Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3389 E. 2024/5729 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ denetime elverişlilik↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/102 E., 2020/354 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla ayırt edicilik kazandırdığı ve sahibi olduğu "KOCATEPE" esas unsurlu markaları bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait bu markaların aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan markaların davalı tarafından tescil ettirildiğini, bu tescillerin de müvekkiline ait markaların toplumda edindiği bilinirlikten haksız ve hukuka aykırı surette faydalanmak amacıyla ve tamamen kötüniyetli şekilde yapıldığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2018/100189, 2018/100193 ve 2018/100354 numaralı "KOCATEPE" esas unsurlu markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, 6, 7 , 25 ve 26 ncı maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne ve markaların sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "KOCATEPE" markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacı markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “KOCATEPE” esas ibareli markalarının, somut bir anlam ifade eden, telaffuzu yine yazıldığı gibi gerçekleştirilen kelimelerden ibaret markalar oldukları, dava konusu edilen davalı markalarının ise “BIG HILL”, İngilizce “big” ve “hill” ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş yabancı bir sözcük markası olduğu, davalı markasında yer alan “BIG” ibaresinin İngilizce’de öncül anlamı itibariyle “büyük – iri” anlamlarına gelen bir kelime iken “hıll” ibaresinin ise “tepe–tepeleme-yığın” gibi anlamlara geldiği, “BIG HILL” ve “KOCATEPE” şeklinde olan Türkçe ve İngilizce dilbilgisi kuralları çerçevesinde oluşturulmuş iki kelimenin telaffuzlarının aynı olmadığı, bu iki ibarenin birbirinin tercümesi şeklinde bilinir bir ilişkisi de bulunmadığı, “BIG HİLL” kavramının farklı anlamlara gelecek şekilde çevrilmesi mümkünken, ortalama bir tüketici nezdinde bu ibarenin davacı markaları ile benzer görülmesinin mümkün olmadığı, tüketicinin, “BIG HILL” esas unsurlu markalar ile karşı karşıya kaldığında, bu ibareyi ancak yabancı bir marka olarak algılayacağı, İngilizce kelimelerden oluşan markayı Türkçe anlamına çevirerek algılama gibi bir davranış yöntemiyle hareket etmeyeceği, davalı markalarının “KOCATEPE” şeklinde algılanmayacağı, markalarda yer alan sair unsurlar olan “COFFEE”, “1949” gibi tali nitelikteki ibarelerin ise ayırt edici vasfı markadaki durumu ve konumuna göre zayıf olabilen işaretler olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetime elverişli raporun yerel mahkeme kararında gerekçeden yoksun bırakılarak dikkate alınmadığını, hatalı ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, İngilizce bir kelimenin Türkçe karşılığının karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır kullanım ile ayırt edicilik kazandırdığı "KOCATEPE" ibaresini muhafaza ederek seri markalar oluşturduğunu, davalı tarafın müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen davacı markasının yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini tamamen kötüniyetli bir şekilde tescil ettirdiğini, "BIGHILL" ibaresinin İngilizceden çevrildiğinde yine "KOCATEPE" anlamına geldiğini, tüketicilerin her iki markanın farklı firmalara ait olduğunu anlamasının mümkün olmadığını, markaların kapsamlarının aynı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “KOCATEPE” esas ibareli markaları ile davalının “BIG HILL” esas ibareli markaları arasında benzerlik bulunmadığı, dosya kapsamında belirlendiği üzere İngilizce “big” ve “hill” ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş yabancı bir sözcük olan markada yer alan “BIG” ibaresinin İngilizce’de “büyük – iri”, “hıll” ibaresinin ise “tepe–tepeleme-yığın” gibi anlamlara geldiği, buna göre “BIG HILL” ve “KOCATEPE” şeklinde olan markaların birbirinin tercümesi şeklinde bulunmadığı, “BIG HILL” kavramının farklı anlamlara gelecek şekilde çevrilmesinin mümkün olduğu, davalının markalarının “KOCATEPE” şeklinde algılanmayacağı, markalarda yer alan diğer unsurların ise tali nitelikte, zayıf işaretler olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6, 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5691 E. 2023/243 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla «ayırt edicilik» kazandırdığı ve sahibi olduğu "KOCATEPE" esas unsurlu markaları bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait bu markaların aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan markaların davalı tarafından tescil ettirildiğini, bu tescillerin de müvekkiline ait markaların toplumda edindiği bilinirlikten haksız ve hukuka aykırı surette faydalanmak amacıyla ve tamamen «kötüniyetli» şekilde yapıldığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2018/100189, 2018/100193 ve 2018/100354 numaralı "KOCATEPE" esas unsurlu markaların 6769 sayılı Sın …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "KOCATEPE" markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacı markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «denetime elverişli raporun» yerel mahkeme kararında gerekçeden yoksun bırakılarak dikkate alınmadığını, hatalı ve «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğunu, İngilizce bir kelimenin Türkçe karşılığının karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "KOCATEPE" ibaresini muhafaza ederek seri markalar oluşturduğunu, davalı tarafın müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen davacı markasının yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini tamamen «kötüniyetli» bir şekilde tescil ettirdiğini, "BIGHILL" ibaresinin İngilizceden çevrildiğinde yine "KOCATEPE" anlamına geldiğini, tüketicilerin her iki markanın farklı firmalara …
Benzer bu kararda… afların markaları arasında ibareler yönünden benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu “HILLMAX” ibaresinin üzerinde markayı tamamlayan ve «ayırt edicilik» katan farklı renk ve şekil unsurlarının bulunduğunu, müvekkilinin "HILL" kelimesinin sonuna "MAX" ifadesini ekleyerek, ayrı bir anlam ve ayırt edicilik kazandırdığını, davalının markalarının 36 ncı sınıfta tescilli olduğu halde bu sınıfta hiçbir zaman kullanılmadığını, davacının "HILL" esas unsurlu markalarının tanınmışlığının olmadığını, tarafların markaları arasında «iltibas» ihtimali bulunmadığını ileri sürerek mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… da benzer bulunduğu, davacının "HILLSIDE" ibareli markasının 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olduğu, bu tanınmışlığın «iltibası» artıran bir unsur bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi
Benzer bu kararda… afların markaları arasında ibareler yönünden benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu “HILLMAX” ibaresinin üzerinde markayı tamamlayan ve «ayırt edicilik» katan farklı renk ve şekil unsurlarının bulunduğunu, müvekkilinin "HILL" kelimesinin sonuna "MAX" ifadesini ekleyerek, ayrı bir anlam ve ayırt edicilik kazandırdığını, davalının markalarının 36 ncı sınıfta tescilli olduğu halde bu sınıfta hiçbir zaman kullanılmadığını, davacının "HILL" esas unsurlu markalarının tanınmışlığının olmadığını, tarafların markaları arasında «iltibas» ihtimali bulunmadığını ileri sürerek mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4332 E. 2024/528 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5805 E. 2023/432 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla «ayırt edicilik» kazandırdığı ve sahibi olduğu "KOCATEPE" esas unsurlu markaları bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait bu markaların aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan markaların davalı tarafından tescil ettirildiğini, bu tescillerin de müvekkiline ait markaların toplumda edindiği bilinirlikten haksız ve hukuka aykırı surette faydalanmak amacıyla ve tamamen «kötüniyetli» şekilde yapıldığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2018/100189, 2018/100193 ve 2018/100354 numaralı "KOCATEPE" esas unsurlu markaların 6769 sayılı Sın …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "KOCATEPE" markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacı markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «denetime elverişli raporun» yerel mahkeme kararında gerekçeden yoksun bırakılarak dikkate alınmadığını, hatalı ve «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğunu, İngilizce bir kelimenin Türkçe karşılığının karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "KOCATEPE" ibaresini muhafaza ederek seri markalar oluşturduğunu, davalı tarafın müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen davacı markasının yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini tamamen «kötüniyetli» bir şekilde tescil ettirdiğini, "BIGHILL" ibaresinin İngilizceden çevrildiğinde yine "KOCATEPE" anlamına geldiğini, tüketicilerin her iki markanın farklı firmalara …
Benzer bu kararda… ılı marka ve 2011 46744 sayılı marka ile söz konusu başvurunun kısmi redde konu mal/ hizmetler yönünden aynı/ aynı tür hizmetleri kapsadığı, “HILL’S” esas unsurunun «ayırt ediciliğinin» düşük olması sebebiyle davaya konu 2018/20484 sayılı marka ve Kurum tarafından redde mesnet gösterilen 2011/46744 sayılı marka ile 6769 sayılı Kanun'un 5 inci madd …
İstinaf Sebepleri Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının başvurusuna konu işaret ile redde mesnet marka arasında ayniyet veya ayırtedilemeyecek kadar benzerlik koşulunun bulunmadığı iddiasının yerinde olmadığını, ibareler arasında «iltibasa» neden olacak benzerlik bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3332 E. 2024/5794 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla «ayırt edicilik» kazandırdığı ve sahibi olduğu "KOCATEPE" esas unsurlu markaları bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait bu markaların aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan markaların davalı tarafından tescil ettirildiğini, bu tescillerin de müvekkiline ait markaların toplumda edindiği bilinirlikten haksız ve hukuka aykırı surette faydalanmak amacıyla ve tamamen «kötüniyetli» şekilde yapıldığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2018/100189, 2018/100193 ve 2018/100354 numaralı "KOCATEPE" esas unsurlu markaların 6769 sayılı Sın …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "KOCATEPE" markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacı markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «denetime elverişli raporun» yerel mahkeme kararında gerekçeden yoksun bırakılarak dikkate alınmadığını, hatalı ve «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğunu, İngilizce bir kelimenin Türkçe karşılığının karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "KOCATEPE" ibaresini muhafaza ederek seri markalar oluşturduğunu, davalı tarafın müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen davacı markasının yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini tamamen «kötüniyetli» bir şekilde tescil ettirdiğini, "BIGHILL" ibaresinin İngilizceden çevrildiğinde yine "KOCATEPE" anlamına geldiğini, tüketicilerin her iki markanın farklı firmalara …
Benzer bu kararda… rın benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu olan hizmet benzerliği koşulunun sağlamadığını, emtia benzerliğinin yanı sıra markaların bütünsel görünümleri itibariyle «ortalama tüketici» algısında ayırt edilemeyecek düzeyde benzer algılar oluşturmadıkları sürece hiçbir şekilde «iltibas» ihtimalinden söz edilmesinin mümkün olmayacağını, markalar arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… 17 36514 sayılı ve “hill” ibareli, 2003 25129 sayılı “HILL” ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik olduğu, zira taraf markaların …
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” hizmetlerinin davacının redde mesnet markalarından 2017 36514 sayılı ve «münhasıran» “hill” ibareli, 2003 25129 sayılı ve münhasıran “HILL” ibareli markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı ve dava konusu marka ile davacının belirtilen markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile davacıya ait belirtilen markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, davacının redde mesnet markalarından “Hillside” ibareli markasının T/01008 sayı ile tanınmış marka olarak tescil edilmiş olduğu diğer markaların ise tanınmış olduğunu ispatlayan dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacının “hillside” ibareli tanınmış markası ile dava konusu marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve yukarıdaki «bölümlerde» ifade edilen dava konusu marka ile aralarında karıştırılma ihtimali bulunan davacıya ait 2017 36514 sayılı ve münhasıran “hill” ibareli, 2003 25129 sayılı ve münhasıran “HILL” ibareli markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, davalı şirketin «kötüniyetli» olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2020-M-2573 sayılı kararının iptaline, 2019/51164 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar veri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · iş bölümü · ticaret unvanı · komisyon · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaHayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” hizmetlerinin davacının redde mesnet markalarından 2017 36514 sayılı ve «münhasıran» “hill” ibareli, 2003 25129 sayılı ve münhasıran “HILL” ibareli markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı ve dava konusu marka ile davacının belirtilen markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile davacıya ait belirtilen markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, davacının redde mesnet markalarından “Hillside” ibareli markasının T/01008 sayı ile tanınmış marka olarak tescil edilmiş olduğu diğer markaların ise tanınmış olduğunu ispatlayan dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacının “hillside” ibareli tanınmış markası ile dava konusu marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve yukarıdaki «bölümlerde» ifade edilen dava konusu marka ile aralarında karıştırılma ihtimali bulunan davacıya ait 2017 36514 sayılı ve münhasıran “hill” ibareli, 2003 25129 sayılı ve münhasıran “HILL” ibareli markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, davalı şirketin «kötüniyetli» olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2020-M-2573 sayılı kararının iptaline, 2019/51164 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar veri …
İstinaf Sebepleri 1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin “GREEN HILLS SUİTES” «ticaret unvanı» ve 2015’den bu yana tescil ettirdiği markalar ile başta turizm sektörü olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösterdiğini, yıllardır kullandığı “GREEN HILLS” ibareli seri markalarıyla maruf hale geldiğini, müvekkilinin markasının esas unsurunun “HILL” ibaresi değil “Hills” ibaresi olduğunu, ortak kelimenin dahi aynı biçimde kullanılmadığını, bu kapsamda yapılacak bütünsel incelemede markaların esas unsurlarının hiçbir şekilde benzerlik göstermediğini, müvekkilinin markasının başında “Green” ve “suites” kelimeleri bulunmasına rağmen davacı markasında bu kelimelerin bulunmadığını, yine müvekkilinin markasında «son» derece ayırt edici bir şekil bulunmasına rağmen davacı markasında hiçbir şekil yer almadığını, davacıya ait markalar ile müvekkiline ait dava konusu markanın hiçbi …
… esnet bazı markaları ile aynı/aynı tür/benzer/ilişkili oldukları, dava konusu “Green Hills suites+şekil” ibareli markanın, davacı markalarından 2017/36514 sayılı ve «münhasıran» “hill” ibareli, 2003/25129 sayılı ve münhasıran “HILL” ibareli markalarını içerdiği, her ne kadar “green hills” ibaresi iki kelimeden oluşsa da, “green” ibaresinin …
Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/831 E. 2024/8969 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · ispat külfeti · muvafakat · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · tebligat · ilan · dava sebebi
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, «tebligatın» bila tebliğ iadesi üzerine davalı şirkete 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığı, bu adresin ise dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalının taşındığını «ilan» ettiği adresi olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi ve ciddi bir kullanım olması gerektiği, markanın kapsamındaki «uyuşmazlık konusu» hizmetler için kullandığını «ispat yükünün» davalıda olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu delillere davacı vekilince 15.12.2020 tarihli celsede «muvafakat» edilmediği, davalının markayı davaya konu mallar yönünden ciddi surette kullanıldığını ve ciddi surette kullanmamasının haklı bir «sebebe» dayandığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, kullanıma ilişkin «ispat külfetinin» davalıda olduğu, davalının ticaret sicilinde kayıtlı mersis adresine dava «dilekçesinin tebliğe» çıktığı, «tebligat» yapılamaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 30.09.2020 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ …
-
Marka Kurum Kararlarının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1607 E. 2023/5159 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla «ayırt edicilik» kazandırdığı ve sahibi olduğu "KOCATEPE" esas unsurlu markaları bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait bu markaların aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan markaların davalı tarafından tescil ettirildiğini, bu tescillerin de müvekkiline ait markaların toplumda edindiği bilinirlikten haksız ve hukuka aykırı surette faydalanmak amacıyla ve tamamen «kötüniyetli» şekilde yapıldığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2018/100189, 2018/100193 ve 2018/100354 numaralı "KOCATEPE" esas unsurlu markaların 6769 sayılı Sın …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "KOCATEPE" markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacı markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «denetime elverişli raporun» yerel mahkeme kararında gerekçeden yoksun bırakılarak dikkate alınmadığını, hatalı ve «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğunu, İngilizce bir kelimenin Türkçe karşılığının karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "KOCATEPE" ibaresini muhafaza ederek seri markalar oluşturduğunu, davalı tarafın müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen davacı markasının yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini tamamen «kötüniyetli» bir şekilde tescil ettirdiğini, "BIGHILL" ibaresinin İngilizceden çevrildiğinde yine "KOCATEPE" anlamına geldiğini, tüketicilerin her iki markanın farklı firmalara …
Benzer bu kararda… kemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait markada yer alan iki adet çam ağacının şekil olarak özgünlük taşımadığını, markaların şekilden «ziyade» kelime unsuru ile hatırda kaldıklarını, markalarda yer alan sair unsurların «ayırt edicilikte» geri planda kaldığını, davalının markasının asli unsurunun ''Hillpoınt'' davacının ise ''HILL'' ve ''HILLSIDE'' olduğunu, ''Hill'' kelimesinin ''TEPE'' anlamına geldiğini, ''poınt'' kelimesinin nokta anlamına geldiğini ve bu haliyle ''Hill'' kelimesini vurgulayan bir kelime olduğunu, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası kapsamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,işitel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, davalının markasının «ortalama tüketici» tarafından davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceğini, benzerlik incelemesinin kapsamı olduğu hizmetler yönünden ayırt ediciliği yüksek Hill ibare …
… bir bütün olarak gören tüketici kitlesinin bunu davacı markası ile karıştırmalarının mümkün olmadığını, 41 ve 43 üncü sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden «iltibas» iddiasının doğru olmadığı, zira yargı kararlarında 41 inci sınıfta yer alan hizmetlerin «ortalama tüketici» kitlesinin dikkat düzeyinin yüksek olduğunun belirtildiğini, aynı şekilde 43 üncü sınıf hizmetlerinin de niteliği itibariyle dikkatli ve seçici kişilere hitap etti …
… nı, davacı markasında kullanılan kelimelerin davalı markasında yer almadığını, ''poınt'' kelimesinin üzerinde çam ağacının olduğunu ve ona özgü bir anlam kattığını, «iltibas» ihtimali değerlendirilirken mal ve hizmetlerin «ortalama tüketici» kitlesinin dikkat ve özeninin esas alınması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · sicilden terkin · kaldırma ve yeniden hüküm · terkin
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TPMK YİDK'nın Hillpoınt +şekil markasının, davacının markaları ile benzerlik göstermediğine dair itirazın reddi kararının 41 ve 43 üncü sınıflar yönünden iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların münferit unsurlarından «ziyade» bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalının markasını kullandığı yerin Mersin il sınırında dağlık bir bölgede, orman içerisinde olan, denizle ilgisi olm …
… kemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait markada yer alan iki adet çam ağacının şekil olarak özgünlük taşımadığını, markaların şekilden «ziyade» kelime unsuru ile hatırda kaldıklarını, markalarda yer alan sair unsurların «ayırt edicilikte» geri planda kaldığını, davalının markasının asli unsurunun ''Hillpoınt'' davacının ise ''HILL'' ve ''HILLSIDE'' olduğunu, ''Hill'' kelimesinin ''TEPE'' anlamına geldiğini, ''poınt'' kelimesinin nokta anlamına geldiğini ve bu haliyle ''Hill'' kelimesini vurgulayan bir kelime olduğunu, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası kapsamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,işitel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, davalının markasının «ortalama tüketici» tarafından davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceğini, benzerlik incelemesinin kapsamı olduğu hizmetler yönünden ayırt ediciliği yüksek Hill ibare …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3389 E. , 2024/5729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/243 Esas, 2023/216 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/102 E., 2020/354 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla ayırt edicilik kazandırdığı ve sahibi olduğu "KOCATEPE" esas unsurlu markaları bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait bu markaların aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan markaların davalı tarafından tescil ettirildiğini, bu tescillerin de müvekkiline ait markaların toplumda edindiği bilinirlikten haksız ve hukuka aykırı surette faydalanmak amacıyla ve tamamen kötüniyetli şekilde yapıldığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2018/100189, 2018/100193 ve 2018/100354 numaralı "KOCATEPE" esas unsurlu markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, 6, 7 , 25 ve 26 ncı maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne ve markaların sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "KOCATEPE" markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacı markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “KOCATEPE” esas ibareli markalarının, somut bir anlam ifade eden, telaffuzu yine yazıldığı gibi gerçekleştirilen kelimelerden ibaret markalar oldukları, dava konusu edilen davalı markalarının ise “BIG HILL”, İngilizce “big” ve “hill” ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş yabancı bir sözcük markası olduğu, davalı markasında yer alan “BIG” ibaresinin İngilizce’de öncül anlamı itibariyle “büyük – iri” anlamlarına gelen bir kelime iken “hıll” ibaresinin ise “tepe–tepeleme-yığın” gibi anlamlara geldiği, “BIG HILL” ve “KOCATEPE” şeklinde olan Türkçe ve İngilizce dilbilgisi kuralları çerçevesinde oluşturulmuş iki kelimenin telaffuzlarının aynı olmadığı, bu iki ibarenin birbirinin tercümesi şeklinde bilinir bir ilişkisi de bulunmadığı, “BIG HİLL” kavramının farklı anlamlara gelecek şekilde çevrilmesi mümkünken, ortalama bir tüketici nezdinde bu ibarenin davacı markaları ile benzer görülmesinin mümkün olmadığı, tüketicinin, “BIG HILL” esas unsurlu markalar ile karşı karşıya kaldığında, bu ibareyi ancak yabancı bir marka olarak algılayacağı, İngilizce kelimelerden oluşan markayı Türkçe anlamına çevirerek algılama gibi bir davranış yöntemiyle hareket etmeyeceği, davalı markalarının “KOCATEPE” şeklinde algılanmayacağı, markalarda yer alan sair unsurlar olan “COFFEE”, “1949” gibi tali nitelikteki ibarelerin ise ayırt edici vasfı markadaki durumu ve konumuna göre zayıf olabilen işaretler olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetime elverişli raporun yerel mahkeme kararında gerekçeden yoksun bırakılarak dikkate alınmadığını, hatalı ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, İngilizce bir kelimenin Türkçe karşılığının karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır kullanım ile ayırt edicilik kazandırdığı "KOCATEPE" ibaresini muhafaza ederek seri markalar oluşturduğunu, davalı tarafın müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen davacı markasının yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini tamamen kötüniyetli bir şekilde tescil ettirdiğini, "BIGHILL" ibaresinin İngilizceden çevrildiğinde yine "KOCATEPE" anlamına geldiğini, tüketicilerin her iki markanın farklı firmalara ait olduğunu anlamasının mümkün olmadığını, markaların kapsamlarının aynı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “KOCATEPE” esas ibareli markaları ile davalının “BIG HILL” esas ibareli markaları arasında benzerlik bulunmadığı, dosya kapsamında belirlendiği üzere İngilizce “big” ve “hill” ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş yabancı bir sözcük olan markada yer alan “BIG” ibaresinin İngilizce’de “büyük – iri”, “hıll” ibaresinin ise “tepe–tepeleme-yığın” gibi anlamlara geldiği, buna göre “BIG HILL” ve “KOCATEPE” şeklinde olan markaların birbirinin tercümesi şeklinde bulunmadığı, “BIG HILL” kavramının farklı anlamlara gelecek şekilde çevrilmesinin mümkün olduğu, davalının markalarının “KOCATEPE” şeklinde algılanmayacağı, markalarda yer alan diğer unsurların ise tali nitelikte, zayıf işaretler olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6, 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063560900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz