Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7446 E. 2023/6486 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ariyet↗ rekabet kurulu kararı↗ intifa hakkı↗ hizmet bedeli↗ keşif↗ bedelsizlik↗ bayilik sözleşmesi↗ reeskont faizi↗ fesih↗ sebepsiz zenginleşme↗ kâr dağıtımı↗ protokol↗ bilirkişi incelemesi↗ fatura↗ ihtarname↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik hizmet bedeli/şerefiye bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 77 inci ve devamı maddeleri, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı dağıtıcının dava konusu olan bayilik hizmet bedelini davalı bayiden talep edemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8411 E. 2023/2280 K.
Ortak:ariyet · intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · fesih · sebepsiz zenginleşme · kâr dağıtımı · protokol
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinin» süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik «hizmet bedeli»/şerefiye bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin 77 inci ve devamı maddeleri, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun.
Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı «dağıtıcının» dava konusu olan bayilik «hizmet bedelini» davalı bayiden talep edemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer bu kararda… eçtiğini, ancak davalının yükümlülüğünde olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınmaması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, 19.09.2010 tarihli 5 yıl süreli «bayilik sözleşmesinin» müvekkili şirket tarafından özel olarak bir «fesih» «ihtarnamesi» ile feshedilmediğini, davalı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatı almaması ve EPDK’ya bayilik lisansı başvurusu yapmaması nedeniyle sözleşmenin uygulanamaz ve süre sonunda kendiliğinden“«münfesih»” hale geldiğini, dava konusu olayın 2010 yılında akaryakıt sektörüne Rekabet Kurumunun intifa süreleri yönünden uyguladığı ilke kararları doğrultusunda, Türkiye genelinde açılan genel intifa davalarının («sebepsiz zenginleşme» davaları) kapsamı olarak değerlendirmemesi gerektiğini, davaya konu istasyona uygulanan kurumsal kimlik ve tüm «ariyet» ve demirbaşların ilk defa o istasyona uygulandığını ve yeni bir vaziyette monte edildiğini, dava konusu edilen tüm taleplerin davalıya ihtarname ile bildirildiğini, bu nedenle davalının «temerrüde» düşürülmediğini söylemenin uygun olmadığını, «keşif» sonucu alınan raporda hava-su saatinin mevcut bulunmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi ariyetler konusundaki mahkeme karar gerekçesini haklı kılmadığını, …
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından intifa bedelinin kullanılmayan kısmının istenebilmesi için taşınmaz «kaydına» konulan «intifa hakkının» terkininin aranacağı, ancak taşınmaz üzerindeki intifa hakkı dava tarihi itibariyle devam ettiği, bu nedenle davacının ödediği bakiye intifa bedelini isteyemeyeceği, yine sözleşmenin bağıtlandığı 19.10.2010 tarihinden sözleşmenin süresinin dolduğu 19.10.2015 tarihine kadar davacının davalı şirkete işyeri açma ruhsatı alması konusunda «ihtarda» bulunmadığı, ayrıca davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine «makul süre» olarak kabul edilebilecek dönemin sonunda davacının sözleşmenin 25 inci maddesi gereğince gidebileceği yollara başvurmadığı, «tek taraflı fesih» hakkını kullanmadığı, «mahrum» kaldığı zararı isteyebilmek için davacının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 ve 123 üncü maddeleri gereğince yasal koşulları yerine getirmediği, davalıyı «temerrüde» düşürmediği, dolayısıyla davacının mahrum kaldığı karı davalıdan isteyebilmesi için sözleşme ve yasa koşullarının oluşmadığı, yine önprotokolün 3 maddesi gereğince davacının 3 adet pompa jeneratör kompresör, hava+su saati, yıkama tonozu, tank ve pompa otomasyonu ile market raflarını «ariyet sözleşmesi» ile davalı bayiye verdiği, «bayilik sözleşmesi» ile birlikte eki olan ariyet sözleşmesinin de sona erdiği, ariyet sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacının teçhizat ve ekipmanların kendisine iadesi için dava …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında «akaryakıt bayilik sözleşmesi» akdedildiğini ve müvekkili şirket lehine taşınmaz üzerine «intifa hakkı» tesis edildiğini, ancak davalı şirketin iş yeri açma ruhsatı alamadığını ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK)'na bayilik sözleşmesi başvurusunda bulunulmadığını, taşınmazın atıl durumda kaldığını, davalı tarafın bu suretle «sözleşmeyi ihlal» ettiğini, yapılan yatırımlar gereği müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu yatırım bedellerinin ve nakdi ödemelerin tazmini gerektiğini ileri sürerek kurumsal kimlik ekipmanı ile «ariyet», demirbaş ve tesisatlardan oluşan ayni yatırım bedellerinin şimdilik 10.000,00 TL'sinin ve istasyonun işletilmemesinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin «mahrum» kaldığı «kar kaybının» tazminine ilişkin alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin «ihtarnamenin» tebliğ tarihinden itibaren işleyecek bayilik sözleşmesinde yer alan aylık %3 «akdi faizi» ile birlikte tahsilini, ayrıca akdi yatırım olarak davalıya ödenen toplam 300.000,00 TL intifa bedelinin 150.000,00 TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 10.11.2010 tar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · tek taraflı fesih · akaryakıt bayilik sözleşmesi · teslim tutanağı · mahrum kalınan kâr · kar kaybı · münfesihlik · sözleşmenin ihlali
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında «akaryakıt bayilik sözleşmesi» akdedildiğini ve müvekkili şirket lehine taşınmaz üzerine «intifa hakkı» tesis edildiğini, ancak davalı şirketin iş yeri açma ruhsatı alamadığını ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK)'na bayilik sözleşmesi başvurusunda bulunulmadığını, taşınmazın atıl durumda kaldığını, davalı tarafın bu suretle «sözleşmeyi ihlal» ettiğini, yapılan yatırımlar gereği müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu yatırım bedellerinin ve nakdi ödemelerin tazmini gerektiğini ileri sürerek kurumsal kimlik ekipmanı ile «ariyet», demirbaş ve tesisatlardan oluşan ayni yatırım bedellerinin şimdilik 10.000,00 TL'sinin ve istasyonun işletilmemesinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin «mahrum» kaldığı «kar kaybının» tazminine ilişkin alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin «ihtarnamenin» tebliğ tarihinden itibaren işleyecek bayilik sözleşmesinde yer alan aylık %3 «akdi faizi» ile birlikte tahsilini, ayrıca akdi yatırım olarak davalıya ödenen toplam 300.000,00 TL intifa bedelinin 150.000,00 TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 10.11.2010 tar …
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından intifa bedelinin kullanılmayan kısmının istenebilmesi için taşınmaz «kaydına» konulan «intifa hakkının» terkininin aranacağı, ancak taşınmaz üzerindeki intifa hakkı dava tarihi itibariyle devam ettiği, bu nedenle davacının ödediği bakiye intifa bedelini isteyemeyeceği, yine sözleşmenin bağıtlandığı 19.10.2010 tarihinden sözleşmenin süresinin dolduğu 19.10.2015 tarihine kadar davacının davalı şirkete işyeri açma ruhsatı alması konusunda «ihtarda» bulunmadığı, ayrıca davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine «makul süre» olarak kabul edilebilecek dönemin sonunda davacının sözleşmenin 25 inci maddesi gereğince gidebileceği yollara başvurmadığı, «tek taraflı fesih» hakkını kullanmadığı, «mahrum» kaldığı zararı isteyebilmek için davacının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 ve 123 üncü maddeleri gereğince yasal koşulları yerine getirmediği, davalıyı «temerrüde» düşürmediği, dolayısıyla davacının mahrum kaldığı karı davalıdan isteyebilmesi için sözleşme ve yasa koşullarının oluşmadığı, yine önprotokolün 3 maddesi gereğince davacının 3 adet pompa jeneratör kompresör, hava+su saati, yıkama tonozu, tank ve pompa otomasyonu ile market raflarını «ariyet sözleşmesi» ile davalı bayiye verdiği, «bayilik sözleşmesi» ile birlikte eki olan ariyet sözleşmesinin de sona erdiği, ariyet sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacının teçhizat ve ekipmanların kendisine iadesi için dava …
… valının akaryakıt satın almaması ve satın almayacak olmasına rağmen sözleşmeyi süre sonuna kadar ayakta tuttuğu, sözleşme yükümlülüklerine uyması konusunda davalıya «ihtar» göndermediği, bu durumda «kar kaybı» alacağı talep etmesine olanak bulunmadığı, ayrıca dava tarihi itibarıyla davacının «intifa hakkını» halen kullandığı, bu nedenle kullanamadığı süreye ilişkin olarak fazla ödenen intifa bedelini talep edemeyeceği, ayrıca «protokolde» yazılı ve davalıya «teslim tutanağı» ile teslim edilen ekipmanlardan hava-su saati ünitesi dışındakilerin davalıya ait taşınmazda bulunduğu, davalının «ariyetleri» teslime hazır olduğunu bildirdiği, ancak davacı «ihtarnameye» rağmen ariyetleri teslim almadığından bedellerini talep etmesine olanak bulunmadığı, davalının ihtarnamesinin gönderildiği tarihte hava-su saati ünitesinin davaya …
… cari ve fiili durum dikkate alınmadan ve hiçbir zaman uygulama alanı bulmayan sözleşme hükümlerine bağlı kalınarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, gerek «bayilik sözleşmesi» gerekse «intifa hakkına» dayalı olarak müvekkilinin haklarının dar yorumlandığını, akaryakıt istasyonunun 5 yıl boyunca atıl vaziyette kaldığını ve sözleşme hükümlerinin hiçbir zaman uygulanmadığını, davalının ruhsat alamamasında müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilince davalıya ödenen nakdi yatırımların iadesini talep etmesi için intifanın «terkin» edilmesinin dava şartı olmadığını ve hiçbir hukuki değeri bulunmadığını, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Selçuk Belediyesi arasındaki «yetki» sorunu nedeniyle taşınmazın imar durumunun tarla olarak kaldığı ve bu haliyle zaten artık akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösteremeyeceği , dolayısıyla intifa hakkından beklenen «hukuki yararın» ortadan kalktığı, mahkemece «kar kaybına» yönelik talebin reddinin hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirketin ürün satışının yerine getirileceğine olan güven nedeniyle davalı yararına ayni ve nakdi yatırımlarda bulunduğunu, «mahrum kalınan» kara ilişkin civardaki emsal istasyonlardaki yıllık satış miktarı üzerinden «dağıtım» şirketine kalan kar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bu anlamda herhangi bir satış «taahhüdünün» aranmayacağını, bayilik sözleşmesinin 25 inci maddesinde de «sözleşmeye aykırılık» halinde müvekkili «şirketin zarar» ve ziyan talep edebileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin basiretli bir «tacir» olarak ve sözleşmeye güven ilkesi gereğince ciddi yatırım yaptığı akaryakıt istasyonunun işletme ruhsatı alabilmesi için sözleşmeyi sürekli ayakta tuttuğunu, istas …
-
Bayilik sözleşmesi gereğince | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3936 E. 2024/1592 K.
Ortak:bayilik sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinin» süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik «hizmet bedeli»/şerefiye bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» süresinden önce feshedilmesi nedeniyle demirbaşların iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8579 E. 2023/2667 K.
Ortak:ariyet · bayilik sözleşmesi · reeskont faizi · fesih · kâr dağıtımı · fatura · ihtarname
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinin» süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik «hizmet bedeli»/şerefiye bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı «dağıtıcının» dava konusu olan bayilik «hizmet bedelini» davalı bayiden talep edemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer bu karardaŞti. tarafından işletmeye alındığını ve kurumsal kimlik giydirme sözleşmesi «ariyeten» yeni bayiye «teslim» edildiğini, davalı yana teslim edilen kurumsal kimlik giydirmesinin 2008 yılından bu yana kurulu bulunduğunu, 06.04.2015 tarihinde revize edildiğini, revize bedelinin 23.170,54 TL'sini ödediğini, müvekkili şirketin revize ve ilk «fatura» bedeli üzerinden toplam 82.170,54 TL ödediğini, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» 01.06.2016 tarihli «ihtarnamesi» ile feshedildiğini, ariyeten teslim edilen kurumsal kimlik giydirmesinin iadesi talep edildiğini ancak tesim edilmediğini, bu aşamada istasyonun diğer davalıya dev …
… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı Akse Pet arasında 20.01.2015 tarihli ve 5 yıl süreli «akaryakıt bayilik sözleşmesi» imzalandığı, bu sözleşme ekinde bulunan tarihsiz ve taraflarca imzalanmış Ariyet sözleşmesi ve eki verilen malzeme listesine göre davaya konu malzeme ve ekipmanların davacı tarafından davalı Akseye «ariyeten» verildiği, «ihtarnameye» göre davacının davalı ile yaptıkları akaryakıt bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği ve ariyeten verilen malzeme ve ekipmanların «teslimini» istediği, akaryakıt bayilik sözleşmesi ekinde bulunan «ariyet sözleşmesinin» 20 nci maddesi gereğince «fesih» «ihbarının» tebliği üzerine tebliğden itibaren 15 gün içinde ariyet alanın ariyeten aldığı malzeme ve ekipmanları ariyet verene iade edeceğinin düzenlendiği, feshi ihbar üzeri …
Taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin feshine» dayanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · akaryakıt bayilik sözleşmesi · geç teslim · rayiç değer · husumet itirazı · sözleşmenin feshi · müteselsil sorumluluk · ticari faiz
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesince yapılan tespite göre dava konusu ve «ariyeten» «teslim» edilenlerin sözleşmenin sona ermiş olmasına rağmen, tespit tarihinde diğer davalı Yusuf Petrol Şirketi tarafından kurumsal kimlik giydirmesini, totemi, fiyat panosunu, pompa kapaklarını ve üst yapıyı teslim etmeyerek hatta bunlar üzerinde boyama, tadilat, firma isim değişikliği ve logo değişiklikleri yaparak kullanmakta olduğu, dava konusu malzemelerin davacı taraf «defterlerinde» kayıtlı olduğu, bu malzeme ve ekipmanların «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, davalı Akse Petrol'ün sözleşmesinin feshedilmesine rağmen süresi içerisinde ariyet verilen malları teslim etmemesi, diğer davalı Yusufpet Petrol'ün de haksız olarak mallar üzerinde boyama, tadilat, firma isim değişikliği ve logo değişiklikleri yaparak kullanmakta olduğu, teslim hususunda davalı Akse ile müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçeleriyle Ariyet sözleşmesi ile davalı ...'ne verilen malların davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile aynen teslimi mümkün ise aynen teslimine, mümkün olmadığı takdirde 82.170,54 TL ariyet bedelinin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ile davalı Akse Petrol arasında imza altına alınan «ariyet sözleşmesinin» 20 ve 21 inci maddeleri gereğince ariyetlerin «geç teslimi» nedeni ile davalı Akse Petrol firmasının davacıya ceza-i şart ödemesi gerektiği, ödemesi gereken ceza-i şart tutarının 25.050,00 USD olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 5.000,00 USD «cezai şarta» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle 5.000,00 USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek merkez bankasının yabancı paralara uyguladığı en yüksek f …
… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı Akse Pet arasında 20.01.2015 tarihli ve 5 yıl süreli «akaryakıt bayilik sözleşmesi» imzalandığı, bu sözleşme ekinde bulunan tarihsiz ve taraflarca imzalanmış Ariyet sözleşmesi ve eki verilen malzeme listesine göre davaya konu malzeme ve ekipmanların davacı tarafından davalı Akseye «ariyeten» verildiği, «ihtarnameye» göre davacının davalı ile yaptıkları akaryakıt bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği ve ariyeten verilen malzeme ve ekipmanların «teslimini» istediği, akaryakıt bayilik sözleşmesi ekinde bulunan «ariyet sözleşmesinin» 20 nci maddesi gereğince «fesih» «ihbarının» tebliği üzerine tebliğden itibaren 15 gün içinde ariyet alanın ariyeten aldığı malzeme ve ekipmanları ariyet verene iade edeceğinin düzenlendiği, feshi ihbar üzeri …
İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında akdedilmiş bir bayilik ve «ariyet sözleşmesi» bulunmadığını, davalıya «teslim» edilen hiç bir malı bulunmadığını, davalının kiracı olduğunu, bu taşınmazı malik Şeref Demir'den 5 yıllığına kiraladığını, ...'nin Kızıldağ Petrol ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalının bu giydirmeleri ve üst yapıyı yeniden yaptırdığını, davaya konu ariyetlerin atıl vaziyette teslim edilmeyi beklediğini, teslim sorumluluğunun davalı değil dava dışı ...'ne ait olduğunu, «husumet itirazında» bulunduklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin feshine» dayanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7446 E. , 2023/6486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/248 Esas, 2022/619Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik hizmet bedeli/şerefiye bedellerinin tahsili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası adı altında akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında bayilik ilişkisi kurulması için önce davalı şirkete ait taşınmaz üzerine müvekkiline lehine 30.05.2003 tarihinde 10 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, akabinde ise 10.06.2003 tarihinde, 30.05.2013 tarihine kadar geçerli olan bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalının müvekkiline gönderdiği ihtarnameyle, Rekabet Kurulu kararlarını gerekçe göstererek taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini ve intifa ilişkisini 18.09.2010 tarihi itibariyle feshettiğini bildirdiğini ancak müvekkilinin bayilik sözleşmesi ve intifa hakkının sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde 10 yıl süreceğine inanarak davalıya ait istasyona, kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik hizmet bedeli olmak üzere toplam 154.879,00 USD tutarında yatırım yaptığını, bu yatırımın 127.485,79 TL'lik kısmının bayilik hizmet bedeli altında yapıldığını, müvekkilinin bu yatırımı, 07.07.2003-04.11.2003 tarihleri arasında davalıya bedelsiz ürün göndererek yaptığını, davalının fesih ihtarnamesiyle birlikte sözleşmesinin kararlaştırılandan daha önce sona erdiğini ve müvekkilinin sözleşmenin bakiye süresine tekabül eden bayilik hizmet bedeli yatırımın bedelsiz hale geldiğini, 127.485,79 TL bayilik hizmet bedeli yatırımının sözleşmenin bakiye süresine tekabül eden kısmının 34.421,16 TL olduğunu, bu miktarın ödeme tarihi olan 07.07.2003 - 04.11.2003 tarihlerinden itibaren faiz yürütülmek ve KDV'si de dahil edilmek suretiyle bulunan güncel değerinin 137.679,36 TL olduğunu ileri sürerek 137.679,36 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını ve taraflar arasındaki bayilik ilişkisi kapsamında, müvekkilinin davacıya iade etmesi gereken herhangi bir tutar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Yargıtay ( Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 06.02.2017 tarih, 2016/119 E., 2017/96 K. sayılı kararı ile davacı tarafça, davalıya kurumsal kimlik yatırımı, demirbaş yatırımı ve bayilik hizmet bedeli (şerefiye bedeli) adları altında ödendiği iddia edilen bedelin bakiye süreye tekabül eden kısmının talep edildiği, oysa söz konusu hizmet bedellerinin intifa süresi ile bağlı olarak verildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi bu bedellerin intifa karşılığı verildiğine ilişkin de taraflar arasında herhangi bir sözleşme yada düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla davacı tarafça verilen bedelin tamamen taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için verilmiş olduğu, nitekim taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu ve sözleşme sonuna kadar da davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirdiği, davacı tarafça sözleşme başlangıcında davalıya ödenen bu bedelin sözleşme ilişkisi ile sınırlı olduğu, sözleşmenin süre gereği dolmasından itibaren artık davacının bakiye intifa bedelini gerekçe göstererek söz konusu sözleşme bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli, 2017/2988 E., 2019/2702 K. sayılı kararı ile "davacının, dava konusu istasyona yapmış olduğu kalıcı yatırım (örneğin; akaryakıt tankı, istasyon inşaatı yapımı vb.) bedellerinin sözleşmenin bakiye süresine tekabül eden kısmını, koşulları olması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak talep edebileceği, bu itibarla, Mahkemece, istasyon üzerinde keşif yapılarak davacı tarafından yaptırıldığı sabit olup halen davalı tarafından kullanılıp fayda temin edilen yukarıda bahsi geçen kalemlerle ilgili alacak tutarının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamıyla bağdaşmayan gerekçeye istinaden yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava konusu istasyona yapmış olduğu kalıcı yatırım bedellerini koşulları olması halinde sebepsiz zenginleşme nedeniyle talep edebileceği, bilirkişi incelemesiyle, davacı firma tarafından sunulan ariyet fatura listesi ve ariyet malzeme listesindeki ekipmanların birbiriyle uyumlu olduğu, kurumsal kimlik, jeneratör, 6 akaryakıt pompası, 6 adet dalgıç pompa, 1 adet hava su saati ve 1 adet kompresör olarak tespit edilen bu ariyet/ödünç verilen malzemeler dışında gerek davacı tarafından ibraz edilen faturalarda gerekse taraflar arasındaki sözleşmelerde istasyonda kalıcı yatırımların yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı gibi davacının bu yönde bir talebinin/iddiasının da bulunmadığı, dosyada yer alan söküm tutanağında kurumsal kimlik ekipmanlarının söküldüğü, davalı tarafça davacıya gönderilen faks ile de jeneratör, 6 akaryakıt pompası, 6 adet dalgıç pompa, ve 1 adet kompresörün satın alındığının bildirildiği, bu faks evrağına karşı davacı tarafça herhangi bir iddia ve karşı belge sunulmadığı, her ne kadar davacı yanca, davalı firmaya ödenen hizmet bedelinin 10 yıllık intifa ve sözleşme süresiyle ilişkilendirilerek bu bedelin kıst esasına göre kalan kısmının iade edilmesi talep edilmiş ise de, davacının bu bedeli 10 yıl için verdiğini destekleyecek bir kanıt, protokol veya kayıt bulunmadığı, fatura açıklamasında 10 yıllık hizmet bedeli şeklinde bir düzenleme olmadığı gibi faturaya bu şekilde bir kayıt da düşülmediği, kaldı ki;
söz konusu hizmet bedellerinin intifa süresi ile bağlı olarak verildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi bu bedellerin intifa karşılığı verildiğine ilişkin de taraflar arasında herhangi bir sözleşme ya da düzenleme bulunmadığı, davacı tarafça, sözleşme başlangıcında davalıya ödenen bu bedelin sözleşme ilişkisi ile sınırlı olduğu, sözleşmenin süre gereği dolmasından itibaren artık davacının bakiye intifa bedelini gerekçe göstererek söz konusu sözleşme bedelini isteyemeyeceği, davacı tarafın bu yöndeki talebinin sektörel uygulamalarla desteklenmediği, bu yönde uyulan Yargıtay bozma ilamında da bir tespite yer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, yazılı şekilde, bayilik hizmet bedelinin 10 yıl için verildiğini destekleyecek sözleşme ve kayıt bulunmadığı belirtilmiş ise de; bu tespitin isabetli olmadığını zira dosyaya sundukları delillerle, müvekkilinin bu bedeli 10 yıl için verdiğini ispatladıkları gibi akaryakıt sektöründeki yaygın uygulamada da, bu bedelin, tüm sözleşme süresi gözetilerek belirlendiğini, bu bedelin 10 yıl süreli olan intifa ilişkisi ile ilintili olduğunu, davalının, dürüstlük kuralları gereğince, 10 yıl için aldığı bu bedelin sözleşmenin bakiye süresine isabet eden kısmını iade etmekle yükümlü olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik hizmet bedeli/şerefiye bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 77 inci ve devamı maddeleri, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı dağıtıcının dava konusu olan bayilik hizmet bedelini davalı bayiden talep edemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981123700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz