Markanın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15912 E. 2013/13944 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bilirkişi raporunda davalı şirketin markasını aralıksız olarak kullandığı tespit edildiği, davacı aynı zamanda davalının ürünler üzerinde kullandığı işaret ile kendi markaları arasında iltibas riski olduğunu, bu kullanımın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini de istediği, her iki taraf da, ürünleri üzerine çiçek veya çam resmi koyarak ürünün çeşidini göstermek için-süzme çiçek balı- veya -süzme çam balı- ifadelerine yer verdiği, hem şekil hem de sözcük içeren markalarda sözcük unsuru hafızada kalmaya daha uygun olduğu, bu nedenle ortalama dikkate sahip tüketici tarafların kullandığı şekil ve renk unsurunu fazla dikkate almaksızın markalarda kullanılan kelimelere dikkat edeceği, markaların karıştırılma tehlikesi olmayacağından davalının markayı kullanım şeklinin de markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, işbu dava sadece davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu halde ayrıca, haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat istemleri de mevcut olduğundan bahisle bu istemler yönünden de davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2461 E. 2013/19626 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… davalı şirketin markasını aralıksız olarak kullandığı tespit edildiği, davacı aynı zamanda davalının ürünler üzerinde kullandığı işaret ile kendi markaları arasında «iltibas» riski olduğunu, bu kullanımın «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitini de istediği, her iki taraf da, ürünleri üzerine çiçek veya çam resmi koyarak ürünün çeşidini göstermek için-süzme çiçek balı- veya -süzm …
2- Ancak, işbu dava sadece davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu halde ayrıca, «haksız rekabet», maddi ve manevi tazminat istemleri de mevcut olduğundan bahisle bu istemler yönünden de davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu ned …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının tecavüz ve «haksız rekabete» konu ürün örnekleri ile davacının tescilli şekil markaları ve ayrıca sunulan orijinal ürünleri karşılaştırıldığında, davalı ürünlerinin ve ambalajlarının davacı markasına tecavüz fiili oluşturmadığı gibi, haksız rekabette oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, markaya tecavüz nedeniyle tecavüzün tespiti, men'i, doğan maddi durumun ortadan kaldırılması ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların ürünlerinin ve ambalajlarının «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, sözkonusu «iltibasın» varlığının belirlenmesinde, Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markayı oluşturan işaretin ilgili tüketici nezdinde bıraktığı toplu izlenimin dikkate alınması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · dahili dava
Benzer bu kararda556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi uyarınca "Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
Dava, markaya tecavüz nedeniyle tecavüzün tespiti, men'i, doğan maddi durumun ortadan kaldırılması ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların ürünlerinin ve ambalajlarının «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15912 E. , 2013/13944 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2010/13-2012/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Türkiye'nin bal sektöründe faaliyet gösteren firmaların en önde geleni olduğunu ve tanınmış "Balparmak şekil" markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin tescilli "Altınpetek şekil" markasını tescil edildiği şekilde kullanmayarak müvekkili şirket markasının kompozisyonu ile ayırtedilemeyecek derecede benzer şekilde kullandığını, genel görünüm estetik, grafik, renk, kompozisyon ve ebat yönünden müvekkili şirket markasının taklidi olduğunu, dolayısıyla davalı şirket kullanımının 556 s. KHK'nın 14. maddesi anlamında bir kullanma sayılamayacağını ileri sürerek davalı şirket adına 97/010010 numara ile tescilli ancak tescil edildiği biçimde kullanılmayan" altınpetek şekil" ibareli markanın 556 s.
KHK'nın 14. ve 42. maddeleri uyarınca kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin markasını tescil edildiği şekilde kullandığını, bal markalarında balın çeşidini gösteren renk kullanılmasının taklit olarak nitelenemeyeceğini, teknik bir zorunluluk olup kimsenin tekelinde olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bilirkişi raporunda davalı şirketin markasını aralıksız olarak kullandığı tespit edildiği, davacı aynı zamanda davalının ürünler üzerinde kullandığı işaret ile kendi markaları arasında iltibas riski olduğunu, bu kullanımın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini de istediği, her iki taraf da, ürünleri üzerine çiçek veya çam resmi koyarak ürünün çeşidini göstermek için-süzme çiçek balı- veya -süzme çam balı- ifadelerine yer verdiği, hem şekil hem de sözcük içeren markalarda sözcük unsuru hafızada kalmaya daha uygun olduğu, bu nedenle ortalama dikkate sahip tüketici tarafların kullandığı şekil ve renk unsurunu fazla dikkate almaksızın markalarda kullanılan kelimelere dikkat edeceği, markaların karıştırılma tehlikesi olmayacağından davalının markayı kullanım şeklinin de markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, işbu dava sadece davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu halde ayrıca, haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat istemleri de mevcut olduğundan bahisle bu istemler yönünden de davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, kararın (HÜKÜM) bölümünde yer alan "maddi tazminat ve sair istemler yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davalı vekili için 1.800 TL vekalet ücretinin takdiri ile davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine "ve" manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davalı vekili için 1.800 TL vekalet ücretinin takdiri ile davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine" paragraflarının karardan çıkarılarak yerine bir bent halinde "davalı vekili için 1.800 TL vekalet ücretinin takdiri ile davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine" cümlesinin konulmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038773600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz