Haklı sebeple ortaklıktan çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3001 E. 2024/5817 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple ortaklıktan çıkarma↗ haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma↗ nitelikli çoğunluk↗ tamamlanabilir dava şartı↗ dava şartı noksanlığının giderilmesi↗ ortaklıktan çıkarma↗ haklı sebep↗ ortaklıktan çıkarılma↗ aktif dava ehliyeti↗ sermaye artırımı↗ şirket müdürü↗ depo kararı↗ davanın açılmamış sayılması↗ hakkaniyet↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ ibraz↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/851 E., 2021/41 K.
Taraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkarılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ...'a yönelik davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'e yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ...'a yönelik davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'e yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; her iki davalının müvekkilinin %33’er oranda hissedarı olduğunu, şirketin faaliyete geçmesinden bu yana %34 oranında hisse sahibi dava dışı ... dışında diğer ortakların şirket için çalışma yapmadıklarını, maddi katkıda bulunmadıklarını, sadece bir ortağın çalışmasıyla istenen seviyeye gelemeyen şirketin dava ve icra takiplerine maruz kaldığını, sermaye artırımı gerektiği halde davalı ortakların toplantı çağrılarına cevap vermediklerini, davetiyeye rağmen genel kurul toplantısına katılmadıklarını, müvekkilinin bu sebeple sermaye artıramadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca bir ortağın kendisine düşen asli görevlerini ve borçlarını yerine getirmemesinin ortaklıktan çıkarma için haklı sebep oluşturduğunu ileri sürerek davalıların 6102 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği haklı sebeplerle 6102 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müvekkili şirketin ortaklıklarından çıkarılmalarını, çıkma pay veya borçlarının hesaplanarak ödeme şeklinin belirlenmesini, 6102 sayılı Kanun’un 612 nci maddesindeki haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir. Davacı vekili 07.11.2020 tarihli dilekçesi ile davalı ...’ın hisselerinin şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını ileri sürerek anılan davalı yönünden davadan vaz geçmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesi vermemiş, yargılama sırasında Mahkemece ortaklıktan çıkarma kararı verilecekse bilirkişi raporunda belirtilen tutarın Mahkeme kasasına depo edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın devamı sırasında davacı vekilinin davalılardan ... hakkındaki davasından vazgeçtiğini bildirdiği, davalı ... hakkında açılan davada ise; talebin davalı vekilince kabul edilmediği, 6102 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesi uyarınca ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin davalarda öncelikle şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması şartıyla aktif dava ehliyetinin davacı şirkete ait olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede şirket genel kurulunda bu yönde alınan herhangi bir karar bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesine göre bir ortağın şirketten haklı sebeple çıkarılması için mahkemeye başvurabilmesi amacıyla genel kurulda temsil edilen oyların en az 2/3'ünün de oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması ve bu konuda genel kurulunda bir karar alınmasının gerektiği, bu yönde davacı şirketin genel kurulunda bir karar alınmadığı, öte yandan aksi düşünülse dahi 6102 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı sebeple ortağın şirket ortaklığından çıkartılabilmesi için haklı sebebin varlığının ispatının ve bu hususta ağır ihlalin arandığı, dosya kapsamında davacının ileri sürdüğü sebeplerin hiçbirinin haklı sebep olarak kabulünün mümkün görülmediği, bilirkişi incelemelerinde davacının öz kaynaklarının artı değerde olduğunun tespit edildiği, davanın ispatlanamadığı, yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında davalıların şirketin yönetim işletilmesine katkıda bulunmadıkları gibi çağrıları da cevapsız bıraktıkları, şirkete sermaye koymadıkları, hisseleri oranın da sermaye borçlarını ödemedikleri, şirket ortaklığından çıkarılma taleplerinin uygun olacağı hususlarının tespit edildiğini, kararda genel kurul kararı olmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, gerekçe de 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesindeki karar için gerekli oy sayısına atıf yapıldığını, genel kurul kararının mevcut olduğunu, genel kurul çağrısının yapıldığını, davalılar genel kurula katılmadıkları için dava konusunda karar alınamadığını, sermaye borçlarını yerine getirmeyen ortakların genel kurullara katılmayarak karar alınmasına mani olmalarının, şirketin işleyişine, faaliyetini gerçekleştirmesine engel olmalarının ortaklıktan çıkarılma sebepleri arasında yer aldığını, davalıların şirkete dair bir çalışma, katkıda bulunmadıkları gibi sermaye borçlarını da yerine getirmediklerini, şirketin kuruluşundan itibaren çalışma ve maddi sermayeyi şirkete şirket müdürü de olan ortak tarafından yerine getirildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınmasının dava şartları arasında yer alığı, dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı, davanın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hem dava şartı hem de esasa ilişkin gerekçe içermesinin çelişkili olması nedeniyle gerekçe yönünden kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davalıların şirketin yönetim ve işletilmesine katkıda bulunmadıklarını, çağrıları cevapsız bıraktıklarını, sermaye koymadıklarını, hisseleri oranın da sermaye borçlarını ödemediklerini, şirket ortaklığından çıkarılması talebinin hakkaniyete uygun düşeceğini, kararda genel kurul kararı olmadığından davanın reddine karar verildiğinin gerekçesi yapıldığını, usulüne uygun olarak davalılara genel kurul çağrısı yapıldığını, genel kurul kararının bulunduğunu, davalıların genel kurula katılmamaları sebebiyle dava konusunda kararın alınamadığını, sermaye borçlarını yerine getirmeyen ortakların genel kurullara katılmayarak karar alınmasına mani olmalarının, şirketin işleyişine, faaliyetini gerçekleştirmesini engellemelerinin ortaklıktan çıkarılma sebepleri arasında yer aldığını, şirkete katkı sunmayan davalıların sermaye borçlarını da yerine getirmediklerini, sermayeyi şirket müdürü de olan ortağın koyduğunu, tüm borç ödemelerinin şirket müdürünce karşılandığını, 6102 sayılı Kanun’un 245 inci maddesindeki haklı sebeplerin bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortaklıktan çıkarmaya ilişkin dava şartının bulunup bulunmadığı, davalı ...'ün haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
Davacı, her iki davalının haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiş, yargılama sırasında verdiği dilekçeleri ile davalı ...'ın hisselerini davacı şirketin müdürü ...'e devrettiğini belirterek anılan davalı yönünden davadan vazgeçmiş, İlk Derece Mahkemesince de davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarması için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınmasının dava şartları arasında yer alığı, dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı, davanın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrasında mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddedileceği, ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ortaklıktan çıkarma için bir karar alınması dava şartı ise de ve yargılama sırasında anılan düzenleme uyarınca alınmış bir karar ibraz edilmemişse de bu tamamlanabilir bir dava şartı olup Mahkemece, davacıya 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulünce bir kesin süre verilmeden yazılı şekilde davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklığından çıkarma | Pay devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5410 E. 2019/4147 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haklı sebeple ortağın «ortaklıktan çıkarma» için «limited şirket» tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ve «nitelikli çoğunluk» tarafından bu kapsamda bir kararın alınmasının dava şartları arasında yer alığı, dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı, davanın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hem dava şartı hem de esasa ilişkin gerekçe içermesinin çelişkili olması nedeniyle gerekçe yönünden kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Değerlendirme Davacı, her iki davalının haklı sebeple şirket «ortaklığından çıkarılmasını» talep etmiş, yargılama sırasında verdiği dilekçeleri ile davalı ...'ın hisselerini davacı «şirketin müdürü» ...'e devrettiğini belirterek anılan davalı yönünden davadan vazgeçmiş, İlk Derece Mahkemesince de davalı ... yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ortağın «haklı sebeple ortaklıktan çıkarması» için «limited şirket» tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ve «nitelikli çoğunluk» tarafından bu kapsamda bir kararın alınmasının dava şartları arasında yer alığı, dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin …
6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrasında mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddedileceği, ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddedeceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, esasen davacı şirketin iki ortaklı bir «limited şirket» olmasına, 6102 sayılı TTK'nın 616/1-h ve 621/1-h bentleri çerçevesinde iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle şirketten çıkarılması talebiyle mahkemeye başvurulması için alınan «ortaklar kurulu» kararının karar «nisabını» taşımaması nedeniyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddinin gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, esasen davacı şirketin iki ortaklı bir «limited şirket» olmasına, 6102 sayılı TTK'nın 616/1-h ve 621/1-h bentleri çerçevesinde iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle şirketten çıkarılması talebiyle mahkemeye başvurulması için alınan «ortaklar kurulu» kararının karar «nisabını» taşımaması nedeniyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddinin gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
… e davacı şirket tarafından iktisabına, davalıya ait bakiye şirket hissesinin davacı şirket tarafından iktisabında ise TTK'nın 612. maddesi gereğince davacı şirketin «ortaklar kurulu» yetkili olmakla ortaklar kurulunca alınacak karar ile belirlenmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4147 E. 2019/3608 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 19.621,29 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3001 E. , 2024/5817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/827 Esas, 2023/377 Karar
HÜKÜM
Davalı ...'a yönelik davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'e yönelik davanın reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/851 E., 2021/41 K.
Taraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkarılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ...'a yönelik davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'e yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ...'a yönelik davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'e yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; her iki davalının müvekkilinin %33’er oranda hissedarı olduğunu, şirketin faaliyete geçmesinden bu yana %34 oranında hisse sahibi dava dışı ... dışında diğer ortakların şirket için çalışma yapmadıklarını, maddi katkıda bulunmadıklarını, sadece bir ortağın çalışmasıyla istenen seviyeye gelemeyen şirketin dava ve icra takiplerine maruz kaldığını, sermaye artırımı gerektiği halde davalı ortakların toplantı çağrılarına cevap vermediklerini, davetiyeye rağmen genel kurul toplantısına katılmadıklarını, müvekkilinin bu sebeple sermaye artıramadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca bir ortağın kendisine düşen asli görevlerini ve borçlarını yerine getirmemesinin ortaklıktan çıkarma için haklı sebep oluşturduğunu ileri sürerek davalıların 6102 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği haklı sebeplerle 6102 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müvekkili şirketin ortaklıklarından çıkarılmalarını, çıkma pay veya borçlarının hesaplanarak ödeme şeklinin belirlenmesini, 6102 sayılı Kanun’un 612 nci maddesindeki haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili 07.11.2020 tarihli dilekçesi ile davalı ...’ın hisselerinin şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını ileri sürerek anılan davalı yönünden davadan vaz geçmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesi vermemiş, yargılama sırasında Mahkemece ortaklıktan çıkarma kararı verilecekse bilirkişi raporunda belirtilen tutarın Mahkeme kasasına depo edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın devamı sırasında davacı vekilinin davalılardan ... hakkındaki davasından vazgeçtiğini bildirdiği, davalı ... hakkında açılan davada ise; talebin davalı vekilince kabul edilmediği, 6102 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesi uyarınca ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin davalarda öncelikle şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması şartıyla aktif dava ehliyetinin davacı şirkete ait olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede şirket genel kurulunda bu yönde alınan herhangi bir karar bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesine göre bir ortağın şirketten haklı sebeple çıkarılması için mahkemeye başvurabilmesi amacıyla genel kurulda temsil edilen oyların en az 2/3'ünün de oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması ve bu konuda genel kurulunda bir karar alınmasının gerektiği, bu yönde davacı şirketin genel kurulunda bir karar alınmadığı, öte yandan aksi düşünülse dahi 6102 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı sebeple ortağın şirket ortaklığından çıkartılabilmesi için haklı sebebin varlığının ispatının ve bu hususta ağır ihlalin arandığı, dosya kapsamında davacının ileri sürdüğü sebeplerin hiçbirinin haklı sebep olarak kabulünün mümkün görülmediği, bilirkişi incelemelerinde davacının öz kaynaklarının artı değerde olduğunun tespit edildiği, davanın ispatlanamadığı, yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davalı ...
hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında davalıların şirketin yönetim işletilmesine katkıda bulunmadıkları gibi çağrıları da cevapsız bıraktıkları, şirkete sermaye koymadıkları, hisseleri oranın da sermaye borçlarını ödemedikleri, şirket ortaklığından çıkarılma taleplerinin uygun olacağı hususlarının tespit edildiğini, kararda genel kurul kararı olmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, gerekçe de 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesindeki karar için gerekli oy sayısına atıf yapıldığını, genel kurul kararının mevcut olduğunu, genel kurul çağrısının yapıldığını, davalılar genel kurula katılmadıkları için dava konusunda karar alınamadığını, sermaye borçlarını yerine getirmeyen ortakların genel kurullara katılmayarak karar alınmasına mani olmalarının, şirketin işleyişine, faaliyetini gerçekleştirmesine engel olmalarının ortaklıktan çıkarılma sebepleri arasında yer aldığını, davalıların şirkete dair bir çalışma, katkıda bulunmadıkları gibi sermaye borçlarını da yerine getirmediklerini, şirketin kuruluşundan itibaren çalışma ve maddi sermayeyi şirkete şirket müdürü de olan ortak tarafından yerine getirildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınmasının dava şartları arasında yer alığı, dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı, davanın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hem dava şartı hem de esasa ilişkin gerekçe içermesinin çelişkili olması nedeniyle gerekçe yönünden kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ...
hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davalıların şirketin yönetim ve işletilmesine katkıda bulunmadıklarını, çağrıları cevapsız bıraktıklarını, sermaye koymadıklarını, hisseleri oranın da sermaye borçlarını ödemediklerini, şirket ortaklığından çıkarılması talebinin hakkaniyete uygun düşeceğini, kararda genel kurul kararı olmadığından davanın reddine karar verildiğinin gerekçesi yapıldığını, usulüne uygun olarak davalılara genel kurul çağrısı yapıldığını, genel kurul kararının bulunduğunu, davalıların genel kurula katılmamaları sebebiyle dava konusunda kararın alınamadığını, sermaye borçlarını yerine getirmeyen ortakların genel kurullara katılmayarak karar alınmasına mani olmalarının, şirketin işleyişine, faaliyetini gerçekleştirmesini engellemelerinin ortaklıktan çıkarılma sebepleri arasında yer aldığını, şirkete katkı sunmayan davalıların sermaye borçlarını da yerine getirmediklerini, sermayeyi şirket müdürü de olan ortağın koyduğunu, tüm borç ödemelerinin şirket müdürünce karşılandığını, 6102 sayılı Kanun’un 245 inci maddesindeki haklı sebeplerin bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortaklıktan çıkarmaya ilişkin dava şartının bulunup bulunmadığı, davalı ...'ün haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
Davacı, her iki davalının haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiş, yargılama sırasında verdiği dilekçeleri ile davalı ...'ın hisselerini davacı şirketin müdürü ...'e devrettiğini belirterek anılan davalı yönünden davadan vazgeçmiş, İlk Derece Mahkemesince de davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarması için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınmasının dava şartları arasında yer alığı, dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı, davanın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ...
hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrasında mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddedileceği, ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ortaklıktan çıkarma için bir karar alınması dava şartı ise de ve yargılama sırasında anılan düzenleme uyarınca alınmış bir karar ibraz edilmemişse de bu tamamlanabilir bir dava şartı olup Mahkemece, davacıya 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulünce bir kesin süre verilmeden yazılı şekilde davalı ...
yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063358000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz