığı, bu hususun şekil unsuru ile desteklenmesi neticesinde tek başına “ÇAM” ibaresinin bir bütün olarak markasal mizanpajda bağımsızlığını koruduğu, bir bütün olarak “ÇAM LİMANI” ibaresinden «ziyade», tek başına “ÇAM” ibaresinin de redde mesnet markalar ile benzerlik değerlendirmesi bağlamında karşılaştırıldığında markaların birbirine benzerliğinin bulunmadığın …
… İMANI” ibaresindeki “ÇAM” ve “LİMANI” ibarelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, kavram itibariyle ayrılmaz bir bütünü ifade ettiklerini, müvekkil markasının, «ortalama tüketici» nezdinde ayırt edici nitelik kazanması adına, beyaz zemin üzerine lacivert (deniz), sarı (güneş) ve yeşil (ağaç) renklerin yer aldığı kendine özgü şekil ve renk çalışmasıyla zenginleştirilerek başkaca markalar ile karıştırılma ihtimalinin önüne geçildiğini, bütünsel değerlendirmede taraf markalarının benzer olmadığının rahatlıkla anlaşılacağını, itiraza gerekçe gösterilen içinde “ÇAM” ibaresi geçen markalarda ise “A” harfinin farklı bir çalışma ile hazırlandığını, yanına da şirkete ait alan adının iliştirildiğini, yazı fontları ve logoları- «dahil» birbirinden tümüyle farklı redde mesnet markalar ile “ÇAM LİMANI ” ibaresinin uzaktan yakından bir alakasının bulunmadığını, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin karıştırılma ihtimalinin tespitinde belirleyici olan unsurun, markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim olduğunun vurgulandığını, esas alınan bilirkişi raporunda markalar arasında kavram açısından hiçbir değerlendirme …
… bütün teşkil ettiğini, “çam” ve “limanı” kelimelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, başvuruya konu markanın ayırt edici olduğunu, davalı şirket markaları ile «iltibas» oluşturmadığını ileri sürerek Türkpatent YİDK’in 2019-M-6828 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… emtiada kullanılmak üzere tescil edildiği, yine çam ağacını andıran şekil üzerine orta kısmına özel yazım tarzıyla 'Pino Silvestre' ibaresi yazıldığı, bu markaların «iltibas» teşkil ettiği, 2003/19801 sayılı davalı markasının ise, 'PİNO' ibaresinin yan taraflarına karalama şeklinde çam ağacının üst kısmını andıran ve yazılı ibarenin her iki yönünde ters orantılı olarak konulan karalama şeklinde olduğu, tek benzerliğin davacı markasındaki küçük harfle yazılı 'Pine' ile davalının markasındaki büyük harfle yazılı 'PİNO' ibaresi bulunduğu, «ortalama tüketicilerin» ürün ambalajlarını kanıştırmayacakları, bilirkişinin iltibas görüşüne bu yönüyle itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2006 …
Esasen, kısmen itibar edilen bilirkişi raporunda da davalının bu markası bakımından, davacı markasının kullanıldığı ürünler ile aynı ürünlerde tescil edilmesinin, «ortalama tüketici» nezdinde bu ürünlerinde de davacının ürün yelpazesinin bir parçası olarak algılanmasına neden olacağı ve davacıya ait marka ile davalıya ait ’PİNO+şekil’ markası arasında «iltibas» tehlikesinin oluştuğu belirtilmiştir.
İltibasın tespitinde, markaların farklılığından «ziyade» benzer kısımlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… illerinin olduğu, taraf markalarının kozmetik ürünlerini içeren 3. sınıf emtiayı kapsadıkları ve davalı markalarının tescil edildiği tarihlerinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü sürede» hükümsüzlük davasının açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16940 E. 2015/4442 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3566 E. , 2024/5825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/373 Esas, 2023/377 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/258 E., 2020/234 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/92552 sayılı “çam limanı” ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2014/102227 sayılı “çam group www.camgrupdisticaret.com” ve 2017/73514 sayılı “çam group www.camgroup.org” markalarına dayanarak yaptığı itiraz üzerine Türkpatent Markalar Dairesi Başkanlığının başvurudan 35. sınıf hizmetlerin bir kısmı ile 37. sınıf hizmetleri çıkardığını, YİDK’e yaptıkları itirazdan sonuç alınamadığını, YİDK’in yalnızca “çam” ibaresini gözettiğini, başvuruda isim tamlaması niteliğindeki “çam limanı” ibaresinin bir bütün teşkil ettiğini, “çam” ve “limanı” kelimelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, başvuruya konu markanın ayırt edici olduğunu, davalı şirket markaları ile iltibas oluşturmadığını ileri sürerek Türkpatent YİDK’in 2019-M-6828 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türkpatent vekili cevap dilekçesinde; işaretlerin iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik taşıdığını, aynı/ aynı tür emtiaları içerdiklerini, başvuruda “ÇAM” kelimesine büyük puntolarda yer verildiğini, altında çok küçük puntolarla “Limanı” ibaresinin yazılıp ikinci plana itildiğini, vurgunun “ÇAM” kelimesine yapıldığını, markanın bu ibare üzerinde şekillendiğini, diğer ibare ile şeklin iltibas ihtimalini kaldırmaya yetmediğini, redde mesnet markalarda da “ÇAM” kelimesinin ayırt edici ve baskın unsur olarak kullanıldığını, davacı başvurusunun bu haliyle davalı şirketin markasına yakınlaşma çabasına girdiğini, iltibas ve haksız yararlanmaya neden olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Çam Grup Dış Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; tescili istenen markada müvekkilinin markasına son derece benzeyen “çam” ibaresinin iltibas için kullanıldığını, sınıfların da çakıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurudan çıkartılan hizmetler ile redde mesnet alınan davalı şirketin 2017/73514 ve 2014/102227 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan hizmetlerin aynı aynı/tür hizmetler oldukları, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bağlamında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik taşıdıkları, her iki markada müşterek bulunan “ÇAM” ibaresinin markaların esas unsurlarını oluşturduğu, bu ibarenin bir ağaç türü olup kavramsal olarak dava konusu hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, tasviri niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla soyut- somut ayırt edicilik taşıdığı, başvuruda “LİMANI” ibaresi yer alsa da, markasal mizanpajda “ÇAM” ibaresinin görsel olarak ön plana çıkartıldığı, bu hususun şekil unsuru ile desteklenmesi neticesinde tek başına “ÇAM” ibaresinin bir bütün olarak markasal mizanpajda bağımsızlığını koruduğu, bir bütün olarak “ÇAM LİMANI” ibaresinden ziyade, tek başına “ÇAM” ibaresinin de redde mesnet markalar ile benzerlik değerlendirmesi bağlamında karşılaştırıldığında markaların birbirine benzerliğinin bulunmadığından bahsedilemeyeceği, ayrıca karşılaştırılan hizmetlerin aynı ve aynı tür hizmetler oldukları, karşılaştırılan hizmetlerin yüksek düzeyde benzerliği karşısında “ÇAM” ibarelerinden kaynaklı işaret benzerliğinin iltibas tehlikesini meydana getirdiği, davacı markasında yer alan “LİMANI” ibaresinin ve şekil unsurunun iltibas tehlikesini bertaraf etme gücünü haiz yeterli ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bir kısım tüketicinin markaların farklı ticari kökeni ayırt etmeleri halinde dahi, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek YİDK’in gerekse Mahkemenin yalnızca “Çam” kelimesini gözetip hem umumi intibadan, hem de biçimsel ve görsel açıdan bıraktığı etkileri nazara almadıklarını, “Çam Limanı” ibaresinin bir bütünü ifade ettiğini, ayırt edicilik kazanması adına kendine özgü renk ve şekil çalışmasıyla oluşturulduğunu, farklı bir çalışma ile hazırlanan itiraz gerekçesi markaların yanına alan adının iliştirildiğini, yazı fontları ve logoların farklılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “ÇAM LİMANI+şekil” ibareli başvuru ile redde mesnet “Çam Group” asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının asli unsurunun “ÇAM” ibaresinden oluştuğu, markalarda farklı olarak yer alan ve tanımlayıcı nitelikteki “LİMANI” ile “GROUP” ibarelerinin ayırt ediciliğe katkı vermedikleri, bunun dışında başvuruda yer verilen şekil unsurunun da ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markası incelenirken yalnızca “Çam” ibaresinin göz önüne alındığını, dava konusu markaların hem umumi intibadan, hem de biçimsel ve görsel açıdan bıraktıkları etkilerinin gözetilmediğini, bir isim tamlaması olan “ÇAM LİMANI” ibaresindeki “ÇAM” ve “LİMANI” ibarelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, kavram itibariyle ayrılmaz bir bütünü ifade ettiklerini, müvekkil markasının, ortalama tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanması adına, beyaz zemin üzerine lacivert (deniz), sarı (güneş) ve yeşil (ağaç) renklerin yer aldığı kendine özgü şekil ve renk çalışmasıyla zenginleştirilerek başkaca markalar ile karıştırılma ihtimalinin önüne geçildiğini, bütünsel değerlendirmede taraf markalarının benzer olmadığının rahatlıkla anlaşılacağını, itiraza gerekçe gösterilen içinde “ÇAM” ibaresi geçen markalarda ise “A” harfinin farklı bir çalışma ile hazırlandığını, yanına da şirkete ait alan adının iliştirildiğini, yazı fontları ve logoları- dahil birbirinden tümüyle farklı redde mesnet markalar ile “ÇAM LİMANI ” ibaresinin uzaktan yakından bir alakasının bulunmadığını, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında ayırt ediciliğin ve işaretlerin karıştırılma ihtimalinin tespitinde belirleyici olan unsurun, markanın münferit unsurlarından daha ziyade markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim olduğunun vurgulandığını, esas alınan bilirkişi raporunda markalar arasında kavram açısından hiçbir değerlendirme yapılmadığını, markadaki kelime unsurlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle oluşan kanaate iştirak edilemeyeceğini, bu şekilde bir kabulün bundan böyle “çam” ibaresinin başkaca kimseler tarafından kullanılamayacağı ve bu ibarenin davalının tekeline bırakılması gibi bir sonuca götürebileceğini, itirazları karşılar mahiyette bilirkişi raporu alınmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK karar iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063893700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz