Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2461 E. 2013/19626 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının tecavüz ve haksız rekabete konu ürün örnekleri ile davacının tescilli şekil markaları ve ayrıca sunulan orijinal ürünleri karşılaştırıldığında, davalı ürünlerinin ve ambalajlarının davacı markasına tecavüz fiili oluşturmadığı gibi, haksız rekabette oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüz nedeniyle tecavüzün tespiti, men'i, doğan maddi durumun ortadan kaldırılması ve maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların ürünlerinin ve ambalajlarının haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı adına tescilli 1991/126174 ve 1998/200228 sayılı markaları "çam ağacı" şeklinden oluşmaktadır.Davalılarca da sözkonusu çam ağacı şekli piyasaya sunulan ürünün biçimi halinde ve davacının markalarının tescilli olduğu 5. sınıf kapsamında kalan araç kokuları üzerinde kullanılmıştır. 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi uyarınca "Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” marka hakkına tecavüz oluşturur. Ayrıca, sözkonusu iltibasın varlığının belirlenmesinde, Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markayı oluşturan işaretin ilgili tüketici nezdinde bıraktığı toplu izlenimin dikkate alınması gerekir. Somut uyuşmazlıkta da, davacı adına tescilli markalar ile davalıların ürünlerinde kullandığı çam ağacı şeklinin bıraktığı toplu izlenim itibariyle iltibas tehlikesi yaratacak şekilde benzer oldukları halde, işaretlerin arasındaki biçimsel bir takım farklılıklardan dolayı benzer olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9507 E. 2013/13255 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaAyrıca, sözkonusu «iltibasın» varlığının belirlenmesinde, Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markayı oluşturan işaretin ilgili tüketici nezdinde bıraktığı toplu izlenimin dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta da, davacı adına tescilli markalar ile davalıların ürünlerinde kullandığı çam ağacı şeklinin bıraktığı toplu izlenim itibariyle «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde benzer oldukları halde, işaretlerin arasındaki biçimsel bir takım farklılıklardan dolayı benzer olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… emtiada kullanılmak üzere tescil edildiği, yine çam ağacını andıran şekil üzerine orta kısmına özel yazım tarzıyla 'Pino Silvestre' ibaresi yazıldığı, bu markaların «iltibas» teşkil ettiği, 2003/19801 sayılı davalı markasının ise, 'PİNO' ibaresinin yan taraflarına karalama şeklinde çam ağacının üst kısmını andıran ve yazılı ibarenin her iki yönünde ters orantılı olarak konulan karalama şeklinde olduğu, tek benzerliğin davacı markasındaki küçük harfle yazılı 'Pine' ile davalının markasındaki büyük harfle yazılı 'PİNO' ibaresi bulunduğu, «ortalama tüketicilerin» ürün ambalajlarını kanıştırmayacakları, bilirkişinin iltibas görüşüne bu yönüyle itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2006 …
Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, «iltibas» tehlikesi gerekli ve yeterlidir.
Esasen, kısmen itibar edilen bilirkişi raporunda da davalının bu markası bakımından, davacı markasının kullanıldığı ürünler ile aynı ürünlerde tescil edilmesinin, «ortalama tüketici» nezdinde bu ürünlerinde de davacının ürün yelpazesinin bir parçası olarak algılanmasına neden olacağı ve davacıya ait marka ile davalıya ait ’PİNO+şekil’ markası arasında «iltibas» tehlikesinin oluştuğu belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · hak düşürücü süre · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… illerinin olduğu, taraf markalarının kozmetik ürünlerini içeren 3. sınıf emtiayı kapsadıkları ve davalı markalarının tescil edildiği tarihlerinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü sürede» hükümsüzlük davasının açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
… emtiada kullanılmak üzere tescil edildiği, yine çam ağacını andıran şekil üzerine orta kısmına özel yazım tarzıyla 'Pino Silvestre' ibaresi yazıldığı, bu markaların «iltibas» teşkil ettiği, 2003/19801 sayılı davalı markasının ise, 'PİNO' ibaresinin yan taraflarına karalama şeklinde çam ağacının üst kısmını andıran ve yazılı ibarenin her iki yönünde ters orantılı olarak konulan karalama şeklinde olduğu, tek benzerliğin davacı markasındaki küçük harfle yazılı 'Pine' ile davalının markasındaki büyük harfle yazılı 'PİNO' ibaresi bulunduğu, «ortalama tüketicilerin» ürün ambalajlarını kanıştırmayacakları, bilirkişinin iltibas görüşüne bu yönüyle itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2006 …
İltibasın tespitinde, markaların farklılığından «ziyade» benzer kısımlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Esasen, kısmen itibar edilen bilirkişi raporunda da davalının bu markası bakımından, davacı markasının kullanıldığı ürünler ile aynı ürünlerde tescil edilmesinin, «ortalama tüketici» nezdinde bu ürünlerinde de davacının ürün yelpazesinin bir parçası olarak algılanmasına neden olacağı ve davacıya ait marka ile davalıya ait ’PİNO+şekil’ markası arasında «iltibas» tehlikesinin oluştuğu belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15577 E. 2014/7306 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · davanın konusu · tescilsiz tasarım · fatura
Benzer bu kararda… ncelemede, Ç.markasının 3. ve 5. sınıflarda tescilli olduğu, davacı/karşı davalının kullanıma ilişkin ağda ürünleri yönünden 17.11.2011 ve 03.08.2010 tarihli 2 adet «fatura» sunduğu, sunulan «gümrük beyannamelerine» konu ürünün niteliği ve markasının bulunmadığı, kapasite raporunda ise ağda üretiminden söz edilmekte ise de marka kullanımına ilişkin bir tespite yer verilmediğini, davacı vekili ticari kayıtlarının araştırılırak tespit ve bulunmasını talep etmiş ise de iddianın davacının sunacağı basit belgelerle ispatı mümkün olup talebi HMK 25. maddesindeki davanın taraflarca hazırlanması ilkesine aykırı olduğu, 2 adet faturadan başka delil de sunmadığından ciddi kullanımı kanıtlayamadığı, asıl dava yönünden ise davalının kullandığı ambalaj «tescilli tasarım» olarak korunduğu, taraf markaları farklı olduğu, kaldı ki davacı markasının kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verileceğinden geriye etkili sonuç doğuracağ …
2- Ancak, mahkemece karşı davada 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine göre «dava konusu» 129003 sayılı markanın kullanıldığının karşı davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesi ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça kullanıma ilişkin olarak sunulan «fatura» örneklerinde davacı markasının asli unsurlarını oluşturan "ç. + ç. a. şeklinin" mevcut olduğu ve markanın bu suretle ağda emtiası için kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durunda, karşı davada «dava konusu» 129003 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun bir şekilde ağda emtiası üzerinde kullanıldığının kabulü ile markanın kapsadığı bu emtia bakımından hükümsüzlük davasının reddi gerekirken yazılı şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3566 E. 2024/5825 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi uyarınca "Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
Ayrıca, sözkonusu «iltibasın» varlığının belirlenmesinde, Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markayı oluşturan işaretin ilgili tüketici nezdinde bıraktığı toplu izlenimin dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta da, davacı adına tescilli markalar ile davalıların ürünlerinde kullandığı çam ağacı şeklinin bıraktığı toplu izlenim itibariyle «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde benzer oldukları halde, işaretlerin arasındaki biçimsel bir takım farklılıklardan dolayı benzer olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… bütün teşkil ettiğini, “çam” ve “limanı” kelimelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, başvuruya konu markanın ayırt edici olduğunu, davalı şirket markaları ile «iltibas» oluşturmadığını ileri sürerek Türkpatent YİDK’in 2019-M-6828 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Türkpatent vekili cevap dilekçesinde; işaretlerin «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik taşıdığını, aynı/ aynı tür emtiaları içerdiklerini, başvuruda “ÇAM” kelimesine büyük puntolarda yer verildiğini, altında çok k …
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; tescili istenen markada müvekkilinin markasına «son» derece benzeyen “çam” ibaresinin «iltibas» için kullanıldığını, sınıfların da çakıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · ziya · ortalama tüketici · ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… İMANI” ibaresindeki “ÇAM” ve “LİMANI” ibarelerinin ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, kavram itibariyle ayrılmaz bir bütünü ifade ettiklerini, müvekkil markasının, «ortalama tüketici» nezdinde ayırt edici nitelik kazanması adına, beyaz zemin üzerine lacivert (deniz), sarı (güneş) ve yeşil (ağaç) renklerin yer aldığı kendine özgü şekil ve renk çalışmasıyla zenginleştirilerek başkaca markalar ile karıştırılma ihtimalinin önüne geçildiğini, bütünsel değerlendirmede taraf markalarının benzer olmadığının rahatlıkla anlaşılacağını, itiraza gerekçe gösterilen içinde “ÇAM” ibaresi geçen markalarda ise “A” harfinin farklı bir çalışma ile hazırlandığını, yanına da şirkete ait alan adının iliştirildiğini, yazı fontları ve logoları- «dahil» birbirinden tümüyle farklı redde mesnet markalar ile “ÇAM LİMANI ” ibaresinin uzaktan yakından bir alakasının bulunmadığını, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin karıştırılma ihtimalinin tespitinde belirleyici olan unsurun, markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim olduğunun vurgulandığını, esas alınan bilirkişi raporunda markalar arasında kavram açısından hiçbir değerlendirme …
… birinci fıkrası hükmü bağlamında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik taşıdıkları, her iki markada müşterek bulunan “ÇAM” ibaresinin markaların esas unsurlarını oluşturduğu, bu ibarenin bir ağaç türü olup kavramsal olarak dava konusu hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, tasviri niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla soyut- somut «ayırt edicilik» taşıdığı, başvuruda “LİMANI” ibaresi yer alsa da, markasal mizanpajda “ÇAM” ibaresinin görsel olarak ön plana çıkartıldığı, bu hususun şekil unsuru ile desteklenmesi neticesinde tek başına “ÇAM” ibaresinin bir bütün olarak markasal mizanpajda bağımsızlığını koruduğu, bir bütün olarak “ÇAM LİMANI” ibaresinden «ziyade», tek başına “ÇAM” ibaresinin de redde mesnet markalar ile benzerlik değerlendirmesi bağlamında karşılaştırıldığında markaların birbirine benzerliğinin bulunmadığın …
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/«258» E., 2020/234 K.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; tescili istenen markada müvekkilinin markasına «son» derece benzeyen “çam” ibaresinin «iltibas» için kullanıldığını, sınıfların da çakıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2461 E. , 2013/19626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2011/176-2012/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 5. sınıfta hava temizleyiciler ve oda deodorantları emtiası yönünden tescilli 1998/200228 sayılı ağaç şekli ibareli markası ile yine 5. sınıfta hava temizleyici müstühzarlar ve deodorantlar emtiası yönüden tescilli 1991/126174 sayılı "CAR-FRESHNER+ağaç şekil" markası bulunduğunu, davalıların, müvekkili adına tescilli ağaç görünümlü markaların aynısını veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini ihtiva eden araç kokularını üreterek, gerek Türkiye içinde, gerekse de yurt dışına pazarladığını, bu durumun müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespitine, menine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına şimdilik 5.000,00 USD karşılığı 9.271,00 TL maddi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çam ağacı figürünün tekel altına alınamayacağını, anonim olduğunu, husumete konu olan çam ağacı şeklinin, gerek ülke genelinde, gerekse dünya genelinde birçok firma tarafından yoğun olarak kullanıldığını, Sega ve Car Freshner kelimelerini içeren ticari markaların, alıcıların seçimi ve tercihi üzerinde rol oynadığını ve ayırt ediciliği de ağaç görünümünün değil, ürün ambalajlarının üzerinde yer alan markaların sağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının tecavüz ve haksız rekabete konu ürün örnekleri ile davacının tescilli şekil markaları ve ayrıca sunulan orijinal ürünleri karşılaştırıldığında, davalı ürünlerinin ve ambalajlarının davacı markasına tecavüz fiili oluşturmadığı gibi, haksız rekabette oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüz nedeniyle tecavüzün tespiti, men'i, doğan maddi durumun ortadan kaldırılması ve maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların ürünlerinin ve ambalajlarının haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı adına tescilli 1991/126174 ve 1998/200228 sayılı markaları "çam ağacı" şeklinden oluşmaktadır.Davalılarca da sözkonusu çam ağacı şekli piyasaya sunulan ürünün biçimi halinde ve davacının markalarının tescilli olduğu 5. sınıf kapsamında kalan araç kokuları üzerinde kullanılmıştır. 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi uyarınca "Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” marka hakkına tecavüz oluşturur. Ayrıca, sözkonusu iltibasın varlığının belirlenmesinde, Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markayı oluşturan işaretin ilgili tüketici nezdinde bıraktığı toplu izlenimin dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta da, davacı adına tescilli markalar ile davalıların ürünlerinde kullandığı çam ağacı şeklinin bıraktığı toplu izlenim itibariyle iltibas tehlikesi yaratacak şekilde benzer oldukları halde, işaretlerin arasındaki biçimsel bir takım farklılıklardan dolayı benzer olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731067900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz