Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8585 E. 2012/15664 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acente↗ acentelik↗ ek prim↗ haksız fiil↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının düzenlediği bir takım poliçeleri acenteye bildirmediği ve davacı acente tarafından dava dışı sigorta şirketine prim borçlarının ödendiği, davalının eyleminin haksız fiil teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.169,56 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava sigorta poliçesi prim borcunun tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğine göre davalının düzenlediği poliçeler karşılığında prime hak kazandığı ancak gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme gerekçesinde davalının hak kazandığı primlere ilişkin olarak her hangi bir açıklama ya da değerlendirme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, değinilen husus üzerinde durularak davaya konu alacak miktarının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18759 E. 2013/6700 K.
Ortak:acente · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının düzenlediği bir takım poliçeleri «acenteye» bildirmediği ve davacı «acente» tarafından dava dışı sigorta şirketine «prim» borçlarının ödendiği, davalının eyleminin «haksız fiil» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.169,56 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava «sigorta poliçesi» «prim» borcunun tahsili istemine ilişkindir.
Buna karşın dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğine göre davalının düzenlediği poliçeler karşılığında «prime» hak kazandığı ancak gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme gerekçesinde davalının hak kazandığı primlere ilişkin olarak her hangi bir açıklama ya da değerlendirme bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… ere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafça zorunlu trafik «sigorta poliçesi» «primlerine» ilişkin «ödeme savunmasında» bulunulmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, zorunlu trafik sigorta poliçesi primlerine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. ...– Ancak, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davalı, davacı «acente» kanalıyla konut ve «kasko sigorta» poliçeleri yaptırdığına ve sigorta şirketi de poliçe primlerinin ödendiğini kabul ettiğine göre, davalı taraf, bu ödemenin kendisi tarafından yapıldığını kanıtlama …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta şirketlerine ait bir takım poliçelerin davacının alacağını ispat için yeterli olmadığı, davalının kaza yapan araçları nedeniyle değişik tarihlerde «hasar» bedeli tahsil ettiği, bu durumda davalının sigorta «primlerini» ödediğinin kabulünün gerekeceği, davacının primleri kendisinin ödediğini ve davalının prim ödemediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın değinilen poliçelere ilişkin «primler» nedeniyle alacak hakkının oluştuğu göz önüne alınmaksızın, davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme savunması · kasko sigortası · hasar
Benzer bu kararda… ere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafça zorunlu trafik «sigorta poliçesi» «primlerine» ilişkin «ödeme savunmasında» bulunulmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, zorunlu trafik sigorta poliçesi primlerine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. ...– Ancak, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davalı, davacı «acente» kanalıyla konut ve «kasko sigorta» poliçeleri yaptırdığına ve sigorta şirketi de poliçe primlerinin ödendiğini kabul ettiğine göre, davalı taraf, bu ödemenin kendisi tarafından yapıldığını kanıtlama …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta şirketlerine ait bir takım poliçelerin davacının alacağını ispat için yeterli olmadığı, davalının kaza yapan araçları nedeniyle değişik tarihlerde «hasar» bedeli tahsil ettiği, bu durumda davalının sigorta «primlerini» ödediğinin kabulünün gerekeceği, davacının primleri kendisinin ödediğini ve davalının prim ödemediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14127 E. 2018/2045 K.
Ortak:acente · acentelik · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının düzenlediği bir takım poliçeleri «acenteye» bildirmediği ve davacı «acente» tarafından dava dışı sigorta şirketine «prim» borçlarının ödendiği, davalının eyleminin «haksız fiil» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.169,56 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava «sigorta poliçesi» «prim» borcunun tahsili istemine ilişkindir.
Buna karşın dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğine göre davalının düzenlediği poliçeler karşılığında «prime» hak kazandığı ancak gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme gerekçesinde davalının hak kazandığı primlere ilişkin olarak her hangi bir açıklama ya da değerlendirme bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaŞti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ise, davacının «prim» borcunu ödemediğini, davacının «acenteye» ... çeki verdiğini, ancak sigorta poliçe bedellerinin ... çeki ile ödenmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · icra takibine itiraz · ifa · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının davalı tarafından ödendiği, davalının davacıya borcu bulunmadığı, icra takibi yapan davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1451 E. 2014/2891 K.
Ortak:acente · acentelik · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının düzenlediği bir takım poliçeleri «acenteye» bildirmediği ve davacı «acente» tarafından dava dışı sigorta şirketine «prim» borçlarının ödendiği, davalının eyleminin «haksız fiil» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.169,56 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava «sigorta poliçesi» «prim» borcunun tahsili istemine ilişkindir.
Buna karşın dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğine göre davalının düzenlediği poliçeler karşılığında «prime» hak kazandığı ancak gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme gerekçesinde davalının hak kazandığı primlere ilişkin olarak her hangi bir açıklama ya da değerlendirme bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAyrıca, dosya kapsamından aynı «acente» tarafından davalı adına başka «sigorta poliçelerinin» de düzenlendiği de görülmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının takip miktarı kadar davalıdan «prim alacağı» olduğu bildirilmişse de taraflar arasında karşılıklı düzenlenmiş bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sigorta «primlerinin» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının takip miktarı kadar davalıdan «prim alacağı» olduğu bildirilmişse de taraflar arasında karşılıklı düzenlenmiş bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı adına düzenlenmiş bir poliçe olmadığını savunmuş, davacı da icra takibine konu poliçeyi «ibraz» ederek bir kısım primlerin davalı tarafından ödendiğini ileri sürmek suretiyle buna ilişkin makbuzları dosyaya sunmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9221 E. 2011/2933 K.
Ortak:acente · ek prim · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının düzenlediği bir takım poliçeleri «acenteye» bildirmediği ve davacı «acente» tarafından dava dışı sigorta şirketine «prim» borçlarının ödendiği, davalının eyleminin «haksız fiil» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.169,56 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava «sigorta poliçesi» «prim» borcunun tahsili istemine ilişkindir.
Buna karşın dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğine göre davalının düzenlediği poliçeler karşılığında «prime» hak kazandığı ancak gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme gerekçesinde davalının hak kazandığı primlere ilişkin olarak her hangi bir açıklama ya da değerlendirme bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda1- Dava, iş yeri sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı ... «prim» borcunun ödenmediğini, bu nedenle sorumluluğun başlamadığını, «ibraz» edilen makbuzların sahte olduğunu savunmuş, davalı «acente» ise ödeme makbuzunun kendileri tarafından tanzim edilmediğini belirtmiştir.
Bu durumda, davacıdan makbuz asıllarını «ibraz» etmesi istenip, mukayese imza örnekleri alınarak üzerinde inceleme yaptırılması, eğer bu şekilde sonuca ulaşılamazsa, «acente» ve davalının «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, «primin» ilk taksitinin ödenip ödenmediğinin tesbiti ile neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · dava sebebi · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaBu durumda, davacıdan makbuz asıllarını «ibraz» etmesi istenip, mukayese imza örnekleri alınarak üzerinde inceleme yaptırılması, eğer bu şekilde sonuca ulaşılamazsa, «acente» ve davalının «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, «primin» ilk taksitinin ödenip ödenmediğinin tesbiti ile neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava, iş yeri sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı ... «prim» borcunun ödenmediğini, bu nedenle sorumluluğun başlamadığını, «ibraz» edilen makbuzların sahte olduğunu savunmuş, davalı «acente» ise ödeme makbuzunun kendileri tarafından tanzim edilmediğini belirtmiştir.
2- Bozma «sebeb» ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8585 E. , 2012/15664 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2009/1383-2011/427 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Axa Sigorta A.Ş.’nin yetkili acentesi olduğunu ve müvekkiliyle davalı arasında hayat sigortası ve bireysel emeklilik branşlarında komisyon karşılığında aracılık sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu amaçla tanzim ettiği poliçelerde prime hak kazandığını, müvekkiliyle davalı arasındaki sözleşmenin sona ermesinin ardından davalıda 15 adet birikimli sigortalar teklif formu tespit edildiğini, söz konusu formlara dayalı olarak düzenlenen poliçeler sebebiyle tahsil edilen paraların müvekkili şirketin kayıtlarına girmediğini davalının ise söz konusu poliçelerden tahsilat yapmadığını bildirdiğini ancak poliçe primlerinin müvekkili tarafından dava dışı sigorta şirketine ödendiğini ileri sürerek, 4.031 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu poliçelerin 2003 ve 2004 yıllarında tanzim edildiğini bu sebeple dava tarihine geçen süre içerisinde alacağın zamanaşımına uğradığını, söz konusu poliçelerin sonradan iptal edildiğini ve müvekkili tarafından herhangi bir tahsilat yapılmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının düzenlediği bir takım poliçeleri acenteye bildirmediği ve davacı acente tarafından dava dışı sigorta şirketine prim borçlarının ödendiği, davalının eyleminin haksız fiil teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.169,56 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava sigorta poliçesi prim borcunun tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğine göre davalının düzenlediği poliçeler karşılığında prime hak kazandığı ancak gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme gerekçesinde davalının hak kazandığı primlere ilişkin olarak her hangi bir açıklama ya da değerlendirme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, değinilen husus üzerinde durularak davaya konu alacak miktarının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063686200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz