6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/831 E. 2024/8969 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava dilekçesinin tebliği tebligat kanunu m.35 ispat külfeti muvafakat ispat yükü uyuşmazlık konusu tebligat ticaret sicili ilan dava sebebi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 7SMK 9

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/262 E., 2021/116 K.

Taraflar arasındaki marka iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Kocatepe” esas unsurlu muhtelif sayıda markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2014/08856, 2013/62730, 2012/112003, 2012/112001, 2007/60685, 2003/38024 sayılı ve “1949 nurettin kocatepe teknolojiye inat taş değirmenden gelen hakiki tat”, “kocatepe kahve 1949”, “nurettin kocatepe 1949”, “nurettin kocatepe”, “1949 kahve evi kocatepe”, “1949 nurettin kocatepe şekil” ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, ancak davalı şirket markalarının tescilinden bu yana hiçbir zaman kullanılmadığını ileri sürerek markaların tescil kapsamındaki 29 ve 30. sınıfta yer alan “Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” dışında kalan mallarda kullanılmaması nedeni ile iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi bir surette “Kocatepe” esas unsurlu markalarını kullandığını, markalar üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, davacının kötü niyetle dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, kullanıma ilişkin ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının ticaret sicilinde kayıtlı mersis adresine dava dilekçesinin tebliğe çıktığı, tebligat yapılamaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 30.09.2020 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği, savunma dayanağı olan delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalının tescil ettirdiği markasını kullandığına ilişkin delil sunmadığı, markayı kullandığını ispat edemediği, tescilden itibaren kullanma zorunluluğu için öngörülen 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, tebligatın bila tebliğ iadesi üzerine davalı şirkete 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığı, bu adresin ise dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalının taşındığını ilan ettiği adresi olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi ve ciddi bir kullanım olması gerektiği, markanın kapsamındaki uyuşmazlık konusu hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu delillere davacı vekilince 15.12.2020 tarihli celsede muvafakat edilmediği, davalının markayı davaya konu mallar yönünden ciddi surette kullanıldığını ve ciddi surette kullanmamasının haklı bir sebebe dayandığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kullanmama nedenine dayalı marka iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 127 ve 128 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 26 ncı maddesi.

3.7201 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. Dava, kullanmama nedenine dayalı marka iptalleri istemine ilişkin olup davacı, dava dilekçesinde dava konusu markaların “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.” emtiaları dışında kalan emtialar bakımından iptalini talep ettiği halde İlk Derece Mahkemesince talebin aşılıp 2003/38024 sayılı markanın “çikolata esaslı içecekler” emtiası için de iptaline kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2688 E. 2023/6261 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5267 E. 2023/493 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/831 E.  ,  2024/8969 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1539 Esas, 2023/1420 Karar

HÜKÜM

Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/262 E., 2021/116 K.

Taraflar arasındaki marka iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Kocatepe” esas unsurlu muhtelif sayıda markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2014/08856, 2013/62730, 2012/112003, 2012/112001, 2007/60685, 2003/38024 sayılı ve “1949 nurettin kocatepe teknolojiye inat taş değirmenden gelen hakiki tat”, “kocatepe kahve 1949”, “nurettin kocatepe 1949”, “nurettin kocatepe”, “1949 kahve evi kocatepe”, “1949 nurettin kocatepe şekil” ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, ancak davalı şirket markalarının tescilinden bu yana hiçbir zaman kullanılmadığını ileri sürerek markaların tescil kapsamındaki 29 ve 30. sınıfta yer alan “Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” dışında kalan mallarda kullanılmaması nedeni ile iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi bir surette “Kocatepe” esas unsurlu markalarını kullandığını, markalar üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, davacının kötü niyetle dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, kullanıma ilişkin ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının ticaret sicilinde kayıtlı mersis adresine dava dilekçesinin tebliğe çıktığı, tebligat yapılamaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 30.09.2020 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği, savunma dayanağı olan delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalının tescil ettirdiği markasını kullandığına ilişkin delil sunmadığı, markayı kullandığını ispat edemediği, tescilden itibaren kullanma zorunluluğu için öngörülen 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, tebligatın bila tebliğ iadesi üzerine davalı şirkete 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığı, bu adresin ise dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalının taşındığını ilan ettiği adresi olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi ve ciddi bir kullanım olması gerektiği, markanın kapsamındaki uyuşmazlık konusu hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu delillere davacı vekilince 15.12.2020 tarihli celsede muvafakat edilmediği, davalının markayı davaya konu mallar yönünden ciddi surette kullanıldığını ve ciddi surette kullanmamasının haklı bir sebebe dayandığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kullanmama nedenine dayalı marka iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 127 ve 128 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 26 ncı maddesi.

3.7201 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. Dava, kullanmama nedenine dayalı marka iptalleri istemine ilişkin olup davacı, dava dilekçesinde dava konusu markaların “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.” emtiaları dışında kalan emtialar bakımından iptalini talep ettiği halde İlk Derece Mahkemesince talebin aşılıp 2003/38024 sayılı markanın “çikolata esaslı içecekler” emtiası için de iptaline kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110636900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.