Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/831 E. 2024/8969 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava dilekçesinin tebliği↗ tebligat kanunu m.35↗ ispat külfeti↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ilan↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/262 E., 2021/116 K.
Taraflar arasındaki marka iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Kocatepe” esas unsurlu muhtelif sayıda markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2014/08856, 2013/62730, 2012/112003, 2012/112001, 2007/60685, 2003/38024 sayılı ve “1949 nurettin kocatepe teknolojiye inat taş değirmenden gelen hakiki tat”, “kocatepe kahve 1949”, “nurettin kocatepe 1949”, “nurettin kocatepe”, “1949 kahve evi kocatepe”, “1949 nurettin kocatepe şekil” ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, ancak davalı şirket markalarının tescilinden bu yana hiçbir zaman kullanılmadığını ileri sürerek markaların tescil kapsamındaki 29 ve 30. sınıfta yer alan “Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” dışında kalan mallarda kullanılmaması nedeni ile iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi bir surette “Kocatepe” esas unsurlu markalarını kullandığını, markalar üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, davacının kötü niyetle dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, kullanıma ilişkin ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının ticaret sicilinde kayıtlı mersis adresine dava dilekçesinin tebliğe çıktığı, tebligat yapılamaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 30.09.2020 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği, savunma dayanağı olan delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalının tescil ettirdiği markasını kullandığına ilişkin delil sunmadığı, markayı kullandığını ispat edemediği, tescilden itibaren kullanma zorunluluğu için öngörülen 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, tebligatın bila tebliğ iadesi üzerine davalı şirkete 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığı, bu adresin ise dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalının taşındığını ilan ettiği adresi olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi ve ciddi bir kullanım olması gerektiği, markanın kapsamındaki uyuşmazlık konusu hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu delillere davacı vekilince 15.12.2020 tarihli celsede muvafakat edilmediği, davalının markayı davaya konu mallar yönünden ciddi surette kullanıldığını ve ciddi surette kullanmamasının haklı bir sebebe dayandığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanmama nedenine dayalı marka iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 127 ve 128 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 26 ncı maddesi.
3.7201 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Dava, kullanmama nedenine dayalı marka iptalleri istemine ilişkin olup davacı, dava dilekçesinde dava konusu markaların “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.” emtiaları dışında kalan emtialar bakımından iptalini talep ettiği halde İlk Derece Mahkemesince talebin aşılıp 2003/38024 sayılı markanın “çikolata esaslı içecekler” emtiası için de iptaline kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2688 E. 2023/6261 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, kullanıma ilişkin «ispat külfetinin» davalıda olduğu, davalının ticaret sicilinde kayıtlı mersis adresine dava «dilekçesinin tebliğe» çıktığı, «tebligat» yapılamaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 30.09.2020 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ …
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, «tebligatın» bila tebliğ iadesi üzerine davalı şirkete 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığı, bu adresin ise dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalının taşındığını «ilan» ettiği adresi olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi ve ciddi bir kullanım olması gerektiği, markanın kapsamındaki «uyuşmazlık konusu» hizmetler için kullandığını «ispat yükünün» davalıda olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu delillere davacı vekilince 15.12.2020 tarihli celsede «muvafakat» edilmediği, davalının markayı davaya konu mallar yönünden ciddi surette kullanıldığını ve ciddi surette kullanmamasının haklı bir «sebebe» dayandığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… t edildiği, yine her ne kadar redde mesnet markalardan sadece 157054 numaralı markanın kapsamında "kakao" malı bulunmakta ise de esasen 15.12.2014 tarihi itibariyle «yenilenmemek» suretiyle hükümden düşen bu markanın da mahkemenin verdiği kullanmama nedeniyle iptal kararı ile dava konusu 10.04.2014 YİDK karar tarihini de kapsar şekilde, 16.05.2014 dava tarihinden geriye doğru 5 yıl öncesinden itibaren kullanılmadığının tespiti ile iptal edildiği, davalı şirketçe «usulüne uygun tebligata» rağmen mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, Dairecede iptal kararı yönünden bir incelemenin yapılamadığı, kaldı ki mahkemece görüşüne ba …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · yenileme · iltibas
Benzer bu kararda… t edildiği, yine her ne kadar redde mesnet markalardan sadece 157054 numaralı markanın kapsamında "kakao" malı bulunmakta ise de esasen 15.12.2014 tarihi itibariyle «yenilenmemek» suretiyle hükümden düşen bu markanın da mahkemenin verdiği kullanmama nedeniyle iptal kararı ile dava konusu 10.04.2014 YİDK karar tarihini de kapsar şekilde, 16.05.2014 dava tarihinden geriye doğru 5 yıl öncesinden itibaren kullanılmadığının tespiti ile iptal edildiği, davalı şirketçe «usulüne uygun tebligata» rağmen mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, Dairecede iptal kararı yönünden bir incelemenin yapılamadığı, kaldı ki mahkemece görüşüne ba …
… nın kapsamındaki emtianın da aynı/aynı tür olmadığı, dolayısıyla taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasın» oluşmadığı, davalının 157054 nolu markasını tescil edildiği emtialarda kullandığını ispatlayamadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca davalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5267 E. 2023/493 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, kullanıma ilişkin «ispat külfetinin» davalıda olduğu, davalının ticaret sicilinde kayıtlı mersis adresine dava «dilekçesinin tebliğe» çıktığı, «tebligat» yapılamaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 30.09.2020 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ …
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, «tebligatın» bila tebliğ iadesi üzerine davalı şirkete 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığı, bu adresin ise dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalının taşındığını «ilan» ettiği adresi olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi ve ciddi bir kullanım olması gerektiği, markanın kapsamındaki «uyuşmazlık konusu» hizmetler için kullandığını «ispat yükünün» davalıda olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu delillere davacı vekilince 15.12.2020 tarihli celsede «muvafakat» edilmediği, davalının markayı davaya konu mallar yönünden ciddi surette kullanıldığını ve ciddi surette kullanmamasının haklı bir «sebebe» dayandığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.'ye devretmiş olması nedeni ile bu madde uyarınca yargılama sırasında «dava konusu» itiraza mesnet markalardan bir kısmını devir alan AES ...A.Ş.'ye «tebligat» yapıldığı, bu şirket tarafından dava davacı sıfatı ile davaya 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca devam edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasına göre de, davanın açılmasından sonra davalı tarafın, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi hâlinde davacının, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceğinin düzenlendiği, davacılar vekilince 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «seçimlik haklardan» ilk olan kullanılmış ve her iki davacı vekili de davayı dava konusu marka başvurusunu devir alan Altınçekirdek ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik haklar · davanın konusu · kâr dağıtımı · ortalama tüketici · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… sıyla davacı tarafın itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu itibarla «dava konusu» marka başvurusu ile davacı tarafın itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin de aynı ya da benzer olması gerektiği, mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim «dağıtım» ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörlerin dikkate alınması gerektiği, bu hususlar dikkate alındığ …
… f" ibareli başvuru markasıyla davacının 2013/10371 sayılı 35 ve 43 üncü sınıfta tescilli "Kocatepe Kahve" ibareli markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının bu markasının 35 inci sınıfında yer alan malların satış hizmetlerinin davalının başvuru markası kapsamında da mal olarak çoğunluk olarak aynen yer aldığı, davacının markasının kapsamında olmayıp da davalı markasında yer alan "salçalar", "yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar." mallarının ise davacı markasının kapsamındaki mallarla ilişkili ve bağlantılı olduğu, aynı raflarda satışa sunulacağı, bu nedenle bu mallar yö …
A.Ş.'ye devretmiş olması nedeni ile bu madde uyarınca yargılama sırasında «dava konusu» itiraza mesnet markalardan bir kısmını devir alan AES ...A.Ş.'ye «tebligat» yapıldığı, bu şirket tarafından dava davacı sıfatı ile davaya 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca devam edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasına göre de, davanın açılmasından sonra davalı tarafın, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi hâlinde davacının, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceğinin düzenlendiği, davacılar vekilince 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «seçimlik haklardan» ilk olan kullanılmış ve her iki davacı vekili de davayı dava konusu marka başvurusunu devir alan Altınçekirdek ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» başvurunun İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, davalı tarafça Altınçekirdek ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/831 E. , 2024/8969 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1539 Esas, 2023/1420 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/262 E., 2021/116 K.
Taraflar arasındaki marka iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Kocatepe” esas unsurlu muhtelif sayıda markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2014/08856, 2013/62730, 2012/112003, 2012/112001, 2007/60685, 2003/38024 sayılı ve “1949 nurettin kocatepe teknolojiye inat taş değirmenden gelen hakiki tat”, “kocatepe kahve 1949”, “nurettin kocatepe 1949”, “nurettin kocatepe”, “1949 kahve evi kocatepe”, “1949 nurettin kocatepe şekil” ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, ancak davalı şirket markalarının tescilinden bu yana hiçbir zaman kullanılmadığını ileri sürerek markaların tescil kapsamındaki 29 ve 30. sınıfta yer alan “Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” dışında kalan mallarda kullanılmaması nedeni ile iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi bir surette “Kocatepe” esas unsurlu markalarını kullandığını, markalar üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, davacının kötü niyetle dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, kullanıma ilişkin ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının ticaret sicilinde kayıtlı mersis adresine dava dilekçesinin tebliğe çıktığı, tebligat yapılamaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 30.09.2020 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği, savunma dayanağı olan delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalının tescil ettirdiği markasını kullandığına ilişkin delil sunmadığı, markayı kullandığını ispat edemediği, tescilden itibaren kullanma zorunluluğu için öngörülen 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, tebligatın bila tebliğ iadesi üzerine davalı şirkete 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığı, bu adresin ise dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalının taşındığını ilan ettiği adresi olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi ve ciddi bir kullanım olması gerektiği, markanın kapsamındaki uyuşmazlık konusu hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu delillere davacı vekilince 15.12.2020 tarihli celsede muvafakat edilmediği, davalının markayı davaya konu mallar yönünden ciddi surette kullanıldığını ve ciddi surette kullanmamasının haklı bir sebebe dayandığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanmama nedenine dayalı marka iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 127 ve 128 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 26 ncı maddesi.
3.7201 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Dava, kullanmama nedenine dayalı marka iptalleri istemine ilişkin olup davacı, dava dilekçesinde dava konusu markaların “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.” emtiaları dışında kalan emtialar bakımından iptalini talep ettiği halde İlk Derece Mahkemesince talebin aşılıp 2003/38024 sayılı markanın “çikolata esaslı içecekler” emtiası için de iptaline kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110636900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz