Menfi tespit | İpotek fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3062 E. 2024/5578 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelsiz terkin↗ grup muafiyeti↗ dikey anlaşma↗ ariyet↗ kira ilişkisi↗ rekabet hukuku↗ rekabet kurulu kararı↗ intifa hakkı↗ cari hesap ilişkisi↗ ipoteğin kaldırılması↗ ipoteğin fekki↗ ticari defter incelemesi↗ delil tespiti↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ keşif↗ muafiyet↗ cari hesap↗ bedelsizlik↗ bayilik sözleşmesi↗ kira sözleşmesi↗ cezai şart↗ ipotek↗ ifa↗ sebepsiz zenginleşme↗ feragat↗ ticari defter↗ havale↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ iflas↗ taahhütname↗ terkin↗ ihtarname↗ tacir↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ ibraz↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/22 E., 2020/28 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit, ipotek fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Petrol ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) ile davalı arasında davaya konu taşınmaz üzerindeki akaryakıt satış istasyonu için ileride akdedilecek bayilik sözleşmesine esas olmak üzere 15.05.2007 tarihli ön bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin 21.05.2008 tarihinde ... Ltd. Şti.’den satın aldığı 4.114,20 m2 miktarlı taşınmazın eski maliki ... Ltd. Şti.'nin ön sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirerek davalıya teslim edildiğini, davalı lehine 15 yıl süre ile intifa hakkı ve bayiinin ileride doğacak muhtemel borçlarının teminatı olmak üzere 500.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin 27.03.2009 tarihinde yapı kullanma izin belgesi aldığını, buna rağmen davalının ön sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin akaryakıt istasyonunu açamadığını, işletme ruhsatı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) bayilik lisansı için işlem yapamadığını, taşınmazın mevcut durumuyla ilgili olarak 2009 ve 2010 yıllarında iki defa gerçekleştirilen delil tespitinde bahsettikleri hususların bilirkişi raporlarında görüldüğünü, aradan geçen 10 yılı aşkın süreye rağmen bayilik sözleşmesinin kurulamadığını, davalının intifa hakkına dayanarak dava dışı ... Petrol Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, anılan şirketin davaya konu taşınmaz üzerinde akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı LPG satışı yaptığını, müvekkilinin başvurusu üzerine Rekabet Kurulu'nun 06.02.2013 tarihli kararıyla “ön sözleşme ve intifa hakkından oluşan dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin 5 inci maddesindeki istisnadan yararlanmadığına, dikey ilişkinin 15.05.2012 tarihine kadar anılan Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlandığına, ancak bu tarihten itibaren grup muafiyeti dışında kaldığına, söz konusu dikey ilişkiye 15.05.2007 tarihinden itibaren 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına” karar verildiğini, bu karara göre ön sözleşmenin ve intifa hakkının 15.05.2017 tarihinde sona erdiğini, davalının da intifa hakkının feragatle 07.08.2017 tarihinde bedelsiz olarak terkin ettiğini, davaya konu ipoteğe ilişkin resmi senette ipoteğin kuruluş sebebinin davalıdan alınmış ve alınacak petrol ürünlerinin bedelleri, krediler, ariyet teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının teminatını teşkil etmek olduğunun belirtildiğini, yani bir üst sınır ve teminat ipoteği niteliği taşıdığını, davalının ipoteğin konulmasına dayanak teşkil eden sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bayilik sözleşmesinin hiç bir zaman kurulmadığını, müvekkiline her hangi bir ürün satışı yapılmadığından ön sözleşmenin fiilen sona erdiğini, ipoteğin teminat altına aldığı muhtemel alacakların da doğmadığını, bu kapsamda ihtarname keşide edilmesine rağmen davalının taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmadığını ileri sürerek, davaya konu taşınmaza ilişkin taraflar arasındaki ön sözleşmenin sona erdiğinin ve müvekkilinin ipoteğe konu borcunun olmadığının tespitini, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 15.05.2007 tarihinde imzalanan ön sözleşme kapsamında davaya konu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 29.06.2007 tarihinde 500.000,00 TL bedelli ipotek ve 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, müvekkilinde 15 yıl süreyle bayilik ilişkisi kurulacağı veya belirlenecek kişiler tarafından istasyonun işletileceği hususunda inanç oluştuğunu, müvekkilinin 15.000,00 TL intifa hakkı bedeli ile 100.000,00 USD nakit ödemeyi dava dışı şirkete yaptığını, 1 yıl gibi kısa bir süre içinde tüm taahhütlerin yerine getirerek taşınmaz üzerine akaryakıt istasyonu kurduğunu, istasyonu işletmeye başladığını ancak taşınmazın yeni maliki olan davacının başvurusu üzerine Rekabet Kurulu'nca “dosya konusu dikey ilişkinin daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arsa üzerinde kurulan yeni bir akaryakıt istasyonuna ilişkin olması ve anılan istasyona özgü yatırımın büyük çoğunluğunun Enerji Petrol Ürünleri Paz. A. Ş. tarafından karşılanmış olması dikkate alınarak bayinin, Enerji Petrol Ürünleri Paz. A.Ş. tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmayı sona erdirebilmesi konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla, söz konusu dikey ilişkiye 15.07.2007 tarihinden itibaren on yıla kadar muafiyet tanınmasına” karar verildiğini, bu karar gereğince müvekkilinin intifa hakkını 5 yıl erken terkin etmek zorunda kaldığını, bu sebeple müvekkilinin taşınmazda kiracısı ve bayii olan dava dışı ... Ltd. Şti. ile akdedilen 01.01.2011 tarihli kira sözleşmesini 29.06.2017 tarihinde sonlandırılmak zorunda kaldığını, ipotek resmi senedine bakıldığında borç ilişkisinden kaynaklanan her türlü alacağı kapsayacak şekilde ipotek tesis edildiğinin görüleceğini, müvekkilinin davacıya ait istasyonda bulunan yatırımların 15 yıl sürecek anlaşma inancıyla yaptığı yatırımlar olduğunu, davacının bu yatırımlarla ilgili olarak müvekkiline borcunun bulunduğunu, hem davacıya gönderdikleri ihtarnamelerde, hem de Rekabet Kurulu'nun kararında belirtildiği üzere yatırımın kalan süresine tekabül eden bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu hakların ödenmemesine rağmen yine bu hakların teminatını teşkil eden ipoteğin kaldırılmasının talep edilemeyeceğini, intifa hakkının sona erdirilmesi neticesinde akaryakıt istasyonunun boş olarak davacıya teslimi ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, 15 yıllık yatırımın kalan 5 yıla tekabül eden ve taşınmazdaki kurumsal kimlik uygulaması bedelleri halen taşınmazda bulunduğundan davacının mal varlığında sebepsiz zenginleşme meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmaz için 27.03.2009 tarihinde inşaat yapı kullanım izninin alındığı, taşınmazın eski maliki ... Ltd. Şti.'nin bayilik ön sözleşmesi gereğince tüm edimlerini yerine getirdiği, davacının mahkeme marifetiyle yaptırdığı delil tespitlerinde dava konusu taşınmazda davalının hiçbir montaj ve inşaat faaliyeti yapmadığı, tesisin faal olmadığı, akaryakıt ve LPG satmadığı, sözleşmenin yapılmasından dava tarihine kadar geçen sürede davalının ön sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği hususlarının belirlendiği, davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede dava dışı eski malik ... Ltd. Şti.'den 264.000,00 TL alacaklı olduğu, 200.000,00 USD tutarında dava dışı ... Ltd. Şti.'nin hissedarlarından ... ...'e ödediğinin tespit edildiği, bu ödemenin 15.05.2007 tarihli ön sözleşmenin 4. maddesindeki intifa ipotek alımına ilişkin olup olmadığı ile ilgili bir tespitin yapılamadığı, davalının bu yönde somut delil ibraz etmediği, tacirlerin basiretli davranması ve ödemenin neye ilişkin olduğunu açıkça belirtmesi gerektiği, davalının eksik ibraz ettiği ticari defterlerin tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki 15.05.2007 tarihli bayilik ön sözleşmesinin sona erdiğinin ve davacının ipoteğe konu borcunun olmadığının tespitine, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının dosyadaki delillerle ispatlandığını, bilirkişi tarafından müvekkilinin defterlerinin lehine delil olabileceği belirtilmesine rağmen bu hususun Mahkemece kabul edilmediğini, müvekkilinin para gönderildiği dava dışı ... ...’in davacıyla bağı olduğunu, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi sıfatı taşıdığını, ön sözleşmenin şartlarına uyulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin 100.000,00 USD ödeme yaparak akaryakıt istasyonu kurduğunu, Rekabet Kurulu’nca intifa hakkının 10 yıl olabileceğine karar verildiğini, ön sözleşmenin 5 yıl erken bitmesi sebebiyle müvekkilinin yaptığı yatırımlardan dolayı alacağının bulunduğunu, akaryakıt alanında uzman sektör bilirkişisinin de rapor düzenlemesi gerekirken mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davacının müvekkiline borcunun ispatına rağmen davanın kabulü ile müvekkilinin teminatını teşkil eden ipoteğin fekkine karar verilmesinin hataya dayandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile davaya konu taşınmazın önceki maliki dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 15.05.2007 tarihinde 2261 parseldeki taşınmaz üzerine kurulu bulunan akaryakıt istasyonu için tarafların ileride akdedeceği bayilik sözleşmesine esas olmak üzere ön sözleşmenin imzalandığı, ön sözleşmede bayiinin yani ... Ltd. Şti.'nin taahhütlerinin düzenlendiği 3. maddede, bayilik sözleşmesinin imzalanmasından itibaren bayinin davalı şirketten yılda asgari bir miktar benzin grubu, motorin ve gazyağı almayı, istasyonun kurulu bulunduğu taşınmaz üzerinde 15 yıl süreyle intifa hakkı ve maliki bulunduğu veya üçüncü şahıslara ait taşınmazlar üzerinde muhtemel borçların teminatını teşkil etmek üzere 500.000,00 TL tutarında ipotek tesis edilmesini, tüm kazı ile hafriyat işlerinin bayi tarafından üstlenileceğinin taahhüt ettiği, davalının taahhütlerini düzenleyen 4. maddede ise intifa ipotek alımına müteakiben 100.000,00 USD nakit para, kurumsal kimlik (fiyat panosu, giriş çıkış levhaları, kanopi kaplama, hava su saati tablosu, tanker boşaltım talimatı, idari bina alın kaplama, ada paslanmaz, market donanımı), teknik ekipman (pompa, kompresör, hava su saati, jeneratör, yıkama makinesi), inşaat yapı (saha betonu, kanopi yapımı, tonoz yapımı, ada yapımı, sundurma, alt yapı tesisatları, tanklar, kabası bitmiş idari binanın tamamlanması) şeklinde belirtilerek bayiinin taahhütlerinin tamamını yerine getirerek bayilik sözleşmesinin imzalamasını müteakip şirketin taahhütlerinin gerçekleşeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin imzalanmasından sonra taşınmazın eski maliki ... Ltd. Şti.’nin davalı lehine 29.06.2007 tarihinde 15 yıllık intifa hakkı tesis ettiği, ön sözleşmeden sonra taşınmazın eski maliki ... Ltd. Şti.'nin temsilcisi ... ... tarafından davalı lehine, 29.06.2007 tarihli resmi ipotek senedine göre ... Ltd. Şti.'nin Enerji Petrol A.Ş.'den “almış olduğu ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri krediler, ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının teminatını teşkil etmek üzere birinci derecede akdi faizli ve fekki alacaklı şirket tarafından bildirilinceye kadar süreli olmak üzere 500.000,00 TL bedelle” davaya konu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği, davaya konu taşınmaz için 27.03.2009 tarihinde akaryakıt ve servis istasyonu kullanımı amacıyla yapı kullanma ruhsatının alındığı, tespit dosyasına sunulan inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre tespit anı itibariyle hiç bir inşai faaliyetin bulunmadığı, LPG tankı ve tesisinin mevcut olmadığı, istasyonun faaliyet göstermediği, dolayısıyla akaryakıt ile LPG satışının yapılmadığı, tesiste elektrik bağlantısın kurulmadığı, sadece direk tipi trafonun bulunduğu, yıkama ve yağ değiştirme kısmının yapılmadığı, satış pompalarının branda ile sarıldığı, bunların üstünde bulunan kanopinin ön ve yan yüzlerinde “energy” yazdığı hususlarının belirtildiği, yine diğer tespit dosyasına sunulan inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre tespit anı itibariyle boş durumda natamam 2 katlı ofis binasının, brandayla sarılı akaryakıt pompasının, direk tipi 1 adet elektrik trafosunun, pompalar üzerinde özel konstrüksiyonlu çatı tabliyesinin, istasyona giriş, çıkış ve mevcut sahanın zemin betonlarının bulunduğu, tesiste bir inşaat çalışmasının yapılmadığı, LPG tankının bulunmadığı ve hali hazırda tesisin faaliyet göstermediği, akaryakıt ile LPG satışının yapılmadığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince davaya konu taşınmazda inşaat mühendisi ve makine mühendisi marifetiyle keşif icra edilmiş, bilirkişilerin 25.12.2018 tarihli raporunda ön sözleşmenin 4. maddesinde kurumsal kimlik ve teknik ekipman olarak belirtilen unsurları davalının söküp götürdüğünü, sökme işleminin çok kötü yapıldığını, geriye kalan malzemelerin büyük bir bölümünün kullanılamayacağını, sökülebilecek malzemelerden kanopi dışındakilerin ekonomik kullanılırlığının kalmadığını, kanopinin değerinin 25.000,00 TL olduğunu, kanopi dışındaki malzemelerin söküp götürülemeyeceğini, sökülmesi mümkün olmayan malzemelerle kanopinin toplam değerinin 104.877,00 TL’ye tekabül ettiğini, hasarlı- eksik durumdaki idari binanın tamamlanma oranının %58,92 seviyesinde bulunduğunu belirttikleri, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişinin 26.06.2019 tarihli raporunda vergi incelemesindeki davalının 2007-2008 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin incelenemediği, 2009-2018 yıllarına ait defterlerin ise incelendiği, söz konusu defterlerin usulüne uygun tutulduğundan davalı lehine delil olabilecekleri, davalının 21.06.2007 tarihinde hesabından dava dışı ... ... isimli kişinin hesabına 200.000,00 USD açıklamasız havale yaptığına ilişkin dekont bulunduğunun belirtildiği, davaya konu ön sözleşmenin 15.05.2007 tarihinde dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı arasında akdedildiği, o sözleşme kapsamında sözleşmeye göre muhtemel borçların teminatını ve ipotek senedine göre de ... Ltd. Şti.'nin Enerji Petrol A.Ş.'den aldığı ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri krediler, ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının teminatını teşkil etmek üzere davaya konu taşınmaz üzerinde 29.06.2007'de davalı lehine ipotek kurulduğu, davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasındaki kurulacak bayilik sözleşmesine esas olmak üzere imzalanmış ön sözleşmede ... Ltd. Şti.'nin ön sözleşme kapsamında gerçekleştirilebilecek taahhütlerinin sadece davalı lehine 15 yıllık intifa hakkı tesisi, muhtemel borçların teminatını teşkil etmek üzere ipotek kurulması, tüm kazı ile hafriyat işlerinin üstlenilmesi olduğu, intifa hakkı ve ipotek tesis işlemlerinin 29.06.2007 tarihinde, kazı ile hafriyat işlerinin de en geç mevcut yapı kullanma izin belgesinin verildiği tarihte tamamlandığının kabulü gerektiği, zaten kazı ve hafriyat işlerinin zamanında yapılmadığı hususunda davalının da bir itiraz ileri sürmediği, dolayısıyla dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ön sözleşmeye göre, bütün taahhütlerini yerine getirdiği, bayiinin ön sözleşmede belirtilen bunlar haricindeki diğer taahhüdünün ise davalıdan ürün satın alma taahhüdü olduğu, bu taahhüdün de ancak bayilik sözleşmesinden imzalanmasından itibaren geçerli olacağından ve yargılamaya konu olayda bayilik sözleşmesi hiç imzalanmadığından inceleme kapsamında bu taahhüdün dikkate alınmadığı, davalının birinci taahhüdünün yani 100.000,00 USD'nin intifa-ipoteğin 29.06.2007 tarihinden sonra dava dışı bayiye ödeyip ödemediği hususu belirli olmadığı, davalının bu husustaki iddiasına rağmen her hangi bir delil sunmadığı, havale dekontuna göre davalının 21.06.2007 tarihinde dava dışı ... ...’e 200.000,00 USD havalesine ilişkin dekontta açıklamaya yer verilmediği, anılan dekont ve ödeme olgusunun bilirkişi raporuna kadar sunulmadığı ve ileri sürülmediği, davacının bu ödemenin ... Ltd. Şti.'ye yapılmadığını belirterek sözleşmeye göre ödeme olgusunu kabul etmediği, davalının karinenin aksini ispatlamadığı, ödemenin yapıldığı kişinin ... Ltd. Şti.'nin sözleşmenin imzalandığı ve ödemenin yapıldığı tarihte yetkili temsilcisi sıfatını taşımadığı ödemenin 29.06.2007 (intifa-ipotek tesisi) tarihi ve sonrasında yapılması gerektiği halde 8 gün öncesini içerdiği, sözleşmeye göre 100.000,00 USD olması gerekirken 200.000,00 USD bedelli ödemenin davaya konu ön sözleşme kapsamında kabul edilmediği, davalının sözleşmedeki “kurumsal kimlik tesisi, teknik ekipman sağlanması, inşaat yapısının yapılması” taahhütlerinin, delil tespiti dosyalarında alınmış bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alındığında kısmen yerine getirilmişse de tamamlanmadığı, örneğin fiyat panosunun, hava su saatinin, yıkama makinesinin, kabası bitmiş idari binanın tamamlanması gibi işlerin ifa edilmediği, her ne kadar sözleşmede, bayiinin taahhütlerinin tamamını yerine getirerek bayilik sözleşmesini imzalamasına müteakip davalı şirketin taahhütlerinin gerçekleşeceği belirtilmiş ise de, davalının bu maddenin aksine tüm aşamalarda kendi taahhütlerini yerine getirme olgusuna dayandığından bayilik sözleşmesinin imzalanıp imzalanmaması hususunun davalının taahhütlerini yerine getireceği zaman açısından somut uyuşmazlıkta dikkate alınamayacağı, bilirkişi raporunda, 2009-2018 yılları defterlerine göre davalının dava dışı ... Ltd. Şti.'den cari hesap kapsamında 01.01.2009'da başlamak üzere 200.000,00 USD karşılığı 264.000,00 TL alacaklı olduğunun göründüğü, başkaca bir kaydın bulunmadığı hususlarının belirtildiği, ancak bu kaydın dayanağının gösterilmediği, 2007 ve 2008 yılı defterleri davalı tarafından sunulmadığı, davalının gerekçesine açıklamadığı, ancak bilirkişinin raporunun ekine söz konusu defterlerin 20.09.2012 tarihinde vergi incelemesi için müfettişlere teslim edildiğini gösteren bir belge fotokopisi eklediği, bilirkişi rapor tarihinin 26.06.2019 olduğu dikkate alındığında, vergi incelemesinin yaklaşık 7 yıldır devam edip etmediği veya devam etmesi sebebiyle sunulamadığı hususunun açıklanmadığı, davalının anılan yıllara ait defterleri ibrazdan kaçındığı görüşünün isabet içerdiği, öte yandan davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında bayilik sözleşmesinin hiç bir zaman kurulmaması dolayısıyla bu şirketler arasında cari hesap ilişkisine konu olabilecek davalı lehine bir alacak kaleminin doğmasını gerektirecek bir olguyu da davalının ileri sürmediği, tüm dosya kapsamından da anlaşılamadığı, ön sözleşmeye göre ... Ltd. Şti.'nin davalıya ödemesi gereken bir miktar olmadığı gibi davalı vekilinin aşamalarda belirttiği üzere, müvekkilinin sözleşmeye göre ... Ltd. Şti.'ye ödeme yaptığı iddiası karşısında 200.000,00 USD'nin cari hesapta davalı lehine alacak görünmesinin anlaşılamadığı, davalının iddiasıyla zıtlık arz ettiği, bu açıdan da davalının defter kayıtlarının kendi lehine delil oluşturmadığı, defter kayıtlarına göre ön sözleşmeden dolayı davaya konu ipoteğin temin ettiği bir alacağın bulunmadığı, tacir davalının sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle rekabet hukuku mevzuatına aykırılık teşkil eden geçersiz, 5-10 yıl muafiyet sebebiyle geçerli kılınan bir sözleşme akdetmesi ve bu sebeple davacının sahip olduğu Rekabet Kuruluna başvuru hakkını kullanması karşısında, sözleşmenin zaten 15 yıl akdedilemeyeceği yani sürmeyeceği kabulüyle, sözleşmenin ve intifa hakkının 5 yıl erken bittiği iddiasının himaye edilemeyeceği, ön sözleşmede de yapılan yatırımlar karşılığında sözleşmenin tarafından bir bedel isteneceğine ilişkin hiç bir şart konulmadığı, davalının kendi beyanına göre taşınmazı akaryakıt istasyonu olarak dava dışı bayiisi ... Ltd. Şti.'ye 01.01.2011 tarihinde kiraladığı, bu kira ilişkisinin intifa hakkının sona erdiği kabul edilen 29.07.2017 tarihine kadar sürdüğü, davalının intifa hakkına dayanarak taşınmazdan istifade ederek bayilik vermek ve kiralamak suretiyle ön sözleşme kapsamında yaptığı yatırımların semeresini aldığı, sonrasında yaptığı yatırımları taşınmazdan söktüğü, sökmediği ekipmanlardan kanopi dışındakilerin ekonomik kullanılırlığının bulunmadığı, kanopinin hatta diğer ekipmanların da davacı tarafından kullanılmadığı ve istenilmediği, davalının intifaya yönelik haklarını saklı tutmadan intifa hakkından feragat ettiği gözetildiğinde bu kapsamlarda davalı lehine bir alacak doğmadığı, davacının ve selefi şirketin intifa hakkı tesis etmek suretiyle davalının kullanımına verdiği taşınmazdan hiç istifade etmediği, istasyonun halen harabe halde bulunduğu, davacının ticaretini sürdürmediği, 10 yıl süre ile intifa hakkına istinaden davalının yararlandığı, davacının amaçladığı istasyonda bayilik elde edemediği, dolayısıyla davacının, davalının yaptığı yatırımlar nedeniyle sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceği, ipotek akit senedi kapsamında temin edilmesi amaçlanan işlem ve alacaklar kalemlerinin oluşmadığı, zira davalıdan her hangi bir ürün alınmadığı, kredi sağlanmadığı, taşınmazda yapılan yatırımların ariyet olduğunu gösteren ön sözleşmede bir düzenlemeye yer verilmediğinden ariyeten verilmiş teçhizatın bulunmadığı, ön sözleşme uyarınca bir borcun ve ipotek tesisinden sonra akdedilmiş bir sözleşme olmadığı, bayi aleyhine cezai şart tahakkuk etmediği, borçlanılmış bir meblağdan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin basiretli iş adamı gibi davranmadığı iddialarının haksızlık içerdiğini, Mahkemece de kabul edilen dava dışı şirketin hissedarına gönderdiği paranın sebebinin açıkça anlaşıldığını, paranın gönderildiği, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği, dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı arasındaki açık olarak belirlenmiş ilişkinin varlığı noktasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, müvekkilinin alacağının dosyada mübrez delillerle sabit olduğunu, bilirkişilerin davalı defterlerinin lehine delil teşkil ettiği hususunu vurguladıkları halde Mahkemece sunulan belge ve beyanlara itibar edilmediğini, ... ...'in açıkça davacıyla bağı olduğunu, müvekkili tarafından davacıyla aralarında yapılan sözleşme kaidelerine uyulduğunu, davacı ile para gönderilen kişi arasındaki organik bağın belirlenmesinin ticari faaliyette ne için ödeme yapıldığını da ispatladığını, ... Ltd. Şti.’nin maliki olduğu boş arsa üzerinde kazı ve hafriyat işlemlerini yapacağını taahhüt ettiğini, buna karşılık müvekkilinin intifa alımına müteakip 100.000,00 USD nakit, kurumsal kimlik uygulanması, teknik ekipman yapımı ve inşaat yapımı hususunda taahhütte bulunduğunu, tarafların işbu hususlarda anlaşarak ön sözleşmeyi imzaladıklarını, müvekkilinin ... Ltd. Şti. adına 15 yıl süresince müvekkil şirketin bayisi olacağı veya müvekkil şirketin belirleyeceği kişiler tarafından istasyonun işletileceği inancı ile 100.000,00 USD nakit ödeme yaptığını, tüm edimlerini yerine getirip ... Ltd. Şti.’ne ait arsa üzerine bir akaryakıt istasyonu kurulduğunu, taşınmazın yeni maliki davacının ilk olarak 09.10.2012 tarihinde Rekabet Kurumu’na başvurarak taraflar arasındaki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğin 5 inci maddesi istisnalarına dayanıp intifa hakkının kaldırılmasını talep ettiğini, talebin Rekabet Kurulunca incelenerek 15.05.2007 tarihinden itibaren boş arsa üzerine istasyon yapıldığından 10 yıl süresince intifa hakkının devam edebileceğinin belirtildiğini, sona erme halleri ortaya çıkmadan intifa hakkının terkininin istenemeyeceğini, ödemenin ... Ltd. Şti. ile yapılan sözleşmeden kaynaklandığının ispatlandığını, mübrez bilirkişi raporunun gözetilmediğini, davacının müvekkilini zarara uğratıp kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmenin sona erdiğinin ve borçlu olunmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 83 üncü maddesi.
3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8411 E. 2023/2280 K.
Ortak:ariyet · intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · taahhütname · terkin · ihtarname
İncelediğiniz karardaŞti.) ile «bayilik sözleşmesi» imzaladığını, anılan şirketin davaya konu taşınmaz üzerinde akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı LPG satışı yaptığını, müvekkilinin başvurusu üzerine Rekabet Kurulu'nun 06.02.2013 tarihli kararıyla “ön sözleşme ve intifa hakkından oluşan dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin 5 inci maddesindeki istisnadan yararlanmadığına, dikey ilişkinin 15.05.2012 tarihine kadar anılan Tebliğ ile tanınan «grup muafiyetinden» yararlandığına, ancak bu tarihten itibaren grup muafiyeti dışında kaldığına, söz konusu dikey ilişkiye 15.05.2007 tarihinden itibaren 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına” karar verildiğini, bu karara göre ön sözleşmenin ve «intifa hakkının» 15.05.2017 tarihinde sona erdiğini, davalının da intifa hakkının «feragatle» 07.08.2017 tarihinde «bedelsiz» olarak «terkin» ettiğini, davaya konu ipoteğe ilişkin resmi senette ipoteğin kuruluş «sebebinin» davalıdan alınmış ve alınacak petrol ürünlerinin bedelleri, krediler, «ariyet» teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri «dahil» her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının «teminatını» teşkil etmek olduğunun belirtildiğini, yani bir üst sınır ve teminat ipoteği niteliği taşıdığını, davalının ipoteğin konulmasına dayanak teşkil eden sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bayilik sözleşmesinin hiç bir zaman kurulmadığını, müvekkiline her hangi bir ürün satışı yapılmadığından ön sözleşmenin fiilen sona erdiğini, ipoteğin teminat altına aldığı muhtemel alacakların da doğmadığını, bu kapsamda «ihtarname» keşide edilmesine rağmen davalının taşınmaz üzerindeki «ipoteği kaldırmadığını» ileri sürerek, davaya konu taşınmaza ilişkin taraflar arasındaki ön sözleşmenin sona erdiğinin ve müvekkilinin ipoteğe konu borcunun olmadığının tespitini, taşınma …
Şti. ile akdedilen 01.01.2011 tarihli «kira sözleşmesini» 29.06.2017 tarihinde sonlandırılmak zorunda kaldığını, «ipotek» resmi senedine bakıldığında borç ilişkisinden kaynaklanan her türlü alacağı kapsayacak şekilde ipotek tesis edildiğinin görüleceğini, müvekkilinin davacıya ait istasyonda bulunan yatırımların 15 yıl sürecek anlaşma inancıyla yaptığı yatırımlar olduğunu, davacının bu yatırımlarla ilgili olarak müvekkiline borcunun bulunduğunu, hem davacıya gönderdikleri «ihtarnamelerde», hem de Rekabet Kurulu'nun kararında belirtildiği üzere yatırımın kalan süresine tekabül eden bedelinin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri gereğince müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu hakların ödenmemesine rağmen yine bu hakların «teminatını» teşkil eden «ipoteğin kaldırılmasının» talep edilemeyeceğini, «intifa hakkının» sona erdirilmesi neticesinde akaryakıt istasyonunun boş olarak davacıya «teslimi» ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, 15 yıllık yatırımın kalan 5 yıla tekabül eden ve taşınmazdaki kurumsal kimlik uygulaması bedelleri halen ta …
Şti.'nin «taahhütlerinin» düzenlendiği 3. maddede, «bayilik sözleşmesinin» imzalanmasından itibaren bayinin davalı şirketten yılda asgari bir miktar benzin grubu, motorin ve gazyağı almayı, istasyonun kurulu bulunduğu taşınmaz üzerinde 15 yıl süreyle «intifa hakkı» ve maliki bulunduğu veya üçüncü şahıslara ait taşınmazlar üzerinde muhtemel borçların «teminatını» teşkil etmek üzere 500.000,00 TL tutarında «ipotek» tesis edilmesini, tüm kazı ile hafriyat işlerinin bayi tarafından üstlenileceğinin taahhüt ettiği, davalının taahhütlerini düzenleyen 4. maddede ise intifa ipotek …
Benzer bu kararda… eçtiğini, ancak davalının yükümlülüğünde olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınmaması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, 19.09.2010 tarihli 5 yıl süreli «bayilik sözleşmesinin» müvekkili şirket tarafından özel olarak bir «fesih» «ihtarnamesi» ile feshedilmediğini, davalı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatı almaması ve EPDK’ya bayilik lisansı başvurusu yapmaması nedeniyle sözleşmenin uygulanamaz ve süre sonunda kendiliğinden“«münfesih»” hale geldiğini, dava konusu olayın 2010 yılında akaryakıt sektörüne Rekabet Kurumunun intifa süreleri yönünden uyguladığı ilke kararları doğrultusunda, Türkiye genelinde açılan genel intifa davalarının («sebepsiz zenginleşme» davaları) kapsamı olarak değerlendirmemesi gerektiğini, davaya konu istasyona uygulanan kurumsal kimlik ve tüm «ariyet» ve demirbaşların ilk defa o istasyona uygulandığını ve yeni bir vaziyette monte edildiğini, dava konusu edilen tüm taleplerin davalıya ihtarname ile bildirildiğini, bu nedenle davalının «temerrüde» düşürülmediğini söylemenin uygun olmadığını, «keşif» sonucu alınan raporda hava-su saatinin mevcut bulunmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi ariyetler konusundaki mahkeme karar gerekçesini haklı kılmadığını, …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında «akaryakıt bayilik sözleşmesi» akdedildiğini ve müvekkili şirket lehine taşınmaz üzerine «intifa hakkı» tesis edildiğini, ancak davalı şirketin iş yeri açma ruhsatı alamadığını ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK)'na bayilik sözleşmesi başvurusunda bulunulmadığını, taşınmazın atıl durumda kaldığını, davalı tarafın bu suretle «sözleşmeyi ihlal» ettiğini, yapılan yatırımlar gereği müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu yatırım bedellerinin ve nakdi ödemelerin tazmini gerektiğini ileri sürerek kurumsal kimlik ekipmanı ile «ariyet», demirbaş ve tesisatlardan oluşan ayni yatırım bedellerinin şimdilik 10.000,00 TL'sinin ve istasyonun işletilmemesinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin «mahrum» kaldığı «kar kaybının» tazminine ilişkin alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin «ihtarnamenin» tebliğ tarihinden itibaren işleyecek bayilik sözleşmesinde yer alan aylık %3 «akdi faizi» ile birlikte tahsilini, ayrıca akdi yatırım olarak davalıya ödenen toplam 300.000,00 TL intifa bedelinin 150.000,00 TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 10.11.2010 tar …
… cari ve fiili durum dikkate alınmadan ve hiçbir zaman uygulama alanı bulmayan sözleşme hükümlerine bağlı kalınarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, gerek «bayilik sözleşmesi» gerekse «intifa hakkına» dayalı olarak müvekkilinin haklarının dar yorumlandığını, akaryakıt istasyonunun 5 yıl boyunca atıl vaziyette kaldığını ve sözleşme hükümlerinin hiçbir zaman uygulanmadığını, davalının ruhsat alamamasında müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilince davalıya ödenen nakdi yatırımların iadesini talep etmesi için intifanın «terkin» edilmesinin dava şartı olmadığını ve hiçbir hukuki değeri bulunmadığını, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Selçuk Belediyesi arasındaki «yetki» sorunu nedeniyle taşınmazın imar durumunun tarla olarak kaldığı ve bu haliyle zaten artık akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösteremeyeceği , dolayısıyla intifa hakkından beklenen «hukuki yararın» ortadan kalktığı, mahkemece «kar kaybına» yönelik talebin reddinin hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirketin ürün satışının yerine getirileceğine olan güven nedeniyle davalı yararına ayni ve nakdi yatırımlarda bulunduğunu, «mahrum kalınan» kara ilişkin civardaki emsal istasyonlardaki yıllık satış miktarı üzerinden «dağıtım» şirketine kalan kar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bu anlamda herhangi bir satış «taahhüdünün» aranmayacağını, bayilik sözleşmesinin 25 inci maddesinde de «sözleşmeye aykırılık» halinde müvekkili «şirketin zarar» ve ziyan talep edebileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin basiretli bir «tacir» olarak ve sözleşmeye güven ilkesi gereğince ciddi yatırım yaptığı akaryakıt istasyonunun işletme ruhsatı alabilmesi için sözleşmeyi sürekli ayakta tuttuğunu, istas …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · tek taraflı fesih · akaryakıt bayilik sözleşmesi · teslim tutanağı · mahrum kalınan kâr · kar kaybı · münfesihlik · sözleşmenin ihlali
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında «akaryakıt bayilik sözleşmesi» akdedildiğini ve müvekkili şirket lehine taşınmaz üzerine «intifa hakkı» tesis edildiğini, ancak davalı şirketin iş yeri açma ruhsatı alamadığını ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK)'na bayilik sözleşmesi başvurusunda bulunulmadığını, taşınmazın atıl durumda kaldığını, davalı tarafın bu suretle «sözleşmeyi ihlal» ettiğini, yapılan yatırımlar gereği müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu yatırım bedellerinin ve nakdi ödemelerin tazmini gerektiğini ileri sürerek kurumsal kimlik ekipmanı ile «ariyet», demirbaş ve tesisatlardan oluşan ayni yatırım bedellerinin şimdilik 10.000,00 TL'sinin ve istasyonun işletilmemesinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin «mahrum» kaldığı «kar kaybının» tazminine ilişkin alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin «ihtarnamenin» tebliğ tarihinden itibaren işleyecek bayilik sözleşmesinde yer alan aylık %3 «akdi faizi» ile birlikte tahsilini, ayrıca akdi yatırım olarak davalıya ödenen toplam 300.000,00 TL intifa bedelinin 150.000,00 TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 10.11.2010 tar …
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından intifa bedelinin kullanılmayan kısmının istenebilmesi için taşınmaz «kaydına» konulan «intifa hakkının» terkininin aranacağı, ancak taşınmaz üzerindeki intifa hakkı dava tarihi itibariyle devam ettiği, bu nedenle davacının ödediği bakiye intifa bedelini isteyemeyeceği, yine sözleşmenin bağıtlandığı 19.10.2010 tarihinden sözleşmenin süresinin dolduğu 19.10.2015 tarihine kadar davacının davalı şirkete işyeri açma ruhsatı alması konusunda «ihtarda» bulunmadığı, ayrıca davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine «makul süre» olarak kabul edilebilecek dönemin sonunda davacının sözleşmenin 25 inci maddesi gereğince gidebileceği yollara başvurmadığı, «tek taraflı fesih» hakkını kullanmadığı, «mahrum» kaldığı zararı isteyebilmek için davacının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 ve 123 üncü maddeleri gereğince yasal koşulları yerine getirmediği, davalıyı «temerrüde» düşürmediği, dolayısıyla davacının mahrum kaldığı karı davalıdan isteyebilmesi için sözleşme ve yasa koşullarının oluşmadığı, yine önprotokolün 3 maddesi gereğince davacının 3 adet pompa jeneratör kompresör, hava+su saati, yıkama tonozu, tank ve pompa otomasyonu ile market raflarını «ariyet sözleşmesi» ile davalı bayiye verdiği, «bayilik sözleşmesi» ile birlikte eki olan ariyet sözleşmesinin de sona erdiği, ariyet sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacının teçhizat ve ekipmanların kendisine iadesi için dava …
… valının akaryakıt satın almaması ve satın almayacak olmasına rağmen sözleşmeyi süre sonuna kadar ayakta tuttuğu, sözleşme yükümlülüklerine uyması konusunda davalıya «ihtar» göndermediği, bu durumda «kar kaybı» alacağı talep etmesine olanak bulunmadığı, ayrıca dava tarihi itibarıyla davacının «intifa hakkını» halen kullandığı, bu nedenle kullanamadığı süreye ilişkin olarak fazla ödenen intifa bedelini talep edemeyeceği, ayrıca «protokolde» yazılı ve davalıya «teslim tutanağı» ile teslim edilen ekipmanlardan hava-su saati ünitesi dışındakilerin davalıya ait taşınmazda bulunduğu, davalının «ariyetleri» teslime hazır olduğunu bildirdiği, ancak davacı «ihtarnameye» rağmen ariyetleri teslim almadığından bedellerini talep etmesine olanak bulunmadığı, davalının ihtarnamesinin gönderildiği tarihte hava-su saati ünitesinin davaya …
… cari ve fiili durum dikkate alınmadan ve hiçbir zaman uygulama alanı bulmayan sözleşme hükümlerine bağlı kalınarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, gerek «bayilik sözleşmesi» gerekse «intifa hakkına» dayalı olarak müvekkilinin haklarının dar yorumlandığını, akaryakıt istasyonunun 5 yıl boyunca atıl vaziyette kaldığını ve sözleşme hükümlerinin hiçbir zaman uygulanmadığını, davalının ruhsat alamamasında müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilince davalıya ödenen nakdi yatırımların iadesini talep etmesi için intifanın «terkin» edilmesinin dava şartı olmadığını ve hiçbir hukuki değeri bulunmadığını, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Selçuk Belediyesi arasındaki «yetki» sorunu nedeniyle taşınmazın imar durumunun tarla olarak kaldığı ve bu haliyle zaten artık akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösteremeyeceği , dolayısıyla intifa hakkından beklenen «hukuki yararın» ortadan kalktığı, mahkemece «kar kaybına» yönelik talebin reddinin hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirketin ürün satışının yerine getirileceğine olan güven nedeniyle davalı yararına ayni ve nakdi yatırımlarda bulunduğunu, «mahrum kalınan» kara ilişkin civardaki emsal istasyonlardaki yıllık satış miktarı üzerinden «dağıtım» şirketine kalan kar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bu anlamda herhangi bir satış «taahhüdünün» aranmayacağını, bayilik sözleşmesinin 25 inci maddesinde de «sözleşmeye aykırılık» halinde müvekkili «şirketin zarar» ve ziyan talep edebileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin basiretli bir «tacir» olarak ve sözleşmeye güven ilkesi gereğince ciddi yatırım yaptığı akaryakıt istasyonunun işletme ruhsatı alabilmesi için sözleşmeyi sürekli ayakta tuttuğunu, istas …
-
Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7446 E. 2023/6486 K.
Ortak:ariyet · intifa hakkı · keşif · bedelsizlik · bayilik sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · ihtarname · dahili dava
İncelediğiniz karardaŞti.) ile «bayilik sözleşmesi» imzaladığını, anılan şirketin davaya konu taşınmaz üzerinde akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı LPG satışı yaptığını, müvekkilinin başvurusu üzerine Rekabet Kurulu'nun 06.02.2013 tarihli kararıyla “ön sözleşme ve intifa hakkından oluşan dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin 5 inci maddesindeki istisnadan yararlanmadığına, dikey ilişkinin 15.05.2012 tarihine kadar anılan Tebliğ ile tanınan «grup muafiyetinden» yararlandığına, ancak bu tarihten itibaren grup muafiyeti dışında kaldığına, söz konusu dikey ilişkiye 15.05.2007 tarihinden itibaren 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına” karar verildiğini, bu karara göre ön sözleşmenin ve «intifa hakkının» 15.05.2017 tarihinde sona erdiğini, davalının da intifa hakkının «feragatle» 07.08.2017 tarihinde «bedelsiz» olarak «terkin» ettiğini, davaya konu ipoteğe ilişkin resmi senette ipoteğin kuruluş «sebebinin» davalıdan alınmış ve alınacak petrol ürünlerinin bedelleri, krediler, «ariyet» teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri «dahil» her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının «teminatını» teşkil etmek olduğunun belirtildiğini, yani bir üst sınır ve teminat ipoteği niteliği taşıdığını, davalının ipoteğin konulmasına dayanak teşkil eden sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bayilik sözleşmesinin hiç bir zaman kurulmadığını, müvekkiline her hangi bir ürün satışı yapılmadığından ön sözleşmenin fiilen sona erdiğini, ipoteğin teminat altına aldığı muhtemel alacakların da doğmadığını, bu kapsamda «ihtarname» keşide edilmesine rağmen davalının taşınmaz üzerindeki «ipoteği kaldırmadığını» ileri sürerek, davaya konu taşınmaza ilişkin taraflar arasındaki ön sözleşmenin sona erdiğinin ve müvekkilinin ipoteğe konu borcunun olmadığının tespitini, taşınma …
Şti. ile akdedilen 01.01.2011 tarihli «kira sözleşmesini» 29.06.2017 tarihinde sonlandırılmak zorunda kaldığını, «ipotek» resmi senedine bakıldığında borç ilişkisinden kaynaklanan her türlü alacağı kapsayacak şekilde ipotek tesis edildiğinin görüleceğini, müvekkilinin davacıya ait istasyonda bulunan yatırımların 15 yıl sürecek anlaşma inancıyla yaptığı yatırımlar olduğunu, davacının bu yatırımlarla ilgili olarak müvekkiline borcunun bulunduğunu, hem davacıya gönderdikleri «ihtarnamelerde», hem de Rekabet Kurulu'nun kararında belirtildiği üzere yatırımın kalan süresine tekabül eden bedelinin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri gereğince müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu hakların ödenmemesine rağmen yine bu hakların «teminatını» teşkil eden «ipoteğin kaldırılmasının» talep edilemeyeceğini, «intifa hakkının» sona erdirilmesi neticesinde akaryakıt istasyonunun boş olarak davacıya «teslimi» ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, 15 yıllık yatırımın kalan 5 yıla tekabül eden ve taşınmazdaki kurumsal kimlik uygulaması bedelleri halen ta …
Şti.'nin Enerji Petrol A.Ş.'den “almış olduğu ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri krediler, «ariyeten» almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri «dahil» her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının «teminatını» teşkil etmek üzere birinci derecede akdi faizli ve fekki alacaklı şirket tarafından bildirilinceye kadar süreli olmak üzere 500.000,00 TL bedelle” davaya konu taşınmaz üzerine «ipotek» tesis edildiği, davaya konu taşınmaz için 27.03.2009 tarihinde akaryakıt ve servis istasyonu kullanımı amacıyla yapı kullanma ruhsatının alındığı, tespit dosyasına sunulan inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre tespit anı itibariyle hiç bir inşai faaliyetin bulunmadığı, LPG tankı ve tesisinin mevcut olmadığı, istasyonun faaliyet göstermediği, dolayısıyla akaryakıt ile LPG satışının yapılmadığı, tesiste elektrik bağlantısın kurulmadığı, sadece direk tipi trafonun bulunduğu, yıkama ve yağ değiştirme kısmının yapılmadığı, satış pompalarının branda ile sarıldığı, bunların üstünde bulunan kanopinin ön ve yan yüzlerinde “energy” yazdığı hususlarının belirtildiği, yine diğer tespit dosyasına sunulan inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre tespit anı itibariyle boş durumda natamam 2 katlı ofis binasının, brandayla sarılı akaryakıt pompasının, direk tipi 1 adet elektrik trafosunun, pompalar üzerinde özel konstrüksiyonlu çatı tabliyesinin, istasyona giriş, çıkış ve mevcut sahanın zemin betonlarının bulunduğu, tesiste bir inşaat çalışmasının yapılmadığı, LPG tankının bulunmadığı ve hali hazırda tesisin faaliyet göstermediği, akaryakıt ile LPG satışının yapılmadığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince davaya konu taşınmazda inşaat mühendisi ve makine mühendisi marifetiyle «keşif» icra edilmiş, bilirkişilerin 25.12.2018 tarihli raporunda ön sözleşmenin 4. maddesinde kurumsal kimlik ve teknik ekipman olarak belirtilen unsurları davalının söküp götürdüğünü, sökme işleminin çok kötü yapıldığını, geriye kalan malzemelerin büyük bir bölümünün kullanılamayacağını, sökülebilecek malzemelerden kanopi dışındakilerin ekonomik kullanılırlığının kalmadığını, kanopinin değerinin 25.000,00 TL olduğunu, kanopi dışındaki malzemelerin söküp götürülemeyeceğini, sökülmesi mümkün olmayan malzemelerle kanopinin toplam değerinin 104.877,00 TL’ye tekabül ettiğini, hasarlı- eksik durumdaki idari binanın tamamlanma oranının %58,92 seviyesinde bulunduğunu belirttikleri, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişinin 26.06.2019 tarihli raporunda vergi incelemesindeki davalının 2007-2008 yıllarına ilişkin «ticari defterlerinin incelenemediği», 2009-2018 yıllarına ait defterlerin ise incelendiği, söz konusu defterlerin usulüne uygun tutulduğundan davalı lehine delil olabilecekleri, davalının 21.06.2007 tarihinde hesabından dava dışı ... ... isimli kişinin hesabına 200.000,00 USD açıklamasız «havale» yaptığına ilişkin dekont bulunduğunun belirtildiği, davaya konu ön sözleşmenin 15.05.2007 tarihinde dava dışı ...
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinin» süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik «hizmet bedeli»/şerefiye bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin 77 inci ve devamı maddeleri, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaDeğerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı «dağıtıcının» dava konusu olan bayilik «hizmet bedelini» davalı bayiden talep edemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinin» süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik «hizmet bedeli»/şerefiye bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8579 E. 2023/2667 K.
Ortak:ariyet · bayilik sözleşmesi · cezai şart · ihtarname · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaŞti.) ile «bayilik sözleşmesi» imzaladığını, anılan şirketin davaya konu taşınmaz üzerinde akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı LPG satışı yaptığını, müvekkilinin başvurusu üzerine Rekabet Kurulu'nun 06.02.2013 tarihli kararıyla “ön sözleşme ve intifa hakkından oluşan dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin 5 inci maddesindeki istisnadan yararlanmadığına, dikey ilişkinin 15.05.2012 tarihine kadar anılan Tebliğ ile tanınan «grup muafiyetinden» yararlandığına, ancak bu tarihten itibaren grup muafiyeti dışında kaldığına, söz konusu dikey ilişkiye 15.05.2007 tarihinden itibaren 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına” karar verildiğini, bu karara göre ön sözleşmenin ve «intifa hakkının» 15.05.2017 tarihinde sona erdiğini, davalının da intifa hakkının «feragatle» 07.08.2017 tarihinde «bedelsiz» olarak «terkin» ettiğini, davaya konu ipoteğe ilişkin resmi senette ipoteğin kuruluş «sebebinin» davalıdan alınmış ve alınacak petrol ürünlerinin bedelleri, krediler, «ariyet» teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri «dahil» her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının «teminatını» teşkil etmek olduğunun belirtildiğini, yani bir üst sınır ve teminat ipoteği niteliği taşıdığını, davalının ipoteğin konulmasına dayanak teşkil eden sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bayilik sözleşmesinin hiç bir zaman kurulmadığını, müvekkiline her hangi bir ürün satışı yapılmadığından ön sözleşmenin fiilen sona erdiğini, ipoteğin teminat altına aldığı muhtemel alacakların da doğmadığını, bu kapsamda «ihtarname» keşide edilmesine rağmen davalının taşınmaz üzerindeki «ipoteği kaldırmadığını» ileri sürerek, davaya konu taşınmaza ilişkin taraflar arasındaki ön sözleşmenin sona erdiğinin ve müvekkilinin ipoteğe konu borcunun olmadığının tespitini, taşınma …
Şti.'nin ön sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirerek davalıya «teslim» edildiğini, davalı lehine 15 yıl süre ile «intifa hakkı» ve bayiinin ileride doğacak muhtemel borçlarının «teminatı» olmak üzere 500.000,00 TL bedelli «ipotek» tesis edildiğini, müvekkilinin 27.03.2009 tarihinde yapı kullanma izin belgesi aldığını, buna rağmen davalının ön sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin akaryakıt istasyonunu açamadığını, işletme ruhsatı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) bayilik lisansı için işlem yapamadığını, taşınmazın mevcut durumuyla ilgili olarak 2009 ve 2010 yıllarında iki defa gerçekleştirilen «delil tespitinde» bahsettikleri hususların bilirkişi raporlarında görüldüğünü, aradan geçen 10 yılı aşkın süreye rağmen «bayilik sözleşmesinin» kurulamadığını, davalının intifa hakkına dayanarak dava dışı ...
Şti. ile akdedilen 01.01.2011 tarihli «kira sözleşmesini» 29.06.2017 tarihinde sonlandırılmak zorunda kaldığını, «ipotek» resmi senedine bakıldığında borç ilişkisinden kaynaklanan her türlü alacağı kapsayacak şekilde ipotek tesis edildiğinin görüleceğini, müvekkilinin davacıya ait istasyonda bulunan yatırımların 15 yıl sürecek anlaşma inancıyla yaptığı yatırımlar olduğunu, davacının bu yatırımlarla ilgili olarak müvekkiline borcunun bulunduğunu, hem davacıya gönderdikleri «ihtarnamelerde», hem de Rekabet Kurulu'nun kararında belirtildiği üzere yatırımın kalan süresine tekabül eden bedelinin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri gereğince müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu hakların ödenmemesine rağmen yine bu hakların «teminatını» teşkil eden «ipoteğin kaldırılmasının» talep edilemeyeceğini, «intifa hakkının» sona erdirilmesi neticesinde akaryakıt istasyonunun boş olarak davacıya «teslimi» ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, 15 yıllık yatırımın kalan 5 yıla tekabül eden ve taşınmazdaki kurumsal kimlik uygulaması bedelleri halen ta …
Benzer bu karardaŞti. tarafından işletmeye alındığını ve kurumsal kimlik giydirme sözleşmesi «ariyeten» yeni bayiye «teslim» edildiğini, davalı yana teslim edilen kurumsal kimlik giydirmesinin 2008 yılından bu yana kurulu bulunduğunu, 06.04.2015 tarihinde revize edildiğini, revize bedelinin 23.170,54 TL'sini ödediğini, müvekkili şirketin revize ve ilk «fatura» bedeli üzerinden toplam 82.170,54 TL ödediğini, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» 01.06.2016 tarihli «ihtarnamesi» ile feshedildiğini, ariyeten teslim edilen kurumsal kimlik giydirmesinin iadesi talep edildiğini ancak tesim edilmediğini, bu aşamada istasyonun diğer davalıya dev …
… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı Akse Pet arasında 20.01.2015 tarihli ve 5 yıl süreli «akaryakıt bayilik sözleşmesi» imzalandığı, bu sözleşme ekinde bulunan tarihsiz ve taraflarca imzalanmış Ariyet sözleşmesi ve eki verilen malzeme listesine göre davaya konu malzeme ve ekipmanların davacı tarafından davalı Akseye «ariyeten» verildiği, «ihtarnameye» göre davacının davalı ile yaptıkları akaryakıt bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği ve ariyeten verilen malzeme ve ekipmanların «teslimini» istediği, akaryakıt bayilik sözleşmesi ekinde bulunan «ariyet sözleşmesinin» 20 nci maddesi gereğince «fesih» «ihbarının» tebliği üzerine tebliğden itibaren 15 gün içinde ariyet alanın ariyeten aldığı malzeme ve ekipmanları ariyet verene iade edeceğinin düzenlendiği, feshi ihbar üzeri …
Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan tespite göre dava konusu ve «ariyeten» «teslim» edilenlerin sözleşmenin sona ermiş olmasına rağmen, tespit tarihinde diğer davalı Yusuf Petrol Şirketi tarafından kurumsal kimlik giydirmesini, totemi, fiyat panosunu, pompa kapaklarını ve üst yapıyı teslim etmeyerek hatta bunlar üzerinde boyama, tadilat, firma isim değişikliği ve logo değişiklikleri yaparak kullanmakta olduğu, dava konusu malzemelerin davacı taraf «defterlerinde» kayıtlı olduğu, bu malzeme ve ekipmanların «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, davalı Akse Petrol'ün sözleşmesinin feshedilmesine rağmen süresi içerisinde ariyet verilen malları teslim etmemesi, diğer davalı Yusufpet Petrol'ün de haksız olarak mallar üzerinde boyama, tadilat, firma isim değişikliği ve logo değişiklikleri yaparak kullanmakta olduğu, teslim hususunda davalı Akse ile müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçeleriyle Ariyet sözleşmesi ile davalı ...'ne verilen malların davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile aynen teslimi mümkün ise aynen teslimine, mümkün olmadığı takdirde 82.170,54 TL ariyet bedelinin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ile davalı Akse Petrol arasında imza altına alınan «ariyet sözleşmesinin» 20 ve 21 inci maddeleri gereğince ariyetlerin «geç teslimi» nedeni ile davalı Akse Petrol firmasının davacıya ceza-i şart ödemesi gerektiği, ödemesi gereken ceza-i şart tutarının 25.050,00 USD olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 5.000,00 USD «cezai şarta» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle 5.000,00 USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek merkez bankasının yabancı paralara uyguladığı en yüksek f …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · akaryakıt bayilik sözleşmesi · geç teslim · rayiç değer · husumet itirazı · sözleşmenin feshi · müteselsil sorumluluk · ticari faiz
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesince yapılan tespite göre dava konusu ve «ariyeten» «teslim» edilenlerin sözleşmenin sona ermiş olmasına rağmen, tespit tarihinde diğer davalı Yusuf Petrol Şirketi tarafından kurumsal kimlik giydirmesini, totemi, fiyat panosunu, pompa kapaklarını ve üst yapıyı teslim etmeyerek hatta bunlar üzerinde boyama, tadilat, firma isim değişikliği ve logo değişiklikleri yaparak kullanmakta olduğu, dava konusu malzemelerin davacı taraf «defterlerinde» kayıtlı olduğu, bu malzeme ve ekipmanların «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, davalı Akse Petrol'ün sözleşmesinin feshedilmesine rağmen süresi içerisinde ariyet verilen malları teslim etmemesi, diğer davalı Yusufpet Petrol'ün de haksız olarak mallar üzerinde boyama, tadilat, firma isim değişikliği ve logo değişiklikleri yaparak kullanmakta olduğu, teslim hususunda davalı Akse ile müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçeleriyle Ariyet sözleşmesi ile davalı ...'ne verilen malların davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile aynen teslimi mümkün ise aynen teslimine, mümkün olmadığı takdirde 82.170,54 TL ariyet bedelinin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ile davalı Akse Petrol arasında imza altına alınan «ariyet sözleşmesinin» 20 ve 21 inci maddeleri gereğince ariyetlerin «geç teslimi» nedeni ile davalı Akse Petrol firmasının davacıya ceza-i şart ödemesi gerektiği, ödemesi gereken ceza-i şart tutarının 25.050,00 USD olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 5.000,00 USD «cezai şarta» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle 5.000,00 USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek merkez bankasının yabancı paralara uyguladığı en yüksek f …
… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı Akse Pet arasında 20.01.2015 tarihli ve 5 yıl süreli «akaryakıt bayilik sözleşmesi» imzalandığı, bu sözleşme ekinde bulunan tarihsiz ve taraflarca imzalanmış Ariyet sözleşmesi ve eki verilen malzeme listesine göre davaya konu malzeme ve ekipmanların davacı tarafından davalı Akseye «ariyeten» verildiği, «ihtarnameye» göre davacının davalı ile yaptıkları akaryakıt bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği ve ariyeten verilen malzeme ve ekipmanların «teslimini» istediği, akaryakıt bayilik sözleşmesi ekinde bulunan «ariyet sözleşmesinin» 20 nci maddesi gereğince «fesih» «ihbarının» tebliği üzerine tebliğden itibaren 15 gün içinde ariyet alanın ariyeten aldığı malzeme ve ekipmanları ariyet verene iade edeceğinin düzenlendiği, feshi ihbar üzeri …
İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında akdedilmiş bir bayilik ve «ariyet sözleşmesi» bulunmadığını, davalıya «teslim» edilen hiç bir malı bulunmadığını, davalının kiracı olduğunu, bu taşınmazı malik Şeref Demir'den 5 yıllığına kiraladığını, ...'nin Kızıldağ Petrol ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalının bu giydirmeleri ve üst yapıyı yeniden yaptırdığını, davaya konu ariyetlerin atıl vaziyette teslim edilmeyi beklediğini, teslim sorumluluğunun davalı değil dava dışı ...'ne ait olduğunu, «husumet itirazında» bulunduklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin feshine» dayanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
İstirdat | Cezai şart | Menfi tespit | İstirdat | Ecrimisil | Cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4355 E. 2023/5147 K.
Ortak:ariyet · intifa hakkı · bayilik sözleşmesi · cezai şart · ihtarname · teslim
İncelediğiniz karardaŞti.) ile «bayilik sözleşmesi» imzaladığını, anılan şirketin davaya konu taşınmaz üzerinde akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı LPG satışı yaptığını, müvekkilinin başvurusu üzerine Rekabet Kurulu'nun 06.02.2013 tarihli kararıyla “ön sözleşme ve intifa hakkından oluşan dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin 5 inci maddesindeki istisnadan yararlanmadığına, dikey ilişkinin 15.05.2012 tarihine kadar anılan Tebliğ ile tanınan «grup muafiyetinden» yararlandığına, ancak bu tarihten itibaren grup muafiyeti dışında kaldığına, söz konusu dikey ilişkiye 15.05.2007 tarihinden itibaren 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına” karar verildiğini, bu karara göre ön sözleşmenin ve «intifa hakkının» 15.05.2017 tarihinde sona erdiğini, davalının da intifa hakkının «feragatle» 07.08.2017 tarihinde «bedelsiz» olarak «terkin» ettiğini, davaya konu ipoteğe ilişkin resmi senette ipoteğin kuruluş «sebebinin» davalıdan alınmış ve alınacak petrol ürünlerinin bedelleri, krediler, «ariyet» teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri «dahil» her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının «teminatını» teşkil etmek olduğunun belirtildiğini, yani bir üst sınır ve teminat ipoteği niteliği taşıdığını, davalının ipoteğin konulmasına dayanak teşkil eden sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bayilik sözleşmesinin hiç bir zaman kurulmadığını, müvekkiline her hangi bir ürün satışı yapılmadığından ön sözleşmenin fiilen sona erdiğini, ipoteğin teminat altına aldığı muhtemel alacakların da doğmadığını, bu kapsamda «ihtarname» keşide edilmesine rağmen davalının taşınmaz üzerindeki «ipoteği kaldırmadığını» ileri sürerek, davaya konu taşınmaza ilişkin taraflar arasındaki ön sözleşmenin sona erdiğinin ve müvekkilinin ipoteğe konu borcunun olmadığının tespitini, taşınma …
Şti.'nin ön sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirerek davalıya «teslim» edildiğini, davalı lehine 15 yıl süre ile «intifa hakkı» ve bayiinin ileride doğacak muhtemel borçlarının «teminatı» olmak üzere 500.000,00 TL bedelli «ipotek» tesis edildiğini, müvekkilinin 27.03.2009 tarihinde yapı kullanma izin belgesi aldığını, buna rağmen davalının ön sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin akaryakıt istasyonunu açamadığını, işletme ruhsatı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) bayilik lisansı için işlem yapamadığını, taşınmazın mevcut durumuyla ilgili olarak 2009 ve 2010 yıllarında iki defa gerçekleştirilen «delil tespitinde» bahsettikleri hususların bilirkişi raporlarında görüldüğünü, aradan geçen 10 yılı aşkın süreye rağmen «bayilik sözleşmesinin» kurulamadığını, davalının intifa hakkına dayanarak dava dışı ...
Şti. ile akdedilen 01.01.2011 tarihli «kira sözleşmesini» 29.06.2017 tarihinde sonlandırılmak zorunda kaldığını, «ipotek» resmi senedine bakıldığında borç ilişkisinden kaynaklanan her türlü alacağı kapsayacak şekilde ipotek tesis edildiğinin görüleceğini, müvekkilinin davacıya ait istasyonda bulunan yatırımların 15 yıl sürecek anlaşma inancıyla yaptığı yatırımlar olduğunu, davacının bu yatırımlarla ilgili olarak müvekkiline borcunun bulunduğunu, hem davacıya gönderdikleri «ihtarnamelerde», hem de Rekabet Kurulu'nun kararında belirtildiği üzere yatırımın kalan süresine tekabül eden bedelinin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri gereğince müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu hakların ödenmemesine rağmen yine bu hakların «teminatını» teşkil eden «ipoteğin kaldırılmasının» talep edilemeyeceğini, «intifa hakkının» sona erdirilmesi neticesinde akaryakıt istasyonunun boş olarak davacıya «teslimi» ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, 15 yıllık yatırımın kalan 5 yıla tekabül eden ve taşınmazdaki kurumsal kimlik uygulaması bedelleri halen ta …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının «dava konusu» taşınmaza müdahalesinin men'ine ve taşınmazın «teslimine», haksız el atma nedeniyle «ecrimisil» tazminatının davalıdan tahsiline, menkul malların davalıdan «istirdadına» ve menkullerin fiilen teslimine kadar geçecek süre için «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ecrimisil · davanın konusu · istirdat
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının «dava konusu» taşınmaza müdahalesinin men'ine ve taşınmazın «teslimine», haksız el atma nedeniyle «ecrimisil» tazminatının davalıdan tahsiline, menkul malların davalıdan «istirdadına» ve menkullerin fiilen teslimine kadar geçecek süre için «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3062 E. , 2024/5578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1091 Esas, 2023/304 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/22 E., 2020/28 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit, ipotek fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Petrol ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) ile davalı arasında davaya konu taşınmaz üzerindeki akaryakıt satış istasyonu için ileride akdedilecek bayilik sözleşmesine esas olmak üzere 15.05.2007 tarihli ön bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin 21.05.2008 tarihinde ... Ltd. Şti.’den satın aldığı 4.114,20 m2 miktarlı taşınmazın eski maliki ... Ltd. Şti.'nin ön sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirerek davalıya teslim edildiğini, davalı lehine 15 yıl süre ile intifa hakkı ve bayiinin ileride doğacak muhtemel borçlarının teminatı olmak üzere 500.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin 27.03.2009 tarihinde yapı kullanma izin belgesi aldığını, buna rağmen davalının ön sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin akaryakıt istasyonunu açamadığını, işletme ruhsatı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) bayilik lisansı için işlem yapamadığını, taşınmazın mevcut durumuyla ilgili olarak 2009 ve 2010 yıllarında iki defa gerçekleştirilen delil tespitinde bahsettikleri hususların bilirkişi raporlarında görüldüğünü, aradan geçen 10 yılı aşkın süreye rağmen bayilik sözleşmesinin kurulamadığını, davalının intifa hakkına dayanarak dava dışı ...
Petrol Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, anılan şirketin davaya konu taşınmaz üzerinde akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı LPG satışı yaptığını, müvekkilinin başvurusu üzerine Rekabet Kurulu'nun 06.02.2013 tarihli kararıyla “ön sözleşme ve intifa hakkından oluşan dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin 5 inci maddesindeki istisnadan yararlanmadığına, dikey ilişkinin 15.05.2012 tarihine kadar anılan Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlandığına, ancak bu tarihten itibaren grup muafiyeti dışında kaldığına, söz konusu dikey ilişkiye 15.05.2007 tarihinden itibaren 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına” karar verildiğini, bu karara göre ön sözleşmenin ve intifa hakkının 15.05.2017 tarihinde sona erdiğini, davalının da intifa hakkının feragatle 07.08.2017 tarihinde bedelsiz olarak terkin ettiğini, davaya konu ipoteğe ilişkin resmi senette ipoteğin kuruluş sebebinin davalıdan alınmış ve alınacak petrol ürünlerinin bedelleri, krediler, ariyet teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının teminatını teşkil etmek olduğunun belirtildiğini, yani bir üst sınır ve teminat ipoteği niteliği taşıdığını, davalının ipoteğin konulmasına dayanak teşkil eden sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bayilik sözleşmesinin hiç bir zaman kurulmadığını, müvekkiline her hangi bir ürün satışı yapılmadığından ön sözleşmenin fiilen sona erdiğini, ipoteğin teminat altına aldığı muhtemel alacakların da doğmadığını, bu kapsamda ihtarname keşide edilmesine rağmen davalının taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmadığını ileri sürerek, davaya konu taşınmaza ilişkin taraflar arasındaki ön sözleşmenin sona erdiğinin ve müvekkilinin ipoteğe konu borcunun olmadığının tespitini, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 15.05.2007 tarihinde imzalanan ön sözleşme kapsamında davaya konu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 29.06.2007 tarihinde 500.000,00 TL bedelli ipotek ve 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, müvekkilinde 15 yıl süreyle bayilik ilişkisi kurulacağı veya belirlenecek kişiler tarafından istasyonun işletileceği hususunda inanç oluştuğunu, müvekkilinin 15.000,00 TL intifa hakkı bedeli ile 100.000,00 USD nakit ödemeyi dava dışı şirkete yaptığını, 1 yıl gibi kısa bir süre içinde tüm taahhütlerin yerine getirerek taşınmaz üzerine akaryakıt istasyonu kurduğunu, istasyonu işletmeye başladığını ancak taşınmazın yeni maliki olan davacının başvurusu üzerine Rekabet Kurulu'nca “dosya konusu dikey ilişkinin daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arsa üzerinde kurulan yeni bir akaryakıt istasyonuna ilişkin olması ve anılan istasyona özgü yatırımın büyük çoğunluğunun Enerji Petrol Ürünleri Paz.
A. Ş. tarafından karşılanmış olması dikkate alınarak bayinin, Enerji Petrol Ürünleri Paz. A.Ş. tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmayı sona erdirebilmesi konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla, söz konusu dikey ilişkiye 15.07.2007 tarihinden itibaren on yıla kadar muafiyet tanınmasına” karar verildiğini, bu karar gereğince müvekkilinin intifa hakkını 5 yıl erken terkin etmek zorunda kaldığını, bu sebeple müvekkilinin taşınmazda kiracısı ve bayii olan dava dışı ... Ltd. Şti. ile akdedilen 01.01.2011 tarihli kira sözleşmesini 29.06.2017 tarihinde sonlandırılmak zorunda kaldığını, ipotek resmi senedine bakıldığında borç ilişkisinden kaynaklanan her türlü alacağı kapsayacak şekilde ipotek tesis edildiğinin görüleceğini, müvekkilinin davacıya ait istasyonda bulunan yatırımların 15 yıl sürecek anlaşma inancıyla yaptığı yatırımlar olduğunu, davacının bu yatırımlarla ilgili olarak müvekkiline borcunun bulunduğunu, hem davacıya gönderdikleri ihtarnamelerde, hem de Rekabet Kurulu'nun kararında belirtildiği üzere yatırımın kalan süresine tekabül eden bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu hakların ödenmemesine rağmen yine bu hakların teminatını teşkil eden ipoteğin kaldırılmasının talep edilemeyeceğini, intifa hakkının sona erdirilmesi neticesinde akaryakıt istasyonunun boş olarak davacıya teslimi ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, 15 yıllık yatırımın kalan 5 yıla tekabül eden ve taşınmazdaki kurumsal kimlik uygulaması bedelleri halen taşınmazda bulunduğundan davacının mal varlığında sebepsiz zenginleşme meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmaz için 27.03.2009 tarihinde inşaat yapı kullanım izninin alındığı, taşınmazın eski maliki ... Ltd. Şti.'nin bayilik ön sözleşmesi gereğince tüm edimlerini yerine getirdiği, davacının mahkeme marifetiyle yaptırdığı delil tespitlerinde dava konusu taşınmazda davalının hiçbir montaj ve inşaat faaliyeti yapmadığı, tesisin faal olmadığı, akaryakıt ve LPG satmadığı, sözleşmenin yapılmasından dava tarihine kadar geçen sürede davalının ön sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği hususlarının belirlendiği, davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede dava dışı eski malik ... Ltd. Şti.'den 264.000,00 TL alacaklı olduğu, 200.000,00 USD tutarında dava dışı ...
Ltd. Şti.'nin hissedarlarından ... ...'e ödediğinin tespit edildiği, bu ödemenin 15.05.2007 tarihli ön sözleşmenin 4. maddesindeki intifa ipotek alımına ilişkin olup olmadığı ile ilgili bir tespitin yapılamadığı, davalının bu yönde somut delil ibraz etmediği, tacirlerin basiretli davranması ve ödemenin neye ilişkin olduğunu açıkça belirtmesi gerektiği, davalının eksik ibraz ettiği ticari defterlerin tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki 15.05.2007 tarihli bayilik ön sözleşmesinin sona erdiğinin ve davacının ipoteğe konu borcunun olmadığının tespitine, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının dosyadaki delillerle ispatlandığını, bilirkişi tarafından müvekkilinin defterlerinin lehine delil olabileceği belirtilmesine rağmen bu hususun Mahkemece kabul edilmediğini, müvekkilinin para gönderildiği dava dışı ... ...’in davacıyla bağı olduğunu, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi sıfatı taşıdığını, ön sözleşmenin şartlarına uyulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin 100.000,00 USD ödeme yaparak akaryakıt istasyonu kurduğunu, Rekabet Kurulu’nca intifa hakkının 10 yıl olabileceğine karar verildiğini, ön sözleşmenin 5 yıl erken bitmesi sebebiyle müvekkilinin yaptığı yatırımlardan dolayı alacağının bulunduğunu, akaryakıt alanında uzman sektör bilirkişisinin de rapor düzenlemesi gerekirken mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davacının müvekkiline borcunun ispatına rağmen davanın kabulü ile müvekkilinin teminatını teşkil eden ipoteğin fekkine karar verilmesinin hataya dayandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile davaya konu taşınmazın önceki maliki dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 15.05.2007 tarihinde 2261 parseldeki taşınmaz üzerine kurulu bulunan akaryakıt istasyonu için tarafların ileride akdedeceği bayilik sözleşmesine esas olmak üzere ön sözleşmenin imzalandığı, ön sözleşmede bayiinin yani ... Ltd. Şti.'nin taahhütlerinin düzenlendiği 3. maddede, bayilik sözleşmesinin imzalanmasından itibaren bayinin davalı şirketten yılda asgari bir miktar benzin grubu, motorin ve gazyağı almayı, istasyonun kurulu bulunduğu taşınmaz üzerinde 15 yıl süreyle intifa hakkı ve maliki bulunduğu veya üçüncü şahıslara ait taşınmazlar üzerinde muhtemel borçların teminatını teşkil etmek üzere 500.000,00 TL tutarında ipotek tesis edilmesini, tüm kazı ile hafriyat işlerinin bayi tarafından üstlenileceğinin taahhüt ettiği, davalının taahhütlerini düzenleyen 4.
maddede ise intifa ipotek alımına müteakiben 100.000,00 USD nakit para, kurumsal kimlik (fiyat panosu, giriş çıkış levhaları, kanopi kaplama, hava su saati tablosu, tanker boşaltım talimatı, idari bina alın kaplama, ada paslanmaz, market donanımı), teknik ekipman (pompa, kompresör, hava su saati, jeneratör, yıkama makinesi), inşaat yapı (saha betonu, kanopi yapımı, tonoz yapımı, ada yapımı, sundurma, alt yapı tesisatları, tanklar, kabası bitmiş idari binanın tamamlanması) şeklinde belirtilerek bayiinin taahhütlerinin tamamını yerine getirerek bayilik sözleşmesinin imzalamasını müteakip şirketin taahhütlerinin gerçekleşeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin imzalanmasından sonra taşınmazın eski maliki ...
Ltd. Şti.’nin davalı lehine 29.06.2007 tarihinde 15 yıllık intifa hakkı tesis ettiği, ön sözleşmeden sonra taşınmazın eski maliki ... Ltd. Şti.'nin temsilcisi ... ... tarafından davalı lehine, 29.06.2007 tarihli resmi ipotek senedine göre ... Ltd. Şti.'nin Enerji Petrol A.Ş.'den “almış olduğu ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri krediler, ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının teminatını teşkil etmek üzere birinci derecede akdi faizli ve fekki alacaklı şirket tarafından bildirilinceye kadar süreli olmak üzere 500.000,00 TL bedelle” davaya konu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği, davaya konu taşınmaz için 27.03.2009 tarihinde akaryakıt ve servis istasyonu kullanımı amacıyla yapı kullanma ruhsatının alındığı, tespit dosyasına sunulan inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre tespit anı itibariyle hiç bir inşai faaliyetin bulunmadığı, LPG tankı ve tesisinin mevcut olmadığı, istasyonun faaliyet göstermediği, dolayısıyla akaryakıt ile LPG satışının yapılmadığı, tesiste elektrik bağlantısın kurulmadığı, sadece direk tipi trafonun bulunduğu, yıkama ve yağ değiştirme kısmının yapılmadığı, satış pompalarının branda ile sarıldığı, bunların üstünde bulunan kanopinin ön ve yan yüzlerinde “energy” yazdığı hususlarının belirtildiği, yine diğer tespit dosyasına sunulan inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre tespit anı itibariyle boş durumda natamam 2 katlı ofis binasının, brandayla sarılı akaryakıt pompasının, direk tipi 1 adet elektrik trafosunun, pompalar üzerinde özel konstrüksiyonlu çatı tabliyesinin, istasyona giriş, çıkış ve mevcut sahanın zemin betonlarının bulunduğu, tesiste bir inşaat çalışmasının yapılmadığı, LPG tankının bulunmadığı ve hali hazırda tesisin faaliyet göstermediği, akaryakıt ile LPG satışının yapılmadığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince davaya konu taşınmazda inşaat mühendisi ve makine mühendisi marifetiyle keşif icra edilmiş, bilirkişilerin 25.12.2018 tarihli raporunda ön sözleşmenin 4.
maddesinde kurumsal kimlik ve teknik ekipman olarak belirtilen unsurları davalının söküp götürdüğünü, sökme işleminin çok kötü yapıldığını, geriye kalan malzemelerin büyük bir bölümünün kullanılamayacağını, sökülebilecek malzemelerden kanopi dışındakilerin ekonomik kullanılırlığının kalmadığını, kanopinin değerinin 25.000,00 TL olduğunu, kanopi dışındaki malzemelerin söküp götürülemeyeceğini, sökülmesi mümkün olmayan malzemelerle kanopinin toplam değerinin 104.877,00 TL’ye tekabül ettiğini, hasarlı- eksik durumdaki idari binanın tamamlanma oranının %58,92 seviyesinde bulunduğunu belirttikleri, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişinin 26.06.2019 tarihli raporunda vergi incelemesindeki davalının 2007-2008 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin incelenemediği, 2009-2018 yıllarına ait defterlerin ise incelendiği, söz konusu defterlerin usulüne uygun tutulduğundan davalı lehine delil olabilecekleri, davalının 21.06.2007 tarihinde hesabından dava dışı ...
... isimli kişinin hesabına 200.000,00 USD açıklamasız havale yaptığına ilişkin dekont bulunduğunun belirtildiği, davaya konu ön sözleşmenin 15.05.2007 tarihinde dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı arasında akdedildiği, o sözleşme kapsamında sözleşmeye göre muhtemel borçların teminatını ve ipotek senedine göre de ... Ltd. Şti.'nin Enerji Petrol A.Ş.'den aldığı ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri krediler, ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 500.000,00 TL kısmının teminatını teşkil etmek üzere davaya konu taşınmaz üzerinde 29.06.2007'de davalı lehine ipotek kurulduğu, davalı ile dava dışı ...
Ltd. Şti. arasındaki kurulacak bayilik sözleşmesine esas olmak üzere imzalanmış ön sözleşmede ... Ltd. Şti.'nin ön sözleşme kapsamında gerçekleştirilebilecek taahhütlerinin sadece davalı lehine 15 yıllık intifa hakkı tesisi, muhtemel borçların teminatını teşkil etmek üzere ipotek kurulması, tüm kazı ile hafriyat işlerinin üstlenilmesi olduğu, intifa hakkı ve ipotek tesis işlemlerinin 29.06.2007 tarihinde, kazı ile hafriyat işlerinin de en geç mevcut yapı kullanma izin belgesinin verildiği tarihte tamamlandığının kabulü gerektiği, zaten kazı ve hafriyat işlerinin zamanında yapılmadığı hususunda davalının da bir itiraz ileri sürmediği, dolayısıyla dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ön sözleşmeye göre, bütün taahhütlerini yerine getirdiği, bayiinin ön sözleşmede belirtilen bunlar haricindeki diğer taahhüdünün ise davalıdan ürün satın alma taahhüdü olduğu, bu taahhüdün de ancak bayilik sözleşmesinden imzalanmasından itibaren geçerli olacağından ve yargılamaya konu olayda bayilik sözleşmesi hiç imzalanmadığından inceleme kapsamında bu taahhüdün dikkate alınmadığı, davalının birinci taahhüdünün yani 100.000,00 USD'nin intifa-ipoteğin 29.06.2007 tarihinden sonra dava dışı bayiye ödeyip ödemediği hususu belirli olmadığı, davalının bu husustaki iddiasına rağmen her hangi bir delil sunmadığı, havale dekontuna göre davalının 21.06.2007 tarihinde dava dışı ...
...’e 200.000,00 USD havalesine ilişkin dekontta açıklamaya yer verilmediği, anılan dekont ve ödeme olgusunun bilirkişi raporuna kadar sunulmadığı ve ileri sürülmediği, davacının bu ödemenin ... Ltd. Şti.'ye yapılmadığını belirterek sözleşmeye göre ödeme olgusunu kabul etmediği, davalının karinenin aksini ispatlamadığı, ödemenin yapıldığı kişinin ... Ltd. Şti.'nin sözleşmenin imzalandığı ve ödemenin yapıldığı tarihte yetkili temsilcisi sıfatını taşımadığı ödemenin 29.06.2007 (intifa-ipotek tesisi) tarihi ve sonrasında yapılması gerektiği halde 8 gün öncesini içerdiği, sözleşmeye göre 100.000,00 USD olması gerekirken 200.000,00 USD bedelli ödemenin davaya konu ön sözleşme kapsamında kabul edilmediği, davalının sözleşmedeki “kurumsal kimlik tesisi, teknik ekipman sağlanması, inşaat yapısının yapılması” taahhütlerinin, delil tespiti dosyalarında alınmış bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alındığında kısmen yerine getirilmişse de tamamlanmadığı, örneğin fiyat panosunun, hava su saatinin, yıkama makinesinin, kabası bitmiş idari binanın tamamlanması gibi işlerin ifa edilmediği, her ne kadar sözleşmede, bayiinin taahhütlerinin tamamını yerine getirerek bayilik sözleşmesini imzalamasına müteakip davalı şirketin taahhütlerinin gerçekleşeceği belirtilmiş ise de, davalının bu maddenin aksine tüm aşamalarda kendi taahhütlerini yerine getirme olgusuna dayandığından bayilik sözleşmesinin imzalanıp imzalanmaması hususunun davalının taahhütlerini yerine getireceği zaman açısından somut uyuşmazlıkta dikkate alınamayacağı, bilirkişi raporunda, 2009-2018 yılları defterlerine göre davalının dava dışı ...
Ltd. Şti.'den cari hesap kapsamında 01.01.2009'da başlamak üzere 200.000,00 USD karşılığı 264.000,00 TL alacaklı olduğunun göründüğü, başkaca bir kaydın bulunmadığı hususlarının belirtildiği, ancak bu kaydın dayanağının gösterilmediği, 2007 ve 2008 yılı defterleri davalı tarafından sunulmadığı, davalının gerekçesine açıklamadığı, ancak bilirkişinin raporunun ekine söz konusu defterlerin 20.09.2012 tarihinde vergi incelemesi için müfettişlere teslim edildiğini gösteren bir belge fotokopisi eklediği, bilirkişi rapor tarihinin 26.06.2019 olduğu dikkate alındığında, vergi incelemesinin yaklaşık 7 yıldır devam edip etmediği veya devam etmesi sebebiyle sunulamadığı hususunun açıklanmadığı, davalının anılan yıllara ait defterleri ibrazdan kaçındığı görüşünün isabet içerdiği, öte yandan davalı ile dava dışı ...
Ltd. Şti. arasında bayilik sözleşmesinin hiç bir zaman kurulmaması dolayısıyla bu şirketler arasında cari hesap ilişkisine konu olabilecek davalı lehine bir alacak kaleminin doğmasını gerektirecek bir olguyu da davalının ileri sürmediği, tüm dosya kapsamından da anlaşılamadığı, ön sözleşmeye göre ... Ltd. Şti.'nin davalıya ödemesi gereken bir miktar olmadığı gibi davalı vekilinin aşamalarda belirttiği üzere, müvekkilinin sözleşmeye göre ... Ltd. Şti.'ye ödeme yaptığı iddiası karşısında 200.000,00 USD'nin cari hesapta davalı lehine alacak görünmesinin anlaşılamadığı, davalının iddiasıyla zıtlık arz ettiği, bu açıdan da davalının defter kayıtlarının kendi lehine delil oluşturmadığı, defter kayıtlarına göre ön sözleşmeden dolayı davaya konu ipoteğin temin ettiği bir alacağın bulunmadığı, tacir davalının sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle rekabet hukuku mevzuatına aykırılık teşkil eden geçersiz, 5-10 yıl muafiyet sebebiyle geçerli kılınan bir sözleşme akdetmesi ve bu sebeple davacının sahip olduğu Rekabet Kuruluna başvuru hakkını kullanması karşısında, sözleşmenin zaten 15 yıl akdedilemeyeceği yani sürmeyeceği kabulüyle, sözleşmenin ve intifa hakkının 5 yıl erken bittiği iddiasının himaye edilemeyeceği, ön sözleşmede de yapılan yatırımlar karşılığında sözleşmenin tarafından bir bedel isteneceğine ilişkin hiç bir şart konulmadığı, davalının kendi beyanına göre taşınmazı akaryakıt istasyonu olarak dava dışı bayiisi ...
Ltd. Şti.'ye 01.01.2011 tarihinde kiraladığı, bu kira ilişkisinin intifa hakkının sona erdiği kabul edilen 29.07.2017 tarihine kadar sürdüğü, davalının intifa hakkına dayanarak taşınmazdan istifade ederek bayilik vermek ve kiralamak suretiyle ön sözleşme kapsamında yaptığı yatırımların semeresini aldığı, sonrasında yaptığı yatırımları taşınmazdan söktüğü, sökmediği ekipmanlardan kanopi dışındakilerin ekonomik kullanılırlığının bulunmadığı, kanopinin hatta diğer ekipmanların da davacı tarafından kullanılmadığı ve istenilmediği, davalının intifaya yönelik haklarını saklı tutmadan intifa hakkından feragat ettiği gözetildiğinde bu kapsamlarda davalı lehine bir alacak doğmadığı, davacının ve selefi şirketin intifa hakkı tesis etmek suretiyle davalının kullanımına verdiği taşınmazdan hiç istifade etmediği, istasyonun halen harabe halde bulunduğu, davacının ticaretini sürdürmediği, 10 yıl süre ile intifa hakkına istinaden davalının yararlandığı, davacının amaçladığı istasyonda bayilik elde edemediği, dolayısıyla davacının, davalının yaptığı yatırımlar nedeniyle sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceği, ipotek akit senedi kapsamında temin edilmesi amaçlanan işlem ve alacaklar kalemlerinin oluşmadığı, zira davalıdan her hangi bir ürün alınmadığı, kredi sağlanmadığı, taşınmazda yapılan yatırımların ariyet olduğunu gösteren ön sözleşmede bir düzenlemeye yer verilmediğinden ariyeten verilmiş teçhizatın bulunmadığı, ön sözleşme uyarınca bir borcun ve ipotek tesisinden sonra akdedilmiş bir sözleşme olmadığı, bayi aleyhine cezai şart tahakkuk etmediği, borçlanılmış bir meblağdan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin basiretli iş adamı gibi davranmadığı iddialarının haksızlık içerdiğini, Mahkemece de kabul edilen dava dışı şirketin hissedarına gönderdiği paranın sebebinin açıkça anlaşıldığını, paranın gönderildiği, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği, dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı arasındaki açık olarak belirlenmiş ilişkinin varlığı noktasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, müvekkilinin alacağının dosyada mübrez delillerle sabit olduğunu, bilirkişilerin davalı defterlerinin lehine delil teşkil ettiği hususunu vurguladıkları halde Mahkemece sunulan belge ve beyanlara itibar edilmediğini, ... ...'in açıkça davacıyla bağı olduğunu, müvekkili tarafından davacıyla aralarında yapılan sözleşme kaidelerine uyulduğunu, davacı ile para gönderilen kişi arasındaki organik bağın belirlenmesinin ticari faaliyette ne için ödeme yapıldığını da ispatladığını, ...
Ltd. Şti.’nin maliki olduğu boş arsa üzerinde kazı ve hafriyat işlemlerini yapacağını taahhüt ettiğini, buna karşılık müvekkilinin intifa alımına müteakip 100.000,00 USD nakit, kurumsal kimlik uygulanması, teknik ekipman yapımı ve inşaat yapımı hususunda taahhütte bulunduğunu, tarafların işbu hususlarda anlaşarak ön sözleşmeyi imzaladıklarını, müvekkilinin ... Ltd. Şti. adına 15 yıl süresince müvekkil şirketin bayisi olacağı veya müvekkil şirketin belirleyeceği kişiler tarafından istasyonun işletileceği inancı ile 100.000,00 USD nakit ödeme yaptığını, tüm edimlerini yerine getirip ... Ltd. Şti.’ne ait arsa üzerine bir akaryakıt istasyonu kurulduğunu, taşınmazın yeni maliki davacının ilk olarak 09.10.2012 tarihinde Rekabet Kurumu’na başvurarak taraflar arasındaki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğin 5 inci maddesi istisnalarına dayanıp intifa hakkının kaldırılmasını talep ettiğini, talebin Rekabet Kurulunca incelenerek 15.05.2007 tarihinden itibaren boş arsa üzerine istasyon yapıldığından 10 yıl süresince intifa hakkının devam edebileceğinin belirtildiğini, sona erme halleri ortaya çıkmadan intifa hakkının terkininin istenemeyeceğini, ödemenin ...
Ltd. Şti. ile yapılan sözleşmeden kaynaklandığının ispatlandığını, mübrez bilirkişi raporunun gözetilmediğini, davacının müvekkilini zarara uğratıp kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmenin sona erdiğinin ve borçlu olunmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 83 üncü maddesi.
3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063515100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz