İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1451 E. 2014/2891 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim alacağı↗ acente↗ acentelik↗ ek prim↗ sigorta poliçesi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının takip miktarı kadar davalıdan prim alacağı olduğu bildirilmişse de taraflar arasında karşılıklı düzenlenmiş bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta primlerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı adına düzenlenmiş bir poliçe olmadığını savunmuş, davacı da icra takibine konu poliçeyi ibraz ederek bir kısım primlerin davalı tarafından ödendiğini ileri sürmek suretiyle buna ilişkin makbuzları dosyaya sunmuştur. Dava konusu poliçenin incelenmesinde, davalı adına davacı şirketin acentesi olan dava dışı şirket tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar, poliçede davalının imzası bulunmasa da Dairemizin 18.12.2013 tarih ve 9694/23165 sayılı ilamında da belirtildiği üzere sigorta akdinin geçerliliği için sigortalı davalının imzasının poliçede bulunması gerekli değildir. Ödeme makbuzlarından da, dava konusu poliçeye ilişkin bir kısım primlerin poliçeyi düzenleyen acente tarafından davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, dosya kapsamından aynı acente tarafından davalı adına başka sigorta poliçelerinin de düzenlendiği de görülmektedir. Dava konusu poliçeye ilişkin bir kısım primler, davacıya ödendiğine göre, davalının sigorta ilişkisini kurulmadığına yönelik savunması TMK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturur. Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde, taraflar arasında karşılıklı düzenlenmiş bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14127 E. 2018/2045 K.
Ortak:prim alacağı · acente · acentelik · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının takip miktarı kadar davalıdan «prim alacağı» olduğu bildirilmişse de taraflar arasında karşılıklı düzenlenmiş bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, dosya kapsamından aynı «acente» tarafından davalı adına başka «sigorta poliçelerinin» de düzenlendiği de görülmektedir.
Dava, sigorta «primlerinin» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ise, davacının «prim» borcunu ödemediğini, davacının «acenteye» ... çeki verdiğini, ancak sigorta poliçe bedellerinin ... çeki ile ödenmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · ifa · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının davalı tarafından ödendiği, davalının davacıya borcu bulunmadığı, icra takibi yapan davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18759 E. 2013/6700 K.
Ortak:acente · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaAyrıca, dosya kapsamından aynı «acente» tarafından davalı adına başka «sigorta poliçelerinin» de düzenlendiği de görülmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının takip miktarı kadar davalıdan «prim alacağı» olduğu bildirilmişse de taraflar arasında karşılıklı düzenlenmiş bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sigorta «primlerinin» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafça zorunlu trafik «sigorta poliçesi» «primlerine» ilişkin «ödeme savunmasında» bulunulmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, zorunlu trafik sigorta poliçesi primlerine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. ...– Ancak, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davalı, davacı «acente» kanalıyla konut ve «kasko sigorta» poliçeleri yaptırdığına ve sigorta şirketi de poliçe primlerinin ödendiğini kabul ettiğine göre, davalı taraf, bu ödemenin kendisi tarafından yapıldığını kanıtlama …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta şirketlerine ait bir takım poliçelerin davacının alacağını ispat için yeterli olmadığı, davalının kaza yapan araçları nedeniyle değişik tarihlerde «hasar» bedeli tahsil ettiği, bu durumda davalının sigorta «primlerini» ödediğinin kabulünün gerekeceği, davacının primleri kendisinin ödediğini ve davalının prim ödemediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın değinilen poliçelere ilişkin «primler» nedeniyle alacak hakkının oluştuğu göz önüne alınmaksızın, davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme savunması · kasko sigortası · hasar
Benzer bu kararda… ere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafça zorunlu trafik «sigorta poliçesi» «primlerine» ilişkin «ödeme savunmasında» bulunulmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, zorunlu trafik sigorta poliçesi primlerine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. ...– Ancak, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davalı, davacı «acente» kanalıyla konut ve «kasko sigorta» poliçeleri yaptırdığına ve sigorta şirketi de poliçe primlerinin ödendiğini kabul ettiğine göre, davalı taraf, bu ödemenin kendisi tarafından yapıldığını kanıtlama …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta şirketlerine ait bir takım poliçelerin davacının alacağını ispat için yeterli olmadığı, davalının kaza yapan araçları nedeniyle değişik tarihlerde «hasar» bedeli tahsil ettiği, bu durumda davalının sigorta «primlerini» ödediğinin kabulünün gerekeceği, davacının primleri kendisinin ödediğini ve davalının prim ödemediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.
Ortak:acente · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaAyrıca, dosya kapsamından aynı «acente» tarafından davalı adına başka «sigorta poliçelerinin» de düzenlendiği de görülmektedir.
Ödeme makbuzlarından da, dava konusu poliçeye ilişkin bir kısım primlerin poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davacıya ödendiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDava dilekçesinde davalı bankanın, hem «acente» hem de krediyi kullandıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kredi sözleşmesi · hasar
Benzer bu karardaDava, «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1451 E. , 2014/2891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 6. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/09/2012
NUMARASI 2011/346-2012/1328
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.09.2012 tarih ve 2011/346-2012/1328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına düzenlenen yangın sigortası poliçe primlerinin bir kısmının ödenmediğini, 3.163,82 USD karşılığı 5.425,07 TL prim alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına düzenlenmiş ve bedeli ödenmemiş hiçbir sigorta poliçesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının takip miktarı kadar davalıdan prim alacağı olduğu bildirilmişse de taraflar arasında karşılıklı düzenlenmiş bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta primlerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı adına düzenlenmiş bir poliçe olmadığını savunmuş, davacı da icra takibine konu poliçeyi ibraz ederek bir kısım primlerin davalı tarafından ödendiğini ileri sürmek suretiyle buna ilişkin makbuzları dosyaya sunmuştur. Dava konusu poliçenin incelenmesinde, davalı adına davacı şirketin acentesi olan dava dışı şirket tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar, poliçede davalının imzası bulunmasa da Dairemizin 18.12.2013 tarih ve 9694/23165 sayılı ilamında da belirtildiği üzere sigorta akdinin geçerliliği için sigortalı davalının imzasının poliçede bulunması gerekli değildir.
Ödeme makbuzlarından da, dava konusu poliçeye ilişkin bir kısım primlerin poliçeyi düzenleyen acente tarafından davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, dosya kapsamından aynı acente tarafından davalı adına başka sigorta poliçelerinin de düzenlendiği de görülmektedir. Dava konusu poliçeye ilişkin bir kısım primler, davacıya ödendiğine göre, davalının sigorta ilişkisini kurulmadığına yönelik savunması TMK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturur. Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde, taraflar arasında karşılıklı düzenlenmiş bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101762700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz