Rehin cirosu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5102 E. 2012/11113 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin cirosu↗ yetkili hamil↗ rehin↗ ciro↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ işlemiş faiz↗ çek↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından keşide edilen ve 30/05/2008 tarinde ibraz edilip karşılığı gerekli müracaatları yapılmadığından zaman aşımına uğramış dava konusu çek ile ilgili, davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile 3.000 TL çek bedeli ve 1.018,50 TL İşlemiş faiz olmak üzere 4.018,50 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, TTK'nun 730/14. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 644. maddesi uyarınca açılmıştır.
Dava dilekçesinin içeriğinden de anlaşılacağı üzere, davacı banka dava konusu çekin kendisine, bankaca verilen kredinin teminatını teşkil etmek üzere ciro edildiğini, yani rehin cirosuyla ciro edildiğini belirtmiştir. Her ne kadar dava konusu çek üzerinde, çekin rehin cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, davacı taraf dava dilekçesinde, açıkça çekin rehin cirosu ile devredildiğini belirttiğinden bu beyanı ile bağlıdır. Çekte rehin cirosu batıl olduğundan, davacının dava konusu çekte yetkili hamil olması mümkün değildir (TTK'nun 730. maddesinde aynı Yasa'nın 601. maddesine gönderme yapılmadığından). Bu itibarla, mahkemece davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken anılan husular nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6984 E. 2012/14883 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · çek · ibraz · teminat
İncelediğiniz karardaÇekte «rehin cirosu» batıl olduğundan, davacının dava konusu çekte «yetkili hamil» olması mümkün değildir (TTK'nun 730. maddesinde aynı Yasa'nın 601. maddesine gönderme yapılmadığından).
Dava dilekçesinin içeriğinden de anlaşılacağı üzere, davacı banka dava konusu çekin kendisine, bankaca verilen kredinin «teminatını» teşkil etmek üzere «ciro» edildiğini, yani «rehin» cirosuyla ciro edildiğini belirtmiştir.
Her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, davacı taraf dava dilekçesinde, açıkça çekin «rehin cirosu» ile devredildiğini belirttiğinden bu beyanı ile bağlıdır.
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
Bu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan kişinin «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · son hamil · lehtar · bedelsizlik · iyiniyet · keşideci · kötüniyet · avans faizi
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9455 E. 2011/3340 K.
Ortak:yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · sebepsiz zenginleşme · çek · ibraz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından keşide edilen ve 30/05/2008 tarinde «ibraz» edilip karşılığı gerekli müracaatları yapılmadığından zaman aşımına uğramış dava konusu «çek» ile ilgili, davalının davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği» gerekçeleriyle, davanın kabulü ile 3.000 TL çek bedeli ve 1.018,50 TL İşlemiş faiz olmak üzere 4.018,50 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dilekçesinin içeriğinden de anlaşılacağı üzere, davacı banka dava konusu çekin kendisine, bankaca verilen kredinin «teminatını» teşkil etmek üzere «ciro» edildiğini, yani «rehin» cirosuyla ciro edildiğini belirtmiştir.
Çekte «rehin cirosu» batıl olduğundan, davacının dava konusu çekte «yetkili hamil» olması mümkün değildir (TTK'nun 730. maddesinde aynı Yasa'nın 601. maddesine gönderme yapılmadığından).
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin açığa cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı banka tarafından «ibraz» edildiği, bu nedenle yapılan «cironun» «temlik cirosu» olduğu, davacı bankanın TTK'nın 644 ve 730. maddelerine dayanılarak «sebepsiz zenginleşme» davası açmaya «yetkisinin» bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, davacı tarafından «çek tazminatı» ve «komisyonu» İstemlerinin yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, TTK'nın 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «aktif husumetinin» bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle «yetkili hamil» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, «cironun» «temlik cirosu» ile davacı bankaya verildiği sonucuna varılmış ise de, dava konusu «çek» bordrosunda çekin "«teminat»" olduğu yazılı olduğu gibi davacı Bankanın B...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek tazminatı · temlik cirosu · aktif husumet · keşideci · komisyon · bono · temlik · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin açığa cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı banka tarafından «ibraz» edildiği, bu nedenle yapılan «cironun» «temlik cirosu» olduğu, davacı bankanın TTK'nın 644 ve 730. maddelerine dayanılarak «sebepsiz zenginleşme» davası açmaya «yetkisinin» bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, davacı tarafından «çek tazminatı» ve «komisyonu» İstemlerinin yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, «cironun» «temlik cirosu» ile davacı bankaya verildiği sonucuna varılmış ise de, dava konusu «çek» bordrosunda çekin "«teminat»" olduğu yazılı olduğu gibi davacı Bankanın B...
1- Dava, TTK'nın 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «aktif husumetinin» bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle «yetkili hamil» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Oysa, davalının «keşidecisi» olduğu dava konusu çekin dava dışı Y...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5102 E. , 2012/11113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gölhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2010 tarih ve 2010/181-2010/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının keşide ettiği T.C Ziraat Bankası Gölhisar Şubesi'ne ait 31/05/2008 keşide tarihli 3000,00 TL bedelli çekin müvekkili bankaya, müvekkili bankaca kullandırılan kredilerin teminatı olarak verildiğini, söz konusu çekin 30/05/2008 tarihinde ibraz edildiğini, fakat çekin karşılığının çıkmadığını, sehven çekin 6 aylık zaman aşımı süresinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine konu edilemediğini, davalının müvekkili aleyhine sebebsiz zenginleştiğini ileri sürerek çek bedeli olan 3.000 TL'nın ve ibraz tarihi olan 30/05/2008 tarihinden itibaren dava tarihine kadar işleyen 1.018,50 TL işlemiş faizin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, çekin zamanaşımına uğradığını davacı banka ile ticari bir ilişkisinin bulunmadığını, bankayla muhatap olan şirketlerin bankaya borçlarını ödeyip ödemedikleri hususunun araştırılması gerektiğini, davadan önce çekin karşılıksız çıktığı konusunda kendisine bilgi verilmediğini bu sebeple faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından keşide edilen ve 30/05/2008 tarinde ibraz edilip karşılığı gerekli müracaatları yapılmadığından zaman aşımına uğramış dava konusu çek ile ilgili, davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile 3.000 TL çek bedeli ve 1.018,50 TL İşlemiş faiz olmak üzere 4.018,50 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, TTK'nun 730/14. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 644. maddesi uyarınca açılmıştır.
Dava dilekçesinin içeriğinden de anlaşılacağı üzere, davacı banka dava konusu çekin kendisine, bankaca verilen kredinin teminatını teşkil etmek üzere ciro edildiğini, yani rehin cirosuyla ciro edildiğini belirtmiştir. Her ne kadar dava konusu çek üzerinde, çekin rehin cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, davacı taraf dava dilekçesinde, açıkça çekin rehin cirosu ile devredildiğini belirttiğinden bu beyanı ile bağlıdır. Çekte rehin cirosu batıl olduğundan, davacının dava konusu çekte yetkili hamil olması mümkün değildir (TTK'nun 730. maddesinde aynı Yasa'nın 601. maddesine gönderme yapılmadığından). Bu itibarla, mahkemece davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken anılan husular nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061805800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz