İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3352 E. 2024/5527 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçerli icra takibi↗ ödeme emrine itiraz↗ yetkisizlik itirazı↗ takip talebi↗ re'sen gözetilme↗ kefalet limiti↗ özel dava şartı↗ ödeme emri↗ karine↗ ilamsız icra takibi↗ kötüniyet tazminatı↗ pasif husumet yokluğu↗ müteselsil kefil↗ eş rızası↗ dava şartı yokluğu↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ pasif husumet↗ hak düşürücü süre↗ işlemiş faiz↗ husumet yokluğu↗ kefil↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/459 E., 2022/655 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Süt ve Süt Ürünleri San. Tic. A.Ş. ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davalı ...'in de bu sözleşmelere kefil sıfatıyla imza attığını, dava dışı şirketin borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen de borcun ödenmemesi üzerine davalı kefil ve dava dışı diğer borçlular hakkında Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2019/297 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu ancak, itirazın haksız olduğunu, itirazın iptali ile takibin 5.000.000,00 TL. üzerinden devamına ve davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar ve pasif husumet yokluğu itirazları ile eş rızası yokluğu itirazlarında bulunmuş, takibe konu takip talebi ile ödeme emrinin de farklı olduğunu beyan etmiş ve ayrıca davanın esastan da reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun sebebi olarak gösterilen 3 sözleşmenin farklı olması nedeniyle, davalı hakkında usulüne uygun ve geçerli bir takip bulunmadığı sonucuna varıldığı, Yargıtay emsal içtihadında da belirtildiği üzere, geçerli bir takibin bulunması özel dava şartı olup, dava şartının her aşamada ve re'sen gözetilmesi gerektiği sonucuna varılarak davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davalı taraf, tazminat talebinde bulunmuş ise de; davalı borçlu lehine tazminat hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olarak da yapılması gerekeceği, bilirkişi raporundan davalı tarafın borçlu olduğunun anlaşıldığı, takibin usulden reddinin gerektiği belirlenmiş, davacı bankanın kötü niyetli ve haksız takip yaptığının davalı tarafından ispatlanamayıp, iyi niyetin karine olarak mevcut olduğu sonucuna varılmış olduğu, davalının şartları oluşmayan feri nitelikteki tazminat talebinin de reddine karar verilerek ve oluşan vicdani kanaat ile davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine davalının feri nitelikteki tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, itiraz dilekçesinde ödeme emrine itiraz etmediğini, takip hukuku bakımından süresi içerisinde ödeme emrinin içeriğine itiraz edilmemesi nedeniyle ödeme emrinin içeriğinin kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesinin bu yönde davalının bir iddiasının bulunmamasına rağmen inceleme yapması usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmelerinin tetkikinde dava dışı ... Süt ve Süt Ürünleri San. ve Tic. A.Ş'nin kefalet limitleri dahilinde davalının borçlu olduğunun açıkça ortaya çıkmasına rağmen mahkeme tarafından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteselsil kefilin yargılama neticesinde kefalet limiti ile icra dosyasındaki borçtan sorumlu olup olmadığının ortaya konması gerektiğini, kaldı ki bilirkişi raporunda da davalının borçtan sorumlu olduğu ortaya konulmuş olmasına rağmen mahkemenin bu konuda herhangi bir karar vermeden sadece usul yönünden karar vermesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalının icra takibine konu alacağın tamamına, işlemiş faize ve ferilerine yönelik itirazlarının iptaline, takibin 5.000.000,00 TL üzerinden devamına, itiraz olunan alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili aleyhine haksız yere icra takibi başlattığını, bu sebeple davacı tarafın dava konusu alacak iddiasının %20'sinden az olmamak üzere, kötü niyet tazminatından sorumlu tutulması gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre ödeme emrinde yazan 08.01.2019 tarihli bir genel kredi sözleşmesinin bulunmadığı, icra takibinde takip talebi ile ödeme emrinin içerik olarak birbirinden farklı olduğu, geçerli bir icra takibinin bulunmadığı, itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu bu sebeple davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının takip yapmakta kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · usulden reddi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle icra dairesinin ve mahkemenin «yetkisine itiraz» etmiş, «zamanaşımı», «hak düşürücü süre», «hukuki yarar» ve «pasif husumet yokluğu» itirazları ile eş «rızası» yokluğu itirazlarında bulunmuş, takibe konu «takip talebi» ile «ödeme emrinin» de farklı olduğunu beyan etmiş ve ayrıca davanın esastan da reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre ödeme emrinde yazan 08.01.2019 tarihli bir «genel kredi sözleşmesinin» bulunmadığı, icra takibinde «takip talebi» ile «ödeme emrinin» içerik olarak birbirinden farklı olduğu, geçerli bir icra takibinin bulunmadığı, itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu bu sebeple davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının takip yapmakta «kötüniyetli» olmadığı anlaşıldığından davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir …
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · navlun · acentelik · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6685 E. 2021/7156 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun «sebebi» olarak gösterilen 3 sözleşmenin farklı olması nedeniyle, davalı hakkında usulüne uygun ve geçerli bir takip bulunmadığı sonucuna varıldığı, Yargıtay emsal içtihadında da belirtildiği üzere, geçerli bir takibin bulunması özel dava şartı olup, dava şartının her aşamada ve re'«sen gözetilmesi» gerektiği sonucuna varılarak davacının davasının dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği, davalı taraf, tazminat talebinde bulunmuş ise de; davalı borçlu lehine tazminat hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olarak da yapılması gerekeceği, bilirkişi raporundan davalı tarafın borçlu olduğunun anlaşıldığı, takibin usulden reddinin gerektiği belirlenmiş, davacı bankanın kötü niyetli ve haksız takip yaptığının davalı tarafından ispatlanamayıp, iyi niyetin «karine» olarak mevcut olduğu sonucuna varılmış olduğu, davalının şartları oluşmayan feri nitelikteki tazminat talebinin de reddine karar verilerek ve oluşan vicdani kanaat …
Benzer bu karardaBu aşamada bozma «sebebine» göre temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… eliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut «ayırt ediciliği» haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/«son» maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2128 E. 2023/5710 K.
Ortak:ödeme emri · dava şartı yokluğu · usulden reddi · kredi sözleşmesi · dava şartı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre ödeme emrinde yazan 08.01.2019 tarihli bir «genel kredi sözleşmesinin» bulunmadığı, icra takibinde «takip talebi» ile «ödeme emrinin» içerik olarak birbirinden farklı olduğu, geçerli bir icra takibinin bulunmadığı, itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu bu sebeple davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının takip yapmakta «kötüniyetli» olmadığı anlaşıldığından davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir …
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun «sebebi» olarak gösterilen 3 sözleşmenin farklı olması nedeniyle, davalı hakkında usulüne uygun ve geçerli bir takip bulunmadığı sonucuna varıldığı, Yargıtay emsal içtihadında da belirtildiği üzere, geçerli bir takibin bulunması özel dava şartı olup, dava şartının her aşamada ve re'«sen gözetilmesi» gerektiği sonucuna varılarak davacının davasının dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği, davalı taraf, tazminat talebinde bulunmuş ise de; davalı borçlu lehine tazminat hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olarak da yapılması gerekeceği, bilirkişi raporundan davalı tarafın borçlu olduğunun anlaşıldığı, takibin usulden reddinin gerektiği belirlenmiş, davacı bankanın kötü niyetli ve haksız takip yaptığının davalı tarafından ispatlanamayıp, iyi niyetin «karine» olarak mevcut olduğu sonucuna varılmış olduğu, davalının şartları oluşmayan feri nitelikteki tazminat talebinin de reddine karar verilerek ve oluşan vicdani kanaat …
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E., 2017/833 K. sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, «ödeme emrinin» «icra hukuk» mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, mahkemece davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7.
İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile «şikayet» yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, «ödeme emrinin iptal» edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrinin iptali · ödeme emri tebliği · icra hukuk mahkemesi · itirazın iptali davası · şikayet · yargılama giderleri · icra takibine itiraz · iptal davası
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile «şikayet» yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, «ödeme emrinin iptal» edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın konusuz kaldığına ilişkin kararının hatalı olduğu, «icra hukuk» mahkemesinin «ödeme emrinin iptaline» yönelik kararının takip dayanağı belgelerin ödeme emrinde bulunmamasına ilişkin olduğunu, bu nedenle borçluya yeni bir ödeme emri gönderilmeyeceğini, sadece dayana …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «itirazın iptali davası» devam ederken, davaya konu takibin dayanağı «ödeme emrinin» Bursa 7.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2821 E. 2010/8951 K.
Ortak:ödeme emri · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle icra dairesinin ve mahkemenin «yetkisine itiraz» etmiş, «zamanaşımı», «hak düşürücü süre», «hukuki yarar» ve «pasif husumet yokluğu» itirazları ile eş «rızası» yokluğu itirazlarında bulunmuş, takibe konu «takip talebi» ile «ödeme emrinin» de farklı olduğunu beyan etmiş ve ayrıca davanın esastan da reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, itiraz dilekçesinde «ödeme emrine itiraz» etmediğini, takip hukuku bakımından süresi içerisinde «ödeme emrinin» içeriğine itiraz edilmemesi nedeniyle ödeme emrinin içeriğinin kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesinin bu yönde davalının bir iddiasının bulunmamasına rağmen incel …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre ödeme emrinde yazan 08.01.2019 tarihli bir «genel kredi sözleşmesinin» bulunmadığı, icra takibinde «takip talebi» ile «ödeme emrinin» içerik olarak birbirinden farklı olduğu, geçerli bir icra takibinin bulunmadığı, itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu bu sebeple davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının takip yapmakta «kötüniyetli» olmadığı anlaşıldığından davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir …
Benzer bu karardaTurizm A.Ş. hakkında başlatıldığı ve «ödeme emrinin» de bu şirkete tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davalı gösterilen «limited şirkete» tebliğ olmadığı, faturaların da dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirketin unvan değişikliğinin olmadığı, davalı şirket adına başlatılan takip bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, her ne kadar takip, dava dışı «anonim şirket» hakkında başlatılmış ve «ödeme emri» de yine bu şirkete tebliğ olunmuş ise de ödeme emrinde yazan ve «tebligatın» yapıldığı adres davalının adresidir.
Davalı şirkette ödeme emrini tebellüğ edip kendisini muhatap kabul etmek suretiyle «limited şirket» olarak borcun miktarına itiraz etmiş, «husumete» ilişkin bir itirazda bulunmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket · limited şirket · tebligat
Benzer bu karardaAyrıca, her ne kadar takip, dava dışı «anonim şirket» hakkında başlatılmış ve «ödeme emri» de yine bu şirkete tebliğ olunmuş ise de ödeme emrinde yazan ve «tebligatın» yapıldığı adres davalının adresidir.
Turizm A.Ş. hakkında başlatıldığı ve «ödeme emrinin» de bu şirkete tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davalı gösterilen «limited şirkete» tebliğ olmadığı, faturaların da dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirketin unvan değişikliğinin olmadığı, davalı şirket adına başlatılan takip bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı şirkette ödeme emrini tebellüğ edip kendisini muhatap kabul etmek suretiyle «limited şirket» olarak borcun miktarına itiraz etmiş, «husumete» ilişkin bir itirazda bulunmamıştır.
Bu durumda faturalarda, takip talebinde ve ödeme emrinde şirket türünün «anonim şirket» olarak belirlenmesinin maddi hatadan kaynaklandığının kabulüyle esasa girerek karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3352 E. , 2024/5527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1837 Esas, 2023/220 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/459 E., 2022/655 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Süt ve Süt Ürünleri San. Tic. A.Ş. ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davalı ...'in de bu sözleşmelere kefil sıfatıyla imza attığını, dava dışı şirketin borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen de borcun ödenmemesi üzerine davalı kefil ve dava dışı diğer borçlular hakkında Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2019/297 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu ancak, itirazın haksız olduğunu, itirazın iptali ile takibin 5.000.000,00 TL. üzerinden devamına ve davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar ve pasif husumet yokluğu itirazları ile eş rızası yokluğu itirazlarında bulunmuş, takibe konu takip talebi ile ödeme emrinin de farklı olduğunu beyan etmiş ve ayrıca davanın esastan da reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun sebebi olarak gösterilen 3 sözleşmenin farklı olması nedeniyle, davalı hakkında usulüne uygun ve geçerli bir takip bulunmadığı sonucuna varıldığı, Yargıtay emsal içtihadında da belirtildiği üzere, geçerli bir takibin bulunması özel dava şartı olup, dava şartının her aşamada ve re'sen gözetilmesi gerektiği sonucuna varılarak davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davalı taraf, tazminat talebinde bulunmuş ise de; davalı borçlu lehine tazminat hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olarak da yapılması gerekeceği, bilirkişi raporundan davalı tarafın borçlu olduğunun anlaşıldığı, takibin usulden reddinin gerektiği belirlenmiş, davacı bankanın kötü niyetli ve haksız takip yaptığının davalı tarafından ispatlanamayıp, iyi niyetin karine olarak mevcut olduğu sonucuna varılmış olduğu, davalının şartları oluşmayan feri nitelikteki tazminat talebinin de reddine karar verilerek ve oluşan vicdani kanaat ile davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine davalının feri nitelikteki tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, itiraz dilekçesinde ödeme emrine itiraz etmediğini, takip hukuku bakımından süresi içerisinde ödeme emrinin içeriğine itiraz edilmemesi nedeniyle ödeme emrinin içeriğinin kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesinin bu yönde davalının bir iddiasının bulunmamasına rağmen inceleme yapması usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmelerinin tetkikinde dava dışı ... Süt ve Süt Ürünleri San. ve Tic. A.Ş'nin kefalet limitleri dahilinde davalının borçlu olduğunun açıkça ortaya çıkmasına rağmen mahkeme tarafından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteselsil kefilin yargılama neticesinde kefalet limiti ile icra dosyasındaki borçtan sorumlu olup olmadığının ortaya konması gerektiğini, kaldı ki bilirkişi raporunda da davalının borçtan sorumlu olduğu ortaya konulmuş olmasına rağmen mahkemenin bu konuda herhangi bir karar vermeden sadece usul yönünden karar vermesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalının icra takibine konu alacağın tamamına, işlemiş faize ve ferilerine yönelik itirazlarının iptaline, takibin 5.000.000,00 TL üzerinden devamına, itiraz olunan alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili aleyhine haksız yere icra takibi başlattığını, bu sebeple davacı tarafın dava konusu alacak iddiasının %20'sinden az olmamak üzere, kötü niyet tazminatından sorumlu tutulması gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre ödeme emrinde yazan 08.01.2019 tarihli bir genel kredi sözleşmesinin bulunmadığı, icra takibinde takip talebi ile ödeme emrinin içerik olarak birbirinden farklı olduğu, geçerli bir icra takibinin bulunmadığı, itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu bu sebeple davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının takip yapmakta kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063257600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz