Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9792 E. 2012/15711 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat hesabı↗ tmsf↗ işlemiş faiz↗ vade↗ temerrüt faizi↗ asıl alacak↗ dosya masrafı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın işleyen ve takip edilen bir hesabı yönetmelik hükümlerine aykırı olarak TMSF'nadevrettiği, bu işlemi sebebiyle sorumlu olduğu, hesapta bulunan 12.814,99 USD'nın 25/01/2010 tarihinde, hesaba işleyen 162,00 USD faiz miktarının ise 09/03/2010 tarihinde davacıya iade edildiği, hesabın TMSF'na devredildiği 01/01/2009 tarihinden ödeme tarihi olan 25/01/2010 tarihine kadar geçen süre için davacıya faiz ödenmesi gerektiği, davacının yaptığı masrafların davalıdan alınması gerektiği, telefon giderlerine ilişkin ise delil sunulmadığı gerekçesiyle; asıl alacak ve işlemiş faiz dava açıldıktan sonra ödendiğinden bu kısım için davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 12.814,99 USD asıl alacağa 01/01/2009 temerrüt tarihinden 25/01/2010 ödeme tarihine kadar devlet bankalarınca birer yıllık dönemler halinde dövize uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek bu miktarın TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, zarara ilişkin davanın kısmen kabulü ile 400,00 TL’nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100,00 TL telefon gideri kısmına yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, davacının davalı Banka'da bulunan hesabı vadeli döviz hesabı olduğundan vade sonunda işlemiş faizin de ana paraya eklenerek yeni dönemde toplam üzerinden faiz işletildiği ileri sürülmektedir. Davalı Banka tarafından davacının hesabında bulunan 12.814,99 USD ana para yönetmelik hükümlerine aykırı olarak TMSF'na devredilmiş, devir tarihine kadar işleyen faiz geliri olan 161,79 USD ise iptal edilmiş; yargılama sırasında her iki bedel de davacıya ödenmiştir. Mahkemece ödenen kısımlar için davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 12.814,99 USD asıl alacağa 01/01/2009-25/01/2010 tarihleri arasında işleyecek temerrüt faizinin tahsiline hükmedilmişse de; hesapta bulunan asıl alacağın TMSF'na devredildiği tarihte iptal edilen faiz geliri de bu tarih itibariyle asıl alacağa eklenerek faiz hesabında 12.976,78 USD olan mevduat hesabının baz alınması gerekmektedir. Bununla birlikte iptal edilen faiz gelirinin davacıya 09/03/2010 tarihinde iade edildiği de nazara alınmalı, işletilecek temerrüt faiz tarihleri doğru belirlenmelidir. Bu suretle mahkemece; 12.976,78 USD alacağa 01/01/2009-25/01/2010 tarihleri arasında işleyecek, 161,79 USD alacağa ise 26/01/2010-09/03/2010 tarihleri arasında işleyecek temerrüt faizinin tahsiline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8010 E. 2016/1707 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz kararda… , hesabın TMSF'na devredildiği 01/01/2009 tarihinden ödeme tarihi olan 25/01/2010 tarihine kadar geçen süre için davacıya faiz ödenmesi gerektiği, davacının yaptığı «masrafların» davalıdan alınması gerektiği, telefon giderlerine ilişkin ise delil sunulmadığı gerekçesiyle; «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» dava açıldıktan sonra ödendiğinden bu kısım için davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 12.814,99 USD asıl alacağa 01/01/2009 «temerrüt» tarihinden 25/01/2010 ödeme tarihine kadar devlet bankalarınca birer yıllık dönemler halinde dövize uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek bu miktarın TL karş …
Mahkemece ödenen kısımlar için davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 12.814,99 USD asıl alacağa 01/01/2009-25/01/2010 tarihleri arasında işleyecek «temerrüt faizinin» tahsiline hükmedilmişse de; hesapta bulunan asıl alacağın TMSF'na devredildiği tarihte iptal edilen faiz geliri de bu tarih itibariyle asıl alacağa eklenerek faiz hesabında 12.976,78 USD olan «mevduat hesabının» baz alınması gerekmektedir.
Bununla birlikte iptal edilen faiz gelirinin davacıya 09/03/2010 tarihinde iade edildiği de nazara alınmalı, işletilecek «temerrüt faiz» tarihleri doğru belirlenmelidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 59.814,85 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 01/10/2012 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 59.814,85 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 01/10/2012 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1728 E. 2015/7722 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaK.. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 4.323.814,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte davalılar B..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17271 E. 2014/18361 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · ciranta · i̇i̇k 257 · cy/cy şerhi · muacceliyet · hamil · ihtiyati haciz · keşideci
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, «ihtiyati haciz» talebinin, 6102 sayılı TTK'nın 814. maddesi uyarınca alacaklı «hamilin» «ciranta» ve «keşideciye» karşı «müracaat hakkının» «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle reddine ilişkin kararı doğru olmamıştır.
İcra İflas Kanunu'nun «257». maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve «muaccel» olmuş bir alacağın alacaklısı, «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 161. maddesine göre, alacağın istenmesine engel mahiyette bulunan «zamanaşımı», ileri sürülmedikçe hakim tarafından kendiliğinden göz önüne alınamaz.
2-Kabule göre de, «ihtiyati haciz» kararına konu çekin baskı tarihinin 28/01/2014 olduğu nazara alındığında, çekin arkasında yer alan 02/06/2011 tarihli «ibraz» «şerhi» ile uyumlu olamayacağı gözetilerek, ibraz tarihindeki çelişki giderilmeden ve bu suretle çekin bankaya ibraz tarihi sorulmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemece verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» talebine dayanak çekin arka kısmında bankaya «ibraz» tarihinin 02/06/2011 tarihi olduğunun görüldüğü gerekçesiyle, TTK'nın 814. maddesi uyarınca, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9792 E. , 2012/15711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/03/2011 tarih ve 2009/846-2011/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka şubesinde vadeli hesap sahibi bulunan davacının 25/11/2008 tarihinde bankaya müracaat ederek taşındığı adresi bildirdiğini ve güncellediğini, ekstre düzenlenerek kendisine verildiğini, bankanın 31/12/2008 tarihinde zamanaşımı gerekçesiyle hesaptaki parayı TMSF'na devrettiğini, faiz gelirini iptal ettiğini, bu işlemler yapılırken davacıya bildirimde bulunulmadığını, davacının Ankara'ya gelerek işlemler yapmak zorunda kaldığını, yol, yemek vb. masraflara katlanmak durumunda bırakıldığını ileri sürerek;
12. 814,99 USD ana para, 161,79 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.976,78 USD'nın 31/12/2008 tarihinden itibaren vadeli dövize uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesini, ayrıca munzam zarar karşılığı 500,00 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının vadeli döviz hesabındaki 12.814,99 USD parasının 25/01/2010 tarihinde iade edildiğini, TMSF 'na devir koşullarının gerçekleştiğini, olay bankaya intikal ettiğinde TMSF ile temasa geçilerek bedelin iadesi için girişimde bulunulduğunu, munzam zarar ve faiz taleplerini kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın işleyen ve takip edilen bir hesabı yönetmelik hükümlerine aykırı olarak TMSF'nadevrettiği, bu işlemi sebebiyle sorumlu olduğu, hesapta bulunan 12.814,99 USD'nın 25/01/2010 tarihinde, hesaba işleyen 162,00 USD faiz miktarının ise 09/03/2010 tarihinde davacıya iade edildiği, hesabın TMSF'na devredildiği 01/01/2009 tarihinden ödeme tarihi olan 25/01/2010 tarihine kadar geçen süre için davacıya faiz ödenmesi gerektiği, davacının yaptığı masrafların davalıdan alınması gerektiği, telefon giderlerine ilişkin ise delil sunulmadığı gerekçesiyle; asıl alacak ve işlemiş faiz dava açıldıktan sonra ödendiğinden bu kısım için davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 12.814,99 USD asıl alacağa 01/01/2009 temerrüt tarihinden 25/01/2010 ödeme tarihine kadar devlet bankalarınca birer yıllık dönemler halinde dövize uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek bu miktarın TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, zarara ilişkin davanın kısmen kabulü ile 400,00 TL’nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100,00 TL telefon gideri kısmına yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, davacının davalı Banka'da bulunan hesabı vadeli döviz hesabı olduğundan vade sonunda işlemiş faizin de ana paraya eklenerek yeni dönemde toplam üzerinden faiz işletildiği ileri sürülmektedir. Davalı Banka tarafından davacının hesabında bulunan 12.814,99 USD ana para yönetmelik hükümlerine aykırı olarak TMSF'na devredilmiş, devir tarihine kadar işleyen faiz geliri olan 161,79 USD ise iptal edilmiş; yargılama sırasında her iki bedel de davacıya ödenmiştir. Mahkemece ödenen kısımlar için davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 12.814,99 USD asıl alacağa 01/01/2009-25/01/2010 tarihleri arasında işleyecek temerrüt faizinin tahsiline hükmedilmişse de; hesapta bulunan asıl alacağın TMSF'na devredildiği tarihte iptal edilen faiz geliri de bu tarih itibariyle asıl alacağa eklenerek faiz hesabında 12.976,78 USD olan mevduat hesabının baz alınması gerekmektedir.
Bununla birlikte iptal edilen faiz gelirinin davacıya 09/03/2010 tarihinde iade edildiği de nazara alınmalı, işletilecek temerrüt faiz tarihleri doğru belirlenmelidir. Bu suretle mahkemece;
12. 976,78 USD alacağa 01/01/2009-25/01/2010 tarihleri arasında işleyecek, 161,79 USD alacağa ise 26/01/2010-09/03/2010 tarihleri arasında işleyecek temerrüt faizinin tahsiline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.154,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063604500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz